9. Hukuk Dairesi 2012/34583 E. , 2012/36174 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı vekili, davalıya ait işyerinde kapsam dışı personel olarak çalışan ve başka kamu kurumuna nakledilen davacının ücretine sözleşme gereği zam yapılmaması nedeni ile eksik ücret ödendiğini belirterek, bu ücretin davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, kararın miktar itibari ile kesin olduğuna karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafın…
**9. Hukuk Dairesi 2012/34583 E. , 2012/36174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı vekili, davalıya ait işyerinde kapsam dışı personel olarak çalışan ve başka kamu kurumuna nakledilen davacının ücretine sözleşme gereği zam yapılmaması nedeni ile eksik ücret ödendiğini belirterek, bu ücretin davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, kararın miktar itibari ile kesin olduğuna karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine de ek karar ile kararın kesin olması nedeni ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek kararın davalı vekili tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşılmış olup, her ne kadar davacının hüküm altına alınan fark ücret alacağı, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırında kalmakta ise de fark ücretin doğmasına neden olan artışların, davacının nakledildiği kamu kurumunda ücret nakil ilmühaberinde de değerlendirilmesi gerektiği ve devamlılık arzettiği, bu nedenle uyuşmazlıkta fark ücretin kesinliğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, yerel mahkemenin 05.01.0212 günlü temyiz isteminin reddine dair ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, kararın temyize incelemesine tabi olduğu kabul edilerek, Dairemizin 12.03.2012 gün ve 8535-7955 sayılı kararı ile “davacı ile ilgili davalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararların getirtilmesi, davacının kapsamdışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. Maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK.’un ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı, artış yapılıp yapılmadığı, yapılan artışın tebliğlerle getirilen artışların altında kalıp kalmadığı, davacının fark alacağı olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi” gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davalı vekilinin cevap dilekçesi ve diğer beyanlarında davacıya denge tazminatı ödenmediğinin açık olduğu zaten davalı vekilince de bu tazminatın davalıya ödenmemesi gerektiğinin savunulduğu dolayısıyla Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere davacıya çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. Maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK.’un ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı, artış yapılıp yapılmadığı, yapılan artışın tebliğlerle getirilen artışların altında kalıp kalmadığı, davacının fark alacağı olup olmadığı hususunun araştırılmasına gerek bulunmadığı ayrıca verilen kararın kesin nitelikli olmasına rağmen temyiz edildiği ve kesin kararın bozulmasına karar verildiği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiş ve kararın kesin olduğu vurgulanmıştır. Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla Tetkik Hakimi ... tarafından dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Dairemizin “davacı ile ilgili davalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararların getirtilmesi, davacının kapsamdışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. Maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK.’un ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı, artış yapılıp yapılmadığı, yapılan artışın tebliğlerle getirilen artışların altında kalıp kalmadığı, davacının fark alacağı olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi” gerekçesi ile verilen bozma kararına karşı yerel mahkemece direnilmiş ise de; Temyize konu alacağa kesin olarak karar verildiği ve ayrıca Dairemizce daha sonra gelen uyuşmazlıklarda görev yönünden değişik bozma kararı verildiği için kesinlik ve değişik bozma hususlarını değerlendirmenin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yetki ve görevi dahilinde olduğu anlaşılmakla, dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 05.11.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.