T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/270 Esas KARAR NO : 2026/518 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 31/12/2025 NUMARASI : 2025/999 Esas, 2025/1026 Karar DAVA : ALACAKLI TARAFINDAN AÇILAN DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS (İİK 177) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/270 Esas KARAR NO : 2026/518 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 31/12/2025 NUMARASI : 2025/999 Esas, 2025/1026 Karar DAVA : ALACAKLI TARAFINDAN AÇILAN DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS (İİK 177) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile; ecrimisil alacağının tahsili için açtığı davada davalı şirketlerin isimlerini değiştirdiğini, sonuç olarak 2.240.999,03 TL ecrimisil alacağı bulunduğunu, bu alacağa dayalı olarak İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlattığı takipte hacizler sonuçsuz kalmış olup, borçluların acze düştüğünü, davalı gerçek kişilerin, pasif hale gelen ve faaliyet yürütmediği anlaşılan davalı şirketler üzerinden alacaklılardan mal kaçırdığını, konkordato komiser heyeti raporuna göre 145 gerçek ve tüzel kişi mağdur edildiğinden bir kısım alacaklıların ihtiyari dava arkadaşı olarak davaya dahil edilmeleri gerektiğini; İstanbul 31. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan takip yönünden ise, davalılar ... AŞ ile ... Ltd. Şti'nin tüzel kişilikleri sona ermesine rağmen bu şirketler adına sahte çekler düzenlendiğini, bu çeklerin düzenlenmesinde davalı gerçek kişiler ile davalı ...AŞ'nin yönlendirmesi olduğunu, söz konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, tüzel kişilik perdesi aralanarak gerçek kişi sorumlularında iflasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden davalılarına ödeme aczi ve hileli davranışları nedeniyle İİK'nın 156 maddesi gereğince iflaslarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... vekili cevabında; müvekkilinin aktif avukatlık yaptığını, herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, davacının müvekkilinin vekilliğini üstlendiği şirketin kiraya vereni olduğunu, davacının taşınmazın tahliyesi hususunda açtığı davaların reddine karar verilmesi akabinde, şirket avukatlarını takıntı haline getirip sürekli olarak avukatlara davalar ve icra takipleri açmaya başladığını, akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündükleri davacıya vasi atanması talepli dava açıldığını ve davacının Bakırköy Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesine sevk edildiğini, ancak hastaneye gitmemesi sebebiyle şahsın tüm mal varlığına tedbir konulduğunu, davacının İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/750 Esas sayısı ile müvekkiline yine iflas davası açtığını, ancak davanın duruşma yapılmaksızın reddedildiğini savunarak davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı ... yönünden tefrik edilen eldeki dosyada; İİK 177. ve 43. maddeleri kapsamında iflas istenmesi için davalının iflasa tabi şahıslardan olmasının özel dava şartı olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 11. maddesi uyarınca davalının tacir olmayan ve iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda olduğu gerekçesiyle davanın HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkeminin davayı yalnızca davalının tacir olup olmadığı üzerinden değerlendirdiğini, oysa dava, sadece tacir olmayan gerçek kişinin iflası istemi olmayıp, hileli ve organize faaliyetlerle alacaklıların zarara uğratılması nedeniyle doğrudan iflas + perde arkasındaki sorumluların sorumluluğu istemine dayandığını, mahkemenin davayı daraltarak incelediğini ve HMK m.27’de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, deliller toplanmadan ve gerekçesiz karar verilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, usulden ret kararına rağmen 45.000 TL gibi fahiş bir vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, iflas istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı gerçek kişinin tacir olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; avukat olan davalının iflasının istenip istenmeyeceği, davanın esasına yönelik deliller toplanmadan ve esasa yönelik araştırma yapılmadan karar verilip verilemeyeceği ve usulden ret kararında davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin fahiş olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 1-Türk Hukukunda kural olarak yalnız tacirlerin iflasına karar verilebilir. Kimlerin tacir sayılabileceği dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 12., 14., 16. ve 17. (6762 sayılı TTK’nın 14., 16., 18. ve 19.) maddelerinde sayılmıştır. İflas davasına bakan ticaret mahkemesi, borçlunun iflasa tabi kişilerden olup olmadığını kendiliğinden araştırmak zorundadır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara, 2013 sh.1100). (19. HD. 07.11.2006 tarih ve 8508 E., 11660 K., 22.09.2005 tarih ve 7382 E., 8994 K. Yargıtay 23. HD'nen 04.02.2013 tarih ve 2012/6644 E., 2013/516 K. sayılı ilamları)Avukatlık Yasası'nın 1. maddesi gereği, avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Aynı Yasa'nın "Avukatlıkla Birleşemiyen İşler" başlıklı 11. maddesine göre tacirlik avutaklıkla birleşmeyen işler arasında sayılmıştır. Somut olayda, davalı avukat olup tacir olmadığından, iflasa tabi değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin davanın özel dava şartlığı yokluğundan usulden reddine karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2-Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse, davanın esası hakkında inceleme yapamaz. Eldeki dosyada iflas davası özel dava şartı yokluğunda reddedildiğine göre, iflas davasının esasına yönelik, hileli ve organize faaliyetlerle alacaklıların zarara uğratıldığı iddiası ile, perde arkasındaki sorumluların tespitine ilişkin delillerin toplanması ve gerekli araştırma yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının işin esasına yönelik delillerin toplanmadığı ve araştırma yapılmadığına dair istinaf başvurusunun reddi gerekir. 3-Ayrıca davacı, dava usulden reddedilmesine rağmen aleyhine tayin edilen vekalet ücretinin fazla olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7/2 fıkrası; "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" hükmünü içermektedir. Somut olayda ilk derece mahkemesinin belirtilen hüküm doğrultusunda usulden reddedilen iflas davasında, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yer alan miktara hükmetmesinde de isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/999 Esas, 2025/1026 Karar sayılı ve 31/12/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/04/2026