9. Hukuk Dairesi 2016/4017 E. , 2017/2852 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İstemi…
**9. Hukuk Dairesi 2016/4017 E. , 2017/2852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir neden olmaksızın sözlü olarak feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalılar Cevaplarında Özetle: Davalı ... Belediyesi vekili; davacının iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının sözleşmesinin işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle ihtiyaç fazlası olduğundan dolayı sonra erdirildiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının kendisine ödendiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili; dava şartı ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının davasını yönelttiği ortaklığın adi ortaklık olup tek başına bağımsız bir tüzel kişiliğe ve taraf ehliyetine sahip olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının 01/10/2013 tarihinden önce bir hizmetinin bulunmadığını, davacının dilekçesinde 07/10/2011 tarihinden beri davalı ... bünyesinde çalışmakta olduğu beyan ettiğini, davacının davalı ... yetkililerinin emir ve talimatları altında çalıştığını, iş akdinin yine davalı ... tarafından feshedildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde davalı ... ile davalı ... A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1- Hukuk Genel Kurulunun 8.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, kararın da ortak girişimi oluşturan şirketler hakkında kurulması gerekir. Kararın tek başına ortak girişim hakkında verilmesi olanağı yoktur. Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde, davalı Belediyenin yanı sıra ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti.'nin oluşturdukları ortak girişimde davalı olarak gösterilmiştir. Dava dilekçesi bu ortak girişim adına tebliğe çıkarılmış ve ortak girişimi oluşturan şirketlerden sadece ... A.Ş. tarafından davaya cevap verilmiştir. Dava dilekçesi ortak girişimi oluşturan şirketlere ayrı ayrı tebliğ edilmeli ve taraf teşkili sağlanmalı, hükümde ortak girişimi oluşturan şirketler ayrı ayrı gösterilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde tüzel kişiliği olmayan ortak girişim hakkında hüküm kurulması hatalıdır. 2- Davada birden çok davalı bulunmasına karşın, davalılar arasındaki hukuki ilişki tespit edilmeksizin ve hangi davalı nezdinde işe iade kararı verildiği açıkça belirtilmeksizin "davacının davalı işyerine" iadesine şeklinde hüküm kurulması ve işe iadenin mali sonuçları ile vekalet ücretinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirtilmesine rağmen, harç ve yargılama giderlerinden yine hangi davalı olduğu açıkça belirtilmeksizin sadece davalıdan tahsiline denilmek sureti ile infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi de hatalıdır. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarıın bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.