TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2093 KARAR NO : 2025/1537 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 30/6/2025 NUMARASI : 2025/333 (E) - Derdest DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... vekili dava dilekçesinde,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2093 KARAR NO : 2025/1537 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 30/6/2025 NUMARASI : 2025/333 (E) - Derdest DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... vekili dava dilekçesinde, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı, sürücüsü davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracın, yönetimindeki ... plakalı araçla seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasının ardından aracından inerek başka bir kazanın meydana gelmesine engel olmak için aracından çıkardığı reflektörleri yola koyan müvekkili davacı ...'e ayağından çarpması ve ezmesi sonucu yaralanmasına neden olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir niteliğinde 200.000 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 vd. maddeleri uyarınca ihtiyaten haczine; bedensel yaralanmadan kaynaklanan 20.000 TL maddi tazminat ile 300.000 TL manevi tazminat davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 30/6/2025 gün ve 2025/133 (E) sayılı ara kararıyla geçici ödeme talebinin kabulüne, 200.000 TL geçici ödeme bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; dava şartı olan başvuru eksikliği giderilmeden karar verilemeyeceğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, geçici ödeme kararı için davalının sorumluluğunun açıkça belirlenmediğini, davacı tarafın ağır kusurunun bulunduğunu, geçici ödeme tutarının ölçüsüz ve haksız olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılamanın başında, hiçbir inceleme, tespit ve esasa ilişkin değerlendirme yapılmadan davacının talebinin aynen kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının muhtemel zararına ilişkin somut hiçbir unsur bulunmadığını, kusur tespiti yapılmadığı gibi davacının acil para desteğine gereksinim duyduğuna ilişkin yeterli somut veri de bulunmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekilinin kendisine 16/9/2025 günü tebliği edilen ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 11/9/2025 gün ve 2025/333 (E) sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması nedeniyle, adı geçen davalı vekilinin istinaf başvurusu inceleme dışı bırakılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 76'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.Yukarıda açıklanan hükümle, açılan davada hakim henüz uyuşmazlığı çözmeden önce, bazı özel koşullarla, davacıya davalının bir miktar ödeme yapılmasına karar verebilecek ve davalınında bunu derhal yerine getirmesi gerekecektir. Bu hüküm, uygulamada çoğu kez gözlendiği üzere uzun zaman alan (bazen yıllar) alan dava süreci boyunca, davacının çok güç koşullar altında kalmasına ve bazen dava sonucunu bekleyemeyecek durumda olmasına karşı getirilmiş koruyucu bir tedbirdir. (Prof. Dr. M.Kemal Oğuzman, Prof. Dr. M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Genişletilmiş 11'inci baskı, 2'nci cilt, sayfa 131) Bu yönüyle geçici ödeme HMK'nin 389'uncu maddesinde tanımlanan ihtiyati tedbir niteliğindedir. [Aynı yönde Yargıtay 21'inci Hukuk Dairesinin 18/11/2013 gün ve 2013/15667 (E) - 2013/20940 (K), Yargıtay 3'üncü Hukuk Dairesinin 12/12/2019 gün ve 2019/5486 (E) - 2019/10060 (K), Yargıtay 4'üncü Hukuk Dairesinin 14/10/2021 gün ve 2021/16533 (E) - 2021/6920 (K) sayılı ilamları]HMK'nin "istinaf" başlıklı 341'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.Aynı Kanun'un 341'inci maddesinin, 1'inci fıkrasının "b" bendi ve 391'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği gibi, yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da istinaf kanun yoluna başvurabilecektir. Ayrıca anılan Kanun'un 394'üncü maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca uyarınca ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz hakkında verilen karara karşı da istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Bununla birlikte hemen belirtmek gerekir ki HMK'de ara kararlarına karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir.Eldeki davada ise, davalılar ... Sigorta AŞ ve ... vekillerinin istinaf başvuru dilekçelerinin ihtiyati tedbir kararına itiraz niteliğinde oldukları kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin HMK'nin 394'üncü maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca belirleyeceği duruşma gününde, ilgilileri dinlemek üzere davet edip gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak itirazın duruşmada değerlendirilmesi ve duruşmada istinaf kanun yolu kapsamında incelenebilecek nitelikte bir karar vermesi gerekirken, dava dosyası istinaf incelemesi için doğrudan Dairemize gönderilmiştir. Bu itibarla somut uyuşmazlıkta henüz istinaf kanun yolu kapsamında incelebilecek nitelikte karar verilmediğinden davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ilk derece mahkemesinin geçici ödemeye ilişkin 30/6/2025 gün ve 2025/333 (E) sayılı ara kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 352/1-ç maddesi uyarınca reddine,2-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf başvuru ve istinaf karar harcının yatıran tarafa geri verilmesine, 3-İstinaf kanun yolu başvurusundan dolayı sarf edilen giderlerin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025