TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/371 KARAR NO : 2026/449 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 4/11/2025 NUMARASI : 2024/67 (E) - 2025/838 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 2/4/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/371 KARAR NO : 2026/449 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 4/11/2025 NUMARASI : 2024/67 (E) - 2025/838 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 2/4/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen ... AŞ'nin gerçekleşen riziko nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sözleşme koşullarına aykırı davrandığını ileri sürdüğü sigortalısı davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin 23/11/2021 gün ve 2021/7 (E) - 2021/1294 (K) sayılı kararının davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 19/12/2023 gün ve 2023/794 (E) -2023/1702 (K) sayılı kararıyla kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada ise, davaya konu kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı dilekçesinde özetle; poliçe uyarınca müvekkili şirketin sigortalısına rücu edebileceğini, müvekkili şirketin de sözleşmenin tarafı olan davalıdan, aracın alkollü kullanılması nedeniyle tazminat talep ettiğini, rücu taleplerin yalnızca sigorta ettirene yöneltilebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: İstanbul Anadolu 13'üncü İcra Dairesinin ... (E) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı ... AŞ'nin toplam 417.013,63 TL alacağını, davalı ... AŞ'den rücuen tahsili amacıyla 26/12/2019 günü İstanbul 6'ncı İcra Dairesinin ... (E) sayılı haciz yoluyla icra takibine başladığı; davalı şirket vekilinin icra dairesinin yetkisine ve takip konusu borç ve ferilerine itiraz etmesi üzerine, takip dosyasının gönderildiği İstanbul Anadolu 13'üncü İcra Dairesinin ... (E) sayılı takibinde 17/1/2020 günü ödeme emrinin düzenlendiği, davalı ... AŞ vekilinin 22/1/2020 günü takip konusu borç ve ferilerine itiraz etmesi üzerine anılan icra dairesinin 23/1/2020 tarihli kararıyla takibin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 66'ncı maddesi uyarınca durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının ise aynı Kanun'un 67'nci maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde 6/1/2021 günü açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... AŞ ile davalı ... AŞ arasında ... plakalı otomobile ilişkin 30/12/2017 başlangıç, 30/12/2018 bitiş tarihlerini kapsayan ZMSS poliçesinin 30/12/20217 günü bağıtlandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Eldeki davada, tartışılması gereken hukuki sorun, kolluk tarafından düzenlenen idari para cezası karar tutanağı içeriğine göre 0,60 promil oranında alkollü olduğu anlaşılan sürücüsü dava dışı ...'in yönetimindeki, davacı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada ölen ...'in yakınlarına, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın, rücuen tahsiline karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Kolluk tarafından düzenlenen kolluk tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı otomobille seyir halinde iken, Dönem Sokağa dönmekte olan dava dışı sürücü ...'nun yönetimindeki, ... plakalı araca çarptığı belirtilmiş; hükme esas alınan ve nöroloji uzmanı tabip, makine mühendisi ve sigortacı bilirkişiden oluşturulan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda ise, ölen ...'in yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otomobilin kullanımına müdahalesinin bulunmadığı, ... plakalı otomobilin sola dönmeden önce sinyal vermiş olması durumunda, kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in %100 oranında tam kusurlu, kazaya karışan ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun ise kusurunun bulunmadığı; ... plakalı otomobilin sola dönmeden önce sinyal vermemiş olması durumunda ise, kazanın oluşumunda sürücü ...'in %85 oranında asli kusurlu, kazaya karışan ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun ise %15 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğu; nörolojik yönden yapılan değerlendirmede ise 0,60 düzeyindeki alkolün sürücünün güvenli sürüş yeteneğini kaybettirecek seviyede olmadığı, kazada kusur oranı değişse de kazanın salt alkolün etkisiyle oluşmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Poliçenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan Karyolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası Genel Şartlarının (...), "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "c" bendi uyarınca, ödemede bulunan sigortacı aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle rücu edebilir. Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre sigortacı davacının, zarar gören dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü davalıya rücu edebilmesi için kazanın oluş biçimi itibarıyla sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in salt alkolün etkisi altında kazaya neden olmadığının, kazanın yalnızca alkolün etkisi altında gerçekleşmediğinin, böylece ...'nin, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "c" bendinde öngörülen rücu koşulunun oluşmadığının anlaşılması karşısında, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından, bakiye karar ve ilam harcına hükmolunmasına yer olmadığına, 3-Davacı ... AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle, Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 2/4/2026