9. Hukuk Dairesi 2026/1128 E. , 2026/1337 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1453 E., 2025/1950 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelen…
9. Hukuk Dairesi 2026/1128 E. , 2026/1337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1453 E., 2025/1950 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığı (Bakanlık) işyerinde alt işveren nezdinde çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde kapsamında 02.04.2018 tarihinde davalı Kurumun sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçiş sırasında davalı ile imzalanan bireysel iş sözleşmesinde her ay brüt asgari ücretin %61 fazlası ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı Kurumun 01.01.2019 tarihinden itibaren müvekkilinin ücretini düşürdüğünü, müvekkilin ücretinin eksik ödendiğinin İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2020/277 Esas sayılı kararı ile belirlendiğini ileri sürerek müvekkilinin 01.01.2020-31.12.2020 tarihleri arası döneme ait bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi gereğince ücret farkı alacağı, fazla çalışma ücret farkı alacağı, ilave tediye fark alacağı ve ikramiye fark alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde uyarınca sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal haklarına ilişkin Yüksek Hakem Kurulunca karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin esas alınması gerektiğini, davacıya eksik ödeme yapılmadığını, ücretinin düşürülmediğini, bu nedenle davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinin 20.07.2023 tarihli kararı ile; davacıyla davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin 20.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli kararı ile; istinaf incelemesine esas miktarın karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı kapsamında kaldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 ve 352/1-(b) hükmü uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli ek kararı ile kararın kesin olarak verilmiş olması nedeniyle kesin olan karara ilişkin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli ek kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut davada, İlk Derece Mahkemesi kararının, iş sözleşmesinin devam etmesi ve alacakların hesabına esas ücrete ilişkin olarak ileriye etki eden tespit içermesi karşısında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceği, bu tür uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin kararların istinaf incelemelerinde, 6100 sayılı Kanun'un 341/2 hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırı gözetilmemesi, dolayısıyla miktar ve değerine bakılmaksızın istinafın olanaklı bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, şu hâlde İlk Derece Mahkemesince verilen karar kesin olmadığından; Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, başvurunun kesinlik sebebi ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca karar başlığında ... Bakanlığı yerine ... Müdürlüğünün taraf olarak gösterilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen 05.02.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçiye her ay asgari ücretin %61 fazlasının günlük olarak ödeneceğinin açıkça düzenlenmiş olduğu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, davalı harçtan muaf olmasına rağmen davalının harçtan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 2. Davanın kısmi dava veya belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 3. Kamu hukuku ilke ve kurallarına göre sürekli işçi kadrosuna geçen davacının artık kamusal bir statü içine girdiğini ve bu statünün öngördüğü haklardan yararlanabildiğini, 4. Davacıya ödemelerin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, eksik ödeme bulunmadığını, 5. Hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile dava konusu fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ve alacaklara hükmedilen faiz türüne ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta ilave tediye alacağı için dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz yürütülmesi talep edilmiştir. Diğer yandan ilave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'da düzenlenen bir alacak olup bu alacağa uygulanması gereken faiz türü, yasal faizdir. Belirtilen yasal düzenleme ile birlikte 6100 sayılı Kanun’un 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde bu alacak kalemine; bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi geçmemek üzere yasal faize hükmedilmesi gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “en yüksek banka mevduat faiziyle” ibaresinin çıkartılarak yerine "bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi geçmemek üzere yasal faizi ile birlikte" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.