Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.02.2017 tarihinde geçici işçi vasfıyla yüklenici firma nezdinde işe başlayan davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (375 sayılı KHK) gereği eklenen geçici 23. madde hükmü gereği 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna atandığını, davacının sürekli işçi kadrosuna atadıktan sonra davalı tarafından mesleki bilgi ve becerisi gözetilerek 10.03.2020 tarihinde süresiz olarak bilgi…
Taraflar arasında, 375 sayılı KHK gereğince sürekli işçi kadrsounda çalışan davacının işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi gereği vasıflı bir işte çalıştırılması gerektiğinin tespiti ile yapılan görevlendirmenin esaslı değişiklik kapsamında olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 1. Davanın Sağlık Bakanlığı vekilince Sağlık Bakanlığı adına takip edildiği görülmekle; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin gerekçeli karar başlıklarında davalı olarak Sağlık Bakanlığı yazılması gerektiği hâlde "..." yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Somut olayda davacı, daha önce sürekli olarak bilgi işlem veri kayıt işinde görev yapmasına rağmen temizlik işinde görevlendirilmesinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil ettiğini ve toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek bu hususun tespiti ile daha önce yapmakta olduğu veri kayıt-bilgi işlem yahut aynı vasıfta işleri yapmakla görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının bu talebi iki ayrı talep olarak kabul edilerek "Davacının fiilen başhekimlik sekreteri olarak çalışmakta iken temizlik görevlisi olarak çalıştırılmasının 4857 sayılı iş kanununu 22. Maddesi gereğince çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil ettiğinin TESPİTİNE, 3-Davacı hakkında temizlik görevlisi olarak yapılan görevlendirmenin iptali ve önceki yapmış olduğu işi yahut bu işle vasıf olarak benzer işi yapmakla görevlendirilmesi taleplerinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE," karar verilmiş ise de davacı özetle temizlik işinde görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek önceki işinde veya eşdeğer bir işte görevlendirilmesini istemiştir. Davacının bu talebi bakımından hukuki niteleme hâkime aittir. Bu durumda Mahkemece işvereni bir işlem yapmaya zorlayacak biçimde karar verilemeyeceği göz önünde bulundurularak davacının temizlik işinde görevlendirilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitini istediği kabul edilmelidir. Bu tespit davasının hukuki sebepleri ise hem 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi hem de toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne aykırılık iddialarıdır. Davacının talepleri, görevlendirmenin hukuka aykırı olduğunun tespitine yönelik tek bir dava olarak ele alınmalı ve bu tespit isteminde güncel hukuki yararın mevcut olduğu kabul edilmelidir. 4. Davacının temizlik işinde görevlendirilmenin gerek 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi gerekse toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi çerçevesinde hukuka aykırı olduğuna yönelik iddia bakımından ise öncelikle bu konudaki mevzuat ile toplu iş sözleşmesi hükmüne yer verilmelidir. 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddeye göre "...Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. ..." Davacının uygulanmasını istediği işletme toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne göre ise "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamazlar." Her ne kadar toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünde bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanların bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamayacakları öngörülmüş ise de sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler, yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca sadece kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Şu hâlde 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddenin emrediciliği karşısında toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmünün, davacı bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacının çalıştığı işte yapılan değişikliğin esaslı değişiklik olduğunun kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Davacının tespit davasının reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.