T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2787 KARAR NO: 2026/273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/02/2022 NUMARASI:2016/1267 Esas, 2022/124 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ:29/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket, ... A.Ş. lehine taşınmaz üzeri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2787 KARAR NO: 2026/273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/02/2022 NUMARASI:2016/1267 Esas, 2022/124 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ:29/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket, ... A.Ş. lehine taşınmaz üzerinde 27.05.2014 tarih ve ...yevmiye numaralı işlem uyarınca tam yararlanma sağlamak ve dilediği kişiye kullandırmak amacıyla 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edilmiş olan ve tapuda, İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, ... Mah., Parsel:846'da ... Mah., ... Cad., No:... Çekmeköy/İstanbul adresinde kayıtlı taşınmazda söz konusu intifa hakkı uyarınca ...-... lisans numarası ile otogaz ve ... lisans nosu ile akaryakıt faaliyeti sürdürmekte olduğunu, söz konusu istasyonun operasyonunun ise dava dışı ... Şti. tarafından yürütüldüğünü, bahse konu istasyona bitişik yan 837 sayılı parselde davalı ...A.Ş. tarafından 2014 yılı Temmuz ayında başlayan inşaat çalışmaları neticesinde, yapılan kazılardan ötürü, istasyon sınır duvarında kaymalar olduğunun gözlemlendiğini, bu durum 18.07.2014 tarihinde istasyonun operasyonunu gerçekleştiren .... Yetkilisi tarafından adı geçen davalıya bildirildiğini, bu kaymaların herhangi kötü bir sonuca yol açmaması için önlem alınmasının talep edildiğini, ancak davalı ...A.Ş. tarafından geoteknik önlemler alınmaksızın, inşaatta yapılan kazı çalışmalarının yürütüldüğünü, devam eden toprak kayması nedeni ile istasyona bitişik yan 837 sayılı parselde 31.12.2014 günü itibari ile göçükle sonuçlanan bir kazanın yaşandığını, bu kaza nedeni ile müvekkili... A.Ş.'nin akaryakıt, market ve ... faaliyeti, alınması gereken önlemler nedeni ile engellendiğini, bunun yanı sıra söz konusu kaza nedeni ile istasyonun su tesisatında, yangın tesisatı hidrantında, kamera sistemi kablolarında ve oto yıkama sisteminin elektrik tesisatında arızanın meydana geldiğini, mevcut arızalar giderilemeden istasyonun aktif hale getirilerek satışa açılamayacağının belirlendiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından, hasarın tespiti ve oluş sebebi ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 16.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/3 D.İş sayılı dosyası ile bir tespit yapıldığını, burada verilen rapora jeolojik uygulamalar yönünden kısmen itirazları olmuşsa da netice itibariyle meydana gelen kazanın ve bu sebeple oluşan hasarların davalı ...A.Ş. Tarafından zamanında gerekli ve yeterli önlem alınmadan devam ettirilen inşaat çalışmalarından kaynaklandığının tespit edildiğini, anılan raporda duvarın inşaa edildiği zemindeki zayıflıktan bahsedilmişse de, kaymanın su borusundaki kırıklık sebebiyle oluşmadığı, bilakis, su borusunun, kayma sonucunda kırıldığının kamera kayıtlarında açıkça görüldüğü, ayrıca, söz konusu boru önceden kırık olsaydı, bağlı olduğu hidroforu sürekli çalıştırmasının gerekeceği ki, böyle bir durumun da mevcut olmadığı, öte yandan, meteoroloji kayıtları incelendiğinde de görüleceği üzere; tespit konusu olayın meydana geldiği dönemde şiddetli yağış mevcut olduğu, zeminde bir zayıflık varsa da bunun yağışlara bağlı olabileceği hususunun da göz önünde bulundurulması gerektiğinden bahisle itirazlarının bildirildiğini, nitekim T.C Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden söz konusu bölgedeki 2014 yılı Aralık ayı, 27-28-29-30-31. Günlerine ait yağış bilgisini içeren rapor talep edildiğini, ilgili kurumdan gelen 16/02/2015 tarihli yanıtta, o günlerde muhtelif miktarlarda 30/12/2014 tarihinde de 21,3 mm göçüğün olduğu 31/12/2014 tarihinde de 7 mm yağış olduğunun rapor edildiğini, bunun dışında müvekkili şirket tarafından istasyonda oluşan bu hasar sebebiyle İstanbul Teknik Üniversitesinden ayrıca özel bir rapor alındığını, yangın hidrant tesisatı ve kopan elektrik kabloları ve data kablolarının onarıldığını, topraklama hattının revize edildiğini, paratoner demontaj/montaj işleri, kamera demontajının yapıldığını ve çöken bölgenin delinatörler ile emniyete alındığını, akaryakıt hatlarının test edilmesi, tank üstü ve pompa altı kontrolleri, arızalı ...'nin kontrolü ve onarımı yapıldığını, ... tank ve tesisatının gazdan arındırıldığını, saha betonu, devrilen çevre aydınlatması, travutar, çit ve peyzajın yenilendiğini, atık yağ tank havuzunun imal edildiğini, yangın hidrantı yenilenip yerine taşındığını, tüm bu işlemlerinin toplam maliyetinin 34.443,92-TL olduğu ve müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılan bu giderin tespit edilebileceğini, istasyondaki bu maddi hasar ve zarar dışında 31/12/2014 günü toprak kayması nedeni ile yaşanan göçük olayı sonrasında 31/12/2014 saat 07:00'den, 02/01/2015 saat 18:00'e kadar (servis, akaryakıt, ... tesisi ve market dahil) istasyonun tamamen kapalı kaldığını, ayrıca ... biriminin güvenlik nedeniyle boşaltılıp tüm tespit, onarım çalışmaları süresince ki; 31/12/2014 saat 07:00'den, 26/02/2015 tarihine kadar 58 gün kapalı kaldığını, satışın tamamen durdurulduğunu, bu nedenle de istasyonun, akaryakıt satış ve market yönünden 3 günlük ve ... satışı yönünden de 58 günlük kapalı kalması sebebiyle, 3 günlük akaryakıt satış kaybının yaklaşık 52.000,00-TL, 58 günlük ... satış kaybının yaklaşık 220.000,00-TL satış kaybının yaşandığını ve günlük 3.500,00-TL net kardan mahrum kalındığını, buna göre akaryakıt istasyonundaki kar kaybı toplamının 203.000,00-TL olduğunu, tüm bunların dışında meydana gelen bu göçük ve kaza neticesinde inşaatta çalışan ve kaza sırasında barakada bulunan bir işçinin de hayatını kaybettiğinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/186148 soruşturma ve 2015/14686 esas ve 2015/12559 iddianame nolu dosyası ile davalı ...A.Ş. yetkilisi hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan iddianame düzenlendiğini, bu iddianamenin dayanağı olarak 13/03/2015 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda da meydana gelen kazada davalı ...A.Ş'nin tek kusurlu olarak tespit edildiğini, bu sebeple yetkilisi hakkında ceza davası açıldığını, yukarıda özetlendiği şekilde meydana gelen bu göçük yüzünden oluşan ve tespit edilen bu zararlar sebebiyle müvekkili şirket tarafından davalı ...A.Ş'ye, kendi kusuru ile meydana gelen bu hasar ve ziyan sebebiyle, tazmini için kanuni yola müraacat edileceğinin bildirildiğini, sonrasında yapılacak işlemler sebebiyle gerekli tedbirlerin alınmasının ihtar edildiğini ve adı geçen davalı şirket tarafından keşide edilen ihtarnamelere de yanıt verildiğini, ayrıca söz konusu istasyon, diğer davalı sigorta şirketinden sigortalı olduğundan, zararlarının tazmini için ... A.Ş'ye de müracaat edilmişse de, taraflarına verilen ekspertiz raporunda, meydana gelen hasar ve zararın, diğer davalının kusurundan kaynaklandığının tespit edildiğinden bahisle, sigorta kapsamı dışında olduğu belirtildiği ve zararlarının da karşılanmadığını, halbuki poliçedeki ek teminatlar kapsamında, ''...'' ve ''...'' vakaları sebebiyle uğranılan zararların da sigorta kapsamında olacağının açıkça yazılı olduğunu, neticede, meydana gelen hasarın ''...'' heyelan, göçük sebebiyle yaşandığını, ... yada heyelan'ın, üçüncü kişinin eylemi neticesinde olup olmadığının, bu teminatın sigorta kapsamı dışında kalması ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu sebeple de, adı geçen davalı sigorta şirketinin, müvekkili şirketin uğradığı zararın, sigorta bedelini ödeme mükellefiyeti bulunmasına rağmen bu ödemenin de yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin her türlü sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik istasyonda meydana gelen maddi hasar ve ziyan sebebiyle uğranılan zarar olan 34.443,92-TL ve istasyonun kapalı kalması sebebiyle satış kaybından dolayı uğranılan günlük 3.500,00-TL üzerinden hesaplanan kar kaybı zararı olan 203.000,00-TL olmak üzere toplam 237.443,92-TL'nin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tazmini ve tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Şirketi (eski ünvan ... A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı tarafın, iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın, müvekkili şirket nezdinde ... Poliçesi bulunduğunu, teminatlarının poliçenin ön yüzünde kayıtlı olduğunu, sorumluluklarının genel ve özel şartlar dahilinde poliçede yazılı limit ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirkete yaptığı başvuru üzerine yapılan incelemeler neticesinde, meydana geldiği iddia edilen hasarın ... sayılı poliçe ile teminat kapsamına alınmadığının tespit edildiğini, bilindiği üzere sigorta poliçesi bir sözleşme olup, sigorta şirketinin meydana gelebilecek riskleri poliçe primi karşılığında teminat kapsamına aldığını, meydana gelen riskten sigorta şirketinin sorumlu olabilmesi için riskin teminat kapsamına alınmış olmasının gerektiğini, eldeki davaya konu olayın müvekkili şirkete ihbarı üzerine, olayın incelenmesi için bağımsız eksper atandığını, eksper tarafından yapılan inceleme neticesinde 26.02.2015 tarihli Ekspertiz Raporunun düzenlediğini, eksper bilirkişi tarafından olay yeri incelendiğini ve meydana gelen hasarın ... sebebiyle oluştuğunun tespit edildiğini, eldeki davaya konu ... sayılı poliçenin Yangın Sigortası Genel Şartlarına tabi olduğunu, işbu genel şartlar incelendiğinde "..." nedeniyle oluşan hasarların Yangın Sigorta Poliçesinin kapsamı dışında olduğu, ancak ek bir sözleşme ile "..." riskinin poliçeye eklenebileceğinin hüküm altına alındığını, davacının,meydana gelen zararın ... sayılı poliçe kapsamında olduğunu iddia ettiğini, ancak ... sayılı poliçe incelendiğinde "..." riskinin poliçe teminatına ek bir sözleşme ile alınmadığının görüldüğünü, bu nedenle müvekkili şirketin, "..." sebebiyle doğan zarardan sorumlu tutulamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile talep edilen tazminat miktarının fahiş olup gerçek zararı yansıtmadığını, yine davacı taraf, meydana gelen ... sebebiyle benzin istasyonunun çalıştırılamadığını bu sebeple kazanç kaybının oluştuğunu iddia ederek kazanç kaybı zararının tazminini talep ettiğini, işbu talebin de teminat dışı olup reddinin gerektiğini, yukarıda arz edildiği üzere meydana gelen hasar teminat dışı olup, işbu hasar neticesinde oluşan ''...''ın da teminat dışı olduğunu, kar kaybı zararının ... sayılı poliçe teminatına alınmadığı gibi ''...'' teminat dışı olduğunun poliçede açıkça zikredildiğini beyanla hukuk ve yasaya aykırı eldeki davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde ve özetle; öncelikle davanın ... A.Ş., ... Şti. ve ... Şti.' ye ihbarının gerektiğini, davaya konu maddi olayların Çekmeköy ... mevkinde gerçekleşmiş olduğundan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin bu davada yetkili olması gerektiğini, müvekkili şirketin ''Çekmeköy ... Mah. ... Bulvarı. No:...'' adresinde bulunan 837 parsel sayılı taşınmazda inşaat faaliyetinde bulunduğunu, davacı... ile inşaat sahası komşu taşınmazlar olduğunu, ... akaryakıt istasyonu ile inşaat alanı arasında eskiden yapılmış olan 4 metre yüksekliğinde, 50 cm genişliğinde, 77 metre uzunluğunda, iki taşınmaz arasındaki sınırı belirlemek amacıyla bir taş duvarın bulunduğunu, müvekkili şirketin, dava konusu yerde 2014 yılı Temmuz ayında inşaat faaliyetine başladığını, dava konusu olayın meydana geldiği tarih olan 31/12/2014 tarihinin yılın son günü olduğunu, bu hususun şu açıdan önemli olduğunu, ertesi günü yılbaşıdır ve yapıdaki inşaat faaliyetinin yılbaşı sebebiyle tatil edildiğini, bu durumun alt yüklenici olan ... İnşaat şirketine bildirildiğini ve işçilere izin verildiğini, yani olayın meydana geldiği anda inşaat faaliyetinin söz konusu olmadığını, bu durumun polis tarafından yazıya dökülen Kamera Görüntüsü İzleme tutanağı ile de sabit olduğunu, 31/12/2014 tarihinde sabaha karşı, aşırı bir yağmur yağışı gerçekleştiğini, iki taşınmaz arasında bulunan davacı...'e ait taş duvarın bir kısmının, müvekkili şirketin kazı çalışması yapılmayan hafriyat sahası dışındaki yerden inşaat alanına doğru devrildiğini, iş kazasının meydana geldiğini ve yıkılan duvarın önünde yer alan konteyner içerisinde kalan bir işçinin vefat ettiğini, bu iş kazası sebebiyle müvekkili şirketin inşaat faaliyetinin uzunca bir süre durduğunu, aynı zamanda söz konusu taş duvarın yıkılıp istinat duvarı olarak yeniden yapılması, bu istinat duvarı her iki tarafın kullanımına ait olacağından masrafların paylaşılması için davacı... ile bir dizi ihtarname çekildiğini, davacı...'in bu yapıcı yaklaşımlarına karşılık vermediğini ve mahkeme kanalıyla tespit yaptırıldığını, aynı zamanda da İTÜ'den uzman görüşü istendiğini, tüm bu raporların söz konusu duvarın yıkılmasında davacı...'in sorumluluğunu da ortaya koyduğunu, bununla birlikte ne zamanki resmi kurumlardan aldıkları yazı ile davacı...'in akaryakıt istasyonu işletmek için yer altındaki akaryakıt tankları, atık yağ tankları ile diğer malzemelerinin yönetmeliğin aradığı şartlarda olmadığının taraflarınca tespit edilmesi ve bu durumun davacı...'e bildirilmesi üzerine, ...'in kendi sahasında, duvarın yıkılmasından yaklaşık 1 sene sonra yıkılmayan duvarı yıktığını ve yaptığını, yer altındaki ve üstündeki bu akaryakıt tankları ile atık yağ tanklarının yıkılan duvara yakın olduğu ve duvara baskı yaptığı, aynı zamanda davacı...'in kendi sahasını kullanış biçimi, kazadan sonra söz konusu emtiaların davacı... tarafından yönetmeliğin aradığı şartlara çekildiği, müvekkili şirketin bu kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, duvarın yıkılmasındaki illiyet bağlarını ortaya koymakta önem arz ettiğini, davacı...'in, yıkılan taş duvarın kendi tarafında kalan alanda, taş duvara yakın bir şekilde oto yıkaması yaptığını, akaryakıt dolu kamyon gibi ağır yük taşıtlarını taş duvara yakın şekilde park ettiğini, bunun yanında yıkılan taş duvar tarafında ve davacının alanında bulunan yerin davacı tarafından doldurulduğunu ve kot farkının da üstünde olarak yükseltildiğini, bu yükselti içine, toprak altında kalacak şekilde akaryakıt tanklarının gömüldüğünü, bu sebeple kot farkının davacı tarafından olağana aykırı ve tedbirsiz şekilde yükseltilmesi, aynı zamanda toprak altına akaryakıt tanklarının gömülmesi ve oto yıkama sebebiyle sürekli zeminin ıslak olması ve aynı zamanda olay tarihinde kuvvetli yağışların olması sebebiyle taş duvarın, bu kadar yükü kaldıramadığını ve müvekkilinin alanına doğru, fakat inşaat çalışması olmayan kısma doğru devrildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki sorunların tespiti ve uyuşmazlıkların çözülmesi adına taraflarınca İstanbul Anadolu 15.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/29 D.İş sayılı dosyasıyla tespit yaptırıldığını ve bu tespit sonucunda bilirkişi raporu aldırıldığını, bunun yanı sıra İstanbul Anadolu 9.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/92 D.İş sayılı dosyasından tespit yapılmasının talep edildiğini ve bu tespit sonucunda bilirkişi raporu aldırıldığını, meydana gelen zararda müvekkili şirketin kusuru bulunmadığı gibi, uygun illiyet bağının da söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin, çöken duvarın olduğu kısımda inşaat faaliyetinde bulunmadığını, inşaat faaliyetinde bulunan kısımdaki taş duvarın uzantısının yıkılmadığını, duvarın çökmesinde asli ve tek kusurlunun... Petrol istasyonu olduğunu, müvekkili şirketin inşai faaliyetinde mevzuatın aradığı tüm zorunlulukları yerine getirdiği, tüm izinleri aldığı, 31/12/2014 tarihinde meydana gelen ölümlü kazanın müvekkili şirketin emniyet önlemlerini almadığından veya tedbirsiz çalışmasından kaynaklanmayıp tamamen komşu parselde bulunan... Petrol İstasyonu'nun kusurundan kaynaklandığının aşikar olduğunu, bu sebeple müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceği gibi davacının zararının da müvekkili şirkete yansıtılması, uygun illiyet bağının olmaması sebebiyle hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu inşaatın uygulayıcısı olmadığını, 7/20 hisse iş sahibi olduğu için eğer bir kusur tespit edilecekse bu kusurun müvekkili şirkete değil inşaatı fiili ve eylemli olarak yapan ve inşa eden... İnşaat şirketine yüklenmesini gerektiğini, müvekkili şirket ile ... İnşaat arasında 21/05/2014 tarihli ... Ana Sözleşmesinin mevcut olduğunu, bu sözleşme gereğince ...Şirketi'nin alt müteahhit konumunda olduğunu ve sözleşmede üçüncü şahıslara verilen zararlardan müvekkili şirketin sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını, davacının iddia etmiş olduğu zararın faiş miktarda olduğunu beyanla öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1267 E, 2022/124 K sayılı kararı ile,“1-Davacının maddi hasar talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 6.636,07-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının kar kaybı talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 29.258,40-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın ESASTAN REDDİNE,” şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle,dava dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrara ederek istinat duvarının, davalı ...A.Ş.’nin hatalı inşaatından çok uzun süre sonra değil, inşaat devam ederken çöktüğünü, Meydana gelen çökme ve kaza ile müvekkil şirketin istasyon faaliyetinin bir ilgisinin olmadığını, Zira, 19.05.2014’de müvekkilinin kullanımına geçen istasyon, müvekkilinden önce de yıllarca akaryakıt bayii olarak işletildiğini ve davalının başlattığı inşaat ve kazı çalışmalarına kadar da hiçbir arıza, kayma, çatlama, çöküntü yaşanmadığını, müvekkilinin istasyonun ruhsatlı olduğunu ve yıllarca sorunsuz çalıştığını, oto yıkama zemini suyu da, istasyon altyapısının elverişliliği sayesinde uygun biçimde toplandığını ve birikme olmadığını, bunun aksine bir tespitin de bulunmadığını, inşaatın ilk evrelerinde yapılan inşaatın kazıları sebebiyle istasyon zemininde hareket olduğunun inşaat firmasına söylendiğini, meydana gelen deformasyou kendileri de gördükten sonra iksa çalışmalarını istasyon işletmesinin uyarısı ile yaptıklarını, ancak bu çalışmayı yarım bıraktıklarını, yıkılan kısmı yapmadıklarını, üstelik, davalı tarafından, bu noktaya konteyner koyulduğunu ve yer kazanmak amacı ile konteynırı eğimli zemine yaklaştırmak için bu noktadaki eğimli zeminin örselendiğini, eğimini bozduklarını, kazanın yaşandığı hafta meydana gelen yoğun yağışın da tüm bu zeminin çökmesine sebep olduğunu, aynı şekilde, Ceza Soruşturma dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda da; mini kazıkların eksik yapılması, inşaat sahası sonuna kadar devam ettirilmemesi ve konteynerin bulunduğu zeminin bina tarafından temel zeminine doğru kayması sonucunda devrildiğinin belirlendiğini ve sorumluluğun münhasıran davalıda olduğunun açıkça tespit edildiğini, öte yandan, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/29 D.İş sayılı tespit dosyasından alınan raporda, tarafların taşınmazları arasında bulunan duvarın güvenlik seviyesinin düşük olduğu belirtilmişse de, bu duvarın, müvekkilinin buraya gelmeden çok önceden yapıldığını ve var olduğunu ve müvekkilinin, istasyonu mevcut haliyle ve duvar da varken teslim alıp işlettiği hususunun da göz önünde bulundurulmadığını, yıkılan duvarın, inşaat sahasını çevreleyen duvarla aynı olduğunu, istasyonun çevresindeki duvarın ise farklı olduğunu, bilirkişi raporunda bahse konu hususların değerlendirilmediğini, olaydan sonra Müvekkil Şirket tarafından, hasarın tespiti ve oluş sebebi ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/3 D.İş sayılı dosyası ile bir tespit yaptırıldığını, burada verilen rapora jeolojik uygulamalar yönünden kısmen itirazlarımız olmuşsa da netice itibariyle meydana gelen kazanın ve bu sebeple oluşan hasarların Davalı ...A.Ş. tarafından zamanında gerekli ve yeterli önlem alınmadan devam ettirilen inşaat çalışmalarından kaynaklandığının tespit edildiğini, Mahkemece, tespit dosyasındaki raporun sadece rakamsal kısmının alındığını, sorumluluk tespiti ile ilgili bu kısmını göz önünde bulundurulmadığını ve meydana gelen kazada hatalı olarak müvekkilinin %50 kusurlu olduğu varsayımı ile hüküm tesis edildiğini, karara esas Ek Raporda her ne kadar inşaatın bitmesinden uzun bir süre sonra taş duvarın aniden yıkılması sürecinden bahsedilmişse de, dosyadaki tüm raporlar, belgeler, fotoğraflar ve tespit ile ceza dosyaları incelenseydi, yıkımın inşaat devam ederken gerçekleştiğinin görüleceğini, kazanın sebebinin de, zeminin örselenmesi sonucu eğimli kısmın yağış ile harekete geçmesi olduğunu, zemini örselemeden önce gerekli önlemleri almayan inşaat firmasının sorumlu olduğunu, su borusunun kırılmasının sebebinin de, gerekli tedbiri almayıp, eğimi bozan inşaat şirketinin bu eylemlerinin zeminin hareket etmesine sebep olması olduğunu, bu hususun da mahkemece maalesef yanlış değerlendirildiğini, bu yoldaki beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, istasyon duvarının müvekkili tarafından inşaa edilmediğini, kusurlu bulunan bu duvarın müvekkilinin işlettiği yıllarda ve öncesinde de 15-16 yıl ki, toplam en az 20 yıldır (davacının tedbirsiz ve plansız inşaat çalışmalarına başlamasına kadar) sorunsuz ayakta kaldığını, kazı çalışmaları sebebiyle duvar ve istasyon zeminindeki hareketlenmeler, kazaya sebep olduğunu, yani, duvarın üstünde bulunduğu zemin kaydığı için duvarın yıkıldığını, müvekkilin uğradığı zarar ve kâr mahrumiyetinin eksik hesaplandığını, istasyonda oluşan bu hasar nedeni ile yapılan harcamaların 34.443,92 TL olduğunu, istasyonun, akaryakıt satış ve market yönünden 3 günlük ve ... satışı yönünden de 58 günlük kapalı kalması sebebiyle, 3 günlük akaryakıt satış kaybının yaklaşık 52.000 lt., 58 günlük ... satış kaybı yaklaşık 220.000 lt. Satış kaybı yaşandığını ve günlük 3.500,00 TL. Net kârdan mahrum kalındığını, buna göre akaryakıt istasyonundaki kâr kaybı toplamının 203.000,00 TL olduğunu, istasyonun işletme giderlerinin tamamının kârdan tenzil edildiğini, ancak istasyon kapalı olsa da çalışanlarla ilgili işletme gider kalemlerinin kesintisiz olarak devam ettirildiğini, sadece mal satılamadığı için kârdan mahrum kalındığını, bilirkişinin mal satılamaması sebebiyle mahrum kalınan kârı raporda hesaplanan brüt kâr olarak nitelemenin mümkün olmadığını, meydana gelen zararın, sigorta poliçesi gereğince teminat kapsamında olduğu halde, mahkemece hatalı değerlendirme ile bu davalı bakımından davanın reddine karar verildiğini, talep edilen kâr kaybının da, ... dışında ayrıca iş durması sebebiyle yaşanan bir zarar olduğunu ve poliçe kapsamında kaldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, haksız fiil nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafın 846 parselde akaryakıt faaliyeti sürdürdüğü, davalı... A.Ş’nin ise kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenici sıfatıyla 837 parselde inşai faaliyette bulunduğu, davacı tarafça, kendilerine ait duvarın davalının inşaai faaliyetleri neticesinde yıkıldığı, davalı şirketin zemini örselemeden önce gerekli tedbirleri almaması ve zeminin örselenmesi sonucu eğimli kısmın yağış ile harekete geçmesi nedeni ile duvarın yıkılması sonucu maddi hasara ve istasyonun kapalı kalması nedeni ile kar kaybına uğradığını belirterek eldeki davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.Karara dayanak bilirkişi raporuna göre davaya konu taş istinat duvarının oldukça eski, belirgin bir mühendislik hizmeti görmemiş olduğu, taş aralarında bulunan harcın taşıyıcılık özelliğini kaybettiği, belirgin bir temelinin olmadığı, oturduğu zeminin de dolgu olması, ... petrol istasyonunun üzerinde olduğu dolgunun zaman içinde titreşim başta olmak üzere sıkışma ve zaman içinde su sızmasına bağlı madde yıkanması kaybı ( mass wasting) nedeniyle harekete geçmesi, dolgu zeminin yanalda veya düşeyde hareket etmesi, hareket eden dolgu içindeki su borusunun kırılması, kırılan borulardan zemine su sızması nedeniyle dolgu maddesindeki bağlayıcılığın ortadan kalkması ve/ veya suyun neden olduğu yük- basınç nedeniyle duvarın yersel olarak ve birdenbire çökmesi, davalı ...tarafından yapılan inşaat için kazılan çukurda tek katlı yapının olduğu bölgede fore kazık uygulamasının yapılmamış olması, olay günü yoğun yağış olması gibi durumların tamamının duvarın yıkılmasında etkili olduğu, yani bahse konu duvarın salt inşai faaliyet nedeni ile yıkılmadığı, davacı tarafa ait duvarın yapımındaki bozukluk ve eksikliğinde de duvarın yıkılmasında etken olduğu, buna göre yapılan tazminat hesabında %50 oranında indirim yapılamasında isabetsizlik bulunmadığı, meydana gelen hasar için toplam 34.443,92 TL. masraf yapıldığı belirtilmiş ise de, ticari defter ve kayıtlara göre 10.906.84 TL masraf yapıldığının tespit edildiği, daha fazla masraf yapıldığının fatura, ödeme belgesi vb bilgi ve belge ile ispatlanamadığı, kaldı ki İstanbul Anadolu 16.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/3 D.İş sayılı dosyası ile tespit edilen masrafın kabul edilen masrafın çok altında kaldığı, istasyonun, akaryakıt satış ve market yönünden 3 günlük ve ... satışı yönünden de 58 günlük kapalı kalması sebebiyle kar kaybı tutarının brüt satış karına göre hesaplandığı, maddi hasar ve şirketin faaliyetine konu kar kaybı zararının sigorta poliçesine göre teminat dışında kaldığı anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince temyiz yasa yolu açık olmak üzere esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin17/02/2022 tarih ve 2016/1267 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile 651,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 361. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/01/2026