TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/06/2025 NUMARASI : 2021/293 Esas, 2025/484 Karar ASIL DOSYA YÖNÜNDEN; DAVA: Sözleşmenin Feshi Nedeniyle Alacak, Tazminat BİRLEŞEN İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2010/642 E. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen h…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1744 KARAR NO: 2025/1481 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/06/2025 NUMARASI : 2021/293 Esas, 2025/484 Karar ASIL DOSYA YÖNÜNDEN; DAVA: Sözleşmenin Feshi Nedeniyle Alacak, Tazminat BİRLEŞEN İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2010/642 E. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dava; eser sözleşmesinin feshi nedeniyle ödenen bedelin iadesi, cezai şart ve menfi zararın tazmini istemine, birleşen dava ise; eser sözleşmesi kapsamında verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili istinaf talebinde bulunulmuştur. Asıl davada davacılar vekili; davacılar ile davalı şirket arasında alışveriş merkezi ve süpermarket yapımına ilişkin İnşaat Sözleşmesi ve Alt Kira Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının inşaatı bitirip teslim etmesi gereken tarihte teslim edemediğini, davacıların sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşme kapsamında ödenen 287.524,00 USD+KDV’den şimdilik 100.000,00 USD’nin ve 270.000,00 USD cezai şart alacağından şimdilik 1.000,00 USD’nin, sözleşmenin feshedildiği 19.06.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, menfi zarar sorumluluğu kapsamında sözleşme yapma ve delil tespiti masrafı olarak 12.531,71 TL’den şimdilik 1.000,00 TL’nin sözleşmenin feshedildiği 19.06.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalılar; yasal sürede davaya cevap vermemiştir. Birleşen davada davacı vekili; davalı ile akdedilen İnşaat Sözleşmesi kapsamında davalı şirketin bu ticari ilişkiden doğmuş doğacak borçlarına karşılık olarak; davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, ancak davalı tarafın taahhütlerini yerine getirmemesi ve temerrüde düşmesi üzerine davalılara ihtarname gönderilerek uğranılan zarar sebebiyle 270.000,00 USD’nin ödenmesi gerektiği, aksi halde ipoteğin paraya çevrileceği hususlarının bildirildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını ancak takibin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalılar vekili; işin gecikmesinin nedeninin davacı tarafın ödemelerini zamanında yapmaması, sözleşmede yazılı olmayan bir çok işin, davalı şirket tarafından yapılmasına rağmen bedellerinin ödenmemesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 22.11.2016 tarih, 2014/715 esas 2016/778 sayılı karar ile; asıl davanın kısmen kabulü ile 1.000,00-$ cezai şartın(talebe bağlı kalınarak), temerrüt tarihi olan 27/06/2009 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 1.000,00-TL menfi zararın(talebe bağlı kalınarak), temerrüt tarihi olan 27/06/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kabulü ile; İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin 240.000,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile(talep ile bağlı kalınarak) devamına, 240.000,00-TL üzerinden hesaplanacak %40 icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar taraflarca istinaf edilmiştir.Dairemizce, 22.03.2021 tarih, 2020/2041 esas 2021/602 karar sayılı kararı ile; asıl davaya ilişkin hükmün gerekçesinde menfi zarar talebinin haklı olmadığı ifade edildiği halde, hüküm kısmında bu talebin kabulüne karar verilerek gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturulduğu, asıl davaya ilişkin hükmün gerekçesinde davalı şirketin temerrüdü nedeniyle davacı tarafın sözleşmeden döndüğü ve bu nedenle ödemiş olduğu bedelin iadesi gerektiği, ancak tutarın tespit edilmediği ifade edildiği halde, hüküm kısmında bu talebe ilişkin olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmediği ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmekle yetinildiği, yine birleşen davada icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekçesinin açıklanmadığı, karar başlığında asıl ve birleşen davaların taraflarının ayrı ayrı gösterilmemiş ve hükümlerin tahsile ilişkin kısımlarında davacı ile davalıların kimler oldukları ve birden fazla sayıda olup olmadıkları dikkate alınmadan karar verilmesinin, hükmün infazında tereddüt oluşturduğu, gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 11/06/2025 tarihli karar ile; taraflar arasında aktedilen sözleşmenin TBK 470. (eski TBK 355. Madde) ve devamı hükümlerine tabi eser sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme olduğu ve 16/04/2007 tarihinde asıl ve birleşen davada davacılar ile asıl ve birleşen davanın davalısı ... İnşaat ve Gayrimenkul San. Tic. Ltd. Şti. arasında İzmir ili, Karşıya İlçesi Turan mahallesi ... ada 8 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine alışveriş merkezi yapılması konusunda eser sözleşmesi imzalandığı, 31/12/2008 tarihinde ise taraflar arasında aynı konuya ilişkin olarak ek sözleşme tanzim edildiği; davalı şirketin, davacıya teslim edilmek üzere sözleşmede özellikleri belirlenen inşaatı yapmayı, davacıların ise bunun karşılığında kararlaştırılan bedeli davalıya ödemeyi taahhüd ettikleri, asıl ve birleşen davadaki gerçek kişi davalıların ise garantör ve ipotek veren sıfatıyla inşaatın yapılmasını taahhüt ettikleri, sözleşme uyarınca davalı şirketin, ruhsatın alınmasından itibaren 220 gün içerisinde inşaatı tamamlayarak teslim etmeyi taahhüt ettiği, ancak davalı şirketin yükümlüğünü yerine getirmeyerek eseri, iş sahibine süresi içerisinde teslim etmediği ve ifada temerrüde düştüğü, bu nedenlerle davacı taraflarca sözleşmenin 19/06/2009 tarihinde fesh edildiği, bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin ani edimli olduğu ve inşaatın tamamlanma oranının ( İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/1248 D. İş dosyasıyla yapılan tespitte inşaat seviyesinin %13 olduğu, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/99 Talimat sayılı dosyası aracılığıyla yapılan tespitte ise inşaat seviyesinin %15,28 seviyesinde olduğu hususları gözetilerek ) %90 seviyesine gelmediği, iş bu davaya konu eserin tamamlanma oranı dikkate alındığında; sözleşmenin ileriye etkili olarak değil, geriye etkili olacak şekilde sözleşmeden dönme yoluyla sona erdiği, sözleşmeden dönülmesiyle birlikte; tarafların sözleşme ile üstlendikleri edimlerin sona ermesi nedeniyle, o zamana kadar ifa edilen edimlerin geri istenebileceği ancak davalı yüklenicinin de sözleşmeden dönme tarihine kadar ifa ettiği edimleri geri isteme hakkının bulunduğu dikkate alındığında; inşa edilen yapı değerinin bu bedelden tenzil edilebileceği, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/1248 D. İş dosyasıyla yapılan tespitte inşaat seviyesinin %13 olduğu, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/99 Talimat sayılı dosyası aracılığıyla yapılan tespitte ise inşaat seviyesinin %15,28 seviyesinde olduğunun heyetlerce değerlendirildiğinden; inşaat işinin sabit fiyat anahtar teslimi olacağı gözetilerek; tasfiye hakediş bedelinin 1.521.300,00 USD x 0,15 Seviye = 228.195,00 USD olduğu, taraflar arasında imzalanmış 31.12.2008 tarihli Ek Sözleşme ile davacılar ... ve ... tarafından, davalı - müteahhide yapılan ödeme tutarının ise 287.24 USD asıl alacak ve 51.74,32 KDV olmak üzere toplam 339.278,32 $ olduğu bu durumda, davacılar - ... ve ... tarafından, davalı müteahhide yapılan toplam ödeme tutarının davalı müteahhit tarafından gerçekleştirilen toplam imalat tutarından fazla olduğu, davacılar ... ve ... tarafından, davalı müteahhitten talep edilebilecek fazla ödeme tutarının; KDV dahil 339.278,32-228.195,00 USD= 111.083,32 USD olduğu, davalı şirketin ve sözleşmede garantör olarak yer alan ve davacıların her türlü zarar ve alacaklarını ödemeyi taahhüt eden davalı ...'ın bu miktardan davacılara karşı sorumlu oldukları, ancak davacı taraflarca kısmı olarak açılan davada 100.000,00 USD talep edildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalındığı, asıl davada cezai şart yönünden yapılan değerlendirme de ise; taraflar arasındaki sözleşme ile başlangıçta ifaya ek olarak gecikmeden kaynaklı bir cezai şart ön görüldüğü, 31/12/2008 tarihli ek sözleşmede ise cezai şartın niteliğinin değiştirilerek ifaya ek cezai şart niteliğinde olmaktan çıkartılarak borcun ifa edilmemesi ( dönme halinde de) ödenecek cezai şart olarak düzenlendiği, bu durumda davalı şirketçe sözleşmenin ifa edilmemiş olması ve davacı taraflarca sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması nedeniyle iş bu cezai şartın da davacı taraflara ödenmesinin gerektiği , davacılarca dava dilekçesinde 1000 USD cezai şart talep edildiği ve davalı şirket ile birlikte davalı ...'ında garantör sıfatıyla cezai şarttan sorumlu olduğu, cezai şart kaydına yer verilen sözleşmelerde alacaklı, ancak kararlaştırılan cezai şart miktarından daha fazla bir zarara maruz kaldığını ispat ettiği taktirde, cezai şartın yanı sıra tazminat talebinde bulunabileceği, bu durumda, maruz kalınan zarar miktarının cezai şartı aştığını ispat yükünün, bunu iddia eden tarafta olduğu, davacı taraflarca asıl davada sözleşmeden dönülerek cezai şart talebinde bulunulduğu ve mahkemece cezai şart talebinin kabulüne karar verildiği, davacı tarafça cezai şartı aşan menfi zararın varlığının ispat edilemediği, birleşen dava yönünden; 18.12.2007 tarihinde, ... İnşaat ve Gayrimenkul San.Tic.Ltd. Şti. ile ... ... Süper Marketleri Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişkiden doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık olmak üzere, birleşen davanın davalısı ...'a ait olan İstanbul İli, Fatih İlçesi, Abdiçelebi Mahallesi ... Pafta... Parselde kayıtlı kat irtifakı kurulu, 25/230 arsa paylı taşınmazın 2 ve 3 no'lu bağımsız bölümleri üzerinde 1. derecede ve 1. sırada 240.000 TL bedelle bağımsız bölümler üzerinde ipotek tesis edildiği, ipoteğin ... Inşaat tarafından ... lehine verilmiş olduğu, taahhütlerin ve ...'nın sözleşmeden kaynaklı tüm alacaklarını (doğmuş ve/veya doğacak) garanti etmek üzere verildiği, ... İnşaat ve Gayrimenkul San. Tıc. Ltd. Şti.’nin, sözleşmeye uymayarak edimini süresi içerisinde ifa etmediği, davacı yanın sözleşmeden kaynaklı olarak sözleşme bedeli ve cezai şarttan kaynaklı olarak; davalı şirketten ve ipotek edilen taşınmaz malikinden ipotek limiti dahilinde alacaklı olduğu, bu nedenle davalılarca takibe yapılan itirazın haksız olduğu, alacağın likit olmadığı, gerekçesi ile; asıl davanın kısmen kabulü ile 1.000 USD cezai şartın 27/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. ... Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 100.000 USD sözleşme bedelinin 27/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. ... Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardar müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların menfi zarara ilişkin tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile Davalıların ( davalılar ... İnşaat ve Gayrımenkul San Tic. Ltd. Şti'nin ) İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin 240.000,00-TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden devamına, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile; 15.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, muhalif üyelerin görüşü dışında; davacının alacağının KDV dahil 64.981,84 USD olarak belirlendiğini, rapora 2 bilirkişinin muhalif kaldığını, davacılar vekilin dava dilekçesinde belirttiği ve bilirkişi raporlarında işaret edildiği gibi davalı şirkete toplam yapılan ödemenin 287.524,00 USD olduğunu, bilirkişi 3.ek raporuna göre yapılan iş KDV hariç 228.195,00 TL olduğunu, inşaatın yapımında bozma sonrası ilk alınan 15.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda muhalif kalan üyelerin belirttiği %57 seviyesinde işin yapılmış olması, ayrıca 2. ek 07.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda, ... için %57 ... için %50 inşaat seviyesi dikkate alınmadan düzenlenen raporlar dahi dikkate alınmadan 100.000,00 USD fazla ödeme yapılmış olduğuna kanaat getirilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, 228.195,00 USD imalat bedeline KDV miktarı eklenince imalat bedelinin KDV dahil 274.296,48 USD olacağını öngörmeden hesaplama yapıldığını, Raporun 6.sayfasında davacıların fazla ödediği miktarın ise KDV dahil 64.982,84 USD olarak hesaplandığını, birleşen dava yönünden; mahkemenin bozma sonrası; davanın kabulüne karar verdiğini ancak inkar tazminatına hükmetmediğini, bu arada birleşen davanın davalısı ... 25.07.2025 tarihinde vefat ettiğinden vekilliğimiz son bulmuş olup kararın mirasçılarına da tebliğe çıkarılması gerektiğini, kararı davalı ... İnşaat yönünden istinaf ettiklerini, davacılara verilen ipoteğin teminat ipoteği olup paraya çevrilmesi için davacıların alacağının kesinleşmesinin gerektiğini, davacıların alacağı kesinleşmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gittiklerini, itiraz üzerine birleşen dava ile itirazın kaldırıldığını, mahkemenin ilk kararının bozulması öncesi birleşen davanın konusu olan ipotekli gayrimenkullerin satılarak paraya çevrildiğini ve ipotek limiti kadar satış bedeli geldiğinden davacıların, satış bedellerini tahsil ettikleri tarihe göre; TL karşılığı USD kuru üzerinden yaklaşık 45.000,00 USD bedeli tahsil ettiklerini, birleşen dosya da; alacak kesinleşmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidildiğinden; itirazın iptali kararının hatalı olduğunu, belirtmiş, Ek istinaf dilekçesi ile; ayrıca davacı taraf lehine hükmün 3.fıkrasında hükmedilen 461.127.07 TL avukatlık ücretinin hatalı olduğunu, yabancı para üzerinden açılan davalarda dava tarihindeki efektif kur üzerinden avukatlık ücreti hesabı yapılması gerekirken karar tarihindeki efektif kur üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı şirket yüklenicidir.Asıl ve birleşen davada davacılar ile asıl ve birleşen davanın davalısı ... İnşaat ve Gayrimenkul San. Tic. Ltd. Şti. Arasında; 16/04/2007 tarihli İzmir ili, Karşıya İlçesi Turan mahallesi ... ada 8 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine alışveriş merkezi yapılması konusunda inşaat sözleşmesi ve 31/12/2008 tarihli ek sözleşme akdedilmiştir.Asıl davada davacılar vekili; taraflar arasında alışveriş merkezi ve süpermarket yapımına ilişkin İnşaat Sözleşmesi ve Alt Kira Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının inşaatı bitirip teslim etmesi gereken tarihte teslim edemediğini, davacıların sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşme kapsamında ödenen 287.524,00 USD+KDV’den şimdilik 100.000,00 USD’nin ve 270.000,00 USD cezai şart alacağından şimdilik 1.000,00 USD’nin, sözleşmenin feshedildiği 19.06.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, menfi zarar sorumluluğu kapsamında sözleşme yapma ve delil tespiti masrafı olarak 12.531,71 TL’den şimdilik 1.000,00 TL’nin sözleşmenin feshedildiği 19.06.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davada davalılar; yasal sürede davaya cevap vermemiş, birleşen davada davacı vekili; davalı ile akdedilen İnşaat Sözleşmesi kapsamında davalı şirketin bu ticari ilişkiden doğmuş doğacak borçlarına karşılık olarak; davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, ancak davalı tarafın taahhütlerini yerine getirmemesi ve temerrüde düşmesi üzerine davalılara ihtarname gönderilerek uğranılan zarar sebebiyle 270.000,00 USD’nin ödenmesi gerektiği, aksi halde ipoteğin paraya çevrileceği hususlarının bildirildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak takibin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada davalılar vekili; işin gecikmesinin nedeninin davacı tarafın ödemelerini zamanında yapmaması, sözleşmede yazılı olmayan bir çok işin, davalı şirket tarafından yapılmasına rağmen bedellerinin ödenmemesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, Mahkemece; 16/04/2007 tarihinde asıl ve birleşen davada davacılar ile asıl ve birleşen davanın davalısı ... İnşaat ve Gayrimenkul San. Tic. Ltd. Şti. arasında İzmir ili, Karşıya İlçesi'nde bulunan taşınmaz üzerine alışveriş merkezi yapılması konusunda eser sözleşmesi imzalandığı, 31/12/2008 tarihinde ise taraflar arasında aynı konuya ilişkin olarak ek sözleşme tanzim edildiği; asıl ve birleşen davadaki gerçek kişi davalıların ise garantör ve ipotek veren sıfatıyla inşaatın yapılmasını taahhüt ettikleri, sözleşme uyarınca davalı şirketin, ruhsatın alınmasından itibaren 220 gün içerisinde inşaatı tamamlayarak teslim etmeyi taahhüt ettiği, ancak davalı şirketin eseri, iş sahibine süresi içerisinde teslim etmediği ve ifada temerrüde düştüğü, bu nedenlerle davacı taraflarca sözleşmenin 19/06/2009 tarihinde fesh edildiği, bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere, inşaatın tamamlanma oranının; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/1248 D. İş dosyasıyla yapılan tespitte %13, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/99 Talimat sayılı dosyasında yapılan tespitte ise %15,28 seviyesinde olduğu, bu durumda inşaatın %90 seviyesine gelmediği, bu nedenle sözleşmenin ileriye etkili olarak değil, geriye etkili olacak şekilde sözleşmeden dönme yoluyla sona erdiği, sözleşmeden dönülmesiyle birlikte; taraflaların o zamana kadar ifa edilen edimlerini geri istenebileceği ancak davalı yüklenicinin de sözleşmeden dönme tarihine kadar ifa ettiği edimleri geri isteme hakkının bulunduğu dikkate alındığında; inşa edilen yapı değerinin bu bedelden tenzil edilebileceği, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/1248 D. İş dosyasıyla yapılan tespitte inşaat seviyesinin %13 olduğu, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/99 Talimat sayılı dosyası aracılığıyla yapılan tespitte ise inşaat seviyesinin %15,28 seviyesinde olduğunun heyetlerce değerlendirildiğinden; inşaat işinin sabit fiyat anahtar teslimi olacağı gözetilerek; tasfiye hakediş bedelinin 1.521.300,00 USD x 0,15 Seviye = 228.195,00 USD olduğu, taraflar arasında imzalanmış 31.12.2008 tarihli Ek Sözleşme ile davacılar ... ve ... tarafından, davalı - müteahhide yapılan ödeme tutarının ise 287.24 USD asıl alacak ve 51.74,32 KDV olmak üzere toplam 339.278,32 $ olduğu bu durumda, davacılar - ... ve ... tarafından, davalı müteahhide yapılan toplam ödeme tutarının davalı müteahhit tarafından gerçekleştirilen toplam imalat tutarından fazla olduğu, davacılar ... ve ... tarafından, davalı müteahhitten talep edilebilecek fazla ödeme tutarının; KDV dahil 339.278,32-228.195,00 USD= 111.083,32 USD olduğu, davalı şirketin ve sözleşmede garantör olarak yer alan ve davacıların her türlü zarar ve alacaklarını ödemeyi taahhüt eden davalı ...'ın bu miktardan davacılara karşı sorumlu oldukları, ancak davacı taraflarca kısmı olarak açılan davada 100.000,00 USD talep edildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalındığı, asıl davada cezai şart yönünden yapılan değerlendirme de ise; taraflar arasındaki sözleşme ile başlangıçta ifaya ek olarak gecikmeden kaynaklı bir cezai şart ön görüldüğü, 31/12/2008 tarihli ek sözleşmede ise cezai şartın niteliğinin değiştirilerek ifaya ek cezai şart niteliğinde olmaktan çıkartılarak; borcun ifa edilmemesi ( dönme halinde de) ödenecek cezai şart olarak düzenlendiği, bu durumda davalı şirketçe sözleşmenin ifa edilmemiş olması ve davacı taraflarca sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması nedeniyle iş bu cezai şartın da davacı taraflara ödenmesinin gerektiği , davacılarca dava dilekçesinde 1000 USD cezai şart talep edildiği ve davalı şirket ile birlikte davalı ...'ında garantör sıfatıyla cezai şarttan sorumlu olduğu, cezai şart kaydına yer verilen sözleşmelerde alacaklı, ancak kararlaştırılan cezai şart miktarından daha fazla bir zarara maruz kaldığını ispat ettiği taktirde, cezai şartın yanı sıra tazminat talebinde bulunabileceği, bu durumda, maruz kalınan zarar miktarının cezai şartı aştığını ispat yükünün, bunu iddia eden tarafta olduğu, davacı taraflarca asıl davada sözleşmeden dönülerek cezai şart talebinde bulunulduğu ve mahkemece cezai şart talebinin kabulüne karar verildiği, davacı tarafça cezai şartı aşan menfi zararın varlığının ispat edilemediği, birleşen dava yönünden; 18.12.2007 tarihinde, ... İnşaat ve Gayrimenkul San.Tic.Ltd. Şti. ile ... ... Süper Marketleri Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişkiden doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık olmak üzere, birleşen davanın davalısı ...'a ait olan İstanbul İli, Fatih İlçesi, Abdiçelebi Mahallesi ... Pafta, . Ada, 80 Parselde kayıtlı kat irtifakı kurulu, 25/230 arsa paylı taşınmazın 2 ve 3 no'lu bağımsız bölümleri üzerinde 1. derecede ve 1. sırada 240.000 TL bedelle bağımsız bölümler üzerinde ipotek tesis edildiği, ipoteğin ... Inşaat tarafından ... lehine verilmiş olduğu, taahhütlerin ve ...'nın sözleşmeden kaynaklı tüm alacaklarını (doğmuş ve/veya doğacak) garanti etmek üzere verildiği, ... İnşaat ve Gayrimenkul San. Tıc. Ltd. Şti.’nin, sözleşmeye uymayarak edimini süresi içerisinde ifa etmediği, davacı yanın sözleşmeden kaynaklı olarak sözleşme bedeli ve cezai şarttan kaynaklı olarak; davalı şirketten ve ipotek edilen taşınmaz malikinden ipotek limiti dahilinde alacaklı olduğu, bu nedenle davalılarca takibe yapılan itirazın haksız olduğu, alacağın likit olmadığı, gerekçesi ile; asıl davanın kısmen kabulü ile 1.000 USD cezai şartın 27/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. ... Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 100.000 USD sözleşme bedelinin 27/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. ... Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardar müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların menfi zarara ilişkin tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile Davalıların ( davalılar ... İnşaat ve Gayrımenkul San Tic. Ltd. Şti'nin ) İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin 240.000,00-TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden devamına, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin davacılar tarafından, işin süresinde tamamlanması sebebi ile geriye etkili olarak fesih edildiği, inşaatın tamamlanma seviyesinin % 15 olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar birbirlerinden aldıklarını iade ile yükümlüdür. Asıl davada iş sahipleri, sözleşmesinin feshi nedeniyle ödenen bedelin iadesinin, cezai şart ve menfi zararın tazminini talep etmişler, birleşen davada ise yüne iş sahibi ; eser sözleşmesi kapsamında verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece, hesaplamalara KDV eklenmemesi gerekirken davacıların yaptığı ödemeye KDV eklenmiş iken davalı yüklenicinin hak ettiği bedele KDV eklenmeden hesaplama yapılarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı yüklenicinin iddiasına göre; birleşen dosyada aynı eser sözleşmesi kapsamında verilen ipoteğin paraya çevrildiği anlaşıldığından; mahkemece bu dosya getirtilerek ve asıl dosya alacağının ,icra dosyasında alınan ödemeler mahsup edilerek tespit edilmesi, birleşen dosyanın ise bu durumda konusuz kaldığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanı ise kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, asıl dosyada davacıların talep ettiği; menfi zarar kapsamındaki, sözleşme yapma ve delil tespiti masrafı olarak 12.531,71 TL’den şimdilik 1.000,00 TL’lik talebin, cezai şartı aşan zarar olarak değerlendirilmesi de isabetli değildir.Ayrıca mahkemece yargılama giderleri vekalet ücretlerinin yabancı para alacakları söz konusu olduğunda, dava tarihindeki kur üzerinden, karar tarihindeki tarifelere göre hesaplanması gerektiği, ancak mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmındaki hesaplamaların hangi tarihteki kura göre ve hangi bedele göre hesaplanmış olduğunun da denetime elverişli şekilde açıklanmamış olması da doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/06/2025 tarih ve 2021/293 Esas, 2025/484 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.