T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:04/01/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Alım Satım) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:04/01/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Alım Satım) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalılar tarafından sahte faturalara dayalı icra takibinin Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatıldığını, usulsüz tebligatlar ile iş bu takibin kesinleştiğini, müvekkili adına çıkartılan ödeme emri dahil icra dosyasındaki tüm tebligatların usulsüz olduğunu, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyanın derdest olduğunu, müvekkilinin anılan takipte taraf sıfatının bulunmadığını, davalı yana böyle bir borcunun olmadığını, muhtelif tarihlerde muhtelif bedelli 9 adet fatura yazıldığını, anılan malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturaların dahi tebliğ edilmediğini, faturaların içeriklerinin belli olmadığını, müvekkilinin takibi öğrendikten sonra 20.07.2017 tarihinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na başvurarak mal almadığı halde adına mal vermiş gibi hal bildirim sisteminde gerçeğe aykırı kayıt yapıldığını, ... isimli şahıs tarafından TC. ve vergi nosunun öğrenilerek gerçeğe aykırı çağrı merkezinden bildirim yapıldığının bildirildiğini, ticari defteriyle örtüşmeyen gerçeğe aykırı, sahte, dolandırıcılık mahsulü kaydın silinmesini istediğini, davalı yanca sunulan faturaların sahte olduğunu, faturalarda teslim alan adına atfen yazılı imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle, İİK'nın 72/2. maddesi ve HMK'nın 391. maddesi uyarınca dava sonuçlanıncaya kadar Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin dava sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini beyanla müvekkilinin anılan takipten ötürü borcu bulunmadığının tespitini, dava sonunda icra takibinin tamamen iptaline, davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle takip konusu alacağın en az %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili; davacının iddialarının sebze alım satımına ilişkin olan faturalara dayandığını, taraflar aksini kararlaştırmamışsa para borcu alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğini, İİK'nın 72. maddesine göre menfi tespit ve istirdat davalarının takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini, icra takibinin Denizli'de başlatıldığını, aynı zamanda davalının yerleşim yeri (alacaklının yerleşim yeri) olduğundan menfi tespit davasının da Denizli'de açılması gerektiğini, yetkili mahkemelerin Denizli Mahkemeleri olduğunu, davacı yan aleyhine taraflarınca başlatılan Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasından davacı borçluya gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiasının tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin sahte faturalara dayalı olarak icra takibine giriştiği şeklindeki iddialarının tamamen borçtan kurtulmaya yönelik iddialar olduğunu ve ispata haiz olmadığını, davacı yanın iş yerini oğlu ile birlikte işlettiğini, bu nedenle faturalardaki imzanın davacı yana ait olmamasının doğal olduğunu, bu durumun davacı yanın borçlu olmadığını ispatlayamadığını, davacı yan adına açılmış olup dilekçede davacının oğlunun da borcu olmadığı iddiası bir nevi faturalardaki imzaların oğlu tarafından atıldığının kanıtı olduğunu, hiçkimsenin hiçbir iddia olmadan dava dışı bir kişinin borçlu olmadığını öne süremeyeceğini, davacı tarafın böyle bir borcunun olmadığını söylemekte haksız olduğunu, taraflar arasında faturaya konu malların davacıya teslim edildiğini, bu nedenle öncelikle açılan davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeni ile yetkili mahkemelerin Denizli mahkemeleri olduğundan bahisle yetki yönünden davanın reddini, haksız ve kötüniyetli açılan davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacının takip konusu alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "somut olayda ispat yükü davacı tarafa fatura karşılığında mal teslim ettiğini iddia eden davalı tarafta olup, davalı taraf bu iddiasını dava değeri de göz önüne alındığında yazılı delil ile kanıtlamalıdır. Somut olayda, ispat yükü kendisine düşen davalı taraf ticari defter ve belgelerini ibrazdan kaçınmış olup, takip ve dava konusu fatura içeriğindeki malların davacıya ya da yetkili temsilcisine teslim edildiğini ispat edememiştir. Her ne kadar takibe konu fatura tarihleri olan 2014 yılının 9., 10.,ve11., aylarında muhtelif tarihlerde künye numarası bulunan 14 adet kayıtlara alınmış mal sevkiyatı hal bildirim sisteminden tespit edilmiş ise de bu malların kime teslim edildiği belli olmadığı gibi, davalı taraf dava ve takip konusu faturalar yönünden fatura içeriğindeki malın davacıya teslim edildiğine dair herhangi bir delil sunamamıştır. Davalı tarafın cevap dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanmadığı görülmüş olup, bu nedenle mahkememizce yemin teklif etme hakkı da hatırlatılamamıştır. Bu nedenle somut olayda, ispat yükü kendisine düşen davalı tarafın ticari defter ibrazından kaçındığı, teslim yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı kanaatine varıldığından subut bulan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nun 72/5 maddesi hükmü "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz." düzenlemesini içerir. Buna göre, yasal koşulları oluştuğu kanaatiyle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; meyve ve sebze sevkiyatında her malın teslimine ilişkin künye numaraları verildiğini, Hal Hakem Heyeti'nde de bu kayıtların tutulduğunu, irsaliyeler üzerinde ise malın hangi araçla taşındığının yazıldığını, her halukarda mal satılamadığında, çürüdüğünde dahi bu durumun Hal Hakem Heyeti'ne bildirildiğini ve yetkililerin de bu durumu incelemek üzere gelip baktıklarını, mallar dökülecekse dahi yetkililerden uygun alınıp döküldüğünü, hal işleri ile meşgul olanların bağlı bulunduğu hal kayıt sistemlerine bu ürünler ile ilgili kayıtların girildiğini, müvekkili tarafından davacı tarafa yapılan sevkiyatlara ilişkin kayıtların dosya arasına girdiğini, teslimat olgusunun sabit olduğunu, Mahkemece mal tesliminin yapıldığına dair belge sunulmadığı şeklinde bir gerekçeye yer verilmesinin tamamen hatalı olduğunu, dosyada aldırılan bilirkişi raporunda; Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı Sebze ve Meyve Halleri Şube Müdürlüğü tarafından dosya muhteviyatına sunulu bilgilendirme yazılarına göre davalı ... tarafından davacı ...'na takibe konu fatura tarihleri olan 2014 yılının 9.,10. ve 11. aylarında muhtelif tarihlerde künye numarası bulunan 14 adet sevkiyat bulunduğu, bu kayıtlara göre 37.570,25-TL müvekkilinin alacaklı olduğunun yazıldığını, bu kayıtlarda yazılı tutarları davacı taraf beyan ettiğinden alım satım fiyatının çok altında bir hesaplama yapıldığını, buna istinaden Denizli Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülen ... E. ve ... E. sayılı dosyalarında aynı tarihlerde gelen yazı cevaplarına göre ürün bedelleri üzerinden yapılan incelemeyi içerir bilirkişi raporlarını da dosyaya ibraz ettiklerini, davacı tarafın hiç bir alışverişi hal kayıtlarında sabit olmasına rağmen ticari defterlere kaydetmediğini, müvekkilinin ticari defterlerinin ise Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...-... E. sayılı dosyalarında yapılan incelemelere konu edildiğini, lakin ibraz edilen bu defterlere daha sonrasında Mahkeme kalemince de yapılan araştırma ile dahi ulaşılamadığını, o dosyalarda da müvekkilinin ticari defterlerinin değil mal sevkiyatına dair hal kayıtları ile ürünlerin o dönemki bedellerinin ziraat bilirkişisine hesaplatılarak sonuca gidildiğini, davacı taraf ile müvekkilinin daha öncesinde alım satım ilişkilerinin söz konusu olduğunu, buna ilişkin faturaların da mevcut olduğunu, takip yapılır iken ödenmiş olan faturalar ve buna ilişkin sevkiyatların takibe konu edilmediğini, davacı tarafın alım satım ilişkisini inkar etmek adına ...'nun bu alım satıma dayalı borç ilişkisinde banka kanalı ile yapmış olduğu ödemelerin "ödünç" olduğuna dair sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı olarak müvekkili ... hakkında haksız bir biçimde icra takibi başlattığını, davacı tarafın borçtan kurtulmak adına mal teslimi olmadığını, müvekkilleri tanımadığını ve hiçbir alışverişin söz konusu olmadığını beyan ederek iyi niyet ilkesine aykırı hareket ettiğini, faturalara konu olan sevkiyatın yapıldığının sabit olduğunu, dava konusu faturaların tarihinin 2014 olduğunu, davacıya ürünlerin teslim edilmemesi gibi bir halin söz konusu olmuş olsa idi bu konuda davacı tarafın müvekkillerine herhangi bir ihtarda bulunması gerektiğini, TTK'nın 21/2. maddesine göre bir faturayı alan kişinin, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etme hakkına sahip olduğunu, aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayıldığını, buna ilişkin karine ile faturaya yazılı delil niteliği tanındığını, yazılı delillerin aksine yazılı delillere ilişkin parasal sınırları aşmış olduğundan davacı tarafın yazılı delil ile borcu ödediğini ispat etmesi gerektiğini, alacağa da takipte ticari ilişkilerde uygulanması gereken faiz oranı uygulandığını, davacının iddiasında da %10,5 şeklinde faiz uygulanması ile asıl alacağın 2 katına çıktığı şeklindeki iddialarının Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri gereğince hiçbir mantıklı izahı bulunmadığından ödeme emrine işletilen faizin hukuka uygun olduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçesinin dosya kapsamına kesin bir biçimde uygun düşmeyen bir karar ile davanın kabulüne karar verdiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı, halde meyve satışı yaptığını, davacıya mal teslim ederek davacı adına fatura düzenlediğini ve takibe konu edilen faturaların ödenmediğini iddia ederek davacı aleyhine takip başlatmış, davacı yan ise, akdi ilişkiyi inkar ederek kendisine mal teslimi yapılmadığını iddia etmiştir. Davacı tarafın akdi ilişkiyi inkar ettiği, davacı yanın ticari defter ve belgelerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davalı yanın düzenlediği ve takibe konu ettiği faturaların davacının işletme defterlerinde kayıtlı olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen süre içerisinde davalı yanca ticari defter ve belgelerinin sunulmadığı, taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu ve faturadaki malların davacıya teslim edildiği hususunda ispat yükünün davalı yanda olduğu, gerek Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı Sebze ve Meyve Halleri Şube Müdürlüğü cevabi yazısında gerekse ekindeki belgelerde faturadaki malların davacıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve beyan bulunulmadığından davalı yanca faturaya konu malların davacı yana teslim edildiğinin ispat edilemediği, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/5621 Esas ve 2023/5853 Karar sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı ... yönünden; alınması gerekli 12.061,23-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.015,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.045,92-TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı ... yönünden; alınması gerekli 12.061,23-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.261,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.799,75 TL istinaf karar harcının davalı ...'tan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 4-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgililerine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/12/2025 ...