T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/848 Esas KARAR NO : 2026/266 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/12/2019 NUMARASI : 2017/515 Esas, 2019/970 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Rücuen tazminat -Sigorta Poliçesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/848 Esas KARAR NO : 2026/266 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/12/2019 NUMARASI : 2017/515 Esas, 2019/970 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Rücuen tazminat -Sigorta Poliçesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde sigortalı bulunan ... A.Ş.'ne ait servis kutusu ve borularına verilen hasar neticesinde sigortalısına 19.08.2016 tarihinde 3.876,87 USD hasar tazminatı ödediğini ve 08.03.2017 tarihinde davalı tarafa rücu mektubu gönderdiğini, ödeme talebine davalı tarafından olumsuz yanıt verildiğini belirterek 3.876,87 USD 'ın 19.08.2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı taraftan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; dava konusu hasarda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın meydana geldiği yerde alt yüklenici firma tarafından yapılan işten ve müvekkili şirket ile alt yüklenici arasındaki ihale sözleşmesi maddelerinden bahsetmiş, kanalizasyon teknik şartnamesi ek-2 2.3.5.1. maddesinde yer alan "yüklenici, tüm yer altı tesislerinin ve kazılara yakın bina, duvar, direk vb. bilumum tesislerin emniyeti için bütün tedbirleri kendi sorumluluğu altında almak mecburiyetindedir", hükmünün havi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Dosyadaki bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, detaylı, gerekçeli, dosya kapsamı ile uyumlu olan ve bu nedenle de itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca, davacının dava dışı sigortalısına ödediği tazminata 6102sayılı TTK'nın 1472. Maddesi gereği halef olduğu, bu sebeple davacının rücu talebinin yerinde olduğu, davalı ... tarafından sorumluluğunun bulunmadığı zira aralarındaki sözleşmeden dolayı alt yüklenicin zarardan sorumlu olduğu belirtilmişse de, sözleşmenin ancak taraflar ... ve alt yüklenici şirket arasında hüküm ifade edebileceği, üçüncü kişilere verdikleri zarardan birlikte sorumlu olduklarının kabulü gerektiği bu sebeple anılı savunmaya itibar edilmediği, dava dışı sigortalı ... ve davalılar tarafından tutulan dava dilekçesine ek hasar tespit tutanağı ve alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının davalılardan talep edebileceği tazminat miktarının 3.876,87 USD olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 3.876,87 USD'nin 19/08/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince hesaplanacak faizi ile birlikte, davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporunda davaya cevap ve itirazları konusunda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, ek rapor alınmadan karar verildiğini, davacının sunduğu hasar tespit tutanağı, hasar onarım gider belgesi ve ekspertiz raporunun olaya uygunluğunun değerlendirilmeden düzenlenen raporun hükme esas alınarak hasar iddiasına ilişkin bir fotoğraf dahi sunamayan davacının tüm taleplerinin kabul edildiğini, hasar tutanağında imzası bulunan kişinin dava dışı sigortalı şirkette çalışıp çalışmadığı, olay anındaki görevinin araştırılmadığını, ekspertiz raporunun olaya ilişkin somut bir gerekçeye dayanmayan ve tamamen gerçeklikten uzak sigortalı ...'ın tek taraflı düzenlediği belgelerin tekrarından ibaret olduğunu, zarar maliyet hesaplamasının ekspertiz tarafından dahi yapılmamış iken, bilirkişi raporunda meydana gelmiş zarar nitelendirmesiyle zarar hesabının yapıldığını, meydana geldiği iddia edilen zararın dosyaya sunulan belgelerle ispat edilemediğini, kabul anlamına gelmemek üzere, işçilik bedeli ve işletmeye alma bedellerine ilişkin talebin böyle bir zarar gerçekten var olsa dahi dikkate alınmaması gerektiğini, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere hasarın tamiratını gerçekleştiren personelin sigortalı ...'ın kendi personeli olduğunu, yapılan tamirat için sigortalı ve davacı tarafça ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını,yine 624 aboneni doğalgazının tek tek hatlarının kesilmesi suretiyle mi yoksa, arızanın meydana geldiği tek bir hattın ya da vananın kapatılması sonucunda 624 aboneye verilen doğalgazın kesilmesi suretiyle mi gerçekleştirildiğinin araştırılmadığını, bu yönüyle verilen kararın eksik olduğunu, kaldı ki hasar tespit tutanağında kapatılan vananın numarasına kadar verildiği ve gaz kesme işleminin vana kapatılması suretiyle yapıldığının da bu surette ispatlandığını, Mahkemece takdir edilen tazminatın USD üzerinden belirlenmesi, faiz türü ve faizin başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, haksız fiil hükümlerine göre istenen tazminat talebi olmasına rağmen döviz üzerinden taahhütte bulunulmuş gibi değerlendirme yapıldığını, hasar onarım gider belgesinde de tüm giderlerin TL üzerinden yapıldığının beyan edildiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, dava dışı sigortalı ...'a ait servis kutu ve borularında meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ... arasında 01.02.2016-01.02.2017 tarihleri arasında Ticari Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 19/08/2016 tarihinde davalı ... tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında dava dışı sigortalıya ait doğalgaz borularına hasar verildiği iddiasıyla davacı tarafından sigorlısına ödenen hasar bedelinin davalılardan tahsili istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davanın kabulü ile 3.876,87 USD'nin 19/08/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince hesaplanacak faizi ile birlikte, davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ... tarafından hüküm istinaf edilmiştir. İstinafa konu uyuşmazlık, dava dışı sigortalının zararından davalı ...'nin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmıştır.Davacı sigorta şirketi iş bu davada TTK 1472.maddesiuyarınca halefiyete dayalı olarak talep etmiştir. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur.Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. İlk derece mahkemesince alınan 23/10/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; zararın meydana gelişine ilişkin olarak, dosya kapsamında mezkur olaya ait bir fotoğraf bulunmamasına rağmen 19.08.2016 tarihli ...'a ait hasar tespit tutanağının ... personelleri ile davalı ... alt yüklenici ve ... inşaat yetkilisi tarafından hasarın meydana gelişine dair açıklamada mutabık kalınarak karşılıklı imza altına alındığı, meydana gelen hasarın yarattığı zarara ilişkin yapılan incelemede; meydana gelen hasarın şekli ve boyutu, gaz kaçak süresi ve miktarı, müdahale zamanı ve yapılan işçilik ve tahsis edilen teçhizatın dikkate alınması neticesinde 1.251,01 TL malzeme+işçilik, 1.345,08 TL gaz bedeli, 8.736,00 TL işletmeye alma olmak üzere toplam 11.332,09 TL onarım bedelinin yerinde olduğu görüş ve tespitlerini bildirmiştir. Somut davada, dava dışı sigortalıya ait borudaki hasarın davalı ...'nin yüklenicisi tarafından yapılan çalışma sırasında meydana geldiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... cevap dilekçesinde, yapılan tetkikler neticesinde, dava dilekçesinde belirtilen Beyoğlu, Kuloğlu Mah, ... sokokta 09.08.2016-31.08.2016 tarihleri arasında müvekkili idare uhdesinde görev yapan ... A.Ş ve ... Ltd Şti adi iş ortaklığı tarafından atıksu kanalı yenileme çalışması yapıldığını belirtmiştir. Dosya kapsamında bahse konu olaya ait bir fotoğraf bulunmasa da, 19.08.2016 tarihli ...'a ait hasar tespit tutanağının ... Taksim şebeke şefliği personeli ..., ... ile davalı ... alt yüklenicisi ... ve ... yetkilisi ... tarafından hasarın meydana gelişine dair açıklamada mutabık kalınarak karşılıklı imza altına alındığı görülmüştür.Bu kapsamda, davacının dava dışı sigortalısına ödediği tazminata 6102sayılı TTK'nın 1472. Maddesi gereği halef olduğu bu sebeple davacının rücu talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ... savunmalarında, sorumluluğunun bulunmadığı, aralarındaki sözleşmeden dolayı alt yüklenicin zarardan sorumlu olduğu belirtilmişse de, sözleşmenin ancak taraflar ... ve alt yüklenici şirket arasında hüküm ifade edebileceği üçüncü kişilere verdikleri zarardan birlikte sorumlu olduklarının kabulü gerekir.Bu nedenle davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, hasarın tamiratını sigortalı ...'ın personelinin giderdiğini , ayrıca tamirat için sigortalı veya davacı tarafça bir ödeme yapıldığının ispat edilemediğini, yine zarar kalemlerinden açma kapama bedeline ilişkin eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüş ise de, ilk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde bu yönde açıkça bir itiraz ileri sürülmemiş, sadece itiraz dilekçesinde davacı tarafın hasar bedeli olarak istediği miktarın fahiş olduğunu ve bu meblağa itiraz ettiklerini belirtmekle yetinilmiştir. HMK 357.Maddesi gereğince davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen ancak istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü bu yöndeki itirazlarının istinaf aşamasında dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle dava dışı sigortalı ... ve davalılar tarafından tutulan dava dilekçesine ek hasar tespit tutanağı ve alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının davalılardan talep edebileceği tazminat miktarının 3.876,87 USD olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Somut uyuşmazlıkta; davacı ... sigorta ile dava dışı sigortalı ... arasında düzenlenen ticari paket sigortasında, poliçenin dövizli poliçe olarak düzenlendiği ve sigorta primlerinin dolar olarak belirlendiği, davacı tarafından ödemenin de döviz cinsinden dava dışı sigortalısına yapıldığı anlaşılmakla Mahkemece USD döviz cinsi üzerinden hükmedilen bedele 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına ödedikleri en yüksek faiz oranları uygunlanmak suretiyle ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı ...'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/515 Esas, 2019/970 Karar sayılı ve 02/12/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı ... tarafından yatırılan 252,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 479,70 TL harcın davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/02/2026