T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/118 - 2026/526 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/118 KARAR NO : 2026/526 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/1179 Esas DAVACI : TERMOSA MOBİL SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİ - …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/118 - 2026/526 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/118 KARAR NO : 2026/526 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/1179 Esas DAVACI : TERMOSA MOBİL SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : RESTAR OTOMOTİV TURİZM SANAYİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEP : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 14/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinde özetle; yargılama süresince alacağın tahsilinin güvence altına alınması amacıyla, İİK 257 vd. maddeleri uyarınca ve alacağın yaklaşık ispat edilmiş olması sebebiyle, davalı borçluya ait tüm taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "...1-Davacının ihtiyati haciz talebinin, dava konusu edilen 1.089.834,68.-TL alacağın %15'i teminat mukabilinde KISMEN KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davalının yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden itiraz dilekçesinde özetle; davalı şirketin HOTOMOBİL markasıyla ürettiği karavanları yurtiçinde ve yurtdışında satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket bünyesinde 80 den fazla çalışan bulunduğunu, tüm ödeme borç ifaları banka hesapları kanalıyla yapıldığını, ayrıca ihtiyati haciz kararı nedeniyle müvekkil şirketin bankalar nezdinde ticari itibarı sarsılmış olduğunu, kredi ve ödemeleri riske girdiğini, bu nedenle ihtiyati haciz kararına itirazlarını acil ve öncelikle incelenmesini, koşulları oluşmadan verilen ihtiyati haciz kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını, faturaların ve sevk irsaliyelerinin sunulmadığı borcun doğduğunu göstermediği gibi borcun muaccel hale geldiğine dair değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini, İİK kanunun ilgili hükümleri gereğince ihtiyati haciz şartları oluşmadığını, haksız ve hukuka aykırı şekilde verilen ihtiyati haciz kararının ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...-Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı itiraz eden/davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz eden/davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşme bulunmadığı gibi davaya konu faturaya konu malların ayıpsız olarak teslim edildiğini, borcun ödenmediğini ispat yükünün davacı da olduğunu, yaklaşık olarak dahi ispatlanamadığı için ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, faturaların ve sevk irsaliyelerinin sunulmamasının borcun doğduğunu göstermediğini, borcun muaccel hale geldiğine dair değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini, dava kapsamında sunulan faturaların ve irsaliyelerin kabulü anlamına gelmemek kaydıyla doğruluğu dahi kabul edilse davalı şirket ile davacı arasında olan sürekli ticari ilişki kapsamında borçların ödenip ödenmediği dahi araştırılmaksızın buna dair tarafların ticari defterleri incelemeksizin verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK kanunun ilgili hükümleri gereğince ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, %15 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talep eden davacının kötü niyetli olup, ihtiyati haciz kararını dahi kötü niyetle icra ettiğini, davalı şirketin herhangi bir mal kaçırma girişimi olmadığı halde, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle cevap dilekçesi sunulmadan deliler toplanmadan verilen ihtiyati haciz kararının ölçülülük ilkesine açıkça aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya içeriğinde sunulu bulunan 14 adet irsaliyeli fatura, borç ikrarını havi yazışma kayıtları ve emtianın teslim edildiğini tevsik eden imzalı sevk irsaliyelerinin, İİK'nın 257 m. ve devamı maddelerinde aranan "alacağın varlığına delalet eden kuvvetli karine" şartını fazlasıyla karşıladığını, mahkemece davanın esasına girilerek kesin bir ispat aranmış olsaydı, bu durumun ihtiyati haciz kurumunu işlevsiz kılacağını ve alacağın tahsilini tehlikeye düşüreceğini; davalının, yargılama sürecini uzatmayı ve borcun ifasını geciktirmeyi amaçlayan, dürüstlük kuralına aykırı bir tutum içerisinde olduğunu, mahkemenin de bu içtihatlara uygun biçimde, imzalı irsaliyelerin varlığını yaklaşık ispat için yeterli gördüğü, borçlu tarafın yapmış olduğu tüm itirazların esas yargılamayı ilgilendirdiğini, ihtiyati haciz kararının usul ve esasa uygunluğuna ilişkin hiçbir itirazlarının olmadığını, alacağın muaccel olduğunu ve ticari ilişkinin sabit olduğunu, her ne kadar davalı borçlu %15 oranında teminat yatırılmasını ölçüsüz bulsa da yerleşik Yargıtay içtihatları ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararlarının, mahkemenin belirlediği %15'lik teminat oranının hukuka uygun bulduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2025 tarihli ara karar, 2025/1179 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava faturadan kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. Talep; ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince itiraz eden davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı itiraz eden davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının davaya ve takibe konu ettiği faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği, faturalara konu borcun ödenmediğinden bahisle başlatılan takibe davalının itirazı sonucunda eldeki davanın açıldığı, davacı tarafından ihtiyati haciz talep edildiği, mahkemece talebin kabulü ile %15 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verildiği, davalının itirazı üzerine duruşmalı olarak yapılan değerlendirme sonunda ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verildiği, karara karşı itiraz eden davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. İhtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin ara karara karşı borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, İİK'nın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK'nın 257. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," 258. maddesinde; "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir. İcra ve İflâs Kanununun 258. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. Somut olayda; ihtiyati hacze konu alacağın faturalardan kaynaklandığı, faturalara konu sevk irsaliyelerinin imzalı olduğu, yine davacı tarafından sunulan mesajlaşma kayıtları da dikkate alındığında davacının iddiasını yaklaşık olarak ispat edildiği, karşı taraf/borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, itiraz eden karşı taraf/borçlu vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine itiraz eden davalı vekili, teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin itirazlarda da bulunmuş ise de, anılan talebin 2004 sayılı yasanın 266.maddesinde düzenlendiği, ihtiyati haciz kararına karşı yasa yolunu düzenleyen aynı yasanın 258/3.maddesi ile ihtiyati hacze itiraz sonucu verilen karara karşı yasa yolunu düzenleyen 265/5.maddesinin bu istem yönünden uygulama yerinin olmadığı, dolayısıyla anılan istem yönünden istinaf yasa yolunun açık olmadığı da anlaşılarak bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak karşı taraf/borçlu vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İtiraz eden/davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının itiraz eden/davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*