TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2021 NUMARASI : 2019/36 Esas, 2021/674 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/219 KARAR NO : 2026/338 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2021 NUMARASI : 2019/36 Esas, 2021/674 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasına dayanılarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın kaldırılması davası olup, mahkemece davanın kabulüne yönelik karar davalı yanca istinaf edilmiştir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin dekor işi üzerine anlaştıklarını, davalı şirketin isteği üzerine dekor işi için uygun görülen bedele dair teklif bütçesi hazırlanıp davalı şirkete mail yoluyla iletildiğini, davalı şirket teklif bütçesini kabul ettiğinden işin yapılma koşulu olan 5,000,00 TL ön ödemeyi müvekkiline ödediğini, işin tamamlanması ardından 07.03.2019 tarihinde irsaliyeli faturanın davalıya iletildiğini, davacının üzerine düşen dekor edimini eksiksiz yerine getirdiği halde davalının üzerine düşen ödeme edimini yerine getirmekten imtina ettiğini, davalı tarafça ödenmesi gereken fatura bedelinin bir kısmının ödenmediğini, takibin sehven 15.930,00 TL bedel üzerinden başlatıldığını oysa davacının alacağının, 5.000,00 TL ödeme düşüldükten sonra 10.930,00 TL olduğunu beyan ederek davalı borçlunun, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takip tarihinden işleyecek yasal faiz ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında müvekkilinin fuarda kullanması amacıyla dekor yapımı için bir anlaşma yapıldığını, bu anlaşma neticesinde ürün için belirlenen ücretin 13.500,00 TL+KDV olduğunu, davacı tarafça sipariş edilen ürünün yapımına başlanmadan %30 oranında ön ödeme talep edildiğini ve 5.000,00 TL ön ödeme yapıldığını, davacı tarafından yapılan ve teslim edilen ürünün müvekkili tarafından sipariş edilen standart ve kalitede olmadığını, bu hususun, ürünün müvekkiline 8 Mart Kadınlar Günü için düzenlenen fuarda teslim edillir edilmez davacı tarafa sözlü olarak iletildiğini, fuarın sonunda ürünün özelliği gereği müvekkili tarafından sökülemeyeceği, ancak davacı tarafından sökülerek taşınabileceği için müvekkile teslim edilmek üzere davacı tarafından söküldüğünü, ancak ürünün müvekkil şirketin deposuna teslim edilmediğini, davacı tarafın müvekkilinin deposunda yer olmadığı için ürünün müvekkilinin deposuna götürülmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, tüm bunların yanında, müvekkili şirket yetkilisi tarafından ürünün eksiklikleri ile ilgili olarak davacı tarafa derhal mail gönderildiğini, bu durum üzerine davacı şirket sahibi tarafından gönderilen mail ile fatura tutarından indirim teklif edildiğini, müvekkiline gönderilen 15.930,00 TL bedelli faturaya Kadıköy 19. Noterliğinin 18.03.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini ve faturanın iade edildiğini beyan ederek davanın reddine, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, sunulan bilirkişi kök ve ek raporlarının denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte olması sebebiyle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması cihetine gidilmediği, davacı tarafından yerine getirilen hizmetin ayıpsız olduğunun kabul edildiği, dava dilekçesinin netice-i talep kısmında davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilmesi gerektiği, her ne kadar icra takibi 16.806,59 TL üzerinden yapılmış ise de davacının dava dilekçesindeki talebinin, yapılan 5.000,00 TL ön ödeme düşüldükten sonra 10.930,00 TL asıl alacağa ilişkin olduğu ve dava açılırken harca esas değerin bu değer olarak gösterildiği tespitiyle beraber davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, asıl alacak 10.930,00 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerektiği, öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan icra inkar tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin bilirkişi raporlarına yaptığı itirazları dikkate almadığını, oysa ki ... tarafından düzenlenen 27.04.2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda, Yargıtay kararlarına ve doktrinde yer alan görüşlere dayanarak müvekkili tarafından fuar alanında sözlü olarak ve fuar bitiminde e-mail şeklinde yapılan ayıp bildiriminin geçerli olduğunun tespit edildiğini, 27.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere, faturaya itiraz edildiği ve faturanın iade edildiği gün davacı tarafından gönderilen e-mail ile fatura tutarından indirim teklif edildiğini, bu durumun ürünlerin ayıplı olduğunu gösterdiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olup bu çelişkilerin giderilmediğini, her iki tarafın da tacir olduğunu ancak hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketici Kanunu esas alınarak değerlendirildiğini, ürünlerin halen davacıda olduğunu, müvekkilinin ürünleri teslim almamasına rağmen bedelini ödemekle sorumlu tutulduğunu, ürünün ayıplı olduğuna yönelik iddialarının yeterince araştırılmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı, davalı ile varılan anlaşma gereğince üstlendiği dekor işini eksiksiz yerine getirdiğini, bir miktar ödeme de aldığını ancak bakiye alacağını alamadığını, alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının işi eksik ve taahhüt edilen kalitede yapmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. 25.04.2020 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından 19.02.2019 tarihinde davalı şirkete gönderilen e-mail içeriğinde "07.03 ... Teklif" başlıklı bir mail iletildiği ve fakat bu mail içeriğinde davalı şirkete verilen teklif rakamının görülmediği, 21.02.2019 tarihinde 12.500 TL+KDV teklif verilerek ilk verilen teklifin revize edildiğinin belirtildiği, 27.02.2019 tarihinde gönderilen e-mailde ise bu rakamın 13.500 TL+KDV olarak düşünülebileceği, %30 ön ödeme olarak 4.500 TL ödenmesi gerektiğinin davalıya bildirildiği, davacı şirket tarafından davalı adına 13.500 TL+KDV olmak üzere toplamda 15.930 TL tutarındaki fatura keşide edildiği, 27.02.2019 tarihli mail ardından ücret hususunda davalının itirazı olmadığından bu bedelin tarafların kabulünde olması gerektiği, her iki şirket yasal defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kazıntı ve silintiye rastlanmadığı, defterlerin sahibi lehine delil olabileceği, davalı tarafından talep edilen stand vb. malzemelerin 01.03.2019 tarihinde mail ile verilen sipariş gereği davacı şirket tarafından çalışılmaya başlandığı ve 8 Mart 2019 tarihi olan talep edilen tarihe yetiştirildiğinin dosyada yer alan görsellerden anlaşıldığı, davalının da hizmeti almadığına yönelik bir itirazının bulunmadığı, davacı şirket yasal defterlerinde davalının, 120.E06 nolu Alıcılar hesabında takip edildiği, 01.03.2019 tarihinde davalı tarafından yapılan avans ödemesi olan 5.000 TL ve davacı tarafından düzenlenen satış faturasının yer aldığı, takip tarihi olan 18.06.2019 tarihinde 10.930 TL davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı şirketin yasal defterlerinde davacı şirkete yapılan 5.000 TL avans ödemesinin kayda alındığı ve 159.01.003 nolu Verilen Sipariş Avansları Hesabında takip edildiği, davacı tarafından keşide edilen faturanın yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, takip tarihi olan 18.06.2019 tarihinde 5.000 TL davacının davalıya borçlu olduğu, 11.03.2019 tarihinde davalı tarafından mail içeriğinde hem fiyat teklifleri aldığını hem de alınan hizmette tespit ettiği eksiklikleri bildirdiği, teknik bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme ile ayıp hususunun aydınlanabileceği belirtilmiştir. 07.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı şirkete yaptığı teklif kapsamındaki malzemelerin (1) Tel örgü ( 200cm x 200 cm) 3.000,00 TL, (2) Tel örgü için profil demir+ayak ilavesi 500.00 TL, (3) Yeşil dekoratif sarmaşık 1.600,00 TL, (4) ... 3 adet 3.000,00 TL, (5) Şişeleri koymak için ışıklı raf (5 adet) 1.000.00 TL, (6) Desk (115cmx105cmx45cm)Siyah folyo Kaplı 2.000.00 TL, (7) Zemin için spotışık (2 adet) 800.00 TL, (8) Montaj+Demontaj 900.00 TL, (9) Hamaliye (Kurulum+söküm) 2kişi 2gün 800.00 TL, (10) Nakliye (...) 2 sefer 900.00 TL olmak üzere toplam 14.500.00 TL olup bütün malzemelerin depoda ayrılarak eksiksiz olarak fotoğraflandığı, sadece 5. kalemde belirtilen şişeleri koymak için ışıklı raf (5 adet), 8 Mart gününe yetişmeyeceği belirtilerek 1.000.00 TL'nin düşüldüğü, davacının teknik resmi olmadan kalem kalem tarif edilerek verilen siparişi, istenilen zamanda ve istenilen yerde hizmete sunduğu, şişeleri koymak için 5 adet rafın yapıldığı, raf içinde ışıklandırmanın zamanında yetişmeyeceği belirtildiği için 1.000.00 TL'nin düşüldüğü, yapılan hizmetin kalitesi tartışılabilir olmakla birlikte hizmetin zamanında ve eksiksiz olarak teslim edilmiş olmasının ayıplı hizmet olmadığı kanaatini edindirdiği, davacının 10.930,00 TL anapara, 601,45 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 11.531,45 TL davalıdan alacağı olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, görüşlerinin kök rapordaki ile aynı olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında; Taraflar arasında davalı iş sahibinin Dünya Kadınlar Günü nedeniyle açacağı standın yapılmasına yönelik eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, davacının eseri davalıya teslim ettiği, davalı tarafından alacağın bir kısmının ödendiği hususları sabit olmakla birlikte, davalı yan işin eksik olduğunu ve taahhüt edilen kalitede olmadığını ifade etmiştir. Davalı vekili, her ne kadar bilirkişi raporlarına itiraz ederek istinaf konusu yapmış ise de, bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olduğu ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu, denetime elverişli mahiyette olduğu anlaşılmakla bu hususta davalı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı vekilince, ayıp iddiasında bulunulmuş ise de, bu hususu ispatlar bir delil sunamadığı gibi, bilirkişi raporunda da işin ayıpsız olduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan davalı, davacıya gönderdiği mail içeriğinde sadece lamba ve ışıklandırmaya ilişkin ayıp iddiasında bulunmuş olup, başkaca bir ayıp iddiası ileri sürmemiştir. Davacı ise cevabi maillerde ayıp iddiasını kabul etmemiştir. Bu durum karşısında davalı yanca ayıp iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar uyuşmazlıktan sonra davacı tarafın fiyat indirimi teklif ettiğini, bu durumun eserdeki ayıbı ispatladığını belirtmiş ise de, yazı içeriği incelendiğinde davalının eksik ve ayıp iddiasını kabul etmediği, iyiniyet çerçevesinde indirim teklif ettiğini belirttiği görülmektedir. Dolayısıyla davacının uyuşmazlık sonrasında fiyat indirimi teklif etmesi ayıp hususunun ispatı için delil kabul edilmemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde ürünlerin halen davacının elinde olduğunu belirtmiş ise de, taraflar arasındaki mail içerikleri incelendiğinde davacının ürünlerin teslimi için davalının depo adresini sorduğu görülmektedir. Bu durum davacı tarafın, ürünlerin söküldükten sonra davalının isteği üzerine kendilerine bırakıldığını ve sonradan alınmadığına yönelik savunmasını destekler mahiyette bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/09/2021 tarih ve 2019/36 Esas, 2021/674 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 746,62 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 186,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 559,82 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.