T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/130 Esas KARAR NO : 2026/273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 31/12/2025 NUMARASI : 2025/1189 Esas DAVA: İFLAS (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava di…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/130 Esas KARAR NO : 2026/273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 31/12/2025 NUMARASI : 2025/1189 Esas DAVA: İFLAS (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirkette boya ustası olarak çalıştığını, davalı işverenin şirketin kapatılacağını gerekçe göstererek ve tazminatların ödeneceğini belirterek iş sözleşmesini 27.10.2025 tarihinde feshettiğini, ancak müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatları ile 2025 yılı Ekim ayı ücretinin ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında iflas yoluyla adi takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının tüm işçileri işten çıkartarak tek malvarlığı olan fabrika binasını satışa çıkardığını, bir alıcı bulunmuş olup satışın en kısa sürede gerçekleşeceğini, müvekkilinin alacağını tahsil edememe riski ile karşı karşıya olduğunu ileri sürerek takip çıkış miktarı olan 344.579,78 TL için teminatsız olarak davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 30.12.2026 tarihli dilekçesi ile; davalının iflas davasından sonra mal kaçırma girişiminde bulunduğunu ve tek malvarlığını başkasına devretmek için anlaştığını belirterek davalıya ait Tuzla İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 23 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına devri engellemeye yönelik ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 31.12.2025 tarihli ara kararları ile; davacının, davalı şirket aleyhine iflas yolu ile adi takip başlattığı, davalı borçlunun itirazı üzerine iflas davasının açıldığı, iflas davalarında, geçici hukuki koruma tedbiri niteliğinde olan İİK'nın 159. maddesi kapsamında muhafaza tedbirleri verilmesinin mümkün olduğu, somut olayda davalının iflası talep edildiğinden niteliği itibariyle muayyen bir alacağın ödenmesi talebini içermeyen iflas davalarının, ihtiyati haciz kararına konu edilemeyeceği; ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiğini, yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediği gibi tedbir konulması istenen taşınmazın davanın konusu olmadığı gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatını hak ederek işten çıkarıldığının ihtilafsız olduğunu, bu nedenle alacağı ispatladıklarından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, icra takibinde muayyen bir alacağın bulunduğu açık olduğundan, mahkemenin muayyen bir alacağın ödenmesi talebini içermeyen iflas davalarının, ihtiyati haciz kararına konu olamayacağı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu; ayrıca davalının işyerindeki faaliyetine son vererek tüm işçileri işten çıkarttığını ve tek malvarlığı olan binasını da satışa çıkararak mal kaçırmaya çalıştığını, borçlunun tüm malvarlığı iflas davasının konusuna girdiğinden, taşınmazın dava konusu olmadığından tedbir talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararları kaldırılarak ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Talep, davalının iflası istemine ilişkindir.Davacı vekili, aynı zamanda borçlunun alacağı karşılayacak malvarlığı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi ile davalıya ait taşınmazın üçüncü kişilere devrini engellemeye yönelik tedbir kararı uygulanmasını istemiştir.İlk derece mahkemesi, davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermiş, davacı vekili ara kararları yasal süresinde istinaf etmiştir. 1-İhtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın istinaf incelemesinde; Davacı, borçlunun iflas yoluyla adi takibe konu alacağı karşılayacak malvarlığının ihtiyaten haczini talep etmişse de, davada iflas yoluyla takip yapılarak davalının iflası talep edilmektedir. Bu durumda davacı iflas yolunu seçtiğine ve iflas kararı ile borçlunun malvarlığının külli tasfiyesi gerektiğine göre, davalı borçlunun sadece davacı alacağını karşılayacak malvarlığının ihtiyaten haczine karar verilmesi mümkün değildir. Zira davacı haciz yolunu değil iflas yolunu seçmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin iflas davasında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebini reddetmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 2-İhtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın istinaf incelemesinde; Davacı vekili, davalının malvarlığını kaçırma girişiminde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazına tedbir konulmasını talep etmiş, mahkemece taşınmazın davanın konusu olmadığı ve alacağın yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle tedbir talebi reddedilmiştir. İİK'nın 159. maddesi uyarınca iflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Anılan madde de defter tutulması ve diğer muhafaza tedbirlerinden bahsedilmişse de, diğer muhafaza tedbirlenin neler olduğu sayılmamıştır. Ancak diğer muhafaza tedbirleri kapsamında, borçlunun taşınmazlarını temlik etmesini önlemek için tapu siciline şerh verilmesi de yer almaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin tedbir konulması istenen taşınmazın davanın konusu olmadığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Ancak tedbir kararı verilebilmesi için alacağın yaklaşık olarak ispatı gerekir. Ayrıca mahkeme özellikle borclunun iyiniyetli olmaması, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya muvazaa yoluyla başkalarına devretmeye hazırlanması hallerinde muhafaza tedbirine hükmetmesi gerekmektedir. Somut davada, davalı borçlu takibe itiraz etmiş olup, şu aşamada sunulan deliller davacının işçilik alacağı bulunduğunu ve miktarını ispata yeterli değildir. Ayrıca davacı, davalı borçlunun tek taşınmazını satarak mal kaçırma girişiminde bulunduğunu ileri sürmüşse de, davalının başka malvarlığı bulunup bulunmadığı, iyiniyetli olup olmadığı, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya muvazaa yoluyla başkalarına devretmeye hazırlanıp hazırlanmadığı yönünden davacı vekilinin beyanı ve sadece satış ilanı dışında dosyada bilgi ve belge bulunmaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebini reddetmesi sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte, tedbir istenen taşınmazın iflas davasının konusu olmadığı gerekçesiyle tedbir talebini reddetmesi doğru olmadığından ve ara kararın gerekçesinde hata edildiğinden, davacı vekilinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararına karşı istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında yukarıda yazılı gerekçe ile davacının tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenler ile ve özellikle dava dilekçesinde iflas takibine itirazın kaldırılmasının talep edilmemesi karşısında, davanın itirazın kaldırılması ve iflas davası mı, yoksa İİK'nın 177. maddesinde belirtilen doğrudan iflas davası mı olduğu hususunda hakimin HMK'nın 31. maddesi kapsamında davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı taraftan açıklama istemesinin tabi olmasına ve bu durumun eldeki dosyada sonuca etkili olmamasına göre, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara yönelik istinaf başvurusunun kararın gerekçesinde hata edilmesi nedeniyle HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ara kararın kaldırılarak yeniden davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın gerekçesinde hata edilmesi nedeniyle HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ara kararın KALDIRILMASINA, Yeniden esas hakkında, Davacının davalıya ait taşınmazın temlikinin önlenmesi için tedbin yeniden davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.19/02/2026