İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Müvekkili şirket aleyhine muhatap şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. ve .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takip dosyaları kesinleşmiş olmakla dosya alacaklısı olan dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/3151 KARAR NO: 2026/1440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2024 NUMARASI: 2022/539 Esas-2024/712 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Müvekkili şirket aleyhine muhatap şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. ve .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takip dosyaları kesinleşmiş olmakla dosya alacaklısı olan davalı şirket tarafından iki farklı tarihte makinelerin muhafaza altına alındığını, iş bu makine muhafaza altına alındığı esnada taşıma işlemlerinin alacaklı vekilince menkule zarar verilmemesi adına uygun şekilde yaptırılması yükümlülüğü bulunduğunu, söz konusu makinelerin yediemin ücretlerinin ödenmesi esnasında müvekkil şirket çalışanlarınca muhafaza tarihinde nasıl muhafaza altına alındığı hususunun videoya çekildiğinin öğrenilmesi üzerine hatalı taşımadan kaynaklı makinelerde ciddi hasarlar oluştuğu kanaatine varıldığını, ibraz edilen görüntülerden de anlaşılacağı üzere; müvekkili şirkete ait makinelerin beton zeminde çekilmek sureti ile sürüklenerek asla sığması mümkün olmayan ebatlardaki kamyonetlere yüklenmiş olduğunu, söz konusu sürükleme işleminde makinelerin zarar görmesinin yanında şirket yer zemininde de ciddi hasarlar meydana geldiğini, her ne kadar ilgili dosyalar kapsamında söz konusu makinelerin çalışır vaziyette olup olmadığının tespit edilememiş olduğu tutanağa geçirilmiş olsa da muhafaza işleminin saatleri dikkate alındığında şirketin mesai saatlerinin bitmesinin sonrasında olduğunu; söz konusu makinenin Türkiye distribütörü olan ... tarafından yıllık bakım anlaşması olması ve işlemlerden yaklaşık bir ay öncesinde de bakımlarının yapıldığı ve çalışır vaziyette olduklarının ortada olduğunu, müvekkili şirket tarafından makineler kullanılarak imalat yapıldığını, söz konusu muhafaza işlemini talep eden davalı alacaklının yapılacak olan işlemde muhafaza altına alınan çalışır vaziyetteki menkulleri hasarsız şekilde yükümlülüğü altında gerekli ekipmanları sağlamak sureti ile yerine getirmesi gerekmekte olduğunu, söz konusu makinelerin ebatı ve hassasiyeti dikkate alındığında .... makinesi taşımasına haiz vinç, araç ve ekipmanlar ile işlemi yapması yükümlülüğünde olduğunu, iş bu sebeple; Sayın Mahkeme huzurunda ikame edilen davanın konusunu içeren makinelerdeki hasarların tespitinin ivedilikle yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, muhafaza altına alınan malların; 03.09.2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu.... makinesi olduğunu, söz konusu makinenin muhafaza altına alındığı tarihte ...A.ş. tarafından leasingli olduğunu; 09.09.2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından da mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan ...seri nolu ... makinesi ve makine altı talaş sisteminin muhafaza altına alındığını, muhafaza altına alınan malların .... Şti.' nin adresine teslim edildiğini, söz konusu makinelerin yediemin ücretlerinin müvekkili şirket tarafından ödenmiş olunup teslim alma aşamasına geçildiğini, söz konusu makinelerin hassas makineler olup hatalı taşımadan ve muhafazasından kaynaklanan hasarlarının ve eksikliklerinin oluşup oluşmadığının, oluşmuş ise makinelerdeki oluşan zarar bedellerinin tespitini talep ettiklerini, tespiti istenen hususların ; • Muhafaza altına alınan makinelerin taşımadan ve muhafazadan kaynaklı gerek mekanik gerekse mevcudiyetine dair hasar ve eksiklik oluşup oluşmadığı • Eksikliğin ve hasarın oluştuğunun tespit edilmesi ile söz konusu durumlara ilişkin eksiklik ve hasarların güncel bedellerinin tespiti, • Makinelerin muhafazasını sağlayan yerden taşınması aşamasından öncesinde durumunun tespit edilmesi, • Bilirkişilerin resen saptayacakları diğer hususlar olduğunu, .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... tezgahın muhafaza altına alındığı tarihte ...A.Ş. tarafından leasingli olduğunu, Leasingi olan bir makinenin müvekkil şirket yedinden muhafaza altına alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu süreçte söz konusu makine ile müvekkil şirket tarafından yapılabilecek ürünlerin davalı tarafın hatalı işlemini kabul ettiği tarihe kadar ki kısmının fason olarak başkaca şirketlere yaptırıldığını, bu sebeple; müvekkil şirketin gerek üretimde aksamalar gerekse de ek maliyetler sebebiyle mağdur edilmiş olduğunu, söz konusu leasingli makinenin muhafazası ile verilen hasara ilişkin tazminat taleplerine ek olarak; söz konusu makine ile yapılan işlemlerin başkaca şirketlere yaptırılmasına ilişkin maliyetler ile hukuka aykırı muhafaza altına alınan makineye ait yediemin ücretinin davalı yan tarafından tazminine karar verilmesini talep ettiklerini, hasarlara ilişkin yediemin adresinde yapılacak tespitlerin ardından taşıma masraflarının da davalı şirket üzerine bırakılmasını talep ettiklerini, .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından da mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan ...seri nolu .... makinesinin taşınma esnasındaki oluşan hasarların ve müvekkil şirket adresine taşınmasının ardından yapılacak tespit neticesinde oluşan hasarların belirlenmesi ile hasarların giderilme bedellerinin davalı tarafça tazminine karar verilmesini talep ettiklerini, hasarlarının tespitinin yapılmasını istedikleri makinelerden kaynaklı manevi tazminat talepleri olduğunu, ... seri nolu ... leasingli makinenin hukuka aykırı muhafazası neticesinde; makine üretimi alanında faaliyet gösteren ve ihracat yapan müvekkilinin Hukuka aykırı olarak yapılan muhafaza işlemi neticesinde ihracat yapacağı makine siparişlerinin üretimlerinin sekteye uğramış olduğunu, bu anlamda müşterilerine karşı müvekkil şirketin ticari itibarı zedelendiği, söz konusu hukuka aykırı muhafaza işleminden kaynaklı olarak müvekkil şirketin gecikmesinden kaynaklı mağduriyetleri oluştuğunu, netice olarak Yedieminde muhafaza altında bulunan makinelere ilişkin keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak söz konusu 2 adet makinenin taşımadan ve muhafazasından kaynaklı hasar ve eksiklik oluşup oluşmadığının, mevcut durumlarının tespiti ile söz konusu hususların tespit edilmesi üzerine oluşmuş olan zararların bedellerinin tespitini, müvekkil şirket adresine taşınmalarının ardından da verilen hasarların ve hasarların giderilmesi bedellerinin tespiti yapılarak rapor alınmasına karar verilmesini ve neticesinde çıkacak olan hasar giderilme bedellerinin davalı yanca tazminine, Leasingi makinenin müvekkil şirket adresine taşınma masraflarının davalı tarafından tazminine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 411.418,00 TL Maddi Tazminatın davalı yandan tazminine, Manevi Tazminat olarak da; 250.000,00 TL' nin davalı yandan tazminini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacaklısı olduğu icra dosyaları üzerinde borcu tahsil amacıyla hacze gidildiğini ve bazı taşınırların muhafaza altına alındığını, her ne kadar muhafaza işlemleri taraflarınca başlatılmış olsa da, eşyaların taşınması haciz mahalline çağrılan işiçiler/nakliyatçılar tarafından yapıldığını, dava konusu malların muhafazasından, taşınmasından ve korunmasından sorumla olan İcra Dairesine, Yediemine ve Yediemine bağlı nakliyatçılara davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın, müvekkil şirkete ait makinelerin beton zeminde çekilmek sureti ile kamyonlara yüklendiğini, video görüntülerinin mevcut olduğunu ve muhafaza işleminin yapıldığı esnada eşyaların taşınmasındaki işlemlerden "alacaklı vekilinin" sorumluluğu olduğunu ifade etmiş ve huzurdaki davayı ikame etmiş olsa da, davacının işbu iddiasının hukuki bir dayanağı olmadığını, aynı zamanda haciz tutanaklarında da söz konusu iddialarına ilişkin şerh düşülmeden imzalanmış olduğunu, tarafımızca video görüntülerinin içeriği bilinmeyip ellerinde video görüntüsü olan davacının haciz işleminin üzerinden uzunca bir zaman geçmesine rağmen huzurdaki davayı ikame etmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, hacze konu malların leasing sözleşmesine konu edildiğinin taraflarınca bilinmediğini, bu durum öğrenildiğinde malların geri iadesi için kendilerinin talepte ve başvuruda bulunduklarını, Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1593 Esas ve 2020/1809 Kararında davacı tarafça malın leasingli olduğu bilindiği halde haczedildiği iddiasının ispatlanamamış olduğu ve tarafımızca haczedilen malın leasingli olduğunu öğrenir öğrenmez 20/02/2020 tarihinde sunulmuş olan dilekçe ile malın borçlu şirketi iadesini talep ettiklerinin tespit edilmiş olduğu, tarafların leasingli olduğu bilinmeyen malların taşıma masraflarının ödenmesi için davacı tarafça yapılan talebin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının ticari itibarı zedelendiği iddiasının temelinin müvekkil şirkete borcunu ödememesinden kaynaklı olarak hukuka uygun şekilde yapılan haciz işlemi olduğunu, davacı şirketin en başından borcunu ödemiş olsaydı iddia ettiği ticari itibarının zedelenmesi durumu yaşanmayacağını, işbu hususun manevi tazminat talebi adıyla müvekkil şirketten istenilmesinin hukuka aykırı olup reddinin gerektiği, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Dava, haksız muhafazadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi Dr. .... mahkememize sunmuş olduğu 09/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davalı .... Şti. terafından haczedilerek yedieminde muhafaza altına alınan davacı ...... Şti.'ye ait ve dava dışı finansal kiralama firmasına ait dikey işleme merkezi ve yatay torna tezgahının, bulunduğu yediemin deposunda enerji bağlantısı yapılamaması sebebiyle sadece görsel olarak kontrol edilebildiği ve mevcut durumunda, ciddi anlamda tozlanma ve bazı parçalarda baştangıç seviyesinde olmak üzere korozyon oluşumu görüldüğü, varsa çalışmasına engel olacak sorunların ve bu sorunların hangilerinin taşınması sırasında alınması gerekem tedbirlerin alınmamasından kaynaklandığının asacak yetkin teknik personel ve ekipman tarafından gerekli tedbirlerinin alınarak enerji bağlantısı yapılabilecek bir yere taşınması ve sonrasında da yine tekmik personel tarafından çalıştırılması, gerekli ayar/kalibrasyon gibi işlemlerin yapılması ile, anlaşılabileceği kanaatine varıldığı yönünde görüş ve beyan bildirmiştir. Bilirkişiler Dr. Öğr. Üyesi ..., .... ve Doç. Dr. .... tarafından sunulan 05/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda ; Davalının .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alma hakkının bulunduğu, ancak; .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini ise muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkının bulunmadığı, dosyaya mübrez haciz tutanaklarında, hacze konu makinenin leasinge konu bir makine olduğuna ilişkin bir detaya rastlanılamadığı, bu kapsamda davalının makinenin leasinge konu olduğunu bildiğini ifade etmek mümkün olamayacaksa da dosyadaki evraklardan haczin 03.09.2019 tarihinde gerçekleştiği 20.02.2020 tarihinde ise davalı .... Limited Şirketi vekili tarafından, dava konusu ... tezgahların leasing’li olduklarının öğrenilmesi üzerine 2. İcra Hukuk Mahkemesine dilekçe sunularak malın borçlu şirkete iadesini talep etmiş olduğu, dava konusu ... ... tezgahı ile ... ... Torna Tezgahı’nın İcra davası konusu haciz esnasında elleçlenmelerinin (kaldırma, taşınma, depoya bırakılma) hatalı ve uygunsuz yapılmış olduğu, kaldırma talimatlarına uyulmamış olduğu, bu sebeple makinelerde hasar oluşmuş olduğu, bu hasarın ... ... tezgahı için 65.000 USD olduğu, .... ... Torna Tezgahı için 26.300 USD olduğu, dava tarihinde toplam 91.300 USD hasarın TL karşılığının 91.300 USD x TCMB efektif satış kuru 17,2553 = 1.575.408,89 TL olduğu, davalının .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alma hakkının bulunduğu, ancak; .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini ise muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkının bulunmadığı hususu nazara alındığında: • .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alınması noktasında muhafaza masraflarından davacının sorumlu olduğu, • .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini ise muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkı bulunmadığından bu makinin muhafazası yönünden masraflarından davalının sorumlu olduğu ve fakat dosyaya mübrez belgelerden .... İcra Müdürlüğü dosyasına ilişkin muhafaza masraflarının ne kadar olduğunun tespitinin yapılamadığı, Leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkının bulunmamasına rağmen haczedilmiş olması sebebiyle davacının makineden haciz sebebiyle elde edemediği; bir başka ifade ile makinenin haczedilmesi sebebi ile fason üretim yapılması sebebiyle ile oluşan zararları ve makinenin yeniden davacı şirkete nakli noktasında oluşan masrafları davalıdan talep edebileceği; bu kapsamda: • Makinenin haczedilmesi sebebi ile davacının dışarıda fason üretim yaptırması neticesinde uğradığı zararlar yönünden; gerek dosya münderecatında davacının zarar iddialarına dayanak herhangi bir bilgi ve belge olmaması, gerekse davacı vekili ile zarar iddialarına dayanak belge ve ticari defter bilgilerini sunmaları konusunda yapılan görüşmelere rapor tarihine kadar bir cevap verilmemesinden dolayı davacının zarar iddiaları yönünden bir değerlendirme yapılamadığı, • Makinenin yeniden davacı şirkete nakli noktasında oluşan masraflar yönünden ise dosyaya mübrez belgelerden makinenin davacı şirkete nakli hususunda oluşabilecek taşıma maliyetine ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanılamadığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Bilirkişiler Dr. Öğr. Üyesi ..., .... ve Doç. Dr. .. tarafından sunulan ./03/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda ; Davalının .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alma hakkının bulunduğu, ancak; .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini ise muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkının bulunmadığı, dosyaya mübrez haciz tutanaklarında, hacze konu makinenin leasinge konu bir makine olduğuna ilişkin bir detaya rastlanılamadığı, bu kapsamda davalının makinenin leasinge konu olduğunu bildiğini ifade etmek mümkün olamayacaksa da dosyadaki evraklardan haczin 03.09.2019 tarihinde gerçekleştiği 20.02.2020 tarihinde ise davalı .... Limited Şirketi vekili tarafından, dava konusu ... tezgahların leasing’li olduklarının öğrenilmesi üzerine 2. İcra Hukuk Mahkemesine dilekçe sunularak malın borçlu şirkete iadesini talep etmiş olduğu, anılan karar nazara alındığında davalının muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alındığı tarihte leasingli olduğunun davalı tarafından bilinmediğinin anlaşıldığı, bu yönü ile davalıya kusur atfedilip atfedilemeyeceği ve dolayısıyla zararlardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağının takdir ve kanaatinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu, dava konusu ... ... tezgahı ile .... Model ... Torna Tezgahı’nın İcra davası konusu haciz esnasında elleçlenmelerinin (kaldırma, taşınma, depoya bırakılma) hatalı ve uygunsuz yapılmış olduğu, kaldırma talimatlarına uyulmamış olduğu, bu sebeple makinelerde hasar oluşmuş olduğu, bu hasarın ... ... tezgahı için 65.000 USD olduğu, ...Model ... Torna Tezgahı için 26.300 USD olduğu, dava tarihinde toplam 91.300 USD hasarın TL karşılığının 91.300 USD x TCMB efektif satış kuru 17,2553 = 1.575.408,89 TL olduğu; bu kapsamda Sayın Mahkemece İİK m. 5 gereğince muhafaza işlemlerinin icra dairesince yapıldığı, dolayısıyla muhafaza noktasında gerekli önlemin icra dairesince alınması gerektiği kanaatinde olunması durumunda davalının sorumluluğuna gitmenin mümkün olmayacağı, davalının .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alma hakkının bulunduğu, ancak; .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini ise muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkının bulunmadığı hususu nazara alındığında: -.... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alınması noktasında muhafaza masraflarından davacının sorumlu olduğu,-.... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini ise muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkı bulunmadığından bu makinin muhafazası yönünden masraflarından davalının sorumlu olduğu ancak bu durumdan haberdar olmadığı hususu da nazara alındığında bu makinenin muhafazası yönünden masraflarından hangi tarafın sorumlu olduğunun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, -Dosyaya mübrez belgelerden ....... İcra Müdürlüğü dosyasına ilişkin muhafaza masrafları ile ilgili davacının delil olarak sunduğu ....01.2022 tarihli ... No’lu, ....tarafından .... İcra Müdürlüğü' ne kesilmiş olan faturada, ‘... Talimat YEDİEMİN ÜCRETİ’ için 120.000 TL bedel istenilmiş olduğu anlaşılmakla, muhafaza masraflarının 120.000 TL olduğu, Kök raporda davalının .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkının bulunmamasına rağmen haczedilmiş olması sebebiyle davacının makineden haciz sebebiyle elde edemediği; bir başka ifade ile makinenin haczedilmesi sebebi ile fason üretim yapılması sebebiyle ile oluşan zararları ve makinenin yeniden davacı şirkete nakli noktasında oluşan masrafları davalıdan talep edebileceğinin ifade edildiği, ancak Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1593 Esas ve 2020/1809 karar sayılı dosyasında alınan kararda davalının muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alındığı tarihte leasingli olduğunun davalı tarafından bilinmediğinin anlaşıldığı,bu yönü ile davalıya kusur atfedilip atfedilemeyeceği ve dolayısıyla zararlardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağının takdir ve kanaati Muhterem Mahkemeye ait olmakla birlikte bu noktadan itibaren açıklamalarımıza Sayın Mahkemece davacının, anılan zararları davalıdan veya icra dairesinden talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde ise: -Huzurdaki davada bahsi geçen fason imalatlar esnasında, firmada personel sayısı vb. konularında bir değişiklik olmadıysa ürün maliyetine etki eden kalemlerin çoğunun maliyetinin devam ettiği düşünüldüğünde, bu fason imalat masrafı, ek maliyet olarak firma karşısına çıkacağı, oysa firmanın tamamen zarar edeceği aşikar olan bir siparişi kabul etmesi ve fason imalat ile neredeyse tüm sipariş maliyeti kadar zarar etmesinin, ticaretin doğasına aykırı olduğu, bütün bu bilgiler doğrultusunda, davacı vekilinin fason imalat zararı olarak talep ettiği miktarı belirlerken yapmış olduğu hesabın geçerli olmadığı, dosyada başka bir bilgi ve belge olmaması sebebi ile, fason imalat sebebiyle davacının zarar etmiş olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, -Dava konusu makinelerin Türkiye Yetkili servisi olduğu dosya kapsamından anlaşılan ... .... Şti. tarafından düzenlenmiş olan ....05.2023 tarihli .... No’lu diğer faturada “... No’lu Nord Teklif No’lu Taşıma Bedeli” iş kaleminin 15.300 USD + KDV (fatura tarihindeki kur oranına göre KDV dahil toplam 351.596,23 TL) bedel ile kesildiğinin görüldüğü, her ne kadar faturada ‘Taşıma’ ibaresi geçse de, faturanın ... No’lu teklife istinaden düzenlenmiş olduğu, bu teklifte de muhtemelen makinanın doğru taşınması için hazırlanması ve taşındıktan sonra tekrar monte edilmesi işlerinin yer aldığının tahmin edildiği, ancak teklif dosya içeriğinde bulunmadığından, bu fatura miktarının hangi iş parçalarına karşılık geldiği ve kadri marufunda olup olmadığının bilirkişi heyetince değerlendirilemediği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Dava konusu somut olayda; davacının, davalı tarafından haczedilen 2 adet makinenin taşımadan ve muhafazasından kaynaklı hasar ve eksiklik oluşup oluşmadığının, mevcut durumlarının tespiti ile söz konusu hususların tespit edilmesi üzerine oluşmuş olan zararların bedellerinin tespitini, davacı şirket adresine taşınmalarının ardından da verilen hasarların ve hasarların giderilmesi bedellerinin tespiti yapılarak rapor alınmasına karar verilmesini ve neticesinde çıkacak olan hasar giderilme bedellerinin davalı yanca tazminine, Leasingi makinenin davacı şirket adresine taşınma masraflarının davalı tarafından tazminini ile manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.Buna karşın davalı şirket ise her ne kadar muhafaza işlemleri taraflarınca başlatılmış olsa da, eşyaların taşınması haciz mahalline çağrılan işiçiler nakliyatçılar tarafından yapıldığını, dava konusu malların muhafazasından, taşınmasından ve korunmasından sorumla olan İcra Dairesine, Yediemine ve Yadiemine bağlı nakliyatçılara davanın ihbar edilmesi gerektiği ve makinelerden diğerinin Leasing'li olduğunun bilinmediği, öğrenildiği andan itibaren ise iadesinin talep edildiği ifade edilmiştir.Somut olayda uyuşmazlık;Davalı tarafından, davacının borçlu olduğu icra dosyalarında yapılan muhafazanın haksız olup olmadığı, Muhafaza altına alınan malların Leasingli olduğunun davalı tarafından bilinip bilinmediği,Muhafaza sebebiyle yapılan taşıma sırasında veya malın muhafaza edildiği yerde davacıyaait makinenin zarar görüp görmediği, gördü ise zarar miktarının ne olduğu,Muhafaza masraflarından kimin sorumlu olduğu,Haksız muhafazanın varlığının tespiti halinde davacının iş kaybı vs. zararlarının miktarının ne olduğu, bu işlem sebebiyle davacı şirketin ticari itibarının zedelenip zedelenmediği, tespiti noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Görülmekte olan davanın hukuksal dayanağı haksız fiildir. Bu sebeple, haksız fiil kavramı ile bu hukukî müessesenin kanunî düzenlemeleri üzerinde durulmasında yarar vardır. Haksız fiilden doğan borçlar; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ilâ 76 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK’nın “Sorumluluk” başlıklı 49. maddesi de; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür” düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksız fiil sonucu zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın tazminini bu haksız fiilden sorumlu olan kimseden veya kimselerden talep edebilir. Manevi zarar ise, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir. 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk olarak saldırının hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka uygun bir eylem, bu maddenin uygulanmasına imkân vermez. İkinci koşul ise kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusursuz sorumluluk hâlleri hariç kusurunun bulunması gerekir. Kişilik hakkı zedelenenin ayrıca manevi zarara uğramış olması gerekirken hukuka aykırı saldırı ile manevi zarar arasında uygun illiyet bağı da bulunmalıdır. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemez (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt 1, 2012, s. 452-454). Bu açıklamalar ışığında kural olarak haksız haciz uygulanması sebebiyle aleyhine haciz uygulanan kişi manevi tazminat isteminde bulunabilir. Ancak, bilerek veya ağır kusurlu olarak dayanağı olan olay yanlış biçimde gösterilerek hak kötüye kullanılmış olursa eylem hukuka aykırı olur ve bu kapsamda manevi tazminata hükmedilebilir. Kesinleşen icra takibinde alacaklı tarafından haciz istenmesi ve gerçekleştirilmesi takip hukukunun doğal ve yasal bir sonucudur. Bu genel açıklamalardan sonra uyuşmazlık konularının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.Buna göre;Davalı Tarafından, Davacının Borçlu Olduğu İcra Dosyalarında Yapılan Muhafazanın Haksız Olup Olmadığına İlişkin Değerlendirme Tarafların ticari defterlerinin bilirkişi incelenmesi neticesinde davalı şirketin davacı şirketten alacağı bulunduğu ve bu alacağın tahsili amacı ile davacı şirketin davalı şirkete .... İcra Müdürlüğünün ... E. ve .... İcra M nün ... E. Sayılı üzerinden icra takibi başlattığı görülmektedir.Bilindiği; üzere haciz, rızası ile borcunu ifa etmeyen borçlunun devletin cebri icra organları vasıtasıyla borcunu yerine getirmeye zorlanması amacına hizmet etmektedir. Haczin konusunu ise,borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki alacakları yahut diğer parasal malvarlığı değerleri oluşturur. Haciz sırasında icra müdürünce İİK m.85'te öngörülen sıraya uygun surette haciz işlemi yapılarak muhafaza tedbirleri yerine getirilir. Haczedilen mallara muhafaza tedbirleri kapsamında icra müdürü tarafından bizzat el konulması ve icra dairesinde muhafaza altına alınması; malların bir yediemine teslim edilmesi veya istenildiği zaman verilmek üzere borçlu veyahut üçüncü kişi elinde bırakılması mümkündür.Nitekim somut ihtilafta da davalı şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla icra muhafaza işlemi niteliğini haiz olan haciz işlemini gerçekleştirmiştir. 03.09.2019 tarihli Haciz Tutanağında, alacaklının .... Şti., borçlunun ....Şti. olduğu, 1 adet (dava konusu) .... marka ... makinenin haciz işleminin başlatıldığı tespit edilmektedir. 09.09.2019 saat 14:25 tarihli Haciz Tutanağında ise alacaklının .... Şti., borçlunun .... Şti. olduğu, alacak miktarının 195.702,40 TL olduğu, talep kararı gereğince alacaklı temsilcisi tarafından temin edilen vinç nakliye, elektrikçiden oluşan söküm servisinin geldiği temin edilen ekipler ile işleme baylardığı anlaşılmaktadır. Dosyaya mübrez bilgi ve belgelerden .... İcra Müdürlüğü dosyasından muhafaza altına alınan...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alındığı tarihte ... A.Ş. Tarafından leasingli olduğu anlaşılmaktadır.Bu noktada şunu ifade edelim ki 6361 sayılı Kanun gereğince finansal kiralama sözleşmesinin varlığı halinde kiracı aleyhine icra takibi yapılması halinde, icra müdürü finansal kiralama karar verir (FKK m. 28, f. 2, c.l).Dolayısıyla kiracının borcundan dolayı finansal kiralama sözleşmesine konu malın haczi mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar ışığında davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alma hakkının bulunduğu, ancak; ....İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini ise muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkının bulunmadığı görülmektedir.Muhafaza Altına Alınan Malların Leasingli Olduğunun Davalı Tarafından Bilinip Bilinmediğine İlişkin Değerlendirme Bir üst başlıkta da ifade edildiği üzere .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alındığı tarihte ... A.ş. tarafından leasingli olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu noktada davalı şirket tarafından dosyaya sunulan muhtelif dilekçelerde hacze konu malların leasing sözleşmesine konu edildiğinin - taraflarınca bilinmediğini, bu durum öğrenildiğinde malların geri iadesi için kendilerinin talepte ve başvuruda bulunduklarını iddia ettiği görülmektedir. Dosyaya mübrez haciz tutanaklarında, hacze konu makinenin leasinge konu bir makine olduğuna ilişkin bir detaya rastlanılamamıştır. Bu kapsamda davalının makinenin leasinge konu olduğunu bildiğini ifade etmek mümkün olamayacaksa da dosyadaki evraklardan haczin 03.09.2019 tarihinde gerçekleştiği 20.02.2020 tarihinde ise davalı .... Limited Şirketi vekili tarafından, dava konusu ... tezgahların leasing'li olduklarının öğrenilmesi üzerine 2. İcra Hukuk Mahkemesine dilekçe sunularak malın borçlu şirkete iadesini talep etmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu kapsamda alacaklı davalının haciz işlemi yapılan söz konusu makinenin leasingli bir mal olduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden,davalı alacaklının haczettirdiği makinenin finansal kiralama sözleşmesine konu bir mal olduğunu bilmediği sonucuna varılmalıdır.Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Dolayısıyla haksız haciz sebebiyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir haciz işlemi sonucunda zarar doğması, zarar ile haciz işlemi arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Bu kapsamda davacının maddi ve manevi zarara ilişkin talepleri değerlendirildiğinde,davacıya ait hacze konu makinelerin haczi sırasında oluşan zararlardan İİK'nın İİK'nın 5.maddesi gereğince muhafaza işlemlerinin icra müdürlüğünce yapılması sebebiyle gerekli önlemlerin icra müdürlüğü tarafından alınması gerektiği,buna göre oluşan zararlar sebebiyle davalı-alacaklının sorumluluğuna gidilemeyeceği,makinelerin muhafazası ve yeniden davacıya nakline ilişkin masraflar ile davacının iş kaybından kaynaklanan tazminat istemlerinden davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir eyleminin bulunmaması sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 7.026,00 TL ile tamamlama harcı olan 4.269,37 TL olmak üzere toplam 11.295,37 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, fazla alınan 10.867,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4.maddesi gereğince 17.900,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, (Maddi Tazminat ile ilgili olarak) 5-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/3.maddesi gereğince 17.900,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, (Manevi Tazminat ile ilgili olarak) 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan 440,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tazminat koşullarının oluşması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız muhafaza hukuki iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız muhafaza, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı).Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz (Emsal Yargıtay 4. HD nin 06.07.2020 gün ve 2019/2535 E -2020/2544 K sayılı ilamı).Somut olayda; Davalının .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ...seri nolu ... makinesinin muhafaza altına alma hakkının bulunduğu, ancak; .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasından muhafaza altına alınan ... seri nolu ... makinesini ise muhafaza altına alındığı tarihte leasinge konu bir makine olması hasebiyle muhafaza altına alma hakkının bulunmadığı ancak muhafaza sırasında davalının makinenin leasinge konu olduğunu bildiğini ifade ettiği, haczin 03.09.2019 tarihinde gerçekleştiği 20.02.2020 tarihinde ise davalı .... Limited Şirketi vekili tarafından, dava konusu ... tezgahların leasing'li olduklarının öğrenilmesi üzerine 2. İcra Hukuk Mahkemesine dilekçe sunularak malın borçlu şirkete iadesini talep etmiş olduğu, muhafaza işleminde haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/.... Esas 2024/. Karar sayılı 04/07/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/03/2026