TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/05/2024 NUMARASI : 2023/688 Esas, 2024/564 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı ol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1578 KARAR NO : 2025/1533 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/05/2024 NUMARASI : 2023/688 Esas, 2024/564 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar davacı ve davalı tarafça ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 4.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, ancak davalının yetki, zamanaşımı, borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin kaynağının eser sözleşmesi olduğunu, Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığını, yetkili icra müdürlüğünün müvekkilinin yerleşim yeri olan Malatya İcra Müdürlüğü olduğunu, taraflar arasında daha önce görülen İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/155 esas sayılı dava dosyasında incelenen iki adet faturadaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere alacağın dayanağının eser sözleşmesi olduğunu ve TBK'nın 147. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, faturaların 11/02/2008 tarihli olması nedeniyle 2013 yılı itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, ayrıca davanın esastan reddine, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin TBK'nın 146. maddesindeki alacak borç ilişkisine dayandırılarak borcun 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, faturanın 11/02/2008 tarihli olduğu, alacağın zamanaşımna uğramadığı, davalının derdestlik itirazının ise İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/155 Esas 2015/122 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen 30/05/2008 keşide tarihli Şekerbanka ait ... nolu 40.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacısı ... İnşaat San ve Ltd Şti'nin davalı ... ... Sistemleri Ltd Şti'ne borçlu olmadığının tespiti talepli dava olduğu, bu davada davacının davasının kabulüne karar verilerek davacının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek bedeli ödendiğinden davalının istirdata dönüştüğü anlaşılmakla 43.601,74 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiğinden dava konuları farklı olup davalının derdestlik itirazının reddedildiği, davacının dosyada mevcut belgelere ve bilirkişi raporuna göre alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, icra takibine konu 33.209,86 TL ana para (cari hesap) alacağının İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/155 Esas 2015/122 Karar sayılı dosyası ile verilen karar nedeniyle talep edildiğini, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 35.000,00 TL asıl alacak üzerinde icra takibi başlattıklarını, takibin dayanağının 30/05/20089 keşide tarihli ... seri nolu çek olduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takip sonrasında her ne kadar çek bedeli ödenmiş ise de davalının İstanbul 9 . Asliye Ticaret mahkemesinde açtığı menfi tespit ve istirdat davasında söz konusu çek bedelinin istirdadına karar verildiğinden davacının halen davalıdan cari hesapta 33.209,86 TL alacaklı olduğunu, mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararda İstanbul 9 . Asliye Ticaret mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin cari hesaptan alacaklı olduğu ama yapılan ödemenin kambiyo senedine karşılık yapıldığı bu nedenle kambiyo senedine dayalı olarak talepte bulunamayacağı belirtilmiş ve bu şekilde hüküm kurmuş olup, müvekkilinin yapılan ödemeyi mali hesaplarında cari hesabına mahsup etmiş ise de bu ödemenin çeke yönelik olduğunu kabul eden İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı çerçevesinde bu ödemenin boşa çıktığını ve çeke kaydığını, müvekkilinin çekten olan alacağını isteyemeyince aldığı ve cari hesaba mahsup ettiği alacağını verilen karar doğrultusunda cari hesaptan istediğini ancak bunu ne bilirkişinin ne de mahkemenin anlayamadığını, bilirkişinin cari hesaba mahsup edilen para iade edilmediğinden istenemeyeceğine ilişkin ifadesinin mahkemece kabul edildiğini, ancak bu para çeke yönelik olduğundan iade edilmeyeceğini, ödeme diğer alacağa yönelik denildiğinden diğer alacağa kaydırıldığını ve cari hesaptan alacak talep edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizin 30/05/2023 tarihli 2020/540 E. ve 2023/643 K. sayılı kararı ile özetle, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/155 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararında yüklenici ... İnş San ve Dış Tic A.Ş tarafından açılan menfi tespit davasında davanın kabulü ile davacının davalıya çek ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ödenen toplam 43.671,74 TL'nin istirdatına karar verildiği, dosya kapsamındaki 28/03/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre 30/05/2018 tarihli ... makbuz no'lu 40.000,00 TL bedelli çekin de içinde bulunduğu toplam 100.000,00 TL bedelli 3 adet çekin verildiği, bilahare bu çeklerin iade işleminin yapıldığı, daha sonra dava konusu ... no'lu 40.000,00 TL bedelli çekin ödemesinin yapıldığı, toplam 126.210,00 TL ödeme içerisinde bu çek bedelinin de bulunduğu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında 35.000,00 TL'lik ödemenin çek ödemesi olduğundan cari hesaptan düşülmeyeceği gerekçesiyle menfi tespit ve istirdat kararı verildiği, mahkemece İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı hususunda davacının bu iddiası yönünden tevsik edici belgelere rastlanmadığı gerekçesiyle davanın ispat edilemediği belirtilerek reddine karar verilmiş ise de, bilirkişilerden bu hususlar gözetilerek değerlendirme içeren bir rapor alınmadan karar verildiği, mahkemece bilirkişilerden belirtilen hususlarda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacıya eksik ödeme yapılıp yapılmadığı kesin olarak belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle kaldırma kararı verilmiştir.Mahkemece 22/05/2024 tarihli karar ile, tarafların ticari defterlerine göre, davacının davalıdan dava tarihi itibariyle cari hesaba dayalı olarak 33.209,86 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporları ve delil olarak bildirilen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/155 Esas, 2015/122 Karar sayılı dosyasından anlaşıldığı, faturaya dayalı alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalı takip öncesi usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği belirtilerek davanın asıl alacak yönünden kabulüne dair hüküm kurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edildiği tarihin 2007, ihale konusu işin idareye teslim tarihinin ise Şubat 2008 olduğu dikkate alındığında zamanaşımı süresinin 2013 Şubat ayında dolduğunu, davalı tarafın İstanbul 5.İcra Dairesinin 2008/20494E. Sayılı icra takip dosyasında tahsil etmiş oldukları müvekkilin parasını iade etmediğini, davalı elindeki çeklerin arkasına karşılıksızdır kaşesini vurdurduğunu ve müvekkilin tüm taleplerine rağmen her iki çeki de 72.209,86TL bakiye alacağının olduğundan bahisle iade etmediğini, müvekkil firma temsilcisinin İstanbul'a giderek çek bedellerini de davalıya ödenerek toplamda 60.000TL meblağlı 2 adet çek aslını iade aldığını, çeklerin davalı tarafından iade edilmesinin iki adet çek miktarı kadar borcun da ödendiğini gösterdiğini, 20.05.2008 tarihi itibariyle davalı alacağının 13.209,86 TL olduğunu, müvekkili lehine yüzde 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, her ne kadar taraflar arasında vade farkı uygulanacağının kararlaştırıldığına veya bu yönde bir uygulama bulunduğuna yönelik somut bir delil bulunmadığı, 7.109,49TL bedelli faturadan kaynaklı bir alacak bulunmadığı belirtilmişse de bilirkişi raporuna bu yönüyle itiraz ettiklerini, davalı tarafa da yüksek miktarlı vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıdan cari hesapta 33.209,86 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davanın kısmen değil tamamen kabulü ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Davacı, eser sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağı istemiyle başlattığı icra takibine davalı tarafça haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 02/06/2016 tarihinde davalı aleyhine 74.262,24 TL alacak (33.209,86 TL cari hesap alacağı 41.052,38 TL işlemiş faiz) için icra takibi başlatılmış olup, davalı-borçlunun itirazı üzerine takip durmuşturtur.Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/3 talimat sayılı dosyasından alınan 29/01/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında Alçıpen Bölme Duvar Yapımı işine ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu, işin bedelinin KDV dahil toplam 126.209,86 TL olarak yapılması hususunda tarafların anlaştıkları, davalının davacıya değeri 100.000,00-TL.olan 3 adet çek verdiği, davacının, yapılan işe karşılık, davalıya toplam 5 adet fatura kestiği, davalının faturaları alıp kayıtlarına işlediği, davalının 1 nolu çeki 20.03.2008 tarihinde Malatya Garanti Bank Dörtyol şubesinden davacı hesabına 35.000,00-TL havale edip ödediği, 2 nolu çeki 13.05.2008 tarihinde Malatya Denizbank'tan 18.000,00-TL olarak davacı hesabına havale edip ödediği, 3 nolu çeki 05.06.2008 tarihinde Malatya Denizbanktan davacı hesabına 40.000,00-TL havale etmek suretiyle toplam 93.000,00-TL ödeme yaptığı, davacının toplam 133.319,35 TL tutarında satış faturası kestiği, 126.210,00 TL tahsilat yerine, 170.042,19 TL tahsilat yaptığı, davacının alacağını 33.209,86 TL cari hesap alacağına 41.052,38 TL alacağa ise İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/155 Esas 2015/122 Karar sayılı dosyada verilen karar sebebiyle faizi ile ödemek durumunda kaldığı bedele dayandırdığı, taraflar arasında herhangi bir emtia veya hizmet satışının bulunmadığı, davalının davacıdan alacaklı olduğu belirtilmiştir.18/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; tacir olan taraflardan davacının defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğunu, takip konusu faturanın kayıtlarında yer aldığını, takip konusu fatura konusunda ihtilafın bulunmadığını, huzurdaki itirazın iptali davasında davacının davalıdan 22.06.2008 takip tarihi itibariyle davacı şirkete ait ticari defterleri incelendiğinde icra takibine konu olan alacağın tarihi olarak gösterilen 06.06.2008 tarihinde davacının 126.209,87 TL alacak bakiyesinin dava dosyasındaki belgelerden ve cari hesap ekstresinde görüldüğünü ve tespit edildiğini, davacının takip öncesi faiz talebi mevcut olmadığını ancak Sayın Mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında ticari defter kapanış yevmiyelerinde asıl alacak bakiyesinin olması hasebiyle asıl alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında Yıllık %10,50 (Ticari) faiz isteyebileceğini bildirmişlerdir. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/155 Esas, 2015/122 Karar sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin incelenmesiyle davacının davalıdan cari hesaba dayalı olarak 33.209,86 TL alacaklı olduğu, defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, gerekçeli kararda işbu dosyadaki davalısın işbu dosya davacısına cari hesaptan dolayı borçlu olsa da, çeke mahsuben gönderilen paranın cari hesaptan düşülemeyeceği gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Taraflar arasında davalı yüklenicinin dava dışı ...Genel Müdürlüğünün otomasyon binasına ait tadilat ve onarım işleri kapsamında bir kısım alçıpan bölme duvar yapılması ve taş yünü asma tavan yapılması hususunda davacı taşeron firma ile sözleşme imzaladığı, davalının davacıya üç ayrı çek verdiği, bu çeklerden birinin ödendiği, diğerinin kısmi ödendiği, 40.000 TL tutarındaki üçüncü çekin banka kanalıyla ödediği, davacının çek bedelleri toplamından daha fazla tutarda bakiye iş bedeli alacağı kaldığı iddiasıyla 40.000 TL tutarındaki üçüncü çek bedeli için davalı tarafından gönderilen tutarı çekten kaynaklı alacağından değil, cari hesap alacağından düştüğü, akabinde bu çek dayanak gösterilmek suretiyle icra takibinde bulunduğu, işbu dava davalının İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/155 Esas sayılı dosyasında açtığı menfi tespit davasında (sonradan istirdat davasına dönüşmüştür) verilen 2015/122 Karar sayılı kararda, çek bedeli için gönderilen tutarın cari hesap alacağından düşülemeyeceğinin belirtildiği, işbu dava davacısının bunun üzerine çek bedeli için gönderilen tutar kadar miktarda cari hesap alacağını yükselterek düzeltme yaptığı ve davalı aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 02/06/2016 tarihinde 74.262,24 TL alacak (33.209,86 TL cari hesap alacağı, 41.052,38 TL işlemiş faiz) için icra takibi yaptığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu hususlar, davalının daha önce ödediği ilk iki çeki davacıdan geri alabilmek için elden davacıya fazladan bir ödeme yapıp yapmadığı ve davacının davalıdan cari hesap alacağı kalıp kalmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında,Davalı tarafça, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edildiği tarihin 2007, ihale konusu işin idareye teslim tarihinin ise Şubat 2008 olduğu dikkate alındığında zamanaşımı süresinin 2013 Şubat ayında dolduğu ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesinin 17/12/2019 tarihli "davanın reddi" kararına yönelik olarak sadece davacı yan tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, davalının mahkemenin gerekçesine yönelik olarak istinaf talebinde bulunmadığı, her ne kadar 17/12/2019 tarihli karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf talebine cevap veren davalının "istinafa cevap" dilekçesinde mahkeme kararının gerekçe kısmının yanlış olduğu ve davanın zamanaşımına uğradığı belirtilmiş ise de, istinaf dilekçesine cevap mahiyetinde bir dilekçede bu hususunun belirtilmesinin yeterli olmadığı, mutlak suretle istinafa başvuru harcı da yatırılmak suretiyle usulünce mahkeme kararının gerekçe yönüyle istinaf edilmesinin gerektiği, dolayısıyla mahkemenin gerekçesi davalı tarafından usulünce istinaf edilmek suretiyle zamanaşımına yönelik iddiası ileri sürülmediğinden bu husus davacı taraf lehine "usulü müktesep hak" oluşturmak davalının artık bu ikinci kararda zamanaşımı iddiasında bulunamayacağı anlaşılmış ve davalının istinafı bu yönüyle kabul edilmemiştir.Davalı, her ne kadar bedelini ödediği çeklerin aslını almak için elden davacıya yeniden bir ödeme yaptığını ileri sürmüş ise de, banka kanalıyla çeklerden birinin bedelini tamamiyle ve hatta 5.000 TL fazlasıyla, ikinci çeki ise kısmen ödeyen davalının bu çek asıllarını geri alabilmek için mükerrer ödeme yaptığı iddiası hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun görülmediği gibi, davalının bu hususu kesin delillerle ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiş, ancak elden ödeme yönünden delil ibraz edemeyen davalının bu iddiası da heyetimizce kabul edilmemiştir. Bununla birlikte, yargılama aşamasında düzenlenen bilirkişi raporları incelendiğinde, hüküm altına alınan 33.209,86 TL asıl alacak içerisinde 29.10.2008 tarihli 7.109,49 TL tutarında vade farkı faturası da olduğu görülmektedir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, alacaklı tarafın vade farkı talep edebilmesi için bu konuda ya sözleşmede bir hüküm bulunması ya da taraflar arasında bu yönde bir teamül oluşması gerekmektedir. Olayımızda taraflar arasında bu yönde bir uygulama olmadığı sabit olduğu gibi, vade farkı talep edilebileceği yönünde bir sözleşme hükmü de yoktur. Dolayısıyla, söz konusu fatura miktarı düşülmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken bu hususa dikkat edilmemiş olması hatalı bulunmuştur. Bununla birlikte, söz konusu hesaplama Dairemizce de yapılabileceğinden kaldırma kararı sonrası mahkemesine geri gönderilmesine gerek olmadığı, dairemizce yeni hüküm tesis edilebileceği değerlendirilmiştir.Tüm dosya kapsamından; davacı ile davalı arasında alçıpen bölme duvar yapımı işine ilişkin eser sözleşmesine dayalı hukuki ilişki bulunduğu, eserin davalı iş sahibine teslim edildiğine ilişkin hukuki ihtilaf bulunmadığı, davalı iş sahibinin söz konusu hukuki ilişki nedeniyle iş bedelinin bir kısmı için toplam tutarları 100.000 TL olan 3 ayrı çek verdiği, çeklerden ikisinin ödendiği, üçüncü çekin kısmen ödendiği, davacının halen ödenmemiş iş alacağı bulunduğu, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının cari hesap ilişkisine göre 33.209,86 TL alacaklı olduğu, ancak gerekçesine yukarıda değindiğimiz üzere davacı tarafın bilirkişi raporlarıyla da sübuta eren 33.209,86 TL asıl alacak miktarından 7.109,49 TL tutarında vade farkının düşülmesi gerektiği, söz konusu tutar düşüldüğünde davacının alacaklı olduğu miktarın 26.100,37 TL olduğu, keza asıl alacak likit olduğundan ve ayrıca ilk derece mahkemesince hükmedilen icra inkar tazminatına yönelik olarak istinaf talebi bulunmadığından asıl alacağın yüzde 20'sine tekabül eden 5.220,074 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/05/2024 tarih ve 2023/688 Esas, 2024/564 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, 33.209,86 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 14.852,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gerekli 2.268,57 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 896,91 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.371,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 896,91 TL peşin harç olmak üzere toplam 926,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.349,70TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.392,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça posta/tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 750,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 415,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 33.209,86 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 33.209,86 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gerekli 2.268,57 TL harçtan davalı tarafça yatırılan 567,14 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.701,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere30/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.