TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/02/2025 NUMARASI : 2022/590 Esas, 2025/87 Karar DAVANIN KONUSU: Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı ol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1337 KARAR NO : 2025/1107 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/02/2025 NUMARASI : 2022/590 Esas, 2025/87 Karar DAVANIN KONUSU: Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için hakem heyeti oluşturulması talebine ilişkin olup, mahkemenin usulden ret kararına karşı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle, müvekkili kurum Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü ile davalı arasında 29/05/2008 tarihli "..." konulu bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin yukarıda anılan hükmü kapsamında tahkim yolunu işletmek üzere müvekkili kurum tarafından hakem seçilim yapıldığını, seçilen hakemin kimlik ve irtibat bilgilerinin de yer aldığı ihtarnamenin davalının kendi hakemini belirlemesini sağlamak üzere, Noter kanalıyla davalının Slovakya'daki yerleşim yeri adresine gönderildiğini, söz konusu ihtarnamenin, davalı tarafından, 13/07/2022 tarihinde tebliğ alındığını ve fakat otuz gün geçmiş olmasına rağmen hakem seçimi yapılmadığını belirterek hakem seçimi talep etmiştir.Davalı tarafa tebligat yapılmadığından cevap verilmemiştir.Mahkeme 14.2.2025 tarihli karar ile özetle, yurt dışında yerleşik davalı tüzel kişiye yapılan tebligatın 7201 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olmadığını belirterek davanın usulden reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı vekiline o ülke kanunlarına göre tebligatın yapıldığını, 7201 Sayılı Yasanın uygulanmayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkeme 07.3.2025 tarihli Ek Kararında özetle, HMK 416/son uyarınca kararın kesin olduğunu ve istinaf edilemeyeceğini belirtmiştir.Davacı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle, HMK 416/son hükmünün hakem seçimi halinde uygulanabileceğini, usulden ret kararlarını kapsamadığını belirterek hem istinaf değerlendirme ek kararına hem de asıl karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı yüklenici, davacı ise iş sahibidir. Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi akdedilmiştir. Somut uyuşmazlık incelendiğinde;Mahkemece hakem tayini hususunda açılan davalarda, usulden ret kararı verilmesi halinde bu hükmün HMK 416/son kapsamında kesin olup olmadığının uyuşmazlığın özünü oluşturduğu anlaşılmaktadır.Kural olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara yönelik itiraz/istinaf/temyiz gibi yasa yolları açık olup, bir ilk derece mahkeme kararının kesin olması istisnai bir durumdur. Diğer taraftan ilk derece mahkeme kararlarına karşı yasa yollarına başvurulamaması kişilerin hak arama hürriyetini de doğrudan etkilemekte olup, "hakkı kısıtlayıcı normlar dar yorumlanır" ilkesine göre ilgili yasa maddesine sınırlı bir anlam vermek zorunluluğu bulunmaktadır.Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından HMK 416/son uyarınca verilen kararın kesin olduğundan bahsedilerek Ek Karar ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş ise de, söz konusu yasa maddesi incelendiğinde sadece mahkemece hakem seçimine ilişkin verilen kararlara yönelik olduğu görülmektedir. Mahkemenin hakem seçimi uyuşmazlıklarında usulden ret kararı verilirse bu kararların da kesin olduğuna dair açık bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Yukarıda değindiğimiz "hakkı kısıtlayıcı normlar dar yorumlanır" ilkesine göre, usulden verilen ret kararlarının da HMK 416/son kapsamına teşmil edilmesi hukuken mümkün görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece verilen Ek Karara yönelik davacı istinafı yerinde görülerek Mahkemenin 14.2.2025 tarihli kararı incelenmiştir.İlk derece mahkemesinin14.2.2025 tarihli kararı incelendiğinde, yurt dışında yerleşik davalı tüzel kişiye yapılan tebligatın 7201 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmektedir. Ancak davalı şirket yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş olup, şirket adresi de yurt dışındadır. Davalı şirkete yapılacak tebligatın kendi ülke kanunlarına göre olması milletlerarası özel hukukun prensibidir. Dolayısıyla yabancı bir ülkede davalı şirkete 7201 Sayılı Yasaya göre tebligat yapılmamış olması gerekçe gösterilerek davanın usulden reddine karar verilmesi hukuken doğru olmamıştır. Diğer yandan ilk derece mahkemesince kararda "elbette yabancı olan davalı şirketin yurt dışında bulunan adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu çerçevesinde ve ayrıca ilgili yönetmeliğe uygun olarak bir tebliğ yapılamayacağı kabul edilse dahi en azından bu yöndeki ihtarın davalı şirkete tebliğ olunduğunun alınan belgelerden anlaşılması gerekir" şeklinde bir gerekçeye de yer verilmiş ise de, dosyada mevcut tebliğ belgesinden davalı şirkete tebliğ yapıldığına dair belge ve tebliğ alanın imzası da görülmektedir. Dolayısıyla bu yön itibariyle de mahkemenin gerekçesi ve bu gerekçeye bağlı sonuç hatalı bulunmuştur.Tüm bu sebeplerle davacı vekilinin 07.3.2025 tarihli Ek Karar ile 14.2.2025 tarihli esas karara yönelik istinaf talepleri ayrı ayrı yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/02/2025 tarih, 2022/590 Esas, 2025/87 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.