TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1628 KARAR NO : 2025/1720 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/02/2021 NUMARASI : 2018/230 (E) - 2021/133 (K) DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/07/201…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1628 KARAR NO : 2025/1720 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/02/2021 NUMARASI : 2018/230 (E) - 2021/133 (K) DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/07/2016 tarihinde davalılardan ... Kiralama AŞ'nin maliki, ... ...'ın sürücüsü/operatörü olduğu konteyner elleçleme makinesi vince ait bomun park halinde bulunan, müvekkili şirket nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı çekicinin üzerine düşmesi sonucu sigortalı araçta ağır hasar meydana geldiğini, hasar ihbarı üzerine eksper raporu ile tespit edilen 32.500 TL sigorta tazminat bedelinin 02/09/2016 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, müvekkili şirketin TTK m. 1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 32.500 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 02/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıların vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince; "1-Davalı ... Kiralama AŞ aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,2-Davalı ... ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 9.518,95 TL'nin 02/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın davalı ... Kiralama AŞ yönünden işleten sıfatı olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de hasarın müvekkiline sigortalı çekici çalışma sahası bölgesinde park halindeyken üzerine vincin bomunun düşmesi sonucu meydana geldiğini, kazanın trafikteyken meydana gelmediğini, dolayısıyla davada Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte işleten sıfatı başkasında olsa dahi işleten ve malik KTK m.85 uyarınca müştereken ve müteselsilen meydana gelen hasardan sorumlu olacaklarından davalı ... Kiralama AŞ yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... ... yönünden ise hasarın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, bu durumun hem delil niteliğine haiz ekspertiz raporu hem de olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile tespit edildiğini, mahkemece bunlarla çelişen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarında rapor ile olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile ekspertiz raporu arasında çelişki olduğu ve çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği belirtilmiş ise de itirazlarının dikkate alınmayarak eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işletme halinde olmayan motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasında davalı müvekkilinin kusurunun ispatlanmadığını, davaya konu olayda müvekkilinin işi bittikten sonra vinci güvenli bir şekilde park ettiğini, müvekkili araçtan indikten sonra ... plakalı aracın, vincin kuzey istikametine çok yakın mesafede park edildiğini, bu durumu gören müvekkilinin ... plakalı aracın sürücüsü ...'ı uyardığını, ...'ın park ettiği aracı biraz daha geriye aldığını, ancak vincin bomunun alt hizasından çıkarmadığını ve aracı bu şekilde park ederek bıraktığını, müvekkilinin park ettiği vincin ağır iş makinesi sınıfına girdiğini, "25 metre yakınına park etmek yasaktır" uyarı levhasının aracın üzerinde bulunduğunu, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün, vince 25 metre mesafeden daha yakına park etmesinin zarara sebep olan temel unsur olup davacıya sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, işletilme halinde olmayan bir aracın sürücüsünün ancak kusurun varlığı veya araçtaki bozukluğun kazaya sebebiyet verdiği hallerde sorumlu tutulabileceğini, KTK'nin 85/3. maddesine göre somut olayda vinç sürücüsü ... ...'ın kusursuz olduğunu, olayda ne sürücü ... ...'ın kusuru olduğunu ne de bomu inen aracın hasarlı olduğunu, davacının avans faizi talebinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ödemenin yapıldığı tarih olan 02/09/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına yaptığı hasar tazminatı ödemesinin, zarar sorumlularından rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamından 20/07/2016 tarihinde, Elazığ İli, Kuşsarayı Köyü tren istasyonu konteynır yükleme sahasında, davalı ... ...'ın sürücüsü olduğu konteyner eleçleme makinesine ait bomun park halindeki, davacıya kasko sigortalı ... plakalı çekicinin üzerine düşmesi sonucu çekicide hasar meydana geldiği anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK'nin 2. maddesinde bu Kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarında öngörülen yerlerde de KTK'nin uygulanacağına yer verilmiş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler "karayolu gibi" kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için yararlanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla KTK'nin uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. (HGK'nin 28/09/2011 tarihli 2011/17-499 Esas 2011/557 Karar sayılı ilamı)Somut olayda, kazanın tren istasyonu konteynır yükleme sahasında meydana geldiği bu duruma göre karayolu sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosya içeriğine göre davalı ... Kiralama AŞ'nin işletenlik sıfatının bulunmamasına, kaza tarihinden önce dava konusu vincin dava dışı kiracıya devredilmiş olmasına göre davanın davalı ... Kiralama AŞ yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; kazanın oluşumunda tedbirsiz davranarak aracını konteyner eleçleme makinesinin bom kısmının altına park eden ... plakalı çekicinin sürücüsü ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, iş makinesinin hidrolik kollarının mekanik arızası sebebiyle bomun kendiliğinden düşmesi, bu makinenin günlük periyodik bakımlarına yeteri kadar özen gösterilmediği kanaatini oluşturmuş olup, bu sebeple konteyner eleçleme makinesi vincin operatörü ... ...'ın %25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Raporun, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, oluşa uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Kasko sigortacısı halefiyet ilkesi kapsamında sigortalısına ödediği tarihten itibaren sigortalısının yerine geçip, sigortalısının haklarına sahip olacağından ödeme tarihi olan 02/09/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde; kazaya karışan araçlar ticari nitelikte olduğundan hükmedilen tazminata talep gibi avans faizine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 650,24 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 163 TL harcın mahsubu ile bakiye 487,24 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacı ve davalı ... ...'ın istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025