T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/743 Esas KARAR NO : 2026/99 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/01/2022 NUMARASI: 2019/157 Esas, 2022/12 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/743 Esas KARAR NO : 2026/99 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/01/2022 NUMARASI: 2019/157 Esas, 2022/12 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ...Mahallesi .... No:... .../Rize adresinde bulunan 3 adet dairenin davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, bölgede ...09.2017 - ...10.2017 tarihleri arasında yoğun yağmur yağışından dolayı meydana gelen yer kayması sebebiyle Valilik tarafından aldırılan ....12.2017 tarihli ... .... Raporuna istinaden müvekkillinin taşınmazları hakkında nakil kararı verildiğini, aynı raporda ayrıca söz konusu bölgede bir takım istinat duvarlarının yapılması halinde ilgili taşınmazların nakledilmelerinin gerekli olmayacağının ve istinat duvarlarının yapım maliyetinin taşınmazların nakil maliyetinden çok daha az olacağının da belirtildiğini, müvekkilinin nakil kararına itiraz ederek bu kararı kaldırmak amacıyla söz konusu rapor doğrultusunda davalı sigorta şirketine de bilgi vermek suretiyle istinat duvarları yaparak iyileştirme sağladığını, bunun sonucunda nakil kararının kaldırıldığını, ancak yapılan masrafları davalı sigorta şirketi karşılamadığından müvekkilinin karşıladığını, bu kapsamda müvekkilinin toplamda 184.278,95 TL tutarında masraf yaptığını, bu iyileştirme işlemleri ile müvekkilinin hem taşınmazlarının yıkılmasını engellediğini hem de bu sayede sigorta şirketini büyük bir ödeme yapma yükünden kurtardığını, bu yapılmasaydı yıkım kararı verilerek sigortalanan taşınmazların yıkılmış olacağını, müvekkilinin tahliye kararının kaldırılmasına yönelik yaptığı eylemlerin TTK m.1448 uyarınca sigorta teminatı kapsamında olduğunu, hem kanun maddesi hem gerekçesi hem de Yangın Sigortası Genel Şartları uyarınca, sigorta ettirene zararın artmasına engel olma hususunda bir takım yükümlülükler yüklenmiş olup sigorta ettirenin yaptığı giderlerin, bu giderlerin faydasız kalması halinde bile sigortacı tarafından sigorta ettirene ödenmesi gerektiğini, somut olayda da, müvekkilinin rizikonun gerçekleşmesinin akabinde zararın artmasını önlemek maksadıyla iyileştirme raporu çerçevesinde taşınmazlarda iyileştirmelerde bulunduğunu ve bu sayede taşınmazların yıkılması yönündeki kararın kaldırılmasını sağladığını, bu nedenle müvekkili tarafından yapılan masrafların teminat kapsamında olduğunu belirterek işbu belirsiz alacak davasının kabulü ile, şimdilik 10.000,00 TL sigorta tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 08/03/2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; taleplerini 63.348,00 TL daha arttırarak toplamda 73.348,00 TL 'nin temerrüt tarihi olan 20/08/2018 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup harcını yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacak işbu davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında ....05.2017-2018 tarihleri arasında geçerli poliçe bulunduğunu, davacının başvurusu üzerine eksper incelemesi neticesinde 3 adet bağımsız bölümü için ....11.2017 tarihinde toplam 36.600,00 TL hasar bedelinin davacıya ödendiğini, akdedilen poliçede belirtilen taşınmaz için teminat verildiğini, poliçe yapılırken var olmayan davaya konu istinat duvarlarının ise teminat kapsamında bulunmadığını, TTK m.1409 uyarınca, sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğunu, poliçenin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda ise, sigortalı binanın inşa edildiği arsada veya civarında vuku bulan yer kayması veya toprak çökmesi sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamında sayıldığını, dolaylı zararların bu kapsamda sayılmadığını, iyileştirme ve güçlendirme ile ilgili ve poliçenin yapılması sırasında var olmayan istinat duvarlarının hasar tazminatı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; istinat duvarlarının sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan bina tanımı içinde değerlendirildiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ek teminatlar çerçevesinde sel ve su baskını, fırtına, yer kaymasının da teminat kapsamına dahil olduğuna dair hükümlere yer verildiği, dava konusu davacı tarafından yapıldığı tespit edilen istinat duvarlarına ilişkin harcamaların dava tarihi itibarı ile 177.721,00 TL, yapıldıkları tarih itibarıyla 146.533,00 TL tutarında olduğu, buna ilişkin olarak yapılan işlemlerin taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi teminatları kapsamında olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, 10.000,00 TL'nin 22.03.2019 tarihinden itibaren; 63.348,00 TL'nin ıslah tarihi olan 08.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen hasarlar neticesinde alınan ekspertiz raporu uyarınca müvekkilinin gerekli ödemeleri sigortalıya yaparak tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, eksik ve hatalı inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, istinat duvarlarına ilişkin talep ve masrafların müvekkili nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesinde yer almadığını, ayrıca istinat duvarlarının poliçe yapılırken varolmadığını, poliçe ile taşınmaz için teminat verildiğini, tanzim edilen poliçe genel şartları uyarınca, dolaylı zararların teminat kapsamına dahil edilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen ...poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında riziko adresi "... Mahallesi ....No:.. ../Rize" olan binada bulunan 3 adet dairenin ./05/2017-./05/2018 tarihleri arasında geçerli ...Poliçesinin akdedildiği, Yangın Sigortası Genel Şartları kapsamında yer kayması için poliçe ile ek teminat verildiği, poliçe özel şartlarında istinat duvarlarının da sigorta konusu bina tanımı içinde değerlendirildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. .../05/2018 tarihli yangın hasar ekspertiz raporunda; sigortalı yapının bulunduğu arazinin oldukça yamaç olması sebebiyle temelinin güçlendirilmesi amacı ile yapının alt kısmının taş istinat duvarları ile çevrelenmiş olduğu, ../09/2017 tarihinde bölgede etkili olan yoğun yağmur yağışları sırasında taş istinat duvarın hasarlandığı, hasarın doğal afet sonucunda meydana gelen yer kayması hasarı olduğu, buna göre toplam tazminat tutarının 36.600,00 TL olarak (her 3 daire için) hesaplandığı belirtilmiştir. Eksper raporu ile bahsi geçen taş duvar için belirlenen hasar miktarı davalı sigortacı tarafından ödenmiş olup bu husus davacı sigortalının da kabulündedir. İşbu dava ile ise, yer kayması sebebiyle Valilik tarafından alınan nakil/tahliye kararının iptaline yönelik yapılan istinat duvarlarına ilişkin masraflar poliçe kapsamında talep edilmektedir. Uyuşmazlık, dava konusu talep edilen masrafların taraflar arasında geçerli poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Sigortalı yapının bulunduğu bölgede aşırı yağışlar sonucu meydana gelen heyelan olayları ile ilgili Rize Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce aldırılan ..../12/2017 tarihli jeolojik etüt raporunda, davacıya ait sigortalı yapı ile ilgili, ikamet edilmesi can ve mal güvenliği açısından sakıncalı olup acilen boşaltılarak Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın ....10.2017 tarih ve ... sayılı Bölgesel Afet Etkililik Oluru kapsamında nakledilmesinin uygun görüldüğü belirtilmiştir. Ayrıca aynı raporda, 9 binanın bulunduğu alanlarda meydana gelen heyelanların genişleme potansiyeli olması nedeniyle söz konusu binaların emniyetine yönelik olmak üzere 7 farklı alanda istinat duvarı yapılarak önlem alınabileceği, yapılması önerilen istinat duvarlarının maliyetinin, konutların nakledilmesi durumunda oluşacak maliyet ile kıyaslandığında çok daha ekonomik olduğu da tespit edilmiştir. Davacı sigortalının söz konusu rapora itiraz etmesinden sonra aldırılan .../06/2018 tarihli jeolojik etüt raporunda, davacı sigortalının rapor tarihinden sonra 3 ayrı istinat duvarı yaparak binanın stabilitesi için gerekli önlemlerin alındığı, bu nedenle nakil kararının iptal edilmesinin uygun görüldüğü, ayrıca bu rapor ile 2 ayrı istinat duvarının yapılmasının da önerildiği anlaşılmakla davacının itirazı ile ilgili, 2 adet istinat duvarının yapılması durumunda nakil kararının iptal edilmesinin ve önerilen 2 adet istinat duvarının bölgesel etkinlik oluru kapsamında yaptırılmasının uygun görüldüğü yönünde karar verilmiştir. Talimat mahkemesi olan Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla keşif icra edilerek aldırılan .../09/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu davacı tarafından yapıldığı tespit edilen istinat duvarlarına ilişkin harcamaların yapılan tespitler çerçevesinde, dava tarihi itibariyle değerinin 177.721,00 TL, yapıldıkları tarih itibariyle değerinin 146.533,00 TL tutarında olduğu, .../06/2018 tarihli jeolojik etüt raporunda 3 farklı duvardan bahsedildiği, bu rapordaki fotoğraflarda görülen duvarların keşifte heyetlerine gösterilen siyah, yeşil, mavi renkteki betonarme perde duvarların olduğu, söz konusu raporda keşifte heyetlerine gösterilen kırmızı renkteki taş duvardan bahsedilmediği gibi bu taş duvarın rapordaki fotoğraflarda gözükmediği, kırmızı renkte gösterilen duvar bedelinin hesaplamadan çıkarılıp çıkarılmamasının mahkemenin takdirinde olduğu, davalı sigorta şirketinin taşınmazın yıkılması halinde sorumlu olacağı poliçeden kaynaklı miktarın 171.336,00 TL olabileceği ve buna ilişkin olarak yapılan işlemlerin taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi teminatları kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti .../01/2021 havale tarihli ek raporunda; davacının, sigortalanan zemin kattaki meskenin dışında, aynı binadaki normal katlardaki 2 dairenin de sigortalandığını belirterek 3 daire dikkate alınarak maliyet hesabının yapılmasını talep ettiği, kök raporda zemin katta ki dairenin değeri 171.336,00 TL olarak hesaplanmış ise de, bu değerlendirmede binanın yapı sınıfının sehven III. Sınıf B Grubu Yapılar Sınıfındaki birim yapı değeri uygulandığı için değerin yanlış hesaplandığı, buna göre zemin kattaki dairenin dava tarihi itibariyle maliyet değerinin 138.768,00 TL olduğu, binanın zemin ile birlikte 2 normal katındaki meskenlerin dava tarihi itibariyle maliyet değerinin ise Çevre Ve Şehircilik Bakanlığınca Yayımlanan Yapı Yaklaşık Maliyetleri Tebliğine göre yaklaşık olarak KDV dahil 416.304,00 TL olduğu belirtilmiştir.Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nun 1401. maddesinde, sigortacının, bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Tüm sigorta sözleşmelerinin gerçekleştirilmesinin ana amacı, kişinin can veya mal varlığına gelebilecek tehlikelere yani rizikolara karşı güvence sağlayabilmektir.Sigortanın kapsamı TTK'nun 1409/1 maddesinde düzenlenmiş olup buna göre sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Kanunun 1421 vd. maddelerinde "Tarafların borç ve yükümlülükleri" üst başlığı altında sigortacı ve sigorta ettirenin borç ve yükümlülükleri düzenlenmiş olup sigorta ettirenin borç ve yükümlükleri kapsamında zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğünün düzenlendiği kanunun 1448. maddesinde, sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlü olduğu ve bu doğrultuda yapılan makul giderleri bunlar faydasız kalmış olsa bile sigortacının sigorta tazminatından veya bedelinden ayrı olarak tazmin etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Ayrıca bu maddenin gerekçesinde de, yükümlülüğün sadece rizikonun gerçekleştiği dönemde değil, gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu dönem için de öngörüldüğü, zira, bu maddenin amacının, zararın artması yanında zararın oluşmasına da engel olmak olduğu, kişinin kendisini tehlikelerden korumak için sigortaya başvurduğu, yoksa tehlikenin istenilen bir durum olmadığı, bu nedenle sigorta ettirenin, sigortasını yaptırmış olsa bile rizikonun doğmamasını önleyici her türlü tedbiri alması gerektiği hususları vurgulanmıştır.Somut olayda, yukarıda belirtilen .../12/2017 tarihli jeolojik etüt raporunda, ikamet edilmesi can ve mal güvenliği açısından sakıncalı olduğundan sigortalı konutun boşaltılarak nakledilmesinin uygun görüldüğü, ancak sigortalının bu rapora süresinde itiraz ederek raporda belirtilen iyileştirme çalışmaları kapsamında 3 ayrı istinat duvarı inşa ettiği, .../06/2018 tarihli jeolojik etüt raporunda ise, söz konusu istinat duvarlarının yapılarak binanın stabilitesi için gerekli önlemlerin alındığı belirtilmiş ve buna göre nakil kararının iptal edilmiş olduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda da, ilerleyen zamanlarda meydana gelebilecek olası heyelanları önleme amacıyla inşa edilen söz konusu istinat duvarları için yapılan masrafların da konutun zemin stabilitesinin sağlanmasına yönelik iyileştirici masraflar olduğunun belirtildiği anlaşılmakla davacı sigortalı tarafından borç ve yükümlülüğü kapsamında TTK'nun 1448/1 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleşme ihtimalinin yüksek olması sebebiyle zararın önlenmesine yönelik yapılan istinat duvarına ilişkin masrafların poliçeye göre talep edilmesinde ve bu doğrultuda mahkemece hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve .../01/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.252,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 520,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/01/2026