16. Hukuk Dairesi 2016/4412 E. , 2019/295 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında ...Köyü çalışma alanında temyize konu taşınmazlardan tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 95 parsel sayılı 1.…
**16. Hukuk Dairesi 2016/4412 E. , 2019/295 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında ...Köyü çalışma alanında temyize konu taşınmazlardan tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 95 parsel sayılı 1.020,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 216 ada 28 parsel numarasıyla ve 555,63 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı Hazine, ... ve ... adlarına tapuda kayıtlı bulunan eski 93 parsel sayılı 30.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 216 ada 25 parsel numarasıyla ve 30.097,05 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 216 ada 25 parsel sayılı taşınmaz ile taşınmazına komşu tescil harici yoldan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 216 ada 28 ve 25 parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanaklarının iptali ile bilirkişiler Mehmet Öksüz ve Ufuk Ay'ın 02.09.2015 tarihli rapor ve krokisinde belirtildiği şekilde dava konusu 216 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 837,39 metrekare yüzölçümlü olarak, 216 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ise 30.060,04 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.