T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/03/2022 DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/03/2022 DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı; davalı kooperatifin 29/06/2021 tarihli genel kurulunda alınan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili kararın yok hükmünde olduğunu, kooperatifin ortak sayısının ...olduğunu, genel kurul gündeminin, yönetim ve denetim kurulu seçimi ile ilgili 17. maddesinin onlarca ortak çekimser kaldığı ve keza kendisi dahil birçok ortak red oyu verdiği halde tutanağa genel kurula sunulan listenin oy birliği ile kabul edildiği gibi gerçeğe aykırı bir ifade ile geçtiğini, seçimlerin Kooperatifler Kanunu'nun 48.maddesi 2.fıkrasına aykırı olarak iş'ari oyla yapıldığını, emredici nitelikteki gizli oy-açık oy kuralının ihlal edildiğini, toplantıda toplantı yeter sayısı olan 1/4 nisabının altına düşüldüğünü, blok liste ile seçime girilmesinin ana sözleşmeye aykırı olduğunu neticeten, 29/06/2021 günlü genel kurulun yönetici ve denetçi seçimi ile ilgili ...numaralı kararının yasanın emredici hükümleri ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle geçersiz, önceki yönetim ve denetim kurulu da ibra edilmemiş olmakla ana sözleşmenin 36. maddesi gereğince göreve devamları mümkün olmamakla; kooperatife tedbiren yönetim kurulu ve denetçi atanmasına, genel kurulun ... numaralı kararının yok hükmünde (geçersiz) olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; huzurdaki dava ile davacının bizzat başkan yardımcısı olarak bulunduğu yönetim kurulu tarafından yani kendisi tarafından gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan kararının iptaline karar verilmesini istediğini, bu kapsamda dava dilekçesinde yer alan iddiaların mesnetsiz, gerçek dışı ve soyut iddialardan ibaret olduğunu, Medeni Kanun'un 2. maddesine, hak ve nesafet ilkesine aykırı olduğunu, haksız davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddi gerektiğini, ayrıca söz konusu genel kurulda davacının üyesi bulunduğu yönetim kurulunun ibra edilmediğini ve yönetim kurulu seçimlerine de aday olamadıklarını, davacının bu genel kurulda iptalini istediği kararlara ilişkin herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığını, davanın öncelikle davacının husumet ehliyetinin bulunmaması nedeni ile reddi gerektiğini, dilekçe ekinde mevcut 29.06.2021 tarihli davalı kooperatif genel kurul toplantı tutanağında, davacının iptalini talep ettiği karara dair ne davacı ne de başkaca bir ortak tarafından, yapılan oylamadan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmadığını, yazılı olarak da bildirilmediğini, usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığını, yönetim kurulunun oybirliği ile seçildiğinin açıkça görülmekte olup dava konusu kararlar yönünden dava şartının mevcut olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından hak düşürücü süreye riayet edilmediğini, davacının iddialarının Türk Ticaret Kanunu'nun 447. maddesinde yer alan ve sınırlı şekilde sayılmış batıl hükümler arasında da bulunmadığını, kaldı ki davacının dava konusu genel kurul kararının batıl olduğuna dair iddiası da bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı ikame etmesinin Medeni Kanun 2. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... davacının yönetim kurulunda yer aldığı, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin yönetim kuruluna ait olduğu, KK.'nın 98. maddesi yollamasıyla TTK'nın 375/f maddesi uyarınca yönetim kurulunun devredilemez yetkilerinden olan genel kurul toplantılarının hazırlanması yetki ve görevine sahip olmasına karşın ve kooperatif üyelerinin kendilerine başvurusuna rağmen genel kurulda yönetim ve denetim kurullarının seçimine ilişkin oylamanın gizli oyla yapılmasının sağlanması için gerekli tedbir ve hazırlığın yapılmadığı, bu haliyle alınan karar her ne kadar butlan ile malul olsa dahi yönetim kurulu üyesi olan davacının bu butlan sebebini ileri sürmesinin açıkça TMK'nın 2.maddesine aykırılık teşkil ettiği, genel kurul toplantısının yeterli nisapla başlamasına rağmen (toplam üye sayısı ... olup, ... üye toplantıya katılmıştır) toplantı sırasında bu nisabın bazı kararlar alınırken düştüğü ve yine muhalif üyelerin muhalefet şerhlerinin tutanağa geçilmediği iddiasına yönelik olarak yapılan incelemede; 17 nolu kararın 88 kabul, 1 red oyu ile alındığı, çekimser oyların tutanakta yer almadığı, davacının ya da diğer üyelerin genel kurulu yöneten başkanılık divanına veya Bakanlık temsilcisine bu hususta başvurdukları, yardım istediklerine dair delil bulunmadığı, kaldı ki bu iddianın tanık ile de ispat edilemeyeceği (Yargıtay 23.HD. 2014/7448 E-2015/1504 K sayılı kararı), Yönetim ve Denetim kurulunun blok liste ile seçilmesinin ana sözleşmenin 42. maddesine aykırı olduğu iddiasının ise iptal sebebi olarak ileri sürülebileceği, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53/1. maddesine göre, toplantıya katılan davacının genel kurul kararının iptalini talep edilebilmesi için alınan kararlara muhalif kalması, bu muhalefetin tutanağı geçirtilip, altının imzalaması ve muhalefetlerini gerekçeleri ile açıklayan ayrı bir dilekçeyi divana sunması gerekmektedir. Somut olayda genel kurul toplantasına katıldığı anlaşılan davacının genel kurulun hiçbir gündem maddesi ile ilgili olarak muhalefetlerini tutanağa geçirtip imzalamadığı ve muhalefetine ilişkin ayrı bir dilekçe vermediği de çekişmesiz olup, bu nedenle iptal davasının koşulları da oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; yönetim ve denetim kurulları seçimine ilişkin ortada doğmamış bir işlemin söz konusu olduğunu, bazı ortakların salonda bulundukları halde oy kullanmadıklarına ilişkin dosyada bir bilginin bulunmadığını, mahkemenin kendiliğinden çekimser oy bulunduğunu kabul ederek yorum yapmasının doğru olmadığını, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu kabul etmesinin doğru olmadığını, yönetim kurulu üyeliklerinin en çok oy alandan başlayarak belirlenmesinin işlemlerin kurucu unsuru olduğunu, yönetim kurulu 3 üyeden oluştuğundan tek başına seçim hazırlığı yapmasının kabul edilmesinin yerinde olmadğını, davalı tanığının beyanına itibar edilmesinin doğru olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davalı Kooperatifin 29.06.2021 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 17 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Genel Kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağırılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir." hükmü ile Kooperatif ana sözleşmesinin 33. maddesinin "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir." hükmü ve yine Kooperatifler Kanunu'nun 51. maddesinin birinci fıkrasındaki "Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur." hükümleri emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırı olarak yapılan toplantı ve alınan kararların yok hükmünde olacağı kabul edilmelidir. Ortak sayısı yüksek olan kooperatif genel kurullarına katılımda oyların tek tek sayımı güçlük arz etmektedir. Böyle durumlarda bir önce görüşülen genel kurul maddesindeki toplantı yeter sayısının, toplantı sırasında düştüğü, yeniden sayım yapılması talep edilip, yeter sayının kalmadığı tespit edilmedikçe sonraki gündem maddelerinin görüşülmesinde de mevcut olduğu kabul edilmelidir. Davada bunu iddia eden kişinin genel kurulda yeniden sayım yapılmasını talep etmiş olması ve bu iddiasını ispatlaması gerekmektedir (Aynı yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1814 Esas, 2022/122 Karar sayılı ilamı). Somut olayda; davalı kooperatifin ...ortağı vardır. Uyuşmazlık konusu 29.06.2021 tarihli genel kurula ilk sayımda asaleten ve vekaleten ...ortağın katıldığı sabittir. Genel kurul toplandıktan sonra önceden görüşülen gündem maddelerindeki toplantı nisabının diğer gündem maddelerinde korunduğu kabul edilmelidir. Zira davacı tarafça yahut diğer üyeler tarafından toplantı nisabının düştüğü, yeniden yoklama ve sayım yapılması gerektiği iddia edilerek, yeniden sayım yapılmasının talep edildiğine dair delil ve belge de ibraz edilmediği gibi dava dilekçesinde davacı tarafça çekimser oyların kullanıldığı da beyan edilmiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, toplantı ve karar yeter sayılarının mevcut olduğu, genel kurula katılıp da ret oyu vermeyen üyenin butlan halinin tespitini istemesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı düştüğü, diğer dava konusu hususlarda genel kurula katılmış üyenin muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03/10/2025 ...