TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/342 KARAR NO: 2026/137 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25/03/2021 NUMARASI: 2018/986 (E) - 2021/307 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/342 KARAR NO: 2026/137 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25/03/2021 NUMARASI: 2018/986 (E) - 2021/307 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ... ...... Şirketine ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün olay yerinden firar ettiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin hasar gören araç sahibine tazminat ödemek zorunda kaldığını, Sigorta Sözleşmesinden doğan sorumluluğu ihlal eden kusurlu taraflara ihtarname gönderildiğini, akabinde Büyükçekmece ... İcra Dairesinin... (E) sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; itirazın iptali davası ile davalı vekilinin %20 kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin sürücüye ait alkol raporu sunamadığını, sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle geçerli bir ehliyetinin olup olmadığının da belirlenemediğini, işleten sıfatıyla davalının sorumlu olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, davacı zorunlu trafik sigortacısının, sigortalı aracın karıştığı maddi hasarlı kaza nedeniyle dava dışı zarar görene ödediği hasar tazminatının sigortalısından olay yerinin terk edilmesi nedeniyle rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, 03/10/2016 tarihinde, davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı, davalının maliki olduğu ... plakalı aracın ... plakalı araçla çarpışması neticesinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucu, davacı tarafından 11.070 TL hasar tazminatının 18/05/2017 tarihinde zarar gören dava dışı üçüncü kişinin sigortacısına ödendiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında ... plakalı araç için 06/04/2016-06/04/2017 başlangıç ve bitiş tarihli ZMSS poliçesi düzenlenmiştir. Bu halde dava konusu uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesinin f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.Dosya kapsamında polis memurları tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında; ... plakalı aracın sürücüsünün tespit edilemediği, tespit edilemeyen sürücünün kusurlu olduğu belirtilmiştir. Sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunup bulunmadığı, böyle bir kayıt var ise rücu koşullarının oluşmadığı yönünden değerlendirilmesi, böyle bir kayıt yok ise oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMSS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek ve ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu düşünülmeksizin (Yargıtay 4. HD 13/02/2025 T, 2024/11202 E, 2025/2473 K sayılı BAM kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi kararı) davanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a, 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026