T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/872 - 2025/1851 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/872 KARAR NO : 2025/1851 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2023/176 Esas - 2023/987 Karar DAVACI : TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ -... VEK…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/872 - 2025/1851 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/872 KARAR NO : 2025/1851 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2023/176 Esas - 2023/987 Karar DAVACI : TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : TEKSAN MAKİNA VE YAPI ELEMANLARI İMALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. YAŞAR YAVUZYILMAZ - ... DAVA : Çekişmeli Alacak (İİK 308/b) DAVA TARİHİ : 02/09/2020 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma tarafından mahkememiz nezdinde 2018/718 E sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığını ve davadan verilen karar ile firmanın konkordatosunun tasdik edildiğini, davalı firma tarafından hem Mahkememize hem de konkordato komiserine bildirmiş oldukları alacaklarının kabul edilmediğini, konkordato alacaklılar toplantısında da taraflarınca oy kullanılmadığını, bu sebeple alacaklarına kavuşma ihtimalinden de yoksun kalındığını, İİK.m.294/3 “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” hükmüne havi olmakla, m.294/3 lafzı gereğince faizin kesin mühlet tarihinden itibaren duracağının değerlendirilmekte olduğunu, bu bağlamda, müvekkili banka nezdinde yapılan incelemeler neticesinde firmaya kesin mühlet kararı verilmiş olan 14.02.2019 tarihi itibarıyla 131.510,69 TL ve anapara ve 4.021,91 TL BSMV ve ayrıca davalı firmanın dava dışı Dekotek Yapı Ltd. Şti.'ne olan kefilliği sebebi ile 657.959,03 TL ana para ve 32.877,64 TL BSMV alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığını, toplamda 826.369,27 TL müvekkili bankanın alacağı bulunduğunu, söz konusu alacaklarının mahkemece yaptırılacak bir bilirkişi incelemesi neticesinde de ortaya çıkabileceğini, İİK Md 308/b-2 uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verilebilir hükmüne havi olup, bu bağlamda işbu davalarına konu tutar açısından mahkememizce belirlenecek bir bankada açılacak hesapta talep edilen tutarın depo edilmesini ve nemalandırılmasını öncelikle talep ettiklerini beyanla davalı firma tarafından açılan konkordato davası kapsamında verilen tasdik kararı kapsamında çekişmeli hale dönüştüğü tespit edilen 826.369,27 TL’sı alacakları açısından öncelikle İİK Md 308/b-2 kapsamında söz konusu konkordato kararı kesinleşinceye kadar mahkememce belirlenen bir hesaba depo edilerek nemalandırılmasını; çekişmeli hale dönen alacaklarının kabulüne karar verilerek söz konusu alacaklarının tasdik edilen proje kapsamında değerlendirmeye alınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinden asaleten ve/veya dava dışı Dekotek şirketine kefilliğinden kaynaklanan herhangi bir alacağı bulunmayan davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KABULÜNE, Davacının projeye dahil edilen alacağı dışında çekişmeli kalan 826.369,27.-TL alacağı bulunduğunun tespitine, davalı Teksan Makina ve Yapı Elemanları İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Mahkememizin 2018/718 Esas 2020/361 Karar sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesine dahil edilmesine, davacıya yapılacak ödemelerin 811.670,25.-TL'sinin dava dışı Dekotek Yapı Konstrüksiyon İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 Esas sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesi kapsamında Dekotek Yapı Konstrüksiyon İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden davacıya yapılacak ödemelerle tahsilde tekerrür etmemesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kefaletten kaynaklı alacak tutarının hesaplanabilmesi için İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 E. sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, sadece davalı kayıtlarında yapılacak bir incelemenin ispat haklarının kullanımını imkansız hale getirdiğini, zira davalı tarafın inceleme esnasında aleyhine olan delilleri ibraz etmediğini, bu nedenle bilirkişilerin davalı ve dava dışı Dekotek Şirketine ait ticari defter, belge ve kayıtlar üzerinde de bilirkişi incelemesi yapmaları gerektiğini, bilirkişilerin bu konuda hukuki yorum yapmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici tedbir tarihinden önce davalının ve dava dışı asıl kredi borçlusu Dekotek Şirketinin ödenmemiş herhangi bir kredi borcunun olmadığını, bu konuda bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, geçici mühlet tarihinden sonra alacağa faiz işletilemeyeceğini, bilirkişilerin bankaya teslim edilen çeklerin mahiyetine ilişkin inceleme ve değerlendirme yapmadığını, bilirkişilerin kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesinin duracağına ilişkin tespitlerinin yasaya aykırı olduğunu, geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesinin durduğunu, davalının davacıya asaleten ve/veya kefaletten kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığını, bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, dosya kapsamında konkordato konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça incelenmesini istedikleri evraklar dosyaya sunulduğunda, söz konusu evrakların da incelenmemesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itirazlarında da bu durumu beyan etmiş olduğu, bu beyanların da mahkeme tarafından incelendiğini, bu sebeple söz konusu davanın sadece, banka kayıtları ile gerekçelendirilmediğini, söz konusu alacağa da faiz işletilmesinin son derece olağan bir durum olduğunu, geçici mühlet öncesinde kredi borcu bulunduğundan, bu borca da faiz işletilmesinin yasaya aykırı olmadığını, geçici mühlet kararından sonra faiz işletilmesi durumunda ise; davacı Bankanın alacağı sabit olduğu halde, söz konusu alacağı kabul etmeyip, Bankayı nisaba dahil etmeyip alacağına kavuşmasını engelleyen ve dava açılmasına sebebiyet veren taraf olarak, söz konusu alacağa da faiz işletilmesinin de abesle iştigal durumu bulunmadığını, hem davacı firmanın hem de dava dışı Dekotek firmasının geçici mühlet kararlarından önce, davacı Bankaya borçları olduğunu tekrar beyan ettiklerini, söz konusu hukuki ihtilaf değerlendirilirken, hem Teksan firmasının kendi borcundan dolayı da hem de Dekotek firmasına olan kefaletinden dolayı ayrı ayrı inceleme yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2023 tarih, 2023/176 Esas - 2023/987 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca konkordatodan kaynaklanan çekişmeli alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davalının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/718 esas 2020/361 karar sayılı dosyası ile konkordato teklifinin onaylanmasına karar verildiği, davacının süresi içinde alacak bildiriminde bulunmasına rağmen talebinin reddine karar verildiği ve oylama oy kullanamadığı, davacı ile davalı arasında kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki olduğu ve kesin mühlet tarihi itibariyle davacının davalıdan 131.510,69 TL anapara ve 4.021,91 TL BSMV; davalının dava dışı Dekotek Yapı Ltd. Şti.’ye olan kefilliği nedeniyle 657.959,03 TL anapara, 32.877,64 TL BSMV olmak üzere toplam 826.369,27 TL alacağının olduğundan anılan alacağın konkordato projesine dahil edilmesini talep ettiği; davalının verdiği cevapta davalının davacıya bir borcunun olmadığı, davacıya olan borcun davacı banka tarafından yapılan kesintilerle ödendiğini, konkordato dosyasında yapılan araştırmada da bir borç tespit edilemediğinden mahkemece 18.02.2020 tarihli ara karar ile davacının alacak talebinin kabul edilmediği, davanın reddini talep ettikleri, mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, Dairemizin 2022/351 esas 2023/125 karar sayılı ilamı ile “…Çekişmeli alacak davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir (Yargıtay 6. HD.14/03/2022, 2021/4402 E. 2022/1359 K.)…” gerekçesiyle anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. İİK'nın 308-(b) maddesinde; Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir'' hükmü düzenlenmiştir. İİK'nın 308-(b) maddesi gereğince açılan çekişmeli alacak davası hasımlı bir dava olup, bu davanın borçlu da hasım (davalı) gösterilerek ayrı bir dava olarak genel hükümlere göre açılıp görülmesi, tarafların ileri sürdükleri deliller toplanarak karar verilmesi gerekmektedir. Davanın açılacağı mahkemenin yetki veya görevi hakkında bir açıklık olmadığından, bu dava genel hükümlere göre açılacaktır. Ancak taraflar arasında söz konusu alacak hakkında yetki yada tahkim sözleşmesi varsa mahkeme buna göre belirlenir. (Kuru, El Kitabı, s.1500-1501; SK SchKG- Hunkeler/Wohl, Art,315,N.7. Prof.Dr. Hakan Pekcanıtez- Prof.Dr. Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, XIII- Çekişmeli Alacaklar Hakkında Dava, s,153). Çekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabi olacaktır. Örneğin çekişmeli alacak kira sözleşmesi kaynaklı ise uyuşmazlık Sulh Hukuk Mahkemesinde, işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık İş Mahkemesinde, ticari olmayan bir alacağa dayalı uyuşmazlık ise Asliye Hukuk Mahkemesinde, ticari nitelikte bir alacak ise Asliye Ticaret Mahkemesinde görülecektir. Kanun koyucu burada her uyuşmazlığın uzman mahkemelerde görülmesine ilişkin genel ilkeden ayrılmamıştır. (Yargıtay 6.H.D. 20.12.2022tarih, 2022/4765 Esas- 2022/5915 Karar, Yargıtay 5. H.D. 17/10/2022 tarih, 2022/7830 Esas-2022/14067 Karar) Somut olayda; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/718 esas 2020/361 karar sayılı dosyası ile davacının davalının konkordato projesinin adi ve rehinli alacaklar yönünden tasdikine karar verildiği, davacının konkordato dosyasında alacak bildiriminde bulunduğu, davacının talebinin 18.02.2020 tarihli ara karar ile davacının alacağının olmadığından nisaba katılmamasına karar verildiği ve davacı alacağının bu haliyle çekişmeli hale geldiği görülmektedir. Davacının alacağının olup olmadığının tespiti için mahkemece 29.06.2021 tarihli kök, 04.09.2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Anılan raporlara göre; geçici mühlet tarihi olan 14.09.2018 tarihi itibariyle davacının 775.082,13 TL alacağının olduğu, geçici mühlet tarihinden sonra davacı tarafından yapılan 735.462,79 TL’lik tahsilatlar sonrası davacının 39.619,34 TL asıl alacağının kaldığının değerlendirildiği, hesaplamanın kredi sözleşmesine uygun şekilde geçici mühlet tarihi göz önüne alınarak yapıldığı görülmüştür. Yine aynı raporlarda davacının dava dışı Dekotek Yapı Konst. İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davacı banka ile imzaladığı 09.09.2015 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerine de müteselsil kefil olarak imza attığı, kefalet limitinin 2.020.000,00 TL olduğu, anılan kredi borcu nedeniyle davacının 0049236 numaralı BCH kredisi nedeniyle 811.670,25 TL anapara borcunun bulunduğu belirlenmiştir. Ancak davalı taraf ek bilirkişi raporuna yaptığı itirazlarda, davalının kefaletinin olduğu dava dışı Dekotek Yapı Konst. İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davacı banka ile imzaladığı 09.09.2015 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri kapsamında çekişmeli alacak davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 esas sayılı dosyasında kefil olunan borç için yapılan bilirkişi incelemesinde borç miktarının 177.918,78 TL olarak hesaplandığını, yapılan itirazlar doğrultusunda dosyanın ek rapora gönderildiğini beyan etmiştir. Davalı taraf istinaf dilekçesi ekinde anılan dosyadan alınan ek raporu dosyaya eklemiş, anılan 19.01.2024 tarihli ek raporda dava dışı Dekotek Yapı Konst. İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davacı banka ile imzaladığı 09.09.2015 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri nedeniyle bir borcunun bulunmadığı yönünde rapor tanzim edildiği görülmektedir. Bu durumda eldeki dosyada alınan kök ve ek raporlarda dava dışı Dekotek Yapı Konst. İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davacı banka ile imzaladığı 09.09.2015 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri nedeniyle 811.670,25 TL borç olduğu yönündeki tespit ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 esas sayılı dosyasından alınan raporlardaki anılan kredi nedeniyle borcun tamamının tahsil edilmiş olduğu yönündeki tespitlerin çeliştiği, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadan ve anılan çelişkiler giderilmeden eksik değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuyla hüküm verilmesi hatalı olduğu gibi, davacının dava dışı Dekotek Yapı Konst. İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davacı banka ile imzaladığı 09.09.2015 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerine davalının kefaleti nedeniyle alacak talebinin 657.959,03 TL asıl alacak ve 32.877,64 TL BSMV ile sınırlı olduğu gözetilmeksizin 6100 sayılı yasanın 26.maddesindeki taleple bağlılık ilkesine uygun olmayarak bu alacak talebi yönünden 811.670,25 TL asıl alacak üzerinden hüküm kurulması da isabetli olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; eldeki dosyadan alınan rapor ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 esas sayılı dosyasında alınan raporlar arasında çelişki olduğu gözetilerek anılan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, dava konusu alacaklara ilişkin geçici mühlet tarihinden veya hesap kat tarihinden sonra yapılmış ödemeler mevcutsa bu ödemelerin de hesap katı geçici mühlet kararından sonra olması nedeniyle borçlu temerrüte düşmediğinden, yapılan ödemeler asıl alacaktan mahsup edilmek suretiyle belirlenmesi (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/2336 esas 2024/2845 karar sayılı ilamı) verilecek hükümde 6100 sayılı yasanın 26.maddesi gereği taleple bağlı da kalınarak bir hüküm verilmesinden ibarettir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalının istinaf isteminin kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2023 tarih, 2023/176 Esas ve 2023/987 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.05/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*