9. Hukuk Dairesi 2025/4342 E. , 2026/1038 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1356 E., 2025/627 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 39. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/685 E., 2024/138 K. MAHKEMESİ : ... 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/443 E., 2019/305 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulü…
9. Hukuk Dairesi 2025/4342 E. , 2026/1038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1356 E., 2025/627 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 39. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/685 E., 2024/138 K. MAHKEMESİ : ... 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/443 E., 2019/305 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde 2008 yılı Şubat ayından 2014 yılı Aralık ayına kadar demirci kalfası olarak çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, hafta ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının bulunduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığın çözümünde işin yapıldığı yer mahkemesinin yetkisi tanınarak Mahkeme’nin dosyaya yabancı hukuk ve yabancı mahkemenin yetkisi sebebiyle bakmaması için yetki itirazında bulunduklarını, davacının ancak çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan faydalanabileceğini, davacının dava konusu etmiş olduğu alacak kalemlerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın çözümünde ... Federasyonu İş Kanunu'nun uygulanması gerektiği, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde bireysel iş uyuşmazlıklarının mahkemeye götürülme süresinin düzenlendiği, davacının üç dönem çalışması bulunup, her üç çalışmasının da sona erdiği tarihler ve davanın açılma tarihi dikkate alındığında 392. maddede yer alan 1 yıllık sürenin geçmesinden sonra mahkemeye başvurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığı, davalının süresinde verdiği cevap dilekçesinde, uyuşmazlığa çalışılan ülke iş mevzuatının uygulanması gerektiğini belirttiği, davacının talep konusu alacakların ilişkin olduğu çalışma döneminde, iş sözleşmesi kapsamında yurt dışında bulunan şantiyede çalıştığını iddia ettiği, bu durumda mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı yer olduğu, buna göre uyuşmazlığın çözümünde ... hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, iş sözleşmesinin 31.12.2014 tarihinde sona erdiği, dava tarihine göre ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Davalı Şirketin Türk şirketi olması, iş sözleşmesinin ... vasıtasıyla Türkiye'de imzalanması, davacının davalı Şirket tarafından ...'ya gönderilmesi dikkate alındığında, iş sözleşmesinin Türk hukuku ile sıkı ilişki içerisinde olduğunun sabit olduğunu, 3. Uyuşmazlığın çözümünde ... mevzuatı uygulansa bile, zamanaşımı yönünden Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, ... hukukundaki 3 aylık sürenin Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, 4. ... hukukunun uygulanması sonucu, Türk iş hukukuna ve kamu düzenine aykırılık teşkil edecek kadar az süreli olan zamanaşımı süresinin uygulanması nedeniyle, istinaf başvurusunun esastan reddinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı ve zamanaşımı hususlarına ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı işveren yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde; davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacının 01.02.2008-31.12.2014 tarihleri arasında 3 ayrı iş sözleşmesi ile 3 ayrı dönemde çalışması olduğu belirtilerek çalışma döneminde ... hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır. Dosyada bulunan davacıya ait yurda giriş çıkış kayıtlarına göre dava konusu dönemde davacının davalı işyerinde; 29.01.2008-05.10.2008, 20.10.2008-19.12.2008, 26.12.2008-13.03.2009, 01.08.2009-18.12.2010, 30.12.2010-15.04.2012, 24.06.2012-19.05.2013, 31.05.2013-15.01.20 14... .04.2014-19.12.2014 tarihleri arasında çalışması bulunmaktadır. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tabiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının çalışmalarının ...'da geçtiği uyuşmazlık dışı olup mutad işyeri hukuku ... hukukudur. Davacının 29.01.2008-05.10.2008, 20.10.2008-19.12.2008, 26.12.2008-13.03.2009, 01.08.2009-18.12.2010, 30.12.2010-15.04.2012 tarihleri arasındaki çalışmaları bakımından mutad işyeri hukuku olan ... hukukunun uygulanması yerindedir. Dosyada mevcut yurt dışı iş sözleşmesinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmede hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir. Buna göre taraflar arasındaki hukuk seçimi anlaşmasının kapsamında bulunduğu anlaşılan 24.06.2012-19.05.20 13... .05.2013-15.01.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından da ... hukukunun uygulanması yerindedir. Ne var ki davacının son dönem çalışması olan 08.04.2014-19.12.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Dosya içeriğine göre 08.04.2014-19.12.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tabiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında söz konusu çalışma döneminde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının 08.04.2014-19.12.2014 dönemleri dışındaki çalışmaları bakımından ... hukukunun uygulanması yerinde ise de 08.04.2014-19.12.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.