T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1268 - 2025/1672 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1268 KARAR NO : 2025/1672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : DAVACI : ... İşletmeciliği Mak. San. İnş. Tic. Ltd. Şti VEKİLİ : Av. DAVALI : ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti VEKİLİ : Av.U DAVA : İtirazın İptali (Eser/Satım Sözleşmesinden Kay. Bakiye Alacak) İŞBU DOSYA İLE BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2017/...…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1268 - 2025/1672 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1268 KARAR NO : 2025/1672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : DAVACI : ... İşletmeciliği Mak. San. İnş. Tic. Ltd. Şti VEKİLİ : Av. DAVALI : ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti VEKİLİ : Av.U DAVA : İtirazın İptali (Eser/Satım Sözleşmesinden Kay. Bakiye Alacak) İŞBU DOSYA İLE BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2017/... E. - 2019/... K. SAYILI DAVA DOSYASI: (KARŞI DAVA ÖNCE TEFRİK, SONRA BİRLEŞTİRME) KARŞI DAVACI : ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti VEKİLİ : Av. KARŞI DAVALI : ... İşletmeciliği Mak. San. İnş. Tic. Ltd. Şti VEKİLİ : Av. KARŞI DAVA : Alacak (Faturaya Dayalı) İŞBU DOSYA İLE BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2019/... E.(eski 2017/... Esas)- 2019/... K. SAYILI DAVA DOSYASI BİRLEŞEN DOSYA DAVACISI : ... İşletmeciliği Mak. San. İnş. Tic. Ltd. Şti VEKİLİ : Av. BİRLEŞEN DOSYA DAVALISI : ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. BİRLEŞEN DAVA : İtirazın İptali (Cari Hesap Nedeniyle) İSTİNAF TALEP TARİHİ ( Davalı-K. Davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.) : 17/05/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2021 tarih ve 2017/... Esas-2021/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı - karşı davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ ASIL DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket ile davalı şirketin uzun yıllara dayanan ticari ilişkiye sahip olan iki firma olduğunu, firmaların ticari ilişkilerini iş bazında yaptıkları sözleşmeler ve akabinde kesilen faturalar ve yapılan ödemeler ile düzenlediklerini, taraflar arasında Ticaret Borsası işi için 05/08/2015 tarihinde imzalanan "Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşme nedeniyle 1.386.500 USD bedelli 15 adet faturanın müvekkili firma tarafından düzenlenip borçluya tebliğ edildiğini, bu faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinin de düzenlenip gerekli sevkiyatların yapıldığını, davalı şirketin Ticaret Borsası işi için müvekkili şirkete toplam 1.291.500 USD ödeme yaptığını, yapılan bu ödeme dikkate alındığında müvekkilinin bu iş nedeniyle davalıdan 94.900,00 USD alacağının olduğunu, taraflar arasında ... işi için 21/07/2015 tarihinde imzalanan "Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşme nedeniyle ek siparişlerle gönderilen mallar için de olmak üzere toplam 468.176,50 USD bedelli faturaların kesilerek borçlu firmaya tebliğ edildiğini, davalı tarafından müvekkiline verilen çekler ve yapılan havalelerle toplam 450.000,00 USD ödeme yapıldığını, yapılan ödeme düşüldükten sonra müvekkilinin bakiye 18.176,05 USD alacaklı olduğunu, yine taraflar arasında Pırlanta Bulgur işi için yapılan sözleşme nedeniyle kesilen 31914 nolu 8.260,00 USD bedelli fatura bedelinin hiç ödenmemiş olması nedeniyle de müvekkilinin 8.260,00 USD alacaklı olduğunu, buna göre asıl alacak toplam tutarının 121.336,05 USD olduğunu, borçlu firma tarafından yapılan havalelerde ödemenin hangi faturaya ilişkin olduğu belirlenmediği için ve sözleşme gereği verilen çeklerde, sözleşmede veya ayrıca bir protokolde hangi faturaya ilişkin hangi çekin teslim edildiği veya edileceğinin düzenlenmemiş olması nedeniyle ticari teammül gereği, müvekkili firmanın kestiği faturalardan borca karşılık gelecek şekilde bir kısım faturaların Adana 5.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E. Sayılı dosyası ile icra takibe konulduğunu, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davalının asıl alacağa ve alacağı oluşturan belgelere ilişkin itirazının iptali ile takibin Adana 5.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E. sayılı dosyası üzerinden 121.336,05 USD bedel üzerinden devamına ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ ASIL DAVAYA KARŞI CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Dava dilekçesinde 05/08/2015 günlü imzasız satış sözleşmesi delil olarak sunulmuş ise de, bu sözleşmenin taraflar arasında imzalanmadığını, tarafların geçmişten beri yaptıkları her işe ait bir sözleşme olmakla beraber Adana Ticaret Borsasına yapılan uyuşmazlığa konu imalat nedeniyle yapılmış özel bir sözleşme olmadığını, Adana 4.Noterliği'nin 17/.../2016 günü keşide edilen iade ve karşı faturaların reddine dair ihtarnamenin davacının sadece kendi hak ve alacaklarını gözetmekte olup, işleyen cari hesap ve bu bağlamda bu davaya konu işler ile karşı davaya konu ettikleri iş ve imalatlardaki eksiklikler, hatalı-ayıplı imalatlar ve eksik imalat ve teslimler ile ödemesi ya da mahsup edilmesi gereken karşı ödemelerin hiç nazara alınmadığını, karşı alacaklarının mahsup edilmesi halinde davacının herhangi bir alacağı olmadığı gibi, müvekkiline borçlu olduğunun görüleceğini belirterek, haksız davanın reddi ile davacının dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin eldeki dosyasına karşı dava olarak açılmak istenen davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile yargılamanın 13/09/2017 tarihli oturumunda işbu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmesi üzerine, önce dosyanın Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sırasına kaydolunduğu, sonrasında 12/06/2019 tarih ve 2019/... Karar sayılı kararı ile; cevap verme süresinin uzatımına dair ara kararın varlığı sonucu karşı davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle 2017/... Esas sayılı dosyanın aynı mahkemenin eldeki 2017/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. İŞBU DOSYA İLE BİRLEŞEN 2017/... E.- 2019/... K. SAYILI DOSYADA: DAVACI VEKİLİ KARŞI DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında tek yetkili satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketin müvekkili şirkete kestiği fatura üzerinden %5 bayilik komisyonu bulunduğunu, ancak yıllar boyu hiçbir imalatta bu komisyonun ödenmediğini ve cari hesaplardan mahsup edilmediğini, davalının Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E. sayılı dosyasına konu ettiği 3 ayrı imalatta da bu bedellerin mahsup edilmediğini, ayrıca davalının ... Tarım imalatında 4 adet santrafüjlu havalandırmayı ayıplı olarak yaptığını, sökülüp kendisine teslim edilen santrafüjlerin yenisini teslim etmediğini, bu iş için 58.271,00 TL'lik faturayı da reddettiklerini, ayrıca davalının Adana Ticaret Borsası işinin çelik silo ring değişim montajını ve bir kısım muhtelif çelik konstrüksiyon işinde eksik bıraktığı işlerin müvekkili tarafından tamamlandığını, 113.398,00 TL olarak tanzim edilen faturanın ödenmediğini, yine aynı işe ait silo içi tahıl dağıtıcı yürüme yolu yer desteği, silo desteği ve silo üstü elektrikli klepe işi için kesilen 107.295 TL'lik fatura alacaklarının da ödenmediğini, aynı şekilde 200 ton /saat kapasiteli tiremi altı elektrikli manuel klepe için kesilen 32.140,23 TL'lik faturanın da ödenmediğini, ayrıca .../11/2014 tarihli fuar katılım payı bedeli içerikleri 53.250,00 TL bedelli alacak faturasının da cari hesaba kaydedilmesine ve tüm e-posta içeriklerinde kabul edilmiş olmasına rağmen müvekkiline ödenmediğini, cari hesaba mahsuben gönderilen 14.500+5.500 =20.000 TL ve ayrıca 6.000 TL'nin hesaba alınmadığını ve mahsubunun sağlanmadığını, davalıya eksik bıraktığı, ayıplı imal ettiği işlere ait ihtarnameler keşide edildiğini, ancak davalı tarafından taleplerin yerine getirilmediğini belirterek, belirsiz komisyon, cari hesap, ayıp ve hatalı imalattan kaynaklı alacak ve sair tüm alacaklar için şimdilik ....000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ayrıca 17/.../2017 tarihli talep sonucunu açıklar dilekçesinde, taraflar arasındaki tek yetkili satıcılık sözleşmesine göre müvekkilinin davalıdan doğan komisyon alacağı için şimdilik 2.000 TL, davalının Adana Ticaret Borsası işi, Tarsus Titizler Tarım işi, Tarsus ... Tarım işi, Tekirdağ ... grup işi nedeniyle bu işlerde yapılan ayıplı, kusurlu, hatalı malzeme ve imalatları nedeniyle 2.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL belirsiz alacak ile davalıya fatura edilen 390.354,23 TL (belirli alacak) olmak üzere toplam 394.354,23 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ederek eksik harcını ikmal etmiştir. İŞBU DOSYA İLE BİRLEŞEN 2017/... E.- 2019/... K. SAYILI DOSYADA: DAVALI VEKİLİ 13/04/2018 TARİHİNDE KARŞI DAVAYA CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Taraflar arasındaki sözleşmenin TBK'nun komisyon alacaklarını düzenleyen 532-546 maddelerindeki şartları sağlamadığını, bu sebeple davacının komisyon alacağının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin bir an için komisyon sözleşmesi olarak nitelendirilebileceği düşünülse bile komisyon alacakları için zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, 5 yıldan daha önce yapılan bir aracılık faaliyeti mevcut ise bile iş bu davaya konu edilemeyeceğini, ayrıca gizli ayıba ilişkin davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin tüm malzemeleri eksiksiz bir şekilde üretip davacıya teslim ettiğini, davacının bahse konu imalatlar için süresinde ihbarda bulunmadığını, bu sebeple ayıplı mal iddiasını kabul etmediklerini, davacı ile aralarında takibe konu fatura içeriklerinde belirtilen bir satışın meydana gelmediğini, faturaları ve fatura içeriklerini hiçbir hal ve şartta kabul etmediklerini, müvekkili tarafından mal veya hizmet alınmış gibi gösterilen bu faturalarda belirtilen satışların tamamen gerçek dışı olduğunu, bu satışların hiçbir zaman olmadığını belirterek, ayıplı mala ilişkin zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2019 tarih ve 2019/...(eski 2017/... Esas) Esas-2019/... Karar sayılı kararı ile; aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle 2019/...(eski 2017/... Esas) Esas sayılı dosyanın aynı mahkemenin eldeki 2017/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. İŞBU DOSYA İLE BİRLEŞEN 2019/... E.-2019/... K. SAYILI DOSYADA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı şirketin uzun yıllara dayanan ticari ilişkiye sahip iki firma olduğunu, bu firmaların ticari ilişkilerini "iş" bazında yaptıkları sözleşmeler ve akabinde kesilen faturalar ve yapılan ödemeler ile düzenlendiğini, müvekkili tarafından sözleşmelere ve yapılan sevkiyatlara istinaden usulüne uygun bir şekilde kesilip tebliğ edilen faturalar nedeniyle davalı şirketten alacaklı olduğunu, davalı şirket tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, fakat ödemelerin toplam borçtan düşülmesi ve Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı icra dosyası ile takibe koydukları fatura bedellerinin (mükerrer ödeme talep edilmemesi maksadı ile) düşülmesi neticesinde kalan cari hesap bakiyesinin, iş bu itirazın iptaline konu olan Adana 1.İcra Dairesi'nin 2016/... E. sayılı icra dosyasında belirtildiği şekilde 363.339,58 TL olduğunu, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, borçlunun asıl alacağa ve alacağı oluşturan belgelere ilişkin itirazının iptali ile Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyası ile açılan takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İŞBU DOSYA İLE BİRLEŞEN 2019/... E.-2019/... K. SAYILI DOSYADA: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davaya konu takip talebinin 09/12/2016 olup, itirazın iptali davası açılması için 1 yıllık sürenin aşılmış olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafa cari hesaptan kaynaklı hiçbir borcu olmadığını, tam tersi eksikli, ayıplı emtia ve imalatları ve ayrıca ödemediği tek yetikili satıcılık komisyonları nedeniyle davacı tarafın müvekkiline borçlu olduğunu ve bu hususta Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... E. sayılı dosyası ile dava açtıklarını, Adana 5.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın Adana 1.Asliye Ticaret Mah.nin 2017/... E. sayılı dosyasıyla yargılamaya konu edildiğini belirterek, dosyanın 2017/... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve davanın esastan reddine, ayrıca müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Mahkememizin 2017/... E. Sayılı dava dosyası yönünden; a)Davanın KABULÜ ile; davalının Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 121.336,05 USD asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD cinsi para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, Hükmolunan alacağın %20'si olan 75.471,02 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, .... 2-Mahkememizin Birleşen 2017/... E. 2019/... K. Sayılı (Karşı dava) dava dosyası yönünden; a)Davanın REDDİNE, ..... 3-Mahkememizin Birleşen 2019/... E. 2019/... K. Sayılı dava dosyası yönünden; a)Davanın KABULÜ ile; davalının Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, Hükmolunan alacağın %20'si olan 72.667,91 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-Birleşen Karşı Davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekili 17/05/2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; 2017/... E. SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN İSTİNAF SEBEPLERİ OLARAK; 1-Yerel mahkeme dosyasında aldırılan bilirkişi raporlarında yapılan tespitlerde tarafların defterlerinin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemenin davacının ticari defterlerine göre alacaklı olduğundan bahisle hüküm kurduğunu, kaldı ki aldırılan raporların bazılarında davacıların defterlerinin usule uygun bazılarında ise usule aykırı tutulduğunun tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, iki tarafın da defterleri birbirine açıkça aykırılık teşkil ettiği için ticari defterlerin delil niteliğine haiz olmaması gerektiğini, somut olayda faturalara dayanılarak hüküm kurulması gerekirken birbirine aykırı olan ticari defterlere dayanılarak hüküm kurulmasının tamamen eksik ve hatalı incelemenin sonucu olduğunu, 2- Davalı/Karşı Davacı müvekkili ile Davacı/Karşı Davalı ... arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, 2012 yılından beri yürürlükte bulunan bu sözleşme uyarınca davalı/karşı davacı müvekkilinin karşı yandan yapılan her iş için kesilen fatura bedelleri üzerinden olmak üzere ayrı ayrı %5 komisyon hakkı bulunduğunu, bu hususta dosya kapsamına sözleşme ve e-mail yazışmaları sunulduğunu, kaldı ki mail yazışmalarında açıkça %5 komisyon bedeli konusunda taraflarca bir ihtilaf bulunmadığı ve bu oranın her iki tarafın kabulünde olduğu açık olarak görüldüğünü, Yerel mahkemece her ne kadar bu hususta yazılı bir sözleşmenin ve komisyon faturasının düzenlenerek davacıya gönderildiğine dair bir belgenin bulunmaması sebebiyle komisyon bedeli alacağı talebinin reddine karar verse de mail yazışmaları incelendiğinde taraflar arasında fiili olarak bir tek satıcılık sözleşmesinin düzenlendiğinin açık olduğunu, HMK. md.199 kapsamında mailler delil niteliğine haiz olmasına rağmen mail içeriklerinde yeterli inceleme yapılmadığını, 3-Davacı/Karşı Davalının hatalı/ayıplı imalatlarından kaynaklı mahsup taleplerinin reddedilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında aldırılan kök ve ek raporlarda keşif marifetiyle inceleme yapılmak yerine dosya üzerinden inceleme yapıldığını, tespitlerin adete birbirinin kopyası haline geldiğini, ancak yerel mahkeme dosyasında aldırılan raporları tanzim eden bilirkişilerin alternatifli olarak hesap yapmaları gerekirken açıkça hesap yapmaktan kaçındıklarını, dolayısıyla denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan, içinde ziraat bilirkişinin de bulunmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, şöyle ki; Tarsus ... Tarım işi yönünden ; Adana 4. Noterliği'nin 21 Mart 2012 günü ve 5017 yevmiyeli ihtarname ile ayıplar bildirilmiş, buna rağmen mahkeme veya bilirkişi kurulu tarafından bildirilen ayıpların neler olduğu , tahmini giderim keşif bedeli belirlenip mahkeme denetimine sunulması gerekirken bunun yapılmadığını, yerine taraf iddialarının özetlendiği iki paragraflık bir anlatımla durumun geçiştirildiğini, yerel mahkeme tarafından Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat üzerine aldırılan Harun Orhon tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda farklı hiçbir inceleme yapılmadığını, bildirilen ayıpların neler olduğu ve tahmini giderim bedelinin keşif marifetiyle belirlenmediğinin açıkça görüldüğünü, yerel mahkeme dosyasına yaptıkları itirazlar üzerine aldırılan 05/03/2020 ek bilirkişi ve 01/04/2021 tarihli bilirkişi ek-2 raporunda da hiçbir inceleme yapılmadan aynı sonuca varıldığını, Tarsus Titizler Tarım işi yönünden; Bu firmadaki imalatta da aynı şekilde ayıplar oluştuğunu ve Adana 4.Noterrliğinin 21 Mart 2017 gün 5018 sayılı ihtarnamesiyle ayıpların giderilmediği takdirde maliyeti karşı tarafa ait olmak üzere giderileceğinin belirtildiğini, burada da benzer şekilde oluşan ayıbın müvekkili tarafından giderilmek durumunda kalındığını, alınan bilirkişi raporu ile ayıpların saptandığını, yerel mahkeme tarafından Tasus Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat üzerine M.Kemal Külekçi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda: "Siloların çevresindeki düşey profilleri sac gövde ile birleştiren kenet civatalarının daha büyük çaplı civatalarla değiştirilmiş olduğunu, bu durumun imalatçı firma tarafından kullanılan civataların, yükleri taşımak için yeterli olmaması nedeniyle oluşan deformasyonları giderilmek için onarılmış olmasından kaynaklandığı, civataların değiştirilmesi gereken deformasyonlarının ortaya çıkmasında gizli ayıp niteliğinde olduğunun" belirtildiğini, 25...2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise :"silolarda cıvataların değiştirilmesi gereken deformasyonların ortaya çıkmasının gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde belirtilerek M.Kemal Külekçi tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan farklı hiçbir inceleme yapılmadığını, bilirkişi kurulunun taraf iddialarını yine iki paragraf olarak yazmakla yetindiğini, denetime uygun bir hasar, zarar giderim ve maliyet tablosu oluşturmaktan kaçındığını, bu yönüyle de müvekkili tarafından giderilen ayıpların maliyetinin hesaplanmaması ve yerel mahkeme tarafından da mahsup/takas yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İpsala .../Çeltiksan işi yönünden; Bu işin imalatında da çok ciddi ayıplar mevcut olup bu durumun alınan bilirkişi raporlarıyla sabit hale geldiğini, öyle ki siloların yıkılmaktan kurtulması için yeniden imalat teklifi alındığını ve alınan tekliflerin mahiyeti yerel mahkemeye sunulduğunu, yerel mahkeme tarafından Edirne/İpsala Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat üzerine aldırılan ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda : "Siloları oluşturan sac malzemelerde korozyon olmadığı, silolarda kullanılan ŞA-RA marka ...,9 kalitesindeki cıvatalarda korozyona karşı koruma işlemi yapılmamasından kaynaklanan paslanma olduğu, sac ve profillerde korozyon olmadığı, cıvatalarda tespit edilen korozyonun ilk imalat sırasında gözle anlaşılamayacağından gizli ayıp olduğu" şeklinde belirtildiğini, 25...2019 tarihli hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ise bu rapora aykırı şekilde :" standart üretimin ŞA-RA firması tarafından satın alması, cıvataların montajı esnasında uygulanacak kuvvet nedeniyle ... kaplamalarına zarar verebileceği, zedelenen cıvata başlıklarının zamanla hava şartlarının etkisiyle paslanabileceği hususları değerlendirildiğinde Edirne/İpsala'da bulunan 4 adet 1000 ton kapasiteli TMO silolarındaki cıvatalarda görülen paslanmalardan dolayı davalı firmanın üretimine kusur ve ayıp atfedilemeyeceği" belirtilerek, teknik rapora aykırı olarak yenileme gider hesaplaması yapılmadığını, bilirkişinin zararın hesaplanması yerine yine birkaç paragrafta taraf beyanlarının sıralanması ile yetinildiğini, ek raporda da daha önce konu yerde ortaya çıkan ayıbın giderim maliyetine dair 3.kişilerden teklif alınıp sunulduğu halde bunların değerlendirilmediğini, sadece 5 adet siloda cıvata bedelleri hesaplanıp 16.775 Euro gibi afaki bir zarar kalemi bulunduğunu, burada söküm yerine montaj, işçilik, SGK, lojistik maliyetler gibi kalemler göz ardı edilerek yapılan bu zarar hesabının afaki olduğu ve hazırlanan raporun denetime elverişli olmadığının aşikar olduğunu, ayrıca İpsala/Çeltiksan işi ile alakalı Çeltiksan Gıda Tarım Ürün. Nak. Ve Dep. San. Tic ltd. Şti. tarafından keşide edilen Kadıköy 14. Noterliği tarafından tanzim edilen 05270 nolu 01/04/2021 tarihli, paslanan silo vidalarının değiştirilmesi konulu ihtarnamenin taraflarına tebliğ edildiğini, davacı/karşı davalıdan temin edilen ve henüz 1 yıl garanti süresini tamamlamayan paslanan silo vidalarının da taraflarınca değiştirilmek üzere halihazırda bekletildiğini, en kısa süre içerisinde davacı/karşı davalının ayıplı imalatlarının taraflarınca giderileceğini, Adana Ticaret Borsası işi yönünden; Konu projedeki bütün malzeme temininin karşı tarafça yapıldığını, oluşan ayıpların defalarca karşı tarafa bildirildiği halde karşı tarafın ayıpların gideriminden kaçındığını ve oluşan bütün ayıpların müvekkili tarafından giderildiğini, yapılan giderimler için karşı tarafa fatura kesildiğini ve faturaların karşı tarafa tebliğ edildiğini, yerel mahkeme dosyasında aldırılan ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda : " siloların tespit anı itibarıyla eksiksiz ve faal olduğu, iddia edilenin ayıpların tespit anı ile görülmediği ve bu durumun varlığını gösterir belge olmadığından imalatta ayıp olup olmadığının tespit edilemediği" belirtildiği, 25...2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise: " 12 adet mısır kurutma silosunun ve yardımcı makinelerinde Bilirkişi tarafından bir ayıp, kusur, eksiklik tespit edilemediğinden kusurlu ve ayıplı kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir." şeklinde belirtilerek yapılan keşifte alınan rapor incelendiği zaman ayıp görülmediğinin saptandığı, halihazır durum tespiti yapan bilirkişi heyetinin, müvekkili tarafından giderilen ayıpların tespitini ve maliyetini yapmaktan kaçındığını, oluşan ayıpların giderimi ile ilgili Adana Ticaret Borsasının yazmış olduğu yazıların incelenmesi yahut durumun Adana Ticaret Borsasından sorularak ve gerekli incemeler yapılarak incelenmesi gerekirken diğer tüm ayıplı işlerde olduğu gibi ayıbın gideriminin toplam maliyetinin denetime uygun şekilde hesaplanması mümkünken burada da aynı yol ve yöntemle sadece bir paragraflık yazıyla geçiştirildiğini, dolayısıyla hem 05.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, hem de 01/04/2021 tarihli bilirkişi ek-2 raporunda tamamen dosya üzerinden inceleme ile gerçeği yansıtmayan tespitler yapıldığını, ... tarım santifüruj işi yönünden; Davaya konu santifürujların davacı tarafından müvekkiline satıldığını, ... Tarım'da sisteme monte edildiğini, sistemin yükü kaldırmadığı anlaşılınca sökülüp tutanakla davacı yana teslim edildiğini, karşı tarafın da yeni bir santifüruj teslim etmediği gibi santifüruj bedelinin alınması için taraflarına kesilen fatura bedelini de taraflarına ödemediğini, davacı/ karşı davalının bozuk santifürujları teslim aldıktan sonra buna yönelik iade faturasını kabul etmemesi iyi niyetten uzak olduğu gibi hem 19...2019 tarihli hem de 05/03/2020 tarihli rapordaki bilirkişi heyetinin de bu konudaki tespit ve değerlendirmesi yapılırken bir ayıp tespiti olmadığı ve bir ihtarda bulunulmadığı gibi mesnetsiz tespitlerde bulunulmuş olmasının, uyuşmazlığın düzgün şekilde incelenmediğinin göstergesi olduğunu, ayıplı santifürujların tutanak ile teslim edildiğini, alınırken de karşı tarafın ayıp bildirimine bir itirazda bulunmamasının dahi yerel mahkeme dosyasında aldırılan raporlarda inceleme konusu yapılmadığını, dolasıyla denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan, içinde ziraat bilirkişisinin de bulunmadığı bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, 4- Takibe konu alacağın dayandığı belgelerin, taraflar arasındaki cari ilişki düşünüldüğünde takibin kesin dayanağı olduğu hususunun sabit olmadığını, bu konuda ihtilaf bulunduğunu, kaldı ki davacı/ karşı davalının da böyle bir iddiasının mevcut olmadığını, bu sebeple dava konusu alacak likit alacak olmadığından dolayı yerel mahkemece hükmedilen icra inkar tazmimatının reddi gerektiğini, BİRLEŞEN 2017/... E. - 2019/... K. SAYILI DAVA ( KARŞI DAVA) YÖNÜNDEN İSTİNAF SEBEPLERİ OLARAK; 1-Yerel mahkeme dosyasında 2017/... E. sayılı dava dosyası yönünden istinaf sebepleri olarak ileri sürülen hususların- taraflara ait ticari defter açıklamaları- yönünden tekrar ettiklerini, 2- Davalı/Karşı Davacı müvekkili ile Davacı/Karşı Davalı ... arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, 2017/... E. sayılı dava dosyası yönünden bu konuda istinaf sebepleri olarak ileri sürülen hususları birleşen dosya açısından da tekrar ettiklerini, 3- Somut olayda faturalara dayanılarak hüküm kurulması gerekirken birbirine aykırı olan ticari defterlere dayanılarak hüküm kurulmasının tamamen eksik ve hatalı incelemenin sonucu olduğunu, 4-Davacı/Karşı Davalının hatalı/ayıplı imalatlarından kaynaklı mahsup taleplerinin reddedilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında aldırılan kök ve ek raporlarda keşif marifetiyle inceleme yapılmak yerine dosya üzerinden inceleme yapıldığını, tespitlerin adete birbirinin kopyası haline geldiğini, ancak yerel mahkeme dosyasında aldırılan raporları tanzim eden bilirkişilerin alternatifli olarak hesap yapmaları gerekirken açıkça hesap yapmaktan kaçındıklarını, dolayısıyla denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan, içinde ziraat bilirkişinin de bulunmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, BİRLEŞEN 2019/... E. - 2019/... K. SAYILI DAVA YÖNÜNDEN İSTİNAF SEBEPLERİ OLARAK; 1-Yerel mahkeme dosyasında 2017/... E. sayılı dava dosyası yönünden istinaf sebepleri olarak ileri sürülen hususların- taraflara ait ticari defter açıklamaları- yönünden tekrar ettiklerini, 2- Somut olayda faturalara dayanılarak hüküm kurulması gerekirken birbirine aykırı olan ticari defterlere dayanılarak hüküm kurulmasının tamamen eksik ve hatalı incelemenin sonucu olduğunu, 3-Davacı/Karşı Davalının hatalı/ayıplı imalatlarından kaynaklı mahsup taleplerinin reddedilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında aldırılan kök ve ek raporlarda keşif marifetiyle inceleme yapılmak yerine dosya üzerinden inceleme yapıldığını, tespitlerin adete birbirinin kopyası haline geldiğini, ancak yerel mahkeme dosyasında aldırılan raporları tanzim eden bilirkişilerin alternatifli olarak hesap yapmaları gerekirken açıkça hesap yapmaktan kaçındıklarını, dolayısıyla denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan, içinde ziraat bilirkişinin de bulunmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, 4- Davalı/Karşı Davacı müvekkili ile Davacı/Karşı Davalı ... arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, 2017/... E. sayılı dava dosyası yönünden bu konuda istinaf sebepleri olarak ileri sürülen hususları birleşen dosya açısından da tekrar ettiklerini, 5-4- Takibe konu alacağın dayandığı belgelerin, taraflar arasındaki cari ilişki düşünüldüğünde takibin kesin dayanağı olduğu hususunun sabit olmadığını, bu konuda ihtilaf bulunduğunu, kaldı ki davacı/ karşı davalının da böyle bir iddiasının mevcut olmadığını, bu sebeple dava konusu alacak likit alacak olmadığından dolayı yerel mahkemece hükmedilen icra inkar tazmimatının reddi gerektiğini belirterek, Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkeme kararının kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle; Eldeki davalarda, müvekkilinin kendi ticari defterlerine dayandığını, davalı/karşı davacının ise hem kendi hem de müvekkilinin ticari defterlerine dayandığını, mahkemece tüm dava dosyalarında taraflara 2014-2015-2016 defterlerini sunmaları ve bulundukları yerleri bildirilmelerinin ihtar edildiğini, 2017/... Esas sayılı dosyada, davalı/karşı davacı vekilinin 25/09/2017 tarihli dilekçesinde defterlerinin bildirdikleri adreste bulunduğunu ve yerinde incelenmesini talep ettiğini, müvekkilinin ise 2014 yılı defterlerini fiziken, 2015-2016 yıllarını ise e-defter uygulanmasına geçilmiş olması nedeniyle flash bellek içerisinde sunduğunu, bilirkişi ek raporu alınmasına dair ara kararda, davalı/karşı davacının defterlerini bildirdiği yerde incelenmesine hükmedildiğini, bilirkişinin ise davalı/karşı davacının sadece 2015 yılı defterlerini incelediğini, 2014 ve 2016 defterleri ile ilgili bir tespitte bulunmadığını, Birleşen 2017/... esas sayılı dosyada, müvekkili ticari defterlerin bulunduğu adresi bildirmiş ve ayrıca ihtarname, faturalar ve sözleşmeleri sunduğunu, davalı/karşı davacının ise adres bildirmediği gibi defterlerini de sunmadığını, Birleşen 2019/... essa sayılı dava dosyasında, taraflar ticari defterlere dayandıkları halde, sunmadıkları gibi yerlerini de bildirmediklerini, dosyanın daha 2017/... esas sayılı dosya ile hukuki/fiili irtibat kapsamında birleştirildiğini, alacaklı olduğunu iddia eden davalının ticari defterlerinin mahkemeden gizlediğini, üstelik 2017/... esas sayılı dosyadan alınan ve davalının defterlerini sunmadığını bildiren 13/08/2018 tarihli ilk bilirkişi raporuna karşı süresinde beyan ve itirazda dahi bulunmadığını, müvekkiline ait 2014-2015-2016 yılı ticari defterlerinin ilk kez bilirkişi Eda Özdemir tarafından incelendiğini ve usulüne uygun tutulmadığı şeklinde nitelendirdiğini, yerel mahkemenin ticari defterler açısından değerlendirme yaparken sadece müvekkili defterlerine dayanmayıp " tarafların birbirlerini teyit eden ticari defterleri" ilkesinden hareket ettiğini, dolayısıyla mahkemenin, sırf müvekkili defterlerine dayanarak karar verdiğine dair kabulün, gerekçenin iyi okunmadığının işareti olup hatalı olduğunu, davalı/karşı davacının daha önce sunmadığı ancak mahkemece yerinde inceleme kararı verilen defterlerinden sadece 2015 yılına ait ticari defteri, ilk kez bilirkişi Eda Özdemir tarafından incelendiği ve sadece "...yabancı para işlemlerin, TL.na çevrilmesi sırasında herhangi bir belge bulunmadığından..." bahisle, usulüne uygun tutulmadığı şeklindeki tespitine kendi defterleri kapsamında itiraz edildiğini, davacının ise, bilirkişinin davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığına dair bu tespitine itiraz etmediğini, bilirkişinin tek bir gerekçeye dayalı bu olumsuz tespitinin aksinin hakimin genel hukuk bilgisi ile çözümleyebileceğinin açık olup bilirkişi incelemesinin yeniden yaptırılmasın lüzum bulunmadığını, öte yandan, bilirkişi Eda Özdemir her iki raporunda, müvekkilin USD kuru alacaklarının konusunu oluşturan Ticaret Borsası, Lütfi Yüksel İşi, Pırlanta Bulgur İşi ile ilgili tarafların kayıtlarına aldıkları faturaların ve kayıtların birbirlerini doğruladığını ve müvekkil şirketin anılan 3 işten ötürü, 121.461,50 USD alacağının olduğunu bildirdiğini, bilirkişinin inceleme konusu olayla ilgili tarafların defterlerinde birbirlerini teyit eden karşılıklı kayıtların bulunmasından hareketle sonuca gittiğini, müvekkili tarafından davalıya kesilen faturaların tamamının davalı ticari defterlerinde zaten kayıtlı olduğu ancak davalının ayıp iddiasına dayalı karşı davasına konu faturaların ise müvekkili tarafından kayıtlarına alınmadığı ve zaten bunlar için fatura iade prosedürünün işletildiğinin dosya kapsamında sabit olduğunu, üçlü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalının 2014 yılı defterlerinin ( özellikle karalanan defteri kebir) vb. nedenler nazara alınarak sahibine delil olmayacağının değerlendirildiğini, dolayısıyla bilirkişi Eda Özdemir tarafından 2014 defterleri incelenmediğinden raporlar arasında çelişki bulunmadığını, üçlü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalının 2015 yılı defterlerinin ( toplu kayıt, sonradan kayıt) vb. nedenler nazara alınarak sahibine delil olmayacağının değerlendirildiğini, dolayısıyla bilirkişi Eda Özdemir tarafından yapılan ve sırf açılış/kapanış tasdiklerine bakılarak varılan usulüne uygun tespitinin uygun olmadığının da anlaşıldığını, Eda Özdemir raporunda da belirtildiği üzere davacının kestiği faturaların, davalının kayıtlarında görülmekte ise de, davalının müvekkiline yaptığı ödemelerin miktarının tespitinin mümkün olmadığını, burada asıl önemli olanın 4 raporda da müvekkilinin düzenlediğini TL/USD fark etmeksizin tüm faturaların davalının defterinde kayıtlı olması olduğunu, üçlü bilirkişi heyetinin, müvekkili şirketin 2014 ticari defterlerinin önceki bilirkişinin tespiti ile paralel olarak usulüne uygun tutulmadığını bildirdiğini, 2015-2016 yılları için ise yine önceki bilirkişi raporunda olduğu gibi olumsuz bir değerlendirme yapmadığını, neticede her iki tarafın defterleri ve ayrıca her iki bilirkişi raporunda da, davalı karşı davacının müvekkiline hem USD bazında hem de TL bazında düzenlenen, her biri takip taleplerine bağlı ve bilirkişiler tarafından kayıtlara alınıp alınmadığı noktasında incelenen faturalar nedeniyle borçlu olduğunu, Taraflar arasında yazılı bir tek satıcılık sözleşmesi bulunmadığını, geçerlilik şartı olarak yazılılık öngörülmemiş olsa dahi, belirli bir para borcu doğurduğu iddia edildiğinden ispat açısından yazılılığın şart olduğunu, davalı/karşı davacının ise böyle bir kanıt sunamadığını, konuyla ilgili raporlarda ittifakla ve gerekçeli olarak benimsenen, somut nedenlere dayanması nedeniyle mahkemece de benimsenen nedenlerle davalı/karşı davacının davaya cevaplarındaki takas/mahsup iddiasına ve bunu aşan alacaklılık iddiasını ispatlanamadığını, davalı/karşı davacının, bu istinaf nedenine hasren sunduğu Yargıtay Kararlarının dosya kapsamı itibariyle emsal olmaktan uzak olduğunu, emsal diye sunulan bu kararlarda "... tek satıcılık sözleşmesinin tarafların kabulünde olduğu... " yazılı olup taraflarının hiçbir aşamada böyle bir kabulü olmadığını, Gerekçeli kararda, davacının ayıplı işler ile ilgili talepleri konusunda yapılan tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğunu, ortada bir hile olmadığı sürece, ayıbın gizli veya açık olmasının, ayıp iddiasında bulunanın ihbar yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, müvekkili ile karşı yan arasındaki ilişkisinin alım / satım ilişkisinden ibaret olup karşı yanın, müvekkili şirketten bu zamana kadar 69 adet ve hepsi yazılı sözleşme ile olmak üzere mal satın aldığını ikrar ettiğini, sözleşmelerin tamamında, sac haricindekilerin garanti süresinin 1 yıl olduğunu, üstelik Tarsus işinde, müvekkilinin satmadığı aktarma ürünleri ile ilgili de müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışıldığını, üstelik davalı/karşı davacının davasını ıslah etmesinin ardından, Tekirdağ / İpsala işi ile ilgili davasının 2.000 TL. olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunda "...olsa olsa 18.620,25 $ alacaklı olduğu..." şeklindeki tespit hatalı olduğunu, karşı dava değerinin çok çok üzerindeki bu tutar bile düşülse müvekkilinin halen alacaklı olduğu hususunun rapor ile sabit olduğunu belirterek davalı/ karşı davacının yerinde olmayan istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. ESASTAN İNCELEME RAPOR SONUCU: Asıl dava: hukuki niteliği itibariyle satım / eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli nedeniyle itirazın iptali , İşbu dosya ile Birleşen (karşı dava olarak açılıp önce tefrik sonra birleştirme kararı verilen) 2017/... esas sayılı dava: hukuki niteliği itibariyle, fatura alacağı, tek yetkili satıcılık sözleşmesi nedeni ile komisyon alacağı ile eksik ve ayıplı işler kaynaklı alacak , İşbu dosya ile Birleşen 2019/... esas (eski 2017/... Esas) sayılı dava: hukuki niteliği itibariyle cari hesaba dayanan bakiye alacak nedeniyle itirazın iptali , davasıdır. Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Alacaklının ... İşletmeciliği Mak. San. İnş. Tic. Ltd. Şti. , borçlunun ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, 19/11/2015 tanzim tarihli 31961 nolu fatura, 06/11/2015 tanzim tarihli 31943 nolu fatura, 07/08/2015 tanzim tarihli 331005 nolu fatura, 01/.../2015 tanzim tarihli 31914 nolu fatura alacağı nedeniyle toplam 122.425,00 USD'si asıl alacak olacak şekilde işlemiş faizi ile birlikte toplam 134.765,39 USD üzerinden ilamsız icra yolu ile takip yapıldığı, ödeme emrinin 18/.../2016 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 18/.../2016 tarihli dilekçe ile süresinde takibe, borca, faize itiraz edilmesi üzerine, 21/.../2016 tarihinde takibin icra müdürlüğünce durdurulduğu, eldeki 2017/... Esas sayılı dosya ile de itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Alacaklının ... İşletmeciliği Mak. San. İnş. Tic. Ltd. Şti. , borçlunun ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, cari hesap bakiyesi alacağı nedeniyle toplam 363.339,58 TL üzerinden ilamsız icra yolu ile takip yapıldığı, ödeme emrinin 15/12/2016 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 15/12/2016 tarihli dilekçe ile süresinde takibe, borca, faize itiraz edilmesi üzerine, aynı gün takibin icra müdürlüğünce durdurulduğu, eldeki -asıl dosya ile birleşen- 2019/... esas (eski 2017/... Esas) sayılı dosya ile de itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yukarıda değinilen takip dosyaları ile, Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/884 D.İş. sayılı dosyası, davacıya ait BS , davalıya ait BA formları, davacıya ait dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtlar dosya arasına celp edilmiş, davalı defterlerinin ise bilirkişiye verilen yerinde inceleme yetkisi ile incelendiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince ilk başta Mali Müşavir bilirkişi Eda Özdemir' den asıl dava yönünden davacı şirket defterleri üzerinde 13/08/2018 tarihli asıl rapor ve davalı şirket defterleri üzerinde de yerinde inceleme yapılmak suretiyle 17/12/2018 havale tarihli ek raporun alındığı görülmüştür. İşbu dosya ile birleştirilen 2017/... E. sayılı (KARŞI DAVA) dosyasında; -İlk derece mahkemesince dava konusu "Ticaret Borsası" işi nedeniyle üretilen silolar başında keşif yapıldığı ve Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından ibraz edilen 21/01/2019 tarihli raporda özetle; Tespit anı itibariyle eksiksiz ve faal olduğu kanaatini oluşturan 9 adet 2194/17 ring 6.643 m3 düz tabanlı çelik silo ve ekipmanları, 3 adet 457/6 ring 109 m3 kamyon yükleme silosu ve ekipmanları, 1 set taşıma sistemi ve ekipmanları (200 t/h kapasiteli) ünitelerden oluşan tesis üzerinde olduğu iddia edilen ayıpların tespit anı itibariyle görülemediği, dosyada bu durumun varlığını gösteren belge olmaması nedeniyle imalatta ayıp olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Davaya konu diğer silo ürünlerin bulunduğu yerlerde keşif yapılarak rapor tanzimi için yazılan talimatlar sonucu: -"... Tarım" işi bakımından Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu 2018/... Talimat sayılı dosya üzerinden yapılan keşif sonrası aldırılan ve Makine Mühendisi bilirkişi Huriye Orhon tarafından hazırlanan 07/09/2018 tarihli raporda özetle; ... ... Ticaretin bulunduğu adreste yapılan tespite konu 2 adet silo ve buna bağlı taşıma tertibatının yaklaşık 2 yıldır aktif olarak kullanıldığının tespit edildiği, yapım aşamasında olan bir imalat bulunmadığından ve hali hazırda kullanılmakta olduğundan herhangi bir kusur tespitinin mümkün olmadığı, ancak siloyu kullanmakta olan ilgili firma yetkilileri ile yapılan görüşmelerde sistemin imalat ve kullanımı aşamasında dönem dönem yaşadıkları sıkıntıların her daim ... İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından çözüldüğü bilgisine ulaşıldığı belirtilmiştir. -"Titizler Tarım" işi bakamından Tarsus 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu 2018/... Talimat sayılı dosya üzerinden yapılan keşif sonrası aldırılan ve Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 31/.../2018 tarihli raporda; -Titizler Tarımın bulunduğu adreste yapılan tespite konu siloların düşey profillerinin zeminden itibaren 2,5 m. seviyesinde silo çevresinde düşey profilleri sac gövde ile birleştiren kenet civataların çapı, düşey eleman üzerindeki civata çapından daha büyük olduğu, bu noktalarda daha büyük çaplı civata ile desteklenmiş olması, silonun doldurulması neticesinde gelen yükler için imalatçı firma tarafından kullanılmış olan civataların bu yükleri taşımak için yeterli olmaması nedeniyle oluşan deformasyonları gidermek için onarılmış olduğu, -Silo çevresinde düşey profilleri sac gövde ile birleştiren kenet civatalarının daha büyük çaplı civatalar ile değiştirilmesini gerektiren deformasyonların kullanıcıdan kaynaklı bir durum olmayıp, siloların tasarım, imalat aşamasında gerekli hesaplama ve uygulamalardan kaynaklandığı, -Taraflar arasında imza edilen sözleşme tarihi 27/05/2011 olup, yaklaşık 6 yıllık bir sürede silo çevresinde düşey profilleri sac gövde ile birleştiren kenet civatalarının daha büyük çaplı civatalar ile değiştirilmesini gerektiren deformasyonların ortaya çıkmasının gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Dava konusu ürünlerdeki ayıp nedeniyle ürün değerinde ne kadar indirim yapılması gerektiği konusunda ve taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimi için yeniden Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı: Tarsus 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... Talimat dosyası ile aldırılan 26/03/2019 havale tarihli ek raporda; 31/.../2018 tarihli kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmadığı, rapora ek olarak tespite konu silolar üzerine tesis edilen fanların silo içerisinde depolanan ürünleri soğutmada (havalandırmada) yetersiz kaldığının beyan edildiği, keşif esnasında silolar içerisinde depolanan ürün olmadığından bu konuya yönelik test yapılamadığı, silolar üzerine kurulmuş olan algılayıcılardan veri alınamadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihinin 27/05/2011 olup, yaklaşık 6 yıllık bir sürede silo çevresinde düşey profilleri, saç gövde ile birleştiren kenet civatalarının daha büyük çaplı civatalar ile değiştirilmesi gereken deformasyonların ortaya çıkmasının gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiştir. - "... Grup" işi bakımından İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu 2018/46 Talimat sayılı dosya üzerinden yapılan keşif sonrası aldırılan ve Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/01/2019 havale tarihli raporda; -Siloların yapılarını oluşturan sac malzemelerde herhangi bir korozyon (paslanma) olmadığı, korozyonun yoğun olarak siloların gövdelerinde bulunan civatalarda olduğu, silolarda kullanılan civataların ŞA-RA marka ....9 kalitesinde civatalar olduğu, söz konusu silolarda görülen korozyonun sac ve diğer profillerde olmayıp, yalnızca civatalarda yoğunlaşmasının sebebi olarak civataların korozyona karşı koruma işlemlerinin (koruyucu kaplama) uygun şekilde yapılmamasından kaynaklandığı, kusurlu olan ŞA-RA marka ....9 kalitesindeki civatalarda zaman içerisinde korozyon oluşumu ortaya çıktığı, söz konusu bu kusurun ilk imalat sırasında gözle yapılacak muayene ile anlaşılamayacağından ve kusurun zaman içerisinde gelişerek hasara sebep olacağından dolayı siloların civatalarında görülen korozyonun gizli ayıp olarak değerlendirileceği belirtilmiştir. Dava konusu ürünlerdeki ayıp nedeniyle ürün değerinde ne kadar indirim yapılması gerektiği konusunda ve taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimi için yeniden İpsala Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı: - İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/28 Talimat sayılı dosyası ile aldırılan 04/03/2019 tarihli ek raporda; söz konusu kusurun ilk imalat sırasında gözle yapılacak muayene ile anlaşılamayacağından ve kusurun zaman içerisinde gelişerek hasara sebep olacağından dolayı siloların civatalarında görülen korozyonun gizli ayıp olarak değerlendirileceği, tespit edilen ayıbın teslim sırasında açıkça görülüp değerlendirilemeyeceği, yapılan keşif neticesinde silolarda görülen korozyonun, sac ve diğer yapısal profillerde olmayıp yalnızca civatalarda yoğunlaştığı, ürün değerinde yapılacak indirim ile ilgili olarak eldeki bilgi ve belgeler kapsamında görüş bildirmesinin uygun olmayacağı belirtilmiştir. İşbu dosya ile birleştirilen 2017/... E. sayılı dosyasında birleştirme kararı ile birlikte ilk derece mahkemesince ara karar ile dosyanın 1 mali müşavir, 1 makine mühendisi, 1 bilişim uzmanı ve 1 nitelikli hesap uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine tevdiine karar verilerek, asıl ve birleşen dosyalar dikkate alınarak rapor tanzimi istendiği, Bilirkişi heyetince düzenlenen 25/.../2019 havale tarihli raporda; 1-Edirne/İpsala'da bulunan 4 adet 1000 ton kapasiteli TMO silolarındaki cıvatalarda görülen paslanmalardan dolayı davalı firmanın üretimine kusur ve ayıp atfedilemeyeceği, Tarsus/Titizler Tarım isimli işyerinde bulunan silolarda cıvataların değiştirilmesini gerektiren deformasyonların ortaya çıkmasının gizli ayıp niteliğinde olduğu, Mersin/Tarsus Organize Sanayi Bölgesindeki ... ... Ticaret isimli işyerinde bulunan 2 adet silo ve bunlara bağlı tertibatın yaklaşık 2 yıldır aktif kullanıldığı, zaman zaman yapılan onarımların niçin yapıldığı veya onarımın yapıldığına dair net bir bilgi ve tespit bulunmadığı, önceki bilirkişinin tespitinin sadece duyum ve varsayıma dayandığı, davacının gelip onarım ve bakım yapmasının ayıptan kaynaklandığı yorumuna dayanarak ürünün kusurlu olarak kabul edilemeyeceği, Adana Ticaret Borsası Tarım Ürünleri Depoculuk İşletmesinde bulunan 12 adet mısır kurutma silosunun ve yardımcı makinelerinde bilirkişi tarafından bir ayıp, kusur ve eksiklik tespit edilemediğinden kusurlu ve ayıplı olarak kabul edilemeyeceği, ... Tarım İmalatında 4 adet santrifüj havalandırmanın ayıplı olarak imal edildiğine dair bir tespit ve delil olmadığı, ürünler incelenerek hazırlanmış bir bilirkişi raporu bulunmadığından sadece davacının dosyaya sunduğu faturalara ve beyanlarına göre değiştirilen ürünlerin ayıplı olarak kabul edilemeyeceği, 2-Davalı ve davacı defterlerinin usuli olarak sahipleri lehine delil teşkil edebilecek nitelikte oldukları, ancak VUK'da belirtilen kayıt nizamına uyulmadığından içerik olarak sahipleri lehine delil teşkil etme vasfına haiz olmadıkları, 3-Taraflar arasında 2012 yılında yapılan e-posta yazışmalarında %5'lik komisyondan bahsedildiği, ancak başka bir belge veya sözleşmede komisyon talep yetkisi tanındığının tespit edilemediği, 2012 yılındaki e-posta yazışmasındaki ifade dikkate alınarak komisyon ödeneceği beyanına rağmen aradan geçen 5 yıllık süreçte komisyon talebine ilişkin bilgi ve belge tespit edilemediği, 4-Davacı ... İşl. Nak.San. Tic.Ltd. Şti.'nin Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyasında, döviz alacak için TL alacağa uygulanması gereken avans faiz oranı üzerinden hesaplama yaptığı, ayrıca takip tarihinden itibaren de avans faizi talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince temerrüt tarihinden itibaren avans faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplama sonucunda davacı şirketin takip tarihi itibariyle 350.178,78 TL asıl alacak, 32.034,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 382.213,38 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Alınan bu bilirkişi raporu sonrasında, işbu dosya ile birleştirilen 2019/... E. sayılı dosya yönünden de rapor tanzimi ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesince dosya önceki bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, aynı bilirkişi heyetince düzenlenen 05/03/2020 tarihli ek raporda; 1-Takibe konu tutarın takip tarihindeki son alacak bakiyesi üzerinden değerlendirilmesi durumunda davacının 117.431,05 $ + 328.984,00 TL alacaklı olduğu, 2-Takibe konu tutarın iade faturaları dikkate alınmadan yapılan hesaplamada davacının kayıtlarına göre 165.246,96 $+218.353,81 TL alacaklı olduğu, 3-Takibe konu tutarın, yabancı para cinsinden düzenlenen faturalar davacının kayıtlarından tespit edilemediğinden takip tarihindeki davacının defter kaydında gözüken 743.714,06 TL olacağı, 4-Davacının asıl alacak olarak 350.178,78 TL talep ettiği, bu alacağa %11,50 avans faiz oranının uygulanabileceği, ancak taleple bağlı kalınarak %...,50 üzerinden avans faizi hesaplaması yapıldığı, davacının takip tarihi itibariyle 32.034,61 TL avans faizine hak kazandığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları üzerine dosyanın ilk derece mahkemesince önceki bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, aynı bilirkişi heyetince düzenlenen 04/01/2021 tarihli 2.Ek raporda; 1-Davacının defter kayıtlarına göre Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyası üzerinden ilk ödeme emrinin düzenlendiği 14/.../2016 tarihi itibariyle 183.867,21 $ + 218.353,81 TL alacaklı olduğu, 2-Davalı-Karşı davacının İpsala işinden dolayı 18.620,25 $ alacaklı olduğunu iddia edebileceğinin hesaplandığı, ancak hesaplanan bu tutarın davacının alacağından tenzil edilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu, 3-Adana 5.İcra Müdürlüğünün 14/.../2016 tarihinde düzenlenen ödeme emrinde talep edilen tutarın 122.425,00 $ asıl alacak, 12.340,39 $ işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.765,39 $ olduğu, mahkemece davalı-karşı davacının alacağı kabul edilse de edilmese de ödeme emrinin düzenlendiği tarihte davacının alacağı, ödeme emri ile talep edilen tutardan fazla olduğundan asıl alacak olan 122.425,00 $ üzerinden itirazın iptalinin gerektiği, ödeme emrine dayanak yapılan faturaların düzenlendiği tarihte davacının defter kayıtlarına göre davalı-karşı davacı alacaklı olduğundan ödeme emri ile talep edilen 12.340,39 $ işlemiş faiz üzerinden itirazın iptalinin reddi gerektiği, 4-Ödeme emrinde yasaya uygun olarak talebin TL karşılığının belirtildiği, aynı ödeme emrinde alacak fiili ödeme tarihindeki $ kuru üzerinden talep edildiğinden alacağın TL karşılığının hesaplanmadığı, 5-Ödeme emrinin 18/.../2016 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, davacı tarafından yıllık %...,50 avans faizi talep edilmiş olup, davacının alacağını USD cinsinden talep ettiğinden avans faizi talebinin yerinde olmadığı, 3095 sayılı kanununun 4/a hükmü uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanabileceği, 6-Davacının Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyası üzerinden düzenlenen ödeme emrine itiraz nedeniyle iş bu dosyanın (2017/... E.) açıldığı, 7-Davalının 28/03/2017 tarihli dilekçesi ile karşı dava açtığı, dava dilekçesinin 2017/... E. Numarası ile kayda alındığı, dosyanın 12/06/2019 tarihinde 2017/... E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, birleştirme kararı sonrası yeniden yapılan incelemede; Tarsus Titizler ve İpsala işinde görevlendirilen bilirkişiler tarafından, cıvatalardaki korozyonun gizli ayıp olarak değerlendirilmesi nedeniyle davalı/karşı davacının 18.620,25 $ alacaklı olduğunu iddia edebileceği, diğer iddialarını destekleyecek hiçbir somut delilin dosyaya sunulmadığı, defterlerinden de iddialarını destekler kayıt tespitinin mümkün olmadığı, 8-Davacı tarafından 09/12/2016 tarihinde; Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyasında talep edilen kısım sonrası kalan bakiye 363.339,58 TL tahsili için Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyası ile takip açıldığı, bu takibe borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafından 2017/... E. Sayılı dosya ile itirazın iptali talebi ile dava açıldığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırıldığı, dosyanın 2019/... Esas numarası ile yeniden işleme alındığı ve 2017/... E. Sayılı iş bu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, 9-2019/... E. Sayılı dosyanın, Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyasında düzenlenen 363.339,58 TL tutarlı ödeme emrine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, Davacının 183.867,21 $ + 218.353,81 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu alacaktan mahkemenin takdirine göre 18.620,25 $ tenzil edilebileceği, ilk ödeme emri ile talep edilen 122.425,00 $'ın davacının alacak bakiyesinin içinde olduğu, asıl alacak yönünden itirazın iptalinin gerektiği, Davacının 2016/... E. Sayılı dosya üzerinden 09/12/2016 tarihinde düzenlenen ödeme emri tarihinde; a)Davalı-Karşı Davacının ayıplı ve hatalı imalattan alacağı olduğu varsayılır ise 42.821,96 $+218.353,81 TL alacaklı olduğu, b)Davalı-Karşı davacının ayıplı ve hatalı imalattan alacağı olmadığı varsayılır ise 61....,21 $ + 218.353,81 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafından 2016/... E. Sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emri ile 363.339,58 TL talep edildiği, Davacının ödeme emrini düzenlediği tarihte (09/12/2016) T.C.Merkez Bankası $ kurunun 3,4500 TL (efektif alış) olduğu, A)Davalı-Karşı davacının ayıplı ve hatalı imalattan alacağı olduğu var sayılır ise 366.089,57 TL olduğu, B)Davalı-Karşı davacının ayıplı ve hatalı imalattan alacağı olmadığı varsayılır ise 430.329,43 TL alacaklı olduğu, Yapılan hesaplamalar sonucu davacının ödeme emri ile talep ettiği 363.339,58 TL alacağın hesaplanan alacak tutarlarının altında olduğu ve itirazın iptali talebinin kabulünün gerektiği, ödeme emrinde alacağın takip tarihinden itibaren yasal faizle (yıllık %9) tahsilinin talep edildiği, 2017/... E. ve 2019/... E. Sayılı dosyalarla talep edilen %20 icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olacağı belirtilmiştir. "TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur. Deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında, faturaların itiraz ve iadesi bu sonucu değiştirmez. Davacı tarafça takip konusu edilen alacak, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından itiraz edilmeksizin defterlerine kaydedildiğinden davacının faturaya dayalı alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca kanıtlamış olduğu ve artık davalının, faturaya konu hizmeti almamış olmasının varılan bu sonuca bir etkisi bulunmadığı, icra takibinin de bu faturalara dayandığı, bu durumda, miktarı davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir olan bu alacağın likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla, mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliği gözetilerek, yargılama sonunda itirazın haksızlığı belirlenen alacak tutarı üzerinden davacı yararına İİK'nın .../2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmuştur." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 08/04/2015 tarih ve 2014/... Karar sayılı kararı) "... Asıl davada davacı taşeron davalı yüklenici aleyhine bakiye iş bedelinin tahsili için takip yapmış, itiraz üzerine eldeki itirazın iptâli davasını açmıştır. İlk derece mahkemesince inşaat mühendisi, makine mühendisi, mali müşavir bilirkişiden alınan 24.08.2015 tarihli raporda, davacı-birleşen davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı-birleşen davacı defterlerinin ise 2013 yılına ait olan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının zamanında yapılmış olmasına rağmen 2013 yılında tutulması zorunlu olan kebir ve envanter defterlerinin tutulmadığı, defterlerin sahibi lehine delil niteliğinde olmadığı, takip tarihi itibariyle taraflara ait ticari defterlere göre davacı-birleşen davalının, davalı-birleşen davacıdan 149.599,66 TL alacaklı olduğu , taraflara ait ticari defterlerde 0,18 kuruş fark olduğu yönünde rapor verildiği, inşaat mühendisi, makine mühendisi, mali müşavir ve hukukçu bilirkişi heyetince düzenlenen 28.11.2016 havale tarihli hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda ise davacının davalıya KDV dahil 1.745.622,06 TL’lik fatura düzenlediği, davalının kendisine kesilen faturaların tamamının defterinde davacı alacağı olarak kaydettiği, yani faturaları kabul ettiği, 113.725,80 TL faturanın fazla kesildiği, bu faturanın defterde olmasına karşın kabul edilmemesi halinde davacı alacağının 35.873,86 TL, aksi halde 149.599,66 TL olacağına dair rapor sunulmuştur. Bu durumda taraflar arasında yapılan imalâtlar ile ilgili düzenlenen faturalar taraf defterlerine kaydedilmiş olup, uyuşmazlığın birbirini doğrulayan defter kayıtlarına göre çözümlenmesi gerekirken, kesin hesabın çıkartılması ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece ticari defter kayıtlarına göre 149.599,66 TL üzerinden asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın 35.873,86 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur. " (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 23/09/2019 tarih ve 2019... Karar sayılı kararı) SOMUT OLAYDA: 2017/... E. sayılı asıl dava dosyası ile 2017/... E. sayılı (Birleşen- Karşı dava dosyası) yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Davacı .....Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin satıcı-yüklenici, davalı ... İnş....Ltd.Şti.'nin ise işveren, olduğunu ve 05.08.2015 tarihli satış sözleşmesi ile, Adana Ticaret Borsası için 9 adet düz tabanlı çelik silo ve ekipmanları, 3 adet kamyon yükleme silosu ve ekipmanları ve 1 adet taşıma sistemi imalatının müvekkili satıcı- yüklenici tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, iş tamamlanıp teslim edilmesine rağmen bu işe dair 2 faturanın ödenmediğini; yine 21.07.2015 tarihli satış sözleşmesi ile de ... için 4 adet düz taban silo, 2 adet düz taban silo, 1 adet kamyon yükleme silosu ile taşıma sistemi imalatının yüklenici tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, iş tamamlanıp teslim edilmesine rağmen bu işe dair 1 faturanın ödenmediğini; ayrıca Pırlanta Bulgur işi için kesilen fatura bedelinin ise hiç ödenmediğini, bu işler için yapılmayan ödemeler nedeniyle borçlu hakkında Adana 5.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E.sayılı icra takibi yapıldığını, ancak davalı- borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazin haksız olduğunu belirterek, Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E.sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili ise karşı dava ve cevap lahiyasında (karşı davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa (2017/... esas) kaydedildiği sonra ise işbu dosya ile birleştirildiği ), davacı tarafından Adana 1.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E. sayılı icra takibi ile cari hesap bakiyesi nedeniyle icra takibi yapıldığını, ancak itiraz nedeniyle takibin durduğunu, taraflar arasında 6 yıla yakın süren bir ticari ilişki olduğunu, 05.08.2015 tarihli satış sözleşmesinin müvekkili davalı tarafından imzalanmadığını, Adana Ticaret Borsasına yapılan imalatlar nedeniyle özel bir sözleşme yapılmadığını, Adana 4.Noterliği'nin 17...2016 tarihli ihtarnamesi ile iade ve karşı faturaların reddedildiğini, davacı imalatlarının eksik ve ayıplı olduğunu, taraflar arasında tek yetkili satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, davaya konu edilen 3 ayrı imalatta fatura bedeli üzerinden % 5 bayilik komisyonunun bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, davacının ... Tarım İmalatında 4 adet santrafüjlü havalandırmayı ayıplı imal etmesi nedeniyle iade edilen santrafüjlü havalandırmanın yenisini teslim etmediğini, Adana Ticaret Borsası işinin bir kısmı eksik yapıldığından eksikliğin davalı tarafından tamamlandığını, fuar katılım payının da ödenmediğini, belirsiz komisyon, cari hesap, ayıp ve eksik imalatlar nedeniyle alacaklarının bilirkişi marifetiyle belirlenerek hüküm altına alınarak karşı davalarının kabulüne karar verilmesini; asıl davada ise, karşı davalarında belirtilen davacının eksik ayıplı imalatları, tek satıcılık sözleşmesi vb. nedeniyle oluşan davalı- karşı davacı müvekkili alacaklarının, davacının takip konusu yaptığı alacaktan mahsubu ile davalı- karşı davacı müvekkilinin borçlu olmadığı anlaşılacağından reddine karar verilmesini istemiş, 17/.../2017 tarihli dilekçesi ile de karşı dava dilekçesini açıklayıp, harca esas değerleri bildirdiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince asıl dava ve işbu dava ile birleşen 2019/... Esas sayılı dava açısından davanın kabulüne karar verilirken; işbu dava ile birleşen 2017/... Esas sayılı davanın da reddine karar verilmesi üzerine, karar davalı -karşı davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından süresinde istinaf edilmiştir. Asıl dava: hukuki niteliği itibariyle satım / eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli nedeniyle itirazın iptali , İşbu dosya ile Birleşen (karşı dava olarak açılıp önce tefrik sonra birleştirme kararı verilen) 2017/... esas sayılı dava: hukuki niteliği itibariyle, fatura alacağı, tek yetkili satıcılık sözleşmesi nedeni ile komisyon alacağı ile eksik ve ayıplı işler kaynaklı alacak davasıdır. Tüm dosya kapsamından, ilk derece mahkemesince tarafların ticari defter ve kayıtlarının, gerek defterlerin fiziken dosya arasına getirtilmesi, gerekse bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek dava ve karşı dava konusu iddialar açısından ayrıntılı şekilde incelenmesi ile karşı davadaki eksik ve ayıplı iş iddiaları açısından da hem ilk derece mahkemesince yapılan, hem de talimat mahkemeleri aracılığıyla yaptırılan keşifler sonrası bu konudaki bilirkişi tespitlerinin ayrıntılı şekilde raporlandığı görülmüştür. Bunun sonrası oluşturulan son bilirkişi heyetince de tüm bu bilirkişi tespitleri ile tarafların birbirlerini doğrulayan ticari defter kayıtları üzerinden yapıldığı anlaşılan hesaplama sonucu, takip tarihi olan 14/.../2016 tarihi itibariyle davacının 183.867,21 USD + 218.353,81 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yapılan bu tespitin tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, dava dilekçesinde 121.336,05 USD asıl alacak yönünden itirazın iptalinin talep edilmesi karşısında da ilk derece mahkemesince işbu taleple bağlı kalınarak belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi yerindedir. Alacağın likit nitelikte olması ve davalı- karşı davacının yukarıdaki tespite göre takibe haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle davacı yararına asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir. Tarafların birbirlerini doğrulayan ticari defter kayıtları üzerinden yapıldığı anlaşılan hesaplamaya dayalı bilirkişi raporlarında, davalı- karşı davacının davalıdan herhangi bir fatura alacağı olduğu tespit edilemediğinden fatura alacakları yönünden karşı davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Yine davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalı ile arasında tek yetkili satıcılık sözleşmesi bulunduğunu iddiasına ise, ne taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki geçmişinde komisyon faturası düzenlenip davacı- karşı davalıya gönderildiğine ilişkin bir belgeye, ne de taraflara ait ticari defterlerde %5 komisyonun tahsil, tediye veya mahsubuna ilişkin bir kayda rastlanılmaması, tek yetkili satıcılık sözleşmesi bulunduğuna ilişkin ibraz edilmiş yazılı bir sözleşme de bulunmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesince itibar edilmemesi de yerindedir. Davalı-karşı davacı tarafından, davacı-karşı davalı ile aralarında bulunan bir kısım satım-yapım işi nedeni ile eksik ve ayıplı iş alacağı bulunduğu iddia olunmuş ise de; Adana Ticaret Borsası işi ile Tarsus ... Tarım işinde -mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile eksik ve ayıplı teslimat yapıldığına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı; Tekirdağ ... Grup işi ile Tarsus Titizler Tarım işinde de civatalarda paslanma- korozyon olduğu yönündeki tespitlerin de, taraflar arasındaki sözleşmelerde, silo saclarının imalatının davacı- karşı davalı ... şirketi tarafından yapılması, taşıma ve montaj işlerinin ise davalı- karşı davacı ... İnşaat tarafından yapılması ile ... Ltd. Şti.' nin ürettiği sacların yine taraflar arasındaki sözleşmelere göre 25 yıl süre ile garantisi olmasına rağmen ... Ltd. Şti. tarafından tedarik edilerek davacıya satılan civataların ise 1 yıl süre ile garantili olması ve paslanma- korozyon tespit edilen Tarsus Titizler Tarım işinin, davacıya 30/06/2011 tarihinde, yine Tekirdağ ... Grup işinin ise 01/09/2014 tarihinde teslim edilmesi karşısında, ... Ltd. Şti. tarafından tedarik edilerek davacı ... İnşaat'a verilen civataların 30/06/2012 ve 01/09/2015 tarihi itibariyle garanti sürelerinin de sona erdiği yönündeki ilk derece mahkemesi tespiti yerindedir. Ayrıca eldeki dosyada bu ayıptan ...'ya sorumluluk izafe edileceği kabul edilse dahi, ayıp ihbar süresinin geçirildiğinin de gözetilmesi elzemdir. Birleşen 2019/... E. (eski 2017/... Esas) sayılı dava dosyası yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Dava, cari hesaba dayanan bakiye alacak nedeniyle itirazın iptali davası olup, 2017/... E. sayılı dava dosyasına dayanak icra takibine konu bedel mahsubu sonrası davacı ... tarafından Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyası ile davalı ... İnşaat hakkında başlatılan takibin itiraz üzerine durması sonrası açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların birbirlerini doğrulayan ticari defter kayıtları üzerinden yapıldığı anlaşılan son bilirkişi heyeti hesaplaması neticesinde, takip tarihi olan 09/12/2016 tarihi itibariyle davacının 2017/... E. sayılı dava dosyasında hükmedilen icra takibine konu 122.425 USD düşüldükten sonra 61....,21 USD + 218.353,81 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yapılan bu tespitin tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, takip tarihi itibariyle mevcut dolar kuru üzerinden yapılan hesaplamada (61....,21 USD + 218.353,81 TL=) 430.329,43 TL iken daha düşük miktarda alacağın (363.339,58 TL) takip talebine konu edildiğinin anlaşılması karşısında, ilk derece mahkemesince isabetli şekilde taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verildiği görülmüştür. Alacağın likit nitelikte bulunması ve davalının takibe haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle davacı yararına asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir. 6100 sayılı HMK'nın 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı kanunun 20.maddesiyle değişik Ek-1/2.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi uygun görülmüştür. Sonuç itibariyle; Davalı- Karşı Davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı-karşı davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-Birleşen 2017/... esas açısından: -İstinaf talep eden davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, Asıl dava açısından: İstinaf talep eden davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.' dan alınması gereken 23.746,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.938,00- TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 17.808,83 TL'nin davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak hazineye GELİR KAYDINA, Birleşen 2019/... esas açısından: İstinaf talep eden davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.' dan alınması gereken 18.614,78 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.654,00-TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 13.960,78 TL'nin davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak hazineye GELİR KAYDINA, 3-Birleşen 2017/... esas açısından: İstinaf talep eden davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den peşin alınan 162,... TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye İRAD KAYDEDİLMESİNE, Asıl dava açısından: İstinaf talep eden davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den peşin alınan 162,... TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye İRAD KAYDEDİLMESİNE, Birleşen 2019/... esas açısından: İstinaf talep eden davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den peşin alınan 162,... TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye İRAD KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davalı-karşı davacı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4.maddesi uyarınca kararın Dairemizce TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır