TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2021 NUMARASI : 2018/624 Esas, 2021/533 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 03/05/2018 Birleşen İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/206 Esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 26/12/2019 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/02/2026 KARAR Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolay…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 57. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/4060 KARAR NO : 2026/210 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2021 NUMARASI : 2018/624 Esas, 2021/533 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 03/05/2018 Birleşen İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/206 Esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 26/12/2019 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/02/2026 KARAR Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların reddine yönelik verilen karara karşı taraflarca süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve kambiyo senetlerine mahsus ödeme emrinin muhtarlığa bırakılarak tebliğ edildiğini, müvekkilince 05/07/2017 tarihinde alındığını, takibe konu senetlerin teminat senedi olduğunu, buna rağmen kambiyo takibine konu edilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan protokolde söz konusu olan K.Ayasofya Mahallesi, ... Sokak, ... Kadırga/İstanbul adresindeki 74 pafta, ... ada, 1 ve 20 parsel sayılı taşınmazlardan biri konut, diğeri ise iş hanı olarak imar planında yer almakta iken müvekkilince yapılan çalışmalar neticesinde buraların pansiyon ve konaklamaya tahsis edilen yer olarak plan fonksiyon değişikliklerinin yapıldığını, ayrıca müvekkiline teslim edildiğinde bina hakkında birçok usulsüzlükten dolayı ilçe belediyesince birçok yapı tadil tutanağı tutulduğunu ve cezalar kesildiğini, 01/04/2014 tarihinde başlamak üzere ... Ltd. Şti.'nin iki binayı kiraladığını, müvekkilinin bu şirkette %50 hisse sahibi olduğunu, söz konusu iki binanın da normal şartlarda otel faaliyetine devam edemeyecek olmasına rağmen müvekkilince yapılan çalışmalar ile iki binanın da otel faaliyetine geçtiğini ve döviz bazında yüksek kira bedelleri ödendiğini, bu süre zarfında mal sahibinin ısrarı üzerine kusurlu inşaat faaliyetlerinin giderilmesi, iskan ve ruhsatlarının çıkarılması ve müvekkilinin uygun göreceği mimarların ücret mukabilinde mal sahibi tarafından vekaletname verilerek görevlendirilmesi konusunda mutabık kalındığını, hem müvekkiline hem de söz konusu iki mimara verilen vekaletnamelerin mevcut olduğunu, söz konusu edilen teminat senetlerindeki 120.000 TL'nin, 100.000 TL'sinin ... ...'a ada ve avan projelerinin hazırlanması, tarihi eser olan binalardaki eksik hususların giderilerek projeye eklenmesi, ilçe ve Büşükşehir Belediyesine projelerin hazırlanıp verilmesi ve iki binadaki hatalı inşaat işlerinin düzeltilmesi için ve kalan 20.000 TL'nin de projenin aksamaması için ... ...'e verildiğini, ... tasfiye olup kapatıldıktan sonra yine müvekkilinin ortağı olduğu ...Ltd. Şti. tarafından yeni kiracı olarak burada otel çalıştırılmaya devam edilmekte iken davalı şirketin muvafakati doğrultusunda kira kontratının ...Ltd.Şti ile yenilendiğini, dolayısıyla iskan ve ruhsat işlemlerinin bitme aşamasında olduğunu, binaların pansiyon, konaklama tesisi ve otel olarak çalışmaya uygun hale geldiğini, işlere başlanmış olan 2014 yılından 3 yıl sonra bu konuda işlem yapılmasının da davacı tarafın kötü niyetinin göstergesi olduğunu, teminat şartı müvekkilince yerine getirilmiş olup bu nedenle teminat senedi olarak verildiği belli olan senetlere yönelik olarak herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla müvekkilinin takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/700 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuktan da bir sonuç alınamadığını, takibe konu alacağın taraflar arasında akdedilen 29/12/2014 tarihli protokol ve buna bağlı olarak yapılan 31/08/2015 tarihli protokolde belirtilen iş ve hizmetlerin yerine getirilmesine ilişkin olduğunu, protokollerde belirtilen işlerin müvekkilince yerine getirildiğini ancak davalı tarafça taahhüt edilen 500.000 USD müvekkiline ödenmediği gibi çeşitli bahanelerle müvekkilinden alınan 2 adet 120.000 TL tutarındaki teminat senedinin icra takibine konu edilerek müvekkilinden haksız tahsilat yoluna gidildiğini, buna ilişkin menfi tespit davasının İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/624 esas sayılı dosyası ile görülmekte ve halen derdest olduğunu, protokolde söz konusu olan K. Ayasofya Mahallesi, ... Sokak, ... Kadırga/İstanbul adresindeki ... pafta, ... ada, 1 ve 20 parsel sayılı taşınmazlardan biri konut, diğeri ise iş hanı olarak imar planında yer almakta iken müvekkilince yapılan çalışmalar neticesinde buraların pansiyon ve konaklamaya tahsis edilen yer olarak plan fonksiyon değişikliklerinin yapıldığını, ayrıca müvekkiline teslim edildiğinde bina hakkında birçok usulsüzlükten dolayı ilçe belediyesince birçok yapı tadil tutanağı tutulduğunu ve cezalar kesildiğini, 01/04/2014 tarihinde başlamak üzere ... Ltd. Şti.'nin iki binayı kiraladığını, müvekkilinin bu şirkette %50 hisse sahibi olduğunu, söz konusu iki binanın da normal şartlarda otel faaliyetine devam edemeyecek olmasına rağmen müvekkilince yapılan çalışmalar ile iki binanın da otel faaliyetine geçtiğini ve döviz bazında yüksek kira bedelleri ödendiğini, bu süre zarfında mal sahibinin ısrarı üzerine kusurlu inşaat faaliyetlerinin giderilmesi, iskan ve ruhsatlarının çıkarılması ve müvekkilinin uygun göreceği mimarların ücret mukabilinde mal sahibi tarafından vekaletname verilerek görevlendirilmesi konusunda mutabık kalındığını, hem müvekkiline hem de söz konusu iki mimara verilen vekaletnamelerin mevcut olduğunu, söz konusu edilen teminat senetlerindeki 120.000 TL'nin, 100.000 TL'sinin ... ...'a ada ve avan projelerinin hazırlanması, tarihi eser olan binalardaki eksik hususların giderilerek projeye eklenmesi, ilçe ve Büşükşehir Belediyesine projelerin hazırlanıp verilmesi ve iki binadaki hatalı inşaat işlerinin düzeltilmesi için ve kalan 20.000 TL'nin de projenin aksamaması için ... ...'e verildiğini, ... tasfiye olup kapatıldıktan sonra yine müvekkilinin ortağı olduğu ...Ltd. Şti. tarafından yeni kiracı olarak burada otel çalıştırılmaya devam edilmekte olduğunu, dolayısıyla iskan ve ruhsat işlemlerinin bitme aşamasında olduğunu, binaların pansiyon, konaklama tesisi ve otel olarak çalışmaya uygun hale geldiğini, İstanbul 16. ATM'nin dosyasında alınan bilirkişi raporunda işin büyük bir kısmının müvekkili tarafından tamamlandığının tespit edildiğini beyanla davalı aleyhine İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirket ile "İstanbul ili ... İlçesi Şehsuvar Mah. ... Ada 1 parsel ve ... ada 20 parsel'ler ile ilgili yapılacak olan plan tadilatı, legand değişikliği, fonksiyonunun T2'ye çevrilmesi, planlara işlenmesi, iskanın alınması ve ilgili kurumlardan otel ruhsatlarının çıkarılması amacıyla 29/12/2014 tarihinde bir protokol akdettiğini ve belirtilen parsellerle ilgili belirtilen bütün işlerin takibini yaparak işlemleri 30/08/2015 tarihine kadar tamamlayacağını taahhüt ettiğini, bu nedenle kendisine 29/12/2014 ve 30/01/2015 tarihlerinde, protokol uyarınca iki taksit halinde toplam 120.000 TL'nin belirtilen işleri yapması için ödendiğini ancak davacının protokolde üstlendiği yükümlülükleri yerine hiç getirmediği gibi anılan süre içinde yerine getiremeyeceğini kabul ederek 31/08/2015 tarihinde müvekkili şirket ile ek protokol imza ettiğini, bu ek protokolün de davacı tarafından kendisinin üstlendiği yükümlülüklerin yerine getirilmediği, protokolün amacına ulaşmadığı ve müvekkili şirketin beklediği faydanın hiç veya gereği gibi karşılanmadığı kabul edilerek imza altına alındığını, ek protokolü imzalanmasını müteakip davacıya 23/12/2016 tarihinde ve 24/02/2017 tarihinde eşit iki taksitle olmak üzere toplamda 50.000 USD ödeme yapıldığını, ayrıca birtakım masraflar için 46.000 TL avans ödemesi yapıldığını ancak bu ödemeler mukabilinde de davacı tarafından yüklenilen edimlerin yerine getirilmemesi sonucu 22/06/2017 tarihinde bir ihtarname keşide edildiğini ve müvekkili şirket tarafından ödenen tutarların iadesinin talep edildiğini, ihtarnameye rağmen davacının edimlerini yerine getirmeyerek, aldığı bedelleri iade etmeyi kabul etmeyerek bir ihtarname cevabı keşide etmesi üzerine müvekkilinin daha fazla zaman kaybetmemek ve hak kaybına uğramamak adına, daha önce davacının üstlendiği iş ve işlemleri gerçekleştirmesi için... Ltd. Şti ile 20/07/2017 tarihinde bir sözleşme imzaladığını ve bu sözleşme uyarınca 24/07/2017 tarihinde peşinat bedelini... Ltd. Şti'nin banka hesabına havale etmek suretiyle ödediğini, davacının iddia ettiği gibi iskan ve ruhsat işlemlerinin bitme noktasına geldiğinin doğru olmadığını, zira hazırlanan projenin uygunluk kararının 05/07/2018 tarihinde verildiğini, bahsedilen ve müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelere rağmen davacının protokol ve ek protokolden doğan edimlerini yerine getirmeyerek, aldığı ödemeleri de iade etmemesi üzerine İstanbul 34. İcra Müdürlüğü nezdinde ... takip sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibinin dayanağının davacı tarafından müvekkili şirket lehine keşide edilen 29/12/2014 keşide ve 30/09/2015 vade tarihli, her biri 60.000 TL bedelli iki adet senet olduğunu, davacıya ödeme emrinin 29/06/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, buna mukabil 07/07/2017 tarihinde davacı tarafından borca itiraz edildiğini, İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde 2017/406 Esas sayılı dosyası ile görülen dosyada takip kambiyo senedine dayandığı için İcra İflas Kanunu'nun 168. maddesinde öngörülen 5 günlük hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın istinafa götürüldüğünü ancak davacının istinaf talebinin Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2017/3001 esas sayılı dosyasında reddedildiğini, bunun üzerine davacının temyiz yoluna başvurduğunu ve dosyanın halihazırda Yargıtay incelemesinde olduğunu, ilgili icra dosyasına dayanak yapılan senetlerin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının davacı tarafından hiçbir şekilde şikayet konusu yapılmadığını, davacı tarafından haksız ve dayanaksız davalar ikame edilerek müvekkili şirketin hakkına kavuşmasının engellenmeye çalışıldığını, davacı tarafından keşide edilen senetlerin teminat senedi vasfını taşımadığını, davacının ikame ettiği bu haksız ve dayanaksız davalar ile müvekkili şirketi hak kaybına uğrattığını, davacının iddia ettiği gibi ruhsat ve iskan işlemleri tamamlanmadığı için müvekkili şirketin bir başka firma ile anlaştığını ve işlemlerin bu firma tarafından halihazırda yürütülmekte olduğunu, tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunun açık olduğunu, öncelikle dava dilekçesinde izah edilen olay akışı ve dilekçeye ekli belgelerden iddia ve serzenişin ne uğurda, hangi hukuki zemine dayandığının anlaşılamadığını beyanla davanın reddine, işbu davanın haksız yere ikame edilmesi nedeniyle davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/700 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, birleşen dava dilekçesinde 29/12/2014 tarihinde imzalanan Protokol’e (“Protokol”) konu taşınmazlardan birinin konut, diğerinin iş hanı olarak imar planında yer almakta iken, kendisi tarafından yapılan çalışmalar neticesinde pansiyon ve konaklamaya tahsis edilen yer olarak fonksiyon değişikliği yapıldığını, iskân ve ruhsat işlemlerinin bitme aşamasına geldiğini, müvekkilinin sırf anlaşılan hizmet bedelini ödememek için başka bir firma ile anlaştığını iddia ettiğini, tarafların, ... Ada 1 Parsel ve ... Ada 20 Parsel”ler ile ilgili yapılacak olan plan tadilatı, legand değişikliği, fonksiyonunun T2’ye çevrilmesi, planlara (1/5000 ve 1/1000) işlenmesi, iskanın alınması ve ilgili kurumlardan otel ruhsatlarının çıkarılması amacıyla protokol akdettilerini, protokolün konusu nun T3, yani ev pansiyonculuğu fonksiyonunda olan taşınmazın fonksiyonunun T2’ye çevrilerek otel ruhsatının alınabilmesi olduğunu, dilekçe kapsamına bakıldığında davacının gerek protokol gerekse ek protokol ile kendisine verilen sürede üstlendiği edimi yerine getirmediğini açıkça ikrar ettiğini, buna rağmen kendisine 500.000 USD ödenmesini talep etmekte bir beis görmediğini, , ek protokolde belirtilen süreyle paralel olarak tarafların kira sözleşmesine ek bir mutabakatname ile kira başlangıç tarihini 01/02/2016 olarak değiştirdiklerini, bunun sebebinin ise davacının üstlenmiş olduğu otel ruhsatlarını taahhüt ettiği süre içinde alamaması olduğunu protokollerde üstlenilen esas edimin taşınmazların fonksiyonunun T3’ten T2’ye çevrilmesi ve akabinde otel ruhsatının alınması olduğunu, davacının, hukuken imkânsız olduğunu bilmesine rağmen ... Ada 20 ve 1 parselde yapılacak plan tadilatı, legant değişikliği, fonksiyonun T2’ye çevrilmesi, planlara 1/5000 ve 1/1000 işlenmesi, iskân alınması ve ilgili kurumlardan otel ruhsatlarının çıkarılmasını taahhüt ettiğini, kendisine verilen sürelerde bu taahhütlerini hiç veya gereği gibi yerine getirmediğini, taşınmazların T3 fonksiyonunda kaldığını dava dilekçesinde de açıkça ikrar ettiğini beyanla davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "...Asıl davanın Reddine, Asıl davada davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine, Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/700 Esas sayılı dosyasında davanın reddine, .." karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı/davalı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararda davaların özetlendiği bölümde asıl dava ile ilgili kısımda müvekkile ait olan "... Otelciliğin kapatılmasından sonra davalı şirketin muvafakatı doğrultusunda ...Ltd.Şti ile kira kontratının yenilendiği" şeklindeki açıklama doğru olmadığını, yeni kira kontratının müvekkile ait olan ...Ltd.Şti ile imzalanmış olup ... ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Mahkemece yasa ve usule açıkça aykırı olarak hatalar yapıldığını, gerekçeli kararın bilirkişi raporlarının değerlendirildiği bölümlerin de yanlış ve hatalı değerlendirmelerle dolu olduğunu, 03.02.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda ise hatalı şekilde karşılıklı olarak bir alacak verecek bulunmadığı yönünde görüş belirtildiğini, bu raporun da tarihi yine yanlış bir şekilde 06.02.2020 olarak belirtilildiğini, Bu rapora tarafların itirazı üzerine yeniden oluşturulan bilirkişi heyetince 2. Ek rapor düzenlendiğini, müvekkilinin ... ile 01.04.2014 tarihinde davalıya ait dava konusu yerde otel işletmeye başladığını, dolar bazında ve yüksek kiralar ödenmiş ve devamında da 2017 yılına kadar müvekkile ait olan ...Ltd.Şti ile kiracılık ilişkisinin devam ettiğini, bu durumun da söz konusu yerde otel işletmeciliği yapılmasının önündeki engellerin müvekkilinin çalışmaları neticesinde ortadan kaldırıldığını açıkça gösterdiğini, yerel mahkeme gerekçesindekinin aksine müvekkili tarafından taşınmazların plan tadilatı, legand değişikliği, fonksiyonun T2 ye çevrilmesi, 1/1000 lik ve 1/5000 lik planlara işlenmesi, otel ruhsatlarının çıkarılması konusunda protokolde belirtilen işlerin gerçekleştiriliğini, mahkemece dava konusu ettikleri hususların hiç yada hatalı değerlendirildiğini belirterek tüm bilirkişi raporlarına aykırı olan kararın istinaf yoluyla ortadan kaldırılmasını ve dava kesinleşinceye kadar icranın durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen itirazın iptali davasına ilişkin olarak 03.03.2020 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde davanın reddini, davanın haksız yere ikame edilmesi nedeniyle davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiklerini, istinaf konusu kararda, talepleri doğrultusunda, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen davanın reddine karar verilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığını ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, buna karşın söz konusu kararda birleşen dava yönünden talep edilen icra inkar tazminatı hakkında hüküm kurulmadığını kararın gerekçe kısmında da icra inkar tazminatına ilişkin de bir inceleme yer almadığını, birleşen davada kötü niyet tazminatı talebine ilişkin bir hüküm içermemesi nedeni ile taleplerden her biri hakkında verilen hükmün sonuç kısmında gösterilmesi gerekliliğini karşılamadığını, davacının takibe konu tutarı müvekkili şirketten talep etmekte haksız olduğunun kararda isabetli şekilde tespit edilerek ve davanın reddine karar verildiğini, davacının alacaklı olmadığını bile bile kötü niyetle takibe giriştiğini, protokolde kendisine verilen sürelerde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, birleşen dosyaya sunulan 03.03.2020 tarihli cevap dilekçesinde açıkça kötü niyet tazminatı talep edildiğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak sureti ile davacının birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/ 624 Esas ve 2021/533 Karar sayılı dosyası yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Değerlendirme Dava, Asıl dava kambiyo senedine dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada istinaf incelemesi, HMK 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller de dikkate alınarak; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan istinaf sebepleri ile sınırlı, takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.İstinaf nedenlerinin değerlendirilmesi;İlk derece mahkemesince, tarafların sunmuş oldukları deliller dosya arasına alınarak tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince " taraflar arasında, davacı tarafından, davalıya ait İstanbul İli, ... İlçesi, Şehsuvar Mahallesi, ... ada 1 ve 20 parsel sayılı taşınmazların plan tadilatı, legand değişikliği, fonksiyonunun T2'ye çevrilmesi, 1/5000'lik ve 1/1000'lik planlara işlenmesi, iskanlarının alınması ve otel ruhsatlarının çıkarılması konulu 29/12/2014 tarihli protokolün imzalandığı, davacının söz konusu işlemleri 30/08/2015 tarihine kadar tamamlamayı taahhüt ettiği, söz konusu işler ve yapılacak masraflar için davalının 120.000 TL avans ve iş bitiminde 500.000 USD ödemeyi taahhüt ettiği, protokolde davalı tarafından avans olarak ödenecek 120.000 TL karşılığında davacının, davalıya 2 adet senet vereceği, taahhüt edilen işlerin tamamlanması halinde avansın iade edileceği, aksi halde davalı tarafından senetlerin tahsile konulacağının kabul edildiği; taraflar arasında imzalanan bila tarihli ek protokolde, davacı tarafından taahhüt edilen işlerin yerine getirilmediği, davalının, davacıya 120.000 TL avans ödemesi yaptığı, bu ödemelerin davalıya iadesinin gerektiği ancak davacı tarafından işlerin yapılması için ek süre talep edildiğinden davacıya 30/01/2016 tarihine kadar ek süre tanındığı, bu süre sonunda davacı tarafından işlerin tamamlanmaması halinde asıl protokolün 31/12/2015 tarihinde kendiliğinden sona ereceği, davacının senet bedellerini vadelerinde ödemekle yükümlü olduğu, davalının senetleri icra takibine konu etmekte serbest olduğunun imza altına alındığı, davalı tarafça davacıya gönderilen 22/06/2017 tarihli Noter ihtarnamesi ile protokol konusu işlerin yapılmadığı ve yapılan ödemeler nedeniyle davacının sebepsiz zenginleştiğinden bahisle ödenen tutarın 3 gün içerisinde iade edilmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, davacı tarafından davalıya iddialarının kabul edilmediği hususunda 11/07/2017 tarihli cevabi ihtarnamenin gönderildiği, davalı tarafından 15/07/2013 tarihli vekaletname ile davacının, 16/08/2014 tarihli vekaletname ile dava dışı ..., ... ve ...'ın vekil tayin edildikleri, davacı tarafından vekaleten ... ve ...'ın 29/12/2014 tarihli vekaletname ile davalı adına vekil tayin edildikleri, davalı tarafından davacıya öncelikle banka havalesi ile 120.000 TL avansın, akabinde 50.000 USD ve 46.000 TL'nin daha ödendiği, 120.000 TL avans ödemesinin teminatı olarak davacı tarafından asıl davaya konu 30/09/2015 vade tarihli ve 60.000 TL bedelli iki adet senedin davalıya verildiği, taraflarca verilen vekaletnameler ile protokol kapsamında, dava dışı mimarlar ... ve ... tarafından bir takım başvuru ve işlemlerin yapıldığı ancak protokol konusu olan taşınmazların plan tadilatı, legant değişikliği, fonksiyonunun T2'ye çevrilmesi, planlara 1/5000 ve 1/1000 olarak işlenmesi, iskan alınması ve otel ruhsatlarının çıkarılması işlerinin yapılmadığı, davacı tarafından alınan avansların iade edilmediği, davalı tarafça bu nedenle senetlerin takibe konulduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, taraflar arasında düzenlenen asıl ve ek protokol kapsamında davacının işi 30/01/2016 tarihine kadar tamamlamaması halinde aldığı avansı iade etmeyi, aksi halde davalı tarafından senetlerin takibe konu edileceğini kabul ettiği ve davacının üstlendiği işi 30/01/2016 tarihi itibariyle yapamadığı, avans iadesini de gerçekleştirmediği, bu nedenle senetler nedeniyle borçlu olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğu, vekalet sözleşmesinde vekilin borçlarının TBK'nın 506, 507 ve 508. maddelerinde; vekalet verenin borçlarının ise 510. maddesinde " vekalet veren, vekaletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür. Vekil, vekaletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini vekalet verenden isteyebilir. Ancak vekalet veren, kusuru bulunmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir." şeklinde düzenlendiği, buna göre vekilin verdiği avanslar ile yaptığı masrafları, ayrıca bir ücret belirlenmesi ve vekalet görevinin gereği gibi tamamlanması halinde, bu ücreti de vekalet verenden talep edebileceği, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı vekilin üstlendiği işlerin yerine getirilmesinin imar planı değişikliği gerektirmesi sebebiyle imkansız olduğundan bahsedilmiş ise de, ... Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen yazı cevabına göre taşınmazlar için davadan sonra dava dışı bir şirket adına otel ruhsatının düzenlendiği, dolayısıyla davacı tarafından yapılacak iş için hukuki ve fiili bir imkansızlığın bulunmadığı, davacı vekilin, vekaleti kapsamında üstlendiği işi yerine getirmediği, bu nedenle protokolde belirlenen 500.000 USD'yi talep edemeyeceği, her ne kadar davacı, dava dışı mimarlara ödeme yaptığını beyan etmiş ise de bu hususta defterlerinde bir kayıt olmadığı gibi bir ödeme belgesi de sunmadığı, yine masraf yaptığına dair bir beyan ve delil de sunmadığı, bu nedenle davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı... " gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Asıl davaya konu İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı-borçlu aleyhine 30/09/2015 vadeli ve 60.000-TL bedelli iki adet bono dayanak yapılmak suretiyle asıl alacak 120.000-TL, işlemiş faiz 21.782,47-TL, komisyon 360,00-TL olmak üzere toplam 142.142,47-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Birleşen davaya konu İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 500.000 USD asıl alacak, 80.975,32 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 580.975,32 USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde İİK'nın 58/3.maddesi uyarınca yabancı para alacağının harca esas TL karşılığının gösterildiği, borcun sebebinin " 29/12/2014 tarihli protokol ve buna bağlı ek protokol gereği ödenmemiş alacak" olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya tebliği ile davalının 16/07/2019 tarihli dilekçesi ile tüm borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan ve taraflar arasında imzalanan 29/12/2014 tarihli protokol ile davacının davalının mülkiyetinde bulunan İstanbul ili, ... ilçesi ... ada 1 Parsel ve ... ada 20 parsellerde yapılacak Plan tadilatı, legant değişikliği, Fonksiyonun T2'çevrilmesi, planlara (1/5000 ve 1/1000) işlenmesi, iskan alınması ve ilgili kurumlardan otel ruhsatlarının çıkarılması işlerini 30/08/2015 tarihine kadar tamamlamayı üstlendiği, buna karşılık davalının davacıya 29/12/2014 tarihinde 60.000,00-TL ve 30/01/2015 tarihinde 60.000,00-TL olmak üzere 120.000,00-TL ödeme yapacağının kararlaştırıldığı, ayrıca 500.000 USD'nin bütün işlerin tamamlanmasından sonra (iş bitiminde) davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında imzalanan bila tarihli ve 29/12/2014 tarihli protokolün ek olduğu anlaşılan "Ek Protokol" başlıklı belge ile davacının 29/12/2014 tarihli protokolde üstlendiği işi yerine getirmediğini ikrar ettiği, yine tarafların ana protokol gereğince resmi ödemeler, harç ve masraflar ile iş takibi için davacıya ödenen 120.000,00-TL karşılığında hiç bir hizmet verilmediği hususunda mutabık kaldıkları, söz konusu protokol ile davacıya üstlendiği işlerin tamamlanması için 30/01/2016 tarihine kadar süre verildiği, Ek protokolün 5.1.maddesi ile davacının 31/01/2016 tarihine kadar yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde ana sözleşme ve ek protokolün kendiliğinden sona ereceği, 5.2.maddesi ile tanınan ek süre içerisinde yükümlülüklerin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi halinde davacı tarafından alınan avansın iade edileceği, 5.3.maddesi ile işverinin ödenen avansın güvencesi olarak alınan 29/12/2014 keşide ve 30/09/2015 vade tarihli her biri 60.000,00-TL bedelli keşidecesi ... lehdarı ... ....Ltd. Şti olan iki adet senedin icra takibine konu etmekte serbest olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; 29/12/2014 tarihli protokol ile davacının "İstanbul ili, ... ilçesi ... ada 1 Parsel ve ... ada 20 parsellerde yapılacak Plan tadilatı, legant değişikliği, Fonksiyonun T2'çevrilmesi, planlara (1/5000 ve 1/1000) işlenmesi, iskan alınması ve ilgili kurumlardan otel ruhsatlarının çıkarılması" işlerinin tamamlanması halinde ücrete hak kazanacağının kararlaştırıldığı, dosya kapsamında bulunan deliller ve bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davacının üstlendiği işleri tamamlamamış olduğu, sözleşmenin nispiliği ilkesi ve imzaların istiklali ilkesi uyarınca davacının imzalamış olduğu sözleşme içeriği ile bağlı olduğu, asıl ve birleşen davada kötüniyet tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir. Bu itibarla, 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan incelemesi neticesinde; yukarıdaki gerekçelerle taraf vekillerinin istinaf talebinin HMK'nın 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK m.353/1-b-1 gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca taraflar lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, 3-Asıl dosyada alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Birleşen dosyada alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Birleşen dosyada alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 7-Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, HMK m. 361 uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 03/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.