T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1545 - 2025/1700 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1545 KARAR NO : 2025/1700 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/422 E. - 2023/284 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1545 - 2025/1700 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1545 KARAR NO : 2025/1700 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/422 E. - 2023/284 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2023 Tarih ve 2022/422 Esas - 2023/284 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/036349 sayılı ve “...+ŞEKİL” ibareli marka başvurusunun, davalı yanın “...” ibareli markalarına dayalı olarak ileri sürdüğü itirazlar sonucunda 23/08/2022 tarih, 2022-M-11173 sayılı YİDK kararı ile 34 ve 41.sınıflar yönünden kısmen reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, taraf markalarının bütünsel algılarının ve tarafların faaliyet alanlarının birbirinden çok farklı olduğunu, “...” ibaresinin müvekkili tarafından gerçekleştirilen bir projenin adını oluşturduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ... YİDK'nın 2022-M-11173 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2015 yılından beri ülkemizde savunma, havacılık ve uzay sektörünü geliştirmek, ülkemizde sosyal ve ekonomik katkıda bulunurken aynı zamanda bu alanlarda küresel rekabet avantajı da oluşturmak amaçlarıyla faaliyet gösteren bir dernek olduğunu, 2015/89045 numaralı “... ... + Şekil”, 2018/15731 numaralı “... ...+Şekil”, 2020/86776 numaralı “... ... + Şekil” ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkili markalarının “savunma” ve “havacılık” kelimelerinin ilk iki harflerinin birleşimi ile oluşturulmuş özgün bir marka olduğunu, müvekkili markalarındaki sair unsurların tali nitelik taşıdığını, karşılaştırılan marların emtia sınıflarının ve tarafların faaliyet gösterdiği/göstereceği alanlarda hitap edilen tüketici kitlesinin aynı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2021/036349 sayılı başvuru kapsamında reddine karar verilen 35. ve 41. sınıftaki hizmetler bakımından taraf markalarının kapsamlarının aynı olduğu ancak benzerliği tespit olunan hizmetler bakımından tarafların marka işaretleri arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK'nın 23/08/2022 tarih ve 2022/M-11173 sayılı kararının redde konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvuru ile davalı markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında kavramsal, görsel ve işitsel olarak benzerlik ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvuru markasının esas unsuru ile davalının redde mesnet markalarının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, "..." ve "..." ibarelerinin tali unsur konumunda bulunduğunu ve ayırt edicilik sağlamaya yetmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 05/03/2021 tarihinde 2021/036349 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 35,41 ve 42.sınıf hizmetlerin er aldığı, davalı Şirket tarafından adına tescilli "..." asıl unsurlu markalara dayalı olarak başvuruya itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından markalar benzer bulunarak itirazın kabulüne, emtia benzerliği oluşan 35 ve 41.sınıf hizmetler yönünden başvurunun reddine karar verildiği, bu karara yönelik davacı itirazının ise YİDK'nin 23/08/2022 tarih, 2022-M-11173 sayılı kararı ile reddedildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 21/10/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35 ve 41. sınıf hizmetler, itiraza mesnet markaların kapsamlarında da aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığından, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir. Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru "...+şekil" ibarelidir. Başvuruda "..." ibaresi diğer ibarelere nazaran renk ve büyüklük itibariyle ön plana çıkarılmıştır. Başvurunun dikkati üzerinde toplayan kısmını, "..." ibaresi oluşturmaktadır. Davalının redde mesnet markalarının asli unsuru da "..." ibaresi olduğundan, taraf markaları arasında asli unsurlarının ortaklığından kaynaklanan yüksek dereceli benzerlik söz konusudur. Her ne kadar "..." kelimesi, "..." kelimesi ile aynı kaligrafik özellikleri taşımakta ise de, "..." ibaresini bilinen anlamından ve asli unsur konumundan uzaklaştırmamaktadır. Başvuruda farklı olarak yer verilen tali nitelikteki diğer kelime ve şekil unsurları ayırt ediciliği sağlamaya yeterli değildir. "..." ibaresinin yaygın kullanılan bir ibare olduğu söylenebilirse de, davalı markalarının tescilli olduğu sürece korunması esastır. O halde, ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun, kapsamındaki ürünlerin ortalama tüketicilerince davalı markalarının devamı/serisi olarak algılanacağı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 05/07/2023 gün ve 2022/422 Esas - 2023/284 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı 738,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 30,50-TL posta gideri olmak üzere toplam 768,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 7-Diğer davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde davalı kuruma iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.