16. Hukuk Dairesi 2016/1011 E. , 2018/4918 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu... Köyü çalışma alanında bulunan 133 ada 140 parsel sayılı 1.750,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan …
**16. Hukuk Dairesi 2016/1011 E. , 2018/4918 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu... Köyü çalışma alanında bulunan 133 ada 140 parsel sayılı 1.750,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle dere yatağı vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 133 ada 140 parsel sayılı taşınmazın 12.10.2015 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.092,63 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile bu bölümün davacı ... adına tapuya tesciline; (B) harfi ile gösterilen 658,34 metrekare miktarındaki kısımla ilgi talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece temyize konu (A) ile gösterilen 1.092,63 metrekarelik bölümde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Çekişmeli taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup tarım alanına dönüştürülmesi ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun’un 18. maddesine istinaden dere yatağı vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş olup böyle bir taşınmazın iktisap edilebilmesi için taşınmazın vasfının belirlenmesinde esaslı unsur hava fotoğraflarıdır. Dosya arasında bulunan 12.10.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda hava fotoğrafı incelemesi yapılmış ise de bu incelemenin, konusunda uzman olmayan kadastro teknisyenlerince yapılmış olması isabetsiz olduğu gibi çekişmeli taşınmazın tespit tarihi 2006 olup; incelenen hava fotoğrafları da 2005 ve 2010 tarihli olduğundan taşınmazın niteliğinin ve kazanım koşullarının tespit tarihine kadar oluşup oluşmadığının belirlenmesi bakımından yeterli değildir. Diğer taraftan ziraat bilirkişi raporu imar-ihya ve zilyetlik olgusunun değerlendirmesi bakımından eksik ve yetersiz olup, yine jeolog bilirkişi raporunda da temyize konu (A) bölümü ile temyiz konusu olmayan (B) bölümünün nasıl ayrıldığı hususları da açıkça tartışılmamış olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.