T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/417 Esas KARAR NO : 2025/1716 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2020/603 Esas, 2021/1081 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GE…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/417 Esas KARAR NO : 2025/1716 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2020/603 Esas, 2021/1081 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 07/11/2016 ile 08/10/2017 tarihleri arasında Marmara Adası Belediyesi tarafından işletilmekte olan Saraylar Limanı'nda borçlu şirket tarafından deniz taşımacılığında kullanılan ... isimli gemilere 69.337,02 ton moloz elleçleme ve yükleme hizmeti sağladığını, bu hizmetten kaynaklanan 17/07/2019 tarih DGD2..02 No'lu 159.758,36 USD bedelli faturanın Kemalpaşa 1. Noterliği'nin 18/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıya gönderildiğini ve fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça ödeme yapılamadığını, takibe konu, borç ilişkisine sebep olan moloz elleçleme ve yükleme hizmetinin, Marmara Ada Belediyesi tarafından işletilmekte olan Saraylar Limanı'nda münhasıran müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, davalı aleyhine girişilen icra takibine davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı- borçlu şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda isimleri dava dilekçesinde bildirilen gemilere 67.694,22 ton moloz elleçleme ve yükleme işi yapıldığı ve bunun ücreti ödenmediği iddia edildiğinden gemiye yükleme ve elleçleme yönünden TITK.nun 1142 vd. maddelerinde özel hükümler ile düzenlenmiş bulunduğundan görev itirazında bulunulduğunu, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, dava dilekçesine de bu yönde bir sözleşme eklenmediğini, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir haksız fiil söz konusu olmadığını, bu durumda davanın hukuki sebebinin haksız zenginleşme olduğu ve davanın zamanaşımına uğradığı, müvekkil şirketin kendisine tebliğ edilen dava konusu faturayı Bakırköy 44. Noterliği” nin 24.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabı. ihtarnamesi ile davacı Şirket'e iade ettiğini, davacının yükleme/elleçleme giderlerinden sorumluluğun müvekkil şirkete ait olduğuna dair hiçbir delil ibraz etmediğini, davacı tarafından düzenlenen fatura tutarının fahiş olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ABD Doları bedelli faturanın Cumhurbaşkanlığı 85 sayılı kararına aykırı olup hukuken yok hükmünde olduğunu, celbe edilen delillerinden görüleceği üzere gemi yükleme birim ücreti (vinç ile) 1 TL olduğu, davacının talebinin zamanaşımı olmasa yüklemeden sorumlu kişiden talep edilecek tutarın 67.694 TL olabileceğini, Neticeten; davanın usulden zamanaşımı ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine, davanın esastan taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmaması ve 12.09.2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı 85 sayılı kararına aykırı ve fahiş şekilde düzenlenmiş olması sebebiyle haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğundan reddine, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davacı ile davalı arasında, davacı tarafından davalıya moloz elleçleme ve yükleme hizmeti verilmesi şeklinde ticari ilişkinin olduğu, ancak taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir anlaşma ve/veya cari hesap sözleşmesi olmadığı, davacının cari hesap alacağını tahsil edememesi üzerine 09/08/2019 tarihinde, ödenmeyen fatura alacağını dayanak göstererek, davalı aleyhine Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiği, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı,davacının dava konusu alacağını teşkil eden davalı yana tanzim etmiş olduğu faturaları yasal ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydettiği ,davacının yasal ticari defterlerine göre, takip tarihi (09/08/2019) ve dava tarihi (09/09/2020) itibariyle davalıdan 159.758,36 USD cari hesap alacağının olduğu,davalının ticari defterlerine göre,davacıya borçlu gözükmediği ve davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,Marmara Adalar Belediyesine yazılan yazıya verilen cevaptan davacının davalıya takip konusu faturda belirtilen hizmetin verildiğinin sabit olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi yapılan hizmetin fatura tarihi itibariyle karşılığının ¨592.399,98 olduğu, neticeten davacının takibe konu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan olan bakiye alacağının takip ve dava tarihi itibariyle ¨592.399,98 olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının Küçükçekmece 3 nci İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davalı, davacının icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğunu ispat edemediğinden koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin davaya konu hizmeti davalıya verdiğinin sabit olduğunu, ancak müvekkilinin hak ettiği hizmet bedelini alamadığını, müvekkili tarafından verdiği hizmet karşılığında emsal ücretler gözönüne alınarak ve haklı olarak fatura kesildiğini, alacağını tahsil edemeyince de icra takibine başvurduğunu, davalının itirazı üzerine iş bu davanın açıldığını, dava dilekçesi ekinde karşı tarafın ödemelerden ve hizmet bedelinden sorumlu olduğunu gösterir tüm evrakların sunulduğunu, müvekkilinin emsallere ve de tarafların anlaşmaları üzerine fatura kestiğini ve de tebliğ ettiğini, yapılan işin gereği olarak faturanın USD olarak kesilmesinin işin özü gereği yasaya uygun olduğunu, deniz işinde halen daha USD olarak fatura kesilebildiğini, faturanın yasal olduğunu, Türk Lirasının Koruma Kanununa göre hangi hallerde faturanın USD cinsinden kesilebileceğinin açık olduğunu, Mahkemenin USD konusunda ilk değil ikinci raporu esas alarak hataya düştüğünü, ekte birebir emsal bir karar sunulduğunu, 32 sayılı tebliğ ile hangi işlerin döviz cinsinden kararlaştırılabileceğinin belirtildiğini, ava konusu işin de istisnalar arasında olduğunu belirterek kararın aleyhe kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; somut olayda davacı tarafından dava dilekçesinde getirilen maddi vakıa, gemilere verilen yükleme ve elleçleme hizmeti olup, yükleme ve elleçleme hizmetinin de TTK nun deniz ticaretine ilişkin 5. Kitabı(TTK md 1142)nda düzenlendiğine göre davada deniz ihtisas Mahkesinin görevli olduğunu, dosyaya bir sözleşme sunulmadığından, itiraz ettikleri sözleşmesel ilişkinin ispat edilemediğini, davanın hukuki sebebinin sebepsiz zenginleşme olması nedeniyle TBK 82 maddesine dayanan zamanaşımı definin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi TTK nun 89 maddesi gereğince yazılı bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, yükleme/elleçleme hizmetinin verilmesi ile yükleme/elleçleme giderlerinden kimin sorumlu olduğu iki ayrı hukuki mesele olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesine eklenen liman başkanlığı yazısında bazı yüklemeler için müvekkili şirketin ismine yer verilmiş ise de bu durumun yükleme giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunu ispat etmediğini, 6100 sayılı TTK nun 1143 ncü maddesi gereğince yükleme giderlerinden müvekkilin sorumlu olduğu ispat edilmeksizin sözleşmede ibraz edilmeksizin açılan davanın haksız olduğu ve kararın kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında yabancı para üzerinden de ülke parası üzerinden de bir sözleşme bulunmadığını, davacının hiç bir hukuki değere sahip olmayan tarifesinin somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda davaya konu yüklemelerin toplamının 68.361 ton olduğu belirtilmiş ve ton başına yükleme bedeli hesabının bu rakam kullanılarak yapıldığını, rapora itiraz edildiğini ancak ek rapor alınmadığını, oysa ki davacı tarafın dava dilekçesinde 67.694 ton moloz yüklendiğinin iddia edildiğini, ilk derece Mahkemesinin davacı tarafın talebinden yüksek bir rakamla hesaplayarak davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, moloz elleçleme ve yükleme hizmetinden kaynaklanan alacağının tahsili için girişilen icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Küçükçekmece 3.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhine 159.758,36 USD (harca esas değer 874.581,17 TL) asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde, borca itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır 1-Mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkin olup, öncelikle Mahkemenin görevli olup olmadığının incelenmesi gerekmiştir. Somut olayda davacı, davalı tarafından deniz taşımacılığında kullanılan gemilere yükleme ve elleçleme hizmeti verildiğinden bahisle hizmet bedelini talep ettiğinden, eldeki uyuşmazlıkta TTK'nın deniz ticaretine ilişkin düzenlemelerinin uygulanması söz konusu değildir. Bu nedenle Mahkemenin davanın hizmet temini sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında deniz taşımasına ilişkin bir sözleşmenin bulunmamasına ve deniz ticaretini ilgilendiren bir konunun tartışılmayacak olması nedeniyle davalının görev itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.2-HMK'nın 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Davacı, takip talebinde alacağını 159.758,36 USD olarak göstermiş ve o tarihteki TL karşılığını takip talebinde belirtmiştir. Dava dilekçesinde de harca esas değer olarak 159.758,36 USD olarak gösterilmiş ve dava tarihindeki TL karşılığı dava dilekçesinde belirtilmiş, netice-i talep kısmında da Küçükçekmece 3 İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı icra dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesince takip talepnamesindeki isteğin ve açılan davada harca esas olarak gösterilen miktarın “USD” cinsinden olduğu gözetilmeksizin, "TL" üzerinden karar verilmesi taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur. Bir başka deyişle talepten farklı bir şeye karar verilemeyeceğinden ( HMK'nun 26. maddelerine aykırılık) kararın bu yönüyle kaldırılması gerekmiştir. (Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 2014/16331 E -2015/2496 K sayılı 24.02.2015 tarihli kararı)3- Kabule göre de; davaya konu uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya hizmet verilip verilmediği ve yapılan işin bedelinin ne olduğu yönündedir. Davacı tarafından hizmet bedeli alacağı USD cinsinden düzenen fatura kapsamında talep edilmiş olup, taraflar arasında hizmet bedelinin yabancı para cinsinden belirlenip belirlenmediği, belirlenmemiş ise bu yönde bir teamülün bulunup bulunmadığı, davacının icra takibine konu hizmet bedeli için yabancı para olan "USD" üzerinden fatura düzenleyerek icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında taraflar arasındaki hizmet bedelinin USD cinsinden belirlendiğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Yine Marmara Belediyesi Başkanlığından gönderilen yazıda Saraylar Liman İşletme ile ilgili belirlenen tarifelerin TL üzerinden olduğu görülmektedir. Bu nedenle Mahkemece, davalının icra takibine konu hizmet bedelini döviz cinsinden ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, davacının bu hizmet bedeli için yabancı para olan "USD" üzerinden fatura düzenlemesinin mümkün olup olmadığı, taraflar arasında bu yönde bir teamülün bulunup bulunmadığı tartışılarak, icra takibine konu USD cinsinden olan fatura alacağının Türk Lirası cinsinden olması gerektiği kanaatine varılması halinde de, takibe sıkı sıkıya bağlı iş bu itirazın iptali davasında, takibin döviz cinsinden başlatıldığı dikkate alınarak dava şartı yönünden usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin diğer nedenler incelenmeksizin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/603 Esas, 2021/1081 Karar sayılı ve 18/11/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 10.116,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.501,31 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/12/2025