T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/453 Esas KARAR NO: 2026/184 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI: 2015/866 Esas, 2022/48 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 05/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasınd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/453 Esas KARAR NO: 2026/184 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI: 2015/866 Esas, 2022/48 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 05/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 24/03/2014 tarihinde ... Lisansı Sözleşmesi (Sözleşme) ile buna bağlı ...... Yazılımı Uygulama, Yerleştirme, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri Satış Sözleşmesi (Danışmanlık Sözleşmesi) imzalandığını, sözleşme gereğince davalının, müvekkili şirkete ........... paketi kapsamında ... modül veya modüllerin ve ürün beraberinde verilen her türlü medyanın basılı, online veya elektronik ortamda yer alan her türlü dokümanın kullanım lisansı ile bu lisansın nasıl çalıştırılaca ğına yönelik danışmanlık hizmeti vermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu sözleşme uygulamaya geçirilseydi müvekkili şirketin bünyesindeki eğitim, satış, proje, terapi, ........, satın alma, operasyon, bütçeleme, muhasebe, finans gibi tüm ayrık altyapılarını birleştirerek tüm departmanların iş süreçlerinin bütünleşik bir ortamda yapacak olduğunu, ancak müvekkili şirketin, söz konusu sözleşmeler kapsamında tüm edimlerini yerine getirerek ödemelerini zamanında yapmış ve yazılımın kurulumu için gerekli tüm ortamı hazırlamış olmasına rağmen davalı şirketin, sözleşmenin ifası sürecinde edimlerini eksik, hatalı, ayıplı ve bir kısmını hiç ifa etmediğini, sözleşme gereğince davalının, yazılımın tam performansla çalışır hale gelmesi ve ürünün kullanıma hazır hale getirilmesi sürecinde oluşan problemleri gidermek, azami özen göstermek ve sözleşme kapsamında hata olarak tanımlanan durumları gidermekle yükümlü olduğunu, ancak müvekkilinin uyarılarına rağmen davalının sözleşmenin feshi tarihine kadar eksiklik ve hataların giderilmediğini, davalı şirketin yanıltıcı bilgi ve beyanlarıyla ve pasif tutumuyla müvekkili şirketin sözleşme kurma iradesini etkileyerek ve müvekkili şirketi yanıltarak, hiçbir şekilde kurmayacağı bir sözleşmenin yapılmasına sebep olduğunu, işin uzmanı olan davalının basiretli bir tacir gibi hareket ederek müvekkiline uyarıp aydınlatmadığını, davalı şirketin, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin ısrarlı taleplerine rağmen sorunları gidermekten ziyade her defasında ek ücret gibi taleplerle müvekkilini oyaladığını, bunun üzerine davalının sözleşmeden doğan edimlerini hiç ifa etmemesi ve ayıplı ürün ile hizmet sunması sebebiyle sözleşme ve danışmanlık sözleşmesinin 16/06/2014 tarihli noter ihtarnamesi ile feshedilerek davalıya ödenen 27.000,00 TL lisans bedeli ile danışmanlık sözleşmesi çerçevesinde davalıya ödenen hizmet bedellerinin tamamı olan 4.543,00 TL'nin iadesinin talep edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun yazılım lisans sözleşmesine ilişkin olması sebebiyle İstanbul Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen yazılımın ayıplı, proje modülünün eksik olduğu veya evrensel yazılımlar seviyesinde olmadığı iddiasının, satış sürecinde davacıyı yanıltarak sözleşme imzalatıldığı iddialarının doğru olmadığını, yazılımın satın alma sürecinde yeterince incelenmemiş olmasının sorumlusunun müvekkili şirket olmadığını, ...... yazılımlarının uygulanabilmesi, ürününü tüm fonksiyonları ile kullanılabilmesi ve projelerin başarısı için müşterinin yeterli danışmanlık hizmeti almasının şart olduğunu, ancak davacının yeterli danışmanlık hizmeti almadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete iletilen ve çözülmemiş hiçbir hatanın bulunmadığını, yazılım sistemleri kod mimarisi açık bir şekilde işletmenin belirttiği sunucuya yüklendiği için işletme tarafından kopyalanmaya ve farklı sistemlerde kullanılmaya açık sistemler olduğunu, bu nedenle yazılımın iadesinin, yedeğinin başka bir yerde olup olmadığı bilinmediği ve sistem firma datası ile yüklü olduğu için mümkün olmadığını, firmanın onayı ve talebi ile gerçekleştirilen hizmetlere ilişkin bedellerin iadesinin de mümkün olmadığını belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; her ne kadar 06/09/2019 tarihli raporun sonuç kısmı yeterli görülmeyerek yeni heyetten bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ise de, içerik itibari ile uyuşmazlığın çözümüne dair inceleme ve tespitler mevcut olan bu rapor ile 12/02/2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alındığı, buna göre her iki bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, taraflar arasında imzalanan ... Lisansı Sözleşmesine konu yazılım ürününün satışının yapıldığı ve davacının temin ettiği sunucuya lisanslı ürünün kurulumunun yapıldığı, sunucuyu başlatarak yazılıma sorunsuz giriş yapılabildiği, ...... yazılımlarının temelinde bulunan özelliklerde sorunsuz olarak birçok işlem yapılabildiği, davalı tarafından davacıya özel yapılacak bazı geliştirmelerin de (implementasyonların) test ortamında tamamlandığı, davacının talep ettiği bazı geliştirmelerin de tamamlandığı, bu bağlamda bu sözlesme yönünden davalının edimini yerine getirdiği kabul edilerek davacının sözleşme kapsamında ödediği 27.000,00 TL lisans bedelinin iadesi talebinin haksız olduğu kanaatine varıldığı, taraflar arasında imzalanan.......... Portal Yazılımı Uygulama, Yerleştirme, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri Satış Sözleşmesi sebebi ile ödenen 4.543,00 TL'nin iadesi talebi bakımından ise, bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere sözleşmeye konu hizmetlerin tamamlanamadığı, başka bir deyişle sözleşme konusu hizmetlerin amacına uygun bir şekilde yerine getirilemediği, davalının süreç ve proje yönetimi konusunda iletişim eksiklikleri olduğu, davacının bu sözleşme kapsamında ödediği bedelin iadesini talep etmekte haklı olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar 06/10/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda, sözleşmelerin ilk aşaması olan ... Lisansı Sözleşmesi kapsamında lisanslamanın yapılmış olması ve yazılımın kurulu olmasının, bu yöndeki edimlerin yerine getirilmiş olmasının, diğer sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğün tam olarak yerine getirilmemesi karşısında önemini yitirdiği, bu itibarla somut olayda yazılımdan beklentilerin tam olarak karşılanmadığı, bu durumun da yazılımdan makul olarak beklenen faydayı düşürdüğü belirtilmiş ise de, sözleşmelerin konusunun, edimlerinin, ücretlerinin ayrı olduğu, davalının bu sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği, kusurunun olmadığı, .../09/2019 tarihli ek raporda belirtildiği gibi davacının da kendisine yapılan proje sunumlarını daha iyi analiz ederek satın alacağı ürünün özelliklerini daha iyi araştırması gerektiği, projenin sözleşme kapsamındaki analiz ve geliştirme aşamalarını doğru şekilde denetlemesi gerektiği, beklentisinin karşılanmamasında ihmali olduğu kabul edilerek işbu ek rapora itibar edilmediği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile, takibin 4.543,00TL asıl alacak ve 117,62TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.660,62TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talep ile alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; lisans bedelinin iadesi taleplerinin reddine yönelik kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan ..../09/2019 tarihli ek raporun tanık anlatımlarına, sunulan yazışmalara aykırı olduğunu, kaldı ki bu raporda müterafik kusur tespiti yapılmışken bu hususun hiç nazara alınmadığını, ancak atfedilen müterafik kusurun da doğru olmadığını, zira müvekkilinin ihtiyaç analizini doğru tespit etmek ve müvekkilini doğru yönlendirmek vb. yükümlülüklerin tamamının konunun uzmanı olduğunu iddia eden davalı şirkete ait olduğunu, dinlenen tanık ifadeleri ile bu husus sabit olduğu gibi ayrıca davalının üstlendiği edimlerin bir kısmını geç ve ayıplı bir şekilde ifa ettiği ve yazılımın teknik hatalar içerdiği ve giderilmediği hususlarının ispat edildiğini, hükme esas alınan raporda davalıya atfedilen kusur tespiti nazara alınmadığı gibi bunun gerekçesinin de açıklanmadığını, hükme esas alınmayan 06/10/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda yer alan tespitlerin esasen davalının yazılım sözleşmesindeki edimlerini ifa etmemiş olduğunu, yani müvekkilinin lisans bedelinin iadesi talebinde haklı olduğunu gösterdiğini, ilk derece mahkemesi, yazılım ve hizmet sözleşmelerinin birbirlerinden farklı olduğu gerekçesi ile bu rapora itibar edilmemiş ise de, bu gerekçenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira yazılım ve hizmet sözleşmelerinin birbirleriyle bağlantılı sözleşmeler olduğunu, yazılım olmadığı sürece hizmetin bir anlamı olmayacağı gibi tam tersi hizmet olmadığı sürece yazılımın da bir etkinliğinin olmayacağını, nitekim davalının bu nedenle her iki sözleşmenin birlikte imzalanmasını şart koştuğunu, sözleşme bedelleri likit olduğundan icra inkar tazminatı taleplerinin reddi kararının da hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görev itirazının reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmelere aykırı davrananın ve edimlerini yerine getirmeyenin davacı taraf olduğunu, savunma, talep ve itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve taraflı olduğunu, davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulünün usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, eksik ve ayıplı hizmet sunulduğundan bahisle feshedilen sözleşme sebebiyle hizmet bedeli ile lisans bedeli iadesinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasında 31.453,00 TL asıl alacak ve 693,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.236,95 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip talebinde, takibe konu 31.453,00 TL asıl alacağın 27.000,00 TL'sinin lisans bedeli ve 4.543,00 TL'sinin ise hizmet bedeli iadesine ilişkin olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, lisans bedelinin iadesi talebinin reddine, hizmet bedelinin iadesi talebinin ise kabulüne karar verilmiş olup karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Sunulan 06/03/2018 tarihli raporda; ........com.tr alan adındaki web sitesini başlatmak için SQL (veri tabanı) servisinin başlatılmaya çalışıldığı, ancak 17051 kodlu hata uyarısı verdiği, bu hata kodunun ise, lisanssız SQL Server'ın deneme süresi dolduğunda alınan bir hata olduğunun bilindiği, bu sebeple kullanım süresinin dolmasından ötürü SQL (veri tabanı) servisinin başlatılamadığı ve .........com.tr alan adında kurulu bulunan ...Portal yazılımının çalıştırılamadığı, bu yazılımın kurulu olduğu ..... sunucusunun günlük (log) dosyalarının incelenmek üzere sanal sunucudan alındığı, incelendiğinde ...Portal yazılımının kurulu olduğu sanal sunucunun 15/09/2014, 17:21:27 zamanında kapatıldığı ve bir daha açılmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Davacı vekili duruşmada, veri tabanının yüklendiğini belirterek ek rapor alınmasını talep etmiş olup mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan .../04/2019 tarihli 1. ek raporda; taraflar ve vekilleri ile yapılan görüşmeler neticesinde, söz konusu bilişim sisteminin incelemeye müsait olmadığı, sistemin bir önceki keşif tarihinden itibaren halen kapalı durumda bekletildiği ve çalışmadığı, sadece veri tabanının yüklenmeye hazır durumda olduğunun belirtildiği, ancak davalı taraftan edinilen bilgilere göre veri tabanı yüklense dahi sistemin çalışması için ek koşulların sağlanması gerektiği bilgisinin verildiği, bu nedenle ara karar doğrultusunda inceleme yapılamadığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan ..../09/2019 tarihli 2. ek raporda; keşif yapılmak üzere davacı şirketin adresine gidildiği, ...Portal yazılımın .. ile sanallaştırılmış ...... IP numaralı ve ....... isimli sunucuda kapalı durumda olduğunun görüldüğü, sanal sunucunun gerekli tespitleri yapmak üzere başlatıldığı, sunucu başlatıldığında yazılımın üretim aşaması sürümünün ..........com.tr adresinden, yazılımın testlerinin yapıldığı ve test verilerinin girildiği, test sürümünün ise .......com.tr adresinden yayın yaptığının tespit edildiği, üretim aşaması ve test aşaması ürünlerine başarıyla giriş yapıldığı, mevcut yazılım versiyonunun..... olduğu, teknik sorunlara dair iddialar bakımından; proje modülünün genel özellikleri üzerinden yapılan incelemelerde olması gereken belli başlı proje yönetim özelliklerinin yazılım bünyesinde mevcut olduğu, standart proje raporları bölümünden örnek olarak 2 adet proje raporu alınmaya çalışıldığı ve raporların çalıştığının tespit edildiği, muhasebe modülünün incelendiği ve muhasebe kayıtlarına ait örnek raporların PDF ve Excel formatlarında kayıt edildiği, PDF ve Excel olarak kaydedilen dosyaların içindeki verilerde bir hata olmadığı ancak görünüşlerinin farklı olduğu, fatura bastırma şablanlarının yer aldığı "Sistem İçi Yazıcı Belgeleri" bölümünün incelendiği ve 4 adet farklı fatura şablonunun, 1 adet satın alma talep formunun ve 1 adet de satış teklif formunun sistemde tanımlı olduğunun görüldüğü, örnek olarak 1 adet fatura bastırma şablonunun test edildiği ve şablonun çalıştığının tespit edildiği, toplantı bölümünde gerekli incelemeler yapıldığı ve 1 adet örnek toplantı yaratıldığı, yeni yaratılan toplantıların ajandaya düştüğü ve firma bilgileri içerisindeki toplantılar bölümünde gözüktüğünün tespit edildiği, fırsat ve etkileşim raporları bölümünün incelendiği, rapor başlıklarının hem sistem üzerinde hem de alınan çıktılar (PDF, Excel) üzerinde bulunduğu, ancak raporlara ait sütunlarda ekleme çıkarma işlemlerinin mevcut sistemde sadece belirli alanlar için yapılabildiği, her bir sütunun eklenip çıkartılamadığı, dolayısıyla raporların esnek biçimde değiştirilemediğinin tespit edildiği, zaman harcaması modülünde yapılan incelemeler neticesinde yeni bir zaman harcaması eklenerek kaydedildiğinde sayfanın hata vermediği ve veriyi eklediğinin tespit edildiği, etkileşim sayfaları üzerinde gerekli incelemelerin yapıldığı, açıklama bölümlerine eklenen açıklamaların fırsat sayfasına eklendiği, ancak zaman harcaması bölümüne sadece etkileşimin ID (sıra numarası) numarasının aktarıldığı, dolayısıyla açıklamanın gözükmediğinin tespit edildiği, kişiler modülü üzerinde incelemeler yapıldığı, örnek olarak bir kişi ve firma eklendiği, eklenen firma çalışanı ve firma bilgileri üzerinde güncelleme yapıldığı ve güncelleme işlemlerinin gerçekleştiğinin tespit edildiği, test yayını ve üretim yayınları üzerinde yapılan incelemelerde, üretim yayınında davacının talepleri üzerine yapılan geliştirmelerin ve verilerin bulunmadığı, bu geliştirmelerin test ortamında bulunduğunun anlaşıldığı, ancak yazılım geliştirme metodolojileri ele alındığında bu durumun olağan kabul edilebileceği, çünkü test yayını üzerinde geliştirilen ve testleri yapılan bölümlerin tamamen hatasız çalışmaya başladıktan sonra üretim aşamasına alındığı, üretim aşamasındaki sistemin kullanılabilir olmadığı, test yayını üzerindeki bölümlerin bazılarında geliştirmenin yarım kaldığı, dolayısıyla sistemin tamamlanmadığı, sistemin tespit esnasındaki mevcut durumunun halen geliştirme (......) aşamasında olduğunun tespit edildiği, yönetimsel sorunlara dair iddialar bakımından; davalının, davacı firmaya hazırlayacağı yazılım için gerekli olan ihtiyaç analizini davacı ile yaptıkları toplantılara göre belirlediğinin dosya kapsamından okunduğu, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir ihtiyaç analizi dokümanı veya teklifinin görülmediği, bu sebeple davacı tarafından belirlenen ihtiyaç analizi denetlenebilir olmadığı için söz konusu 50 adam/gün olarak belirlenen geliştirme süresinin hangi şartlar altında ve hangi işleri kapsadığının tespit edilemediği, dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemelerde ve teknik tespit esnasında sorulan sorulara göre tarafların proje geliştirme aşamasında düzenli olarak belirlenmiş bir toplantı takviminin olmadığı, proje süresince ihtiyaç anlarında toplantılar yaptıkları ve e-postalar üzerinden haberleştiklerinin anlaşıldığı, davalının, davacıya gönderdiği ....../01/2014 tarihli teklif dosyası içerisinde bulunan "... Proje Yönetim ......" başlıklı dokümanın "......." başlığı altında projenin bir planının olduğunun görüldüğü, taraflar arasında ....4/03/2014 tarihinde imzalanan "... Lisansı Sözleşmesi" kapsamında projelendirmeye ait sürelerin yer almadığı, teslim tarihinin bulunmadığının görüldüğü, ancak "10. Ücret ve Ödemeler" başlığı altında maliyet planının mevcut olduğunun görüldüğü, "...Portal Yazılımı Uygulama, Yerleştirme, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri Satış Sözleşmesi" kapsamında "6. Ücret ve Ödemeler" başlığı altında maliyet planının mevcut olduğunun görüldüğü, ...../01/2014 tarihinde sunulan "......İş Projesi Ön Teklif" dokümanında ...Portal Lisansı için 23.900 USD, Uygulama Hizmetleri için ise 17.500 USD fiyat belirlendiği, proje süresi başlığı altında ise sistemin devreye alınmasının 12 hafta olduğu, toplam sürenin ise 16 hafta olduğunun görüldüğü, tüm bu tespitlere nazaran, yazılımın davacıya ait sanal sunucuda bulunduğu, yazılımın çalışması için gerekli teknik koşulların mevcut olduğu, sunucuyu başlatarak yazılıma sorunsuz giriş yapılabildiği, ..... yazılımlarının temelinde bulunan özelliklerde sorunsuz olarak birçok işlem yapılabildiği, davalı tarafından davacıya özel yapılacak bazı geliştirmelerin de (implementasyonların) test ortamında tamamlandığı, ancak mevcut durumda yazılımın davacının ihtiyaçlarına uygun şekilde çalışmadığının tespit edildiği, tespit esnasında yapılan incelemelerde ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davalının dava konusu ......... yazılımını geliştirmek ve gerekli implementasyonları yapmak için gerekli teknik donanıma sahip olduğu, davacının talep ettiği bazı geliştirmeleri tamamladığının da görüldüğü, projenin tamamlana mamasına teknik bilgi eksikliği veya imkansızlıkların sebep olmadığının değerlendirildiği, davalı tarafından ön görülen 50 adam/ günlük geliştirme süresinin davacı tarafından 10.5 adam/günlük kısmının kullanılmasından sonra taraflar arasında yaşanan iletişim kopuklukları, aksamalar ve araya zaman girmesi sebepleriyle projenin ilerlemediği, süreç için öngörülen zamanın ve hedeflerin aşıldığının anlaşıldığı, özet olarak davalının teknoloji geliştirici olarak süreç ve proje yönetimi konusunda daha aktif bir rol alması gerektiği ve müşterisini (davacıyı) daha iyi yönlendirmesi, yazılımını zamanında ve eksiksiz olarak hazırlaması gerektiği, davacının da kendisine yapılan proje sunumlarını daha iyi analiz ederek satın alacağı ürünün özelliklerini daha iyi araştırması gerektiği, projenin sözleşme kapsamındaki analiz ve geliştirme aşamalarını doğru şekilde denetlemesi gerektiği, bu nedenle tarafların huzurdaki davada teknik olarak müterafik kusurlu olduğunun değerlendirildiği bildirilmiştir.Mahkemece, mevcut bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından bahisle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 12/02/2021 tarihli raporda; davacı şirketin 2014-2015 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal sürelerde yaptırıldığı ve HMK. m. 222 çerçevesinde lehine delil teşkil ettiği, davacının, davalıdan 2014 yılı içerisinde 15 adet toplamı 44.673,00 TL bedelli fatura aldığı ve ticari defterlerine borç olarak işlediği ve davalıya muhtelif tarihlerde 31.543,00 TL ödeme yaptığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıya 13.130,00 TL borçlu olduğu, davalının 2014 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal sürelerde yaptırıldığı ve HMK. m. 222 çerçevesinde lehine delil teşkil ettiği, 2015 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış onayları ibraz edilmediğinden lehine delil teşkil edemeyeceği, davalının, davacı tarafa 2014 yılı içerisinde 16 adet olmak üzere toplamda 45.086,00 TL bedelli fatura düzenleyerek ticari defterlerine alacak olarak işlediği ve muhtelif tarihlerde davacıdan 31.543,00 TL tahsilat yaptığı, davalının takip tarihi itibariyle davacıdan 13.543,00 TL alacaklı olduğu, her iki taraf ticari defterlerine göre 413,00 TL bakiye farkın davalı tarafından düzenlenip ticari defterine kaydedilen "uygulama danışmanlık hizmeti" açıklamalı 413,00 TL bedelli faturanın davacının ticari defterinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, sözleşme konusu yazılıma ilişkin davacı şirket adresinde yapılan incelemeler neticesinde, sunucu tarafında oluşmuş erişim logları incelendiğinde, uygulamanın yüklü olduğu sunucuya erişimin 26.03.2014 tarihinde başladığı, 29.08.2014 tarihinde son bulduğu, bu tarihten itibaren sunucuya herhangi bir erişimih sağlanmadığı, ancak 03.09.2019 tarihinde sunucuya bir erişim oluştuğu ve bu erişimin bir önceki teknik bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemeye dayandığı, yine son erişimin ise taraflarınca 05.02.2021 tarihinde yapılan incelemeye dayandığı, sanal sunucu üzerine kurulu sözleşme konusu uygulamaya ....dbe.com.tr uzantısı üzerinde tanımlı "......" isimli kullanıcı hesabıyla erişim sağlandığı, aynı kullanıcı hesabıyla test sürümü ortamında (......com.tr) oturum açma işleminin başarısızlıkla sonuçlandığı, sözleşme konusu uygulamanın ana ve ara yüzleri ile uygulamada tanımlı modüller üzerinde yapılan incelemelerde, uygulama alanı içerisinde test edilebilir nitelikte bir veri bulunmadığı, uygulamanın sahip olduğu fonksiyonların (modüllerin) çalıştığı ve örnek rapor çıktılarının başarılı bir şekilde oluşturulduğunun görüldüğü, ancak davacı tarafın iddia ettiği hataların/eksikliklerin gerçek test ortamında ve canlı akan veriler üzerinde gözlemlenebilmesi gerektiği, mevcut platform üzerinde yalnızca projenin sahip olduğu niteliklerin çalıştırılabilir olduğu test edildiği, ancak mevcut uygulamanın gereksinimleri tam olarak karşılar nitelikte olup olmadığı, uygulama performansının makul düzeyde olup olmadığı hususunda bir tespite varmanın mümkün olmadığı, bu tespit ve veriler ışığında, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu ... isimli uygulamanın davacı şirket tarafından sağlanan sunucuya kurulumu yapıldığı, söz konusu sunucuya 26.03.2014 - 29.08.2014 tarihleri arasında düzenli erişimin sağlandığının gözlendiği, anılan tarihler dışında sunucuya erişim sağlanmadığı, bu durumun uygulamanın kurulum ve birtakım geliştirme aşamalarından sonra kullanılmadığını ortaya koyduğu, sözleşme konusu uygulama üzerinde yapılan inceleme ve analizlerde uygulamada tanımlı ana ve ara fonksiyonların çalıştığı, ancak uygulama içerisinde test edilebilir nitelikte bir veri akışı olmadığından uygulamanın verimliliği, içerdiği hatalar/eksiklikler yönünden bir inceleme yapılamadığı, dosyada mübrez tüm bilgi, belge ve deliller yönünden yapılan incelemede ise, sözleşme konusu uygulamanın gereksinimleri tam karşılar nitelikte uyarlanmadığı, uygulama üzerinde planlanan ilave geliştirme, bakım ve destek hizmetleri için öngörülen 50 adam/gün eforluk işin ancak %20'sinin (10 adam/günlük efor) gerçekleştirildiği, işbu aksamanın kaynağının tespit edilemediği, yani uygulama üzerinde yapılan ek çalışmaların tamamlanamamasında hangi tarafın kusuru olduğu veyahut edimlerini yerine getirmediği konusunda bir sonuca varılamadığı, sonuç olarak taraflar arasında imzalanan ... Lisansı Sözleşmesi'ne konu yazılım ürününün satışı yapıldığı ve davacının temin ettiği sunucuya lisanslı ürünün kurulumunun yapıldığı, bu sözleşme yönünden davalının edimini yerine getirdiği, ancak yine taraflar arasında imzalanan ......l Yazılımı Uygulama, Yerleştirme, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri Satış Sözleşmesi'ne konu hizmetlerin ise tamamlanamadığı, başka bir deyişle sözleşme konusu hizmetlerin amacına uygun bir şekilde yürütülemediği tespit ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan ..../05/2021 tarihli ek raporda; kök raporda yapılan teknik incelemelerin yalnızca sözleşme konusu yazılım üzerinde yapılan incelemeler ile sınırlı kalmadığı, aynı zamanda dosyada geçen tüm bilgi, belge ve deliller yönünden de inceleme gerçekleştirildiği, davacı şirket adresindeki sunucuda kurulu olan yazılım programının sözleşme konusu lisanslama hizmetini ve lisansa konu olan tüm ürün ve modülleri karşıladığı, bu nedenle yazılımın lisanslanması ile ilgili herhangi bir eksik yada hatalı işleme rastlanmadığı, sözleşme konusu yazılımda ileri sürülen eksikliklerin ve hataların taraflar arasında imzalanan yazılımın uygulanması, uyarlanması, geliştirilmesi, danışmanlık ve eğitim hizmetleri kapsamına girdiği, dosyada mübrez taraflar arasında gerçekleştirilen e-mail yazışmaları, tanık beyanları ve sair belgeler yönünden inceleme yapıldığında, sözleşmeye konu olan hizmetlerin tamamlanamadığı ve sözleşme konusu hizmetlerin amacına uygun bir şekilde yürütülemediği, netice olarak davalının hizmet sözleşmesi yönünden edimlerini tam olarak yerine getirmediği, bu tespit ve veriler ışığında, davalının, ... Lisansı Sözleşmesi kapsamında sözleşmede belirtilen modülleri içeren yazılımın lisansının satışını yaptığı, anlaşma ile müşteriye bir sunucu üzerinde yazılım ürün ve modüllerini kurma, süresiz kullanma ve üretimde (gerçek verilerle canlı kullanım amaçlı) kullanılmaması şartıyla sadece yedekleme, iç kullanım için geliştirme ve test etme amacıyla kopyalama hakkı verdiği, bu bağlamda bu sözleşme yönünden davalının edimini yerine getirdiği, ancak davalının, ..... Yazılımı Uygulama, Yerleştirme, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri Satış Sözleşmesi yönünden ise edimlerini tam olarak yerine getirmediği, nitekim söz konusu yazılımın şirketin gereksinimlerini karşılar nitelikte uyarlanmaması, ihtiyaç duyulan ek geliştirmelerin yerine getirilmemesi nedeniyle somut olayda mezkur yazılımdan beklenen makul faydanın elde edilemediği tespit ve görüşüne varıldığı, tarafların incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre, davalı tarafından davacı adına .......03.2014 tarihli ....... seri sıra numaralı 36.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiği ve her iki tarafın ticari defterlerine işlendiği, davacının bu faturaya ilişkin davalı tarafa 27.000,00 TL ödeme yaptığı, ayrıca incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre davacı tarafın, davalı taraftan 15.04.2014-01.08.2014 tarihleri arasında 14 adet toplam 8.673,00 TL bedelli fatura alarak ticari defterlerine borç olarak işlediği, davalı tarafın incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre ise, davacı taraf adına 15.04.2014-19.08.2014 tarihleri arasında 15 adet toplam 9.086,00 TL bedelli fatura düzenleyerek ticari defterlerine alacak olarak işlediği, davacı tarafın ise fatura borcuna karşılık 4.543,00 TL (hizmet bedeli) ödeme yaptığı bildirilmiştir. Mahkemenin 22/06/2021 tarihli ara kararı ile, 12/02/2021 tarihli raporun sonuç kısmının ikinci paragrafında belirtilen "uygulama içerisinde test edilebilir nitelikte bir veri akışı olmadığından uygulamanın verimliliği, içerdiği hatalar/eksiklikler yönünden bir inceleme yapılamadığı" tespitinin hangi sözleşmeye ilişkin olduğu, bu hususun davalının ...portal yazılım sunucu lisansı sözleşmesi yönünden davalının edimini yerine getirip getirmediğinin tespitine etkisinin olup olmadığı, bu sözleşme yönünden "lisanslı ürünün kurulumunun yapılmasının" yükümlülüğün yerine getirilmesi için yeterli olup olmadığı, uygulamanın canlı kullanıma alınıp alınmadığı, davalının ...portal yazılım sunucu lisansı sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesinin, diğer sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemesi karşısında öneminin olup olmadığı, sözleşmenin bir bütün halinde ve ayrı ayrı mı bir değer ifade ettiği, bu durumdan davacının fayda elde edip etmediği yönlerinden rapor alınması amacıyla dosyanın bilirkişi heyetinde yer alan bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiştir.Bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından sunulan ...../10/2021 tarihli ek raporda; ..../02/2021 tarihli raporun sonuç kısmının ikinci paragrafında belirtilen "uygulama içerisinde test edilebilir nitelikte bir veri akışı olmadığından uygulamanın verimliliği, içerdiği hatalar/eksiklikler yönünden bir inceleme yapılamadığı" tespitinin sözleşmelerin ikinci aşaması olan ......Yazılımı Uygulama, Yerleştirme, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri Satış Sözleşmesine ilişkin olduğu, ancak her ne kadar dava konusu yazılım üzerinde yapılan incelemelerde veri akışından kaynaklı olarak yazılımın verimliliği (hatalı, eksik birtakım modüller içerip içermediği hususları) üzerine bir tespit yapılamasa da, dosyada mübraz e-mail yazışmaları ve diğer bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde, işbu sözleşmenin esasını oluşturan uyarlama ve ek yazılım geliştirme hizmetlerinin tamamlanmadığı, bu bağlamda bu sözleşme yönünden edimlerin tam olarak yerine getirilemediği tespitine varıldığı, anılan sözleşmedeki eksik edimlerin sözleşmelerin ilk aşaması olan ... Lisansı Sözleşmesinin yerine getirilmesine etkisinin olmadığı, ancak ürün halihazırda tüm işlevlerini yerine getirebilecek nitelikte kullanıma hazır olmadığından ilk sözleşmede satın alınan lisanslamanın ve kurulumların da bu aşamada bir önem arz etmeyeceği, dava konusu yazılımın ilk etapta hazır bir paket olarak satışa sunulduğu (firmalara özel olarak tasarlanmış ve geliştirilmiş bir uygulama olmadığı) ve lisanslamasının yapıldığı, söz konusu yazılımın işin gereksinimlerine uygun olarak uyarlanması ve ilave yazılım geliştirmelerinin yapılması suretiyle davacı şirketin ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeye getirilmesi için lisanslama ve kurulum sonrası uyarlama ve ek yazılım geliştirme faaliyetlerinin büyük önem arz ettiği, uyarlamada ve ek yazılım (modül) geliştirmelerde yaşanabilecek aksaklıkların yazılımdan beklenen makul faydayı düşürebileceği gibi kullanım amacını da ortadan kaldırabileceği, bu bağlamda sözleşmelerin ilk aşaması olan ... Lisansı Sözleşmesi kapsamında lisanslamanın yapılmış olması ve yazılımın kurulu olmasının, bu yöndeki edimlerin yerine getirilmiş olmasının diğer sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğün tam olarak yerine getirilmemesi karşısında önemini yitirdiği, sözleşmelerin konusu ve edimleri ayrı olsa da ikinci aşamanın bir önceki aşamanın ön koşulu olması sebebiyle her iki aşamanın bir bütün olarak değer ifade ettiği, bu itibarla somut olayda yazılımdan beklentilerin tam olarak karşılanmadığı, bu durumun da yazılımdan makul olarak beklenen faydayı düşürdüğü bildirilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendiril mesi: 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut davada, yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereği parasal sınırların uygulanmasında kararın verildiği 08/02/2022 tarihindeki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre karar tarihi itibariyle yeniden değerleme sonucunda 2022 yılı için kesinlik sınırı 8.000,00 TL olmuştur. HMK'nun 352 maddesinde; "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, somut olayda, davanın 32.236,95 TL üzerinden açıldığı, mahkemece 4.543,00 TL asıl alacak ve 117,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.660,62 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. Bu durumda karar tarihi itibariyle geçerli kesinlik sınırı (8.000,00 TL) nazara alındığında, davalının aleyhine karar verilen 4.660,62 TL'nin kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davalının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352/1-c maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: Davacının takibe konu 31.453,00 TL asıl alacağının 27.000,00 TL'si lisans bedeli ve 4.543,00 TL'si ise hizmet bedeli iadesine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davalının ... Lisansı Sözleşmesi kapsamında ödenen 27.000,00 TL lisans ücretine hak kazandığı, ........l Yazılımı Uygulama, Yerleştirme, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri Satış Sözleşmesinin ise gereklilikleri davalı tarafından yerine getirilmediğinden bahisle bu sözleşme için ödenen 4.543,00 TL asıl alacak ve 117,62 TL işlemiş faizi üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talebi, lisans bedelinin iadesi talebinin reddi kararına yönelik istinaf incelemesi bu doğrultuda yapılmıştır.Taraflar arasında 24/03/2014 tarihli ... Lisansı Sözleşmesi (kısaca "sözleşme") ile buna bağlı ...Portal Yazılımı Uygulama, Yerleştirme, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri Satış Sözleşmesi (kısaca "hizmet sözleşmesi") imzalanmıştır. Sözleşmenin 1. maddesinde, davacının bu sözleşme ile, ........ paketi kapsamında sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen ... modül veya modüllerinin ve ürün beraberinde verilen her türlü medyanın basılı, online veya elektronik ortamda yer alan her türlü dokümanın kullanım lisansını satın aldığı; sözleşmenin 3. maddesinde, bu anlaşma ile davacıya yazılımın lisansının satışının yapıldığı; sözleşmenin 6.a maddesinde, davalının, yazılımın davacının sunucusuna kurulumu, spesifikasyon-larına uygun olarak tam performansla çalışır hale gelmesi ve ücretsiz servis süreleri ve kapsamları dahilinde ürünün kullanımı sırasında oluşabilecek her türlü problemin giderilmesi için azami özeni ve çabayı göstereceği (bu hizmetlerin, sözleşmede belirtilen ücretsiz servis süresi bitiminde taraflar arasında gerçekleştirilecek yeni sözleşme kapsamında devam ettirileceği), davalının, bu yazılımın kusursuz, hatasız, mükemmel olduğu ve bu haliyle davacının tüm özel ihtiyaçlarını karşılayacağı bir iddia ve taahhütte bulunmadığı; sözleşmenin 10. maddesinde, kullanım lisansı bedelinin 36.000,00 TL olduğu, bunun 4.000,00 TL'sinin kurulumdan önce peşin olarak, 23.000,00 TL'sinin sözleşme tarihinden itibaren 30. ve 60. günde iki eşit taksit halinde, 9.000,00 TL'sinin ise, ... uygulamasının tamamen canlı kullanıma alınmasından sonra ödeneceği belirtilmiştir. Hizmet sözleşmesinin 1. maddesinde, davacının bu sözleşme ile, sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen ... ürün ve/veya modüllerinin danışmanlık, eğitim, yürürlüğe koyma, gerekirse kod geliştirme hizmetlerini bu sözleşmede belirtilen şartlarla satın aldığı; sözleşmenin 3. maddesinde ise, tarafların, üzerinde yazılı olarak mutabık kalacakları iş planına göre karşılıklı çalışmayı, olası riskleri ve aksamaları iyi niyet çerçevesinde ve makul sürelerde çözümlemeye çalışacaklarını kabul ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/991 Esas 2018/5119 Karar sayılı ilamı). "...Davacı taraf .../09/2024 tarihli noter ihtarnamesi ile, davalının sözleşmeden doğan edimlerini hiç ifa etmediği ve ayıplı ürün ve hizmet sunduğu gerekçelerine istinaden sözleşme ve danışmanlık sözleşmesini feshettiğini bildirerek davalıya ödediği 27.000,00 TL lisans bedeli ile 4.543,00 TL hizmet bedelinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesini ihtar etmiştir. Dava, ticari satım nedeniyle satış bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticari satımlarda ayıp ihbarının olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 25.maddesinde belirtilen süreler içinde yapılması gerekir. Hükme göre açık ayıplarda 2 gün, açıkça belli olmayan ayıplarda 8 gün içinde ayıp ihbarı yapılmalıdır. Ayıp ihbarının yapıldığını ileri süren kişi 6762 sayılı TTK’nun 20.maddesinde öngörülen şekilde yapıldığını kanıtlamalıdır. 6762 sayılı TTK’nun 20/3. maddesine göre, ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla yahut telgrafla yapıldığı kanıtlanmalıdır. Tanık delili ile ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilemez... (Yargıtay 19 HD'nin 2014/19421 Esas 2015/2265 Karar sayılı ilamı). Davacı, eksik, hatalı ve ayıplı hizmet sunulduğundan bahisle sözleşmeyi feshetmiş ise de, bir üst paragrafta bahsedilen Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere, ayıp ihbarının tanık ile ispat edilemeyeceği, TTK'nun 18/3 maddesine göre ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla yahut telgrafla yapıldığının kanıtlanması gerekmekte olup somut olayda TTK'nun 23/son maddesi uyarınca davacı taraf, hizmetin ayıplı yapıldığına dair ihbar mükellefiyetini TTK'nun 18/3 maddesi hükmüne uygun olarak yerine getirdiğini ispatlayama mıştır. Ayrıca sözleşmede ayıp ihbarının TTK'nun 18/3 maddesinde belirtilenden farklı bir şekilde yapılacağına yönelik bir hüküm de mevcut değildir. O halde davacının usulüne uygun bir ayıp ihbarı bulunmadığından hizmetin ayıplı olarak verildiği iddialarının usulünce ispat edilemediğini ve sonuç olarak davalının sözleşme ile yüklendiği edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini kabul etmek gerekir. Öte yandan iki farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda da, davacıya kullanımının satışı yapılan sözleşmeye konu lisanslı yazılım ürününün davacının temin ettiği sunucuya kurulumunun yapıldığı, uygulamada tanımlı ana ve ara fonksiyonların çalıştığı, yazılımın çalışması için gerekli teknik koşulların mevcut olduğu, sunucuyu başlatarak yazılıma sorunsuz giriş yapılabildiği hususları tespit edilmiştir. Bunun dışında davalının edimini hatalı, eksik ve ayıplı yerine getirdiği hususunun ispatı ancak teknik yönden yapılıp ortaya konulacak bir inceleme ile mümkün olabilecek ise de, sonraki heyetten alınan raporda belirtildiği üzere, uygulama içerisinde test edilebilir nitelikte bir veri akışı olmadığından uygulamanın verimliliği, içerdiği hatalar/eksiklikler yönünden bir inceleme yapılamamış olup mevcut veriler ile ancak projenin sahip olduğu niteliklerin çalıştırılabilir olduğunun test edildiği, davacının iddia ettiği hataların/eksikliklerin gerçek test ortamında ve canlı akan veriler üzerinde gözlemlenebilmesi gerektiği hususları bildirilmiştir. Dolayısıyla teknik olarak bir inceleme yapılması mümkün olmadığından davalının edimini hatalı, eksik ve ayıplı olarak yerine getirdiği iddiası da sabit değildir. Bu nedenlerle davalı sözleşme uyarınca lisansın kullanım bedeline hak kazanmış olup davacının bu bedelin iadesi talebi yerinde değildir. İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2 maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir. Yapılan açıklamalar gözetildiğinde, mahkemece itirazın iptaline karar verilen dava konusu edilen 4.543,00 TL hizmet bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği ticari defterler ile sabit olduğundan davalının, borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olup söz konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı vekili bu yönden istinaf talebinde haklıdır. Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden reddine; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalının istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/.... Esas, 2022/. Karar sayılı ve ..../02/2022 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul......... İcra Müdürlüğü'nün 2015/...... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 4.543,00 TL asıl alacak ve 117,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.660,62 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b)Hükmolunan asıl alacağın % 20'si tutarında hesaplanan 908,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 389,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 342,65 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından karşılanan 389,35 TL peşin harç ve 27,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 417,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından yapılan 2.400,00 TL bilirkişi ücreti ile 664,40 TL yargılama gideri ve 221,80 TL keşif harcı olmak üzere toplam 3.286,20 TL davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 478,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, f)Davalı tarafından yapılan 2.100,00 TL bilirkişi ücretinin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 1.796,55 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, g)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 4.660,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, h)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 27.576,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından karşılanan 176,00 TL istinaf yargılama giderleri ile 671,90 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 847,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 76,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 655,82 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.05/02/2026