T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/284 KARAR NO : 2026/670 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI :2020/660 Esas 2024/849 Karar KARAR TARİHİ :18/10/2024 DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/284 KARAR NO : 2026/670 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI :2020/660 Esas 2024/849 Karar KARAR TARİHİ :18/10/2024 DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Müdürlüğünün ... Şube Bölümünde psikolog olduğunu, 28.03.2012 günü saat 21:30 sıralarında başka bir olayın yer göstermesi yapılmak üzere olayın müştekisi ve polis memurlarıyla birlikte, davalılardan ... 'in yönetimindeki ... plaka sayılı sivil polis aracıyla ...'ye doğru gitmekte iken, ... Cad. .... Kavşağına geldikleri sırada, ... 'ın yönetimindeki ... plaka sayılı aracın müvekkilinin bulunduğu aracın sağ arka tekerliğine hızla çarptığını, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili ... 'ın kaza neticesinde ağır bir şekilde yaralandığını, bilirkişiden alınacak rapora göre belirlenecek tedavi ve yol gideri, süreç boyunca çalışamamış olmasından dolayı uğradığı kazanç kaybı, çalışma gücünün kısmen yitirilmesinden doğan kazanç kaybı ve diğer maddi zararları ve bundan sonra yapılacak olan diğer masraflar için için belirsiz alacak davası olarak 11.350 TL maddi tazminatın davalılar ... A.Ş ve ... A.Ş için dava tarihinden diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin aylar süren tedavi sürecindeki elem ve ızdırabının tazmini için asgari 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Müdürlüğü, ... Şti, ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 13/02/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 21.673,27 TL'ye arttırmış, harcı yatırmıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin olmadığını, davalı kabul anlamına gelmemekle kaza ile ilgili tutulan trafik kazası tespit tutanağı ile savunma imkanından yoksun kalınan İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/836 Esas sayılı dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemesini ve kararını kabul etmediklerini beyanla, davanın öncelikle usulden reddine, bu talepleri kabul edilmezse davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Şti. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının meydana geldiğini iddia ettiği tüm fiziksel, maddi ve manevi zararların davacının ağır kusurlarından meydana geldiğini, davacının da kusur durumunun değerlendirilmesi ve tespit edilmesi gerektiğini, "emniyet kemerini takarak seyahat etme kuralına uymamış olması" nedeniyle davacının ağır kusurlu olduğunu, ... 'ın hızlı olduğuna ilişkin herhangi bir delil ve belgenin de olmadığını, buna ilişkin tespite ve iddiaya itiraz ettiklerini beyanla, davacının tüm fiziksel, maddi ve manevi zararlarına ilişkin tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve davasının, 2918 sayılı yasanın 86/1 fıkrası gereği öncelikle reddini, eğer davacının ağır kusurlu olduğu iddiaları kabul edilmez ise en azından kusurlu bulunduğundan dolayı da 86/2 fıkrası gereği tazminattan indirim uygulanmasını, neticeden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle ; ... plaka sayılı aracın müvekkile şirkete 09.04.2011/2012 tarihleri arasında 40660220 numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda kişi başına azami 225-000-TL ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin itiraz ettiklerini beyanla, davacının teminat dışında bulunan tedavi giderleri ve dolaylı zararlara ilişkin talebinin reddine, tüm delillerin toplanmasından sonra sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda, maluliyet oranının tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesine sevk edilmesine, yine aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı "sakatlıktan" kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasına, hatır taşıması ve/veya emniyet kemeri kullanılmaması durumunda müterafik kusur indirimi uygulanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda, sorumluluğun azami limit ile sınırlı olacağına, müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada asıl mağdur olanın müvekkili olduğuna, davacının o tarihte ... müdürlüğüne bağlı olarak psikolog görevini ifa etmekte olduğunu, tarafların birlikte görev aldıkları olay neticesi, davacının müvekkiline ve yanındakilere " benim işim bitti, evimde yakın, beni evime kadar götürebilir misin" diye sorunca müvekkilinin ve diğer kişilerin davacının da genç kız olması ve saatin de geç olması nedeni ile hep birlikte yola çıktıklarını, bu olaydan dolayı da müvekkilinin de yaralanmış olduğunu, alnında yaklaşık 10 dikiş izi bulunduğunu beyanla, müvekkilinin uğramış olduğu ve ileride uğrayacağı maddi ve manevi zararlara ilişkin tazminat davası açma hakları saklı kalmak kaydı ile, öncelikle görev itirazlarının kabul edilmesi ile görevsizlik karar verilmesine, gerçekleri yansıtamayan, yasal şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Yeni ünvanı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkette, 2432673 nolu poliçe ile ZMMS ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmadığını beyanla davanın reddine, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden temerrütleri söz konusu olmadığı için aleyhlerine masraf, faiz ve avukatlık ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; 28.03.2012 tarihinde, davalı ... AŞ.nin ZMMS sigortacısı davalı ... Şti.'nin maliki olduğu davalı ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... (... ) AŞ.'nin ZMMS sigortacısı olduğu davalı Bakanlığa ait davalı ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen kazada, davalı polis memuru ... 'in yönetimindeki ... plaka sayılı sivil polis aracında bulunan, psikolog olan ve özel hizmet alımı nedeniyle adli bir olayın yer göstermesi yapılmak üzere polis memurlarıyla birlikte olay yerine giden davacının yaralandığı, kazada davacının görevi nedeniyle hatır taşımasının söz konusu olmadığı, kazayı yapan sürücülerin denetime elverişli hükme esas alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi raporundan da anlaşılacağı üzere eşit kusurlu oldukları, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığının rapor, tanık beyanları ve diğer deliller ile ispat edilemediği, Ege üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan raporlara göre davacının kalıcı iş gücü kaybının bulunmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğu, bilirkişilerin yapmış olduğu maddi tazminat hesabında davacının maddi zararının bakiye iş göremezlik (3.156,00 TL) ve ek ulaşım gideri dışında tedavi, refakat ve tedavi ile ilişkili ulaşım giderleri (18.517,27 TL) olmak üzere toplam 21.673,27 TL olarak belirlendiği, davacının toplam maddi zararının davalı sigorta şirketlerinin düzenlemiş olduğu poliçelerin limitlerinde kapsamında kaldığı gerekçesi ile Maddi tazminat yönünden 21.673,27 TL'nin davalılar ... Bakanlığı, ... , ... ve ... Şti'inden kaza tarihi olan 28.03.2012 tarihinden itibaren ... A.Ş ve ... A.Ş yönünden dava tarihi olan 27.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Bakanlığı, ... , ... ve ... Şti'inden kaza tarihi olan 28.03.2012 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Şti ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında müvekkilinin tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ceza dosyasında müvekkiline tebliğ edilmeden kesinleşen karar ile diğer davalı ... 'in beraat ettiğini, taraflarının bu kararı temyiz edemediğini, %50 kusur kabulünün de hatalı olduğunu , yaralanma şekline göre davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığının ve müterafik kusurlu olduğunun gözetilmediğini, bu hususta Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması ve kaza tespit tutanağını düzenleyen polislerin dinlenmesi talepleri reddedildiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerekir iken yapılmadığını, maddi tazminat hesabına ilişkin raporun Ege Üniversitesinin 28/03/2022 tarihli raporu ile çelişkili ve varsayımına dayalı, belgesiz, farazi hesaplamalar ( 7000 TL ek harcama, psikiyatrik tedavi için 3000 TL ) içerdiğini, hasta nakil için 720 TL ve 450 TL özel oda giderinin davacının özel harcamaları olduğunu, zorunlu gider olmadığını, raporda ortodontik tedavi gerekmediğinin belirtilmesine rağmen 2700 TL diş tedavisi giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, diğre tedavi giderleri ve FTR, refakatçi giderinin somut veri olmadan farazi hesaplamalar olduğunu, 1440 TL ulaşım giderinin belgesiz soyut hesaplama olduğunu, devlet memuru olan davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, manevi tazminatın ise fahiş olup hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca tazminata müşterek ve müteselsil sorumluluk uygulanmasının da hatalı olduğunu 2918 sayılı KTK madde 88 uyarınca kusur oranlarına göre sorumlu olunduğunu, İzmir 5 AHM'nin 2015/99 Esas ve İzmir 1. ATM 2017/644 Esas Sayılı dosyalarda ... müdürlüğü ve ... aleyhine dava açtıklarını beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıyı olay günü hatır için arabaya aldığını, hatır taşımasının gözetilmesi gerektiğini, mahkemece kabul edilen kusur durumunun ceza yargılamasında kesin olarak tespit edilen maddi vakaya aykırı olup istinaf incelemesinin sonucunun kaldırılması gerektiğini, Ege Üniversitesinin 28/03/2022 tarihli raporda davacının zararının olmadığının belirlendiğini ancak hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda hijyen ve sarf malzemeleri giderleri, pansuman giderleri, ilaç katkı payı ve diğer giderler için maddi tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan istirahat süresi ve günlük refakatçi gideri bedeli tamamen soyut tespitler olup somut veriye dayanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ulaşım gideri olarak yapılan hesaplamaların somut veriye dayanmadığını, develet memuru olan davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını , manevi tazminat isteminin haksız ve fahiş olduğunu beyanla kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Bakanlığı istinaf dilekçesinde özetle; kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında davalı ... 'in kusursuz, ... 'ın ise %100 kusurlu olduğunun açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen bu maddi vakıaya aykırı şekilde sürücüleri eşit kusurlu kabul eden bilirkişi raporuna esas alındığını, Ege Üniversitesinin 28/03/2022 tarihli raporda davacının zararının olmadığının belirlendiğini ancak hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda hijyen ve sarf malzemeleri giderleri, pansuman giderleri, ilaç katkı payı ve diğer giderler için maddi tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan istirahat süresi ve günlük refakatçi gideri bedeli tamamen soyut tespitler olup somut veriye dayanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ulaşım gideri olarak yapılan hesaplamaların somut veriye dayanmadığını, develet memuru olan davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını , manevi tazminat isteminin haksız ve fahiş olduğunu beyanla kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davalı tarafların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle maddi tazminat isteminin tam ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalılar ... vekili, ... Bakanlığı vekili, ... Şti ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince resen gözetilecekler dışında istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede; İzmir 1. ATM'nin 2014/701 Esas Sayılı dosyası ile İzmir 3. ATM'nin 2015/963 Esas Sayılı dosyalarının eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildiği ancak daha sonra tefrikine karar verilerek yargılamaya sadece davacı ... tarafından açılan dava yönünden devam edildiği, İlk derece Mahkemesinin 16/05/2017 tarihli 2014/1029 E. 2017/477 K. Sayılı kararı ile davalı ... Müdürlüğü aleyhine açılan davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden maddi tazminat isteminin kısmen ( 8.217,79 TL) kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen (5000 TL) kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili , davalılar ... vekili , ... Bakanlığı vekili, ... Şti ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunduğu, İzmir BAM 11 HD'nin 2017/2426 E. 2020/1003 K. Sayılı 09/11/2020 tarihli ilamı ile davalı ... Müdürlüğü yönünden temsilcide hata nedeniyle ... Bakanlığının davalı kabulü ile davanın esastan incelenmesi gerekliliği ile diğer davalılar yönünden maddi tazminat hükmünün eksik inceleme ile verildiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma sonrası İDM'nin 2020/660 Esas üzerinden istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Kural olarak, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (mülga 818 Sayılı BK'nun 53. maddesi) gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Somut olayda, 28.03.2012 günü saat 21:30 sıralarında polis memuru sürücü ... sevk ve idaresindeki ... resmi plakalı sivil polis aracı ile... Caddesini takiben seyri sırasında ... Caddesine geldiğinde aracının sağ arka yan ve sağ yan kısımlarına; seyir yönüne göre sağından .... Caddesini takiben Bölge Trafik Ekiplerinin 'dur' ikazlarına uymayıp seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpması neticesinde ... plakalı araçta arka koltukta yolcu konumunda bulunan ... 'ın yaralanmasıyla sonuçlanan davaya konu kaza meydana gelmiştir. Olaya ilişkin kaza tespit tutanağında sürücü ... 'in asli, sürücü ... 'ın tali kusurlu olduğu tespiti yapıldığı, İDM'ce İTÜ Heyetinden alınan 10/02/2016 tarihli ve ATK Trafik İhtisas Dairesinin 20/05/2015 tarihli raporlarında sürücülerin %50 kusurlu oldukları kanaatlerinin bildirildiği, İzmir BAM 11 HD'nin kaldırma kararı sonrası İDM'ce Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26/08/2021 tarihli raporda "..olay mahalli kavşakta geçiş hakkı her ne kadar ... plakalı araç sürücüsü ... da olsa da mevcut mahal koşullarında görevi başındaki ekip otosundan kaçarak mahal hız limitleri üzerinde kavşağa giriş yaptığı ve kazanın gerçekleştiği kanaati.." bildirilerek sonuç olarak "Sürücü ... , sevk ve idaresindeki resmi plakalı aracıyla meskun mahalde gece vakti seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, durup yolu kontrol edip sağında bulunan kavşak kolundan gelen araçların güvenli geçişini bekledikten sonra geçişini kontrollü bir şekilde yapması gerekirken, aksine hareketle yola gereken dikkatini vermeyerek seyir yönüne göre sağından gelen araç ile çarpıştığı olayda eşdeğer kusurludur. Sürücü ... , sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında polis ekiplerince kendisine yapılan “Dur” ihtarına riayet etmeyip, trafiği tehlikeye düşürecek şekilde seyrederek görevlilerden kaçtığı sırada geldiği kavşak mahallinde, solunda bulunan kavşak kolundan gelen resmi plakalı araçla tedbirsizce çarpıştığı olayda kural dışı hareketiyle eşdeğer kusurludur" denilerek sürücülerin %50 kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Öte yandan, - ... tarafından karşı tarafın sigortacısı aleyhine İzmir 5. ATM 2015/475 esas sayılı dosyasında alınan 05/09/2013 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda sürücüler eşit kusurlu kabul edilerek verilen hükmün kesinleştiği, -... tarafından ... ve ... Müdürlüğü aleyhine açılan İzmir 5 AHM'nin 2015/99 e. sayılı dosyasında İTÜ Heyetinden alınan (İzmir 17 AHM talimat dosyasından) bila tarihli raporda ceza ilamı da gözönünde bulundurularak yapılan değerlendirme sonucu ... 'in çarpışmayı bertaraf edebilme imkanı bulunmadığı ... 'ın aşırı hız ile kontrolsüzce kavşağa girmek suretiyle KTK 52 kural ihlali bulunduğundan ... 'in kusurunun bulunmadığı, ... 'ın tam kusurlu sayılmasının uygun olacağı kanaatinin bildirildiği , eldeki davanın bu dosya için bekletici mesele yapıldığı, - ... ve ... Şti tarafından ... , ... Müdürlüğü ve sigorta şirketi aleyhine açılan İzmir 1 ATM'nin 2017/644 E. Sayılı dosyasında eldeki davanın bekletici mesele yapıldığı, kusur yönünden bilirkişi incelemesi bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar kaldırma kararı sonrası kesinleşen ceza ilamı da incelenerek hazırlanan 26/08/2021 tarihli ATK raporunda sürücü ... 'in yola gereken dikkatini vermeme nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; her iki sürücünün de kusurlu olduğu kabulü ile verilen İzmir 15 Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/836 Esas 2013/492 Karar sayılı 02/07/2013 tarihli kararının davalı ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün Yargıtay 12. CD'nin 2014/2078e. 2014/24540 k. Sayılı 03/12/2014 tarihli ilamında " nizami şekilde geçişini tamamlamak üzere olan sanık ... 'nin polis kontrolünden çok hızlı şekilde kaçan ve kavşağa aniden giren sanık ... 'ın idaresindeki araçla çarpışmayı önlemek hususunda alabileceği önlem ve bu nedenle sanığa yüklenecek kusur bulunmadığı gözetilmeden isabetsiz raporlara itibarla mahkumiyete karar verilmesi" gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği ve bozma sonrası İzmir 15 Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/101 E. 2015/527 K. Sayılı 05/06/2015 tarihli ilamı ile "nizami şekilde geçişini tamamlamak üzere olan sanık ... 'nin polis kontrolünden çok hızlı şekilde kaçan ve kavşağa aniden giren sanık ... 'ın idaresindeki araçla çarpışmayı önlemek hususunda alabileceği önlem ve bu nedenle sanığa yüklenebilecek kusur bulunmadığı" gerekçesi ile ... 'in beraatine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Buna göre, davacının da taraf olduğu ceza yargılamasında kesinleşen maddi olguya göre sürücü ... 'in kural ihlali bulunmadığı sabit olup, bu davalı ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın reddine karar verilmesi gerekir iken, bu maddi vakanın aksi yönde gerekli kontrolü yapmadan geçiş yapma şeklindeki kural ihlali ile kusurlu olduğu sonucuna varılan raporlar hükme esas alınarak davacı zararından sorumlu tutulması doğru görülmediğinden davalılar ... ve ... vekilinin kusura değinen istinaf nedenleri yerinde görülmüştür. Yine, ceza yargılamasında kesinleşen maddi olguya göre; davalı ...'ın kural ihlali sabit olup, kusurlu davranışı ile kazaya sebebiyet veren sürücü ... ve işleten.... Şti'nin davacı zararından sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmediğinden davalılar ....ile .... Şti vekilinin kusura değinen tüm istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 6098 Sayılı TBK'nın "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi; Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Bu yolda indirim yapılabilmesi için herhangi bir talebin bulunması da şart değildir. (Yargıtay 17.HD 2015/4610 E - 2018/307 K sayılı 29/01/2018 tarihli kararı)de görülmemiştir. Somut olayda, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun belirsiz olarak işaretlendiği, davacıda meydana gelen yaralanmanın şekli ve niteliğinin tek başına bu hususun ispatı için yeterli olmadığı ve müterafik kusuru ortaya koyan bir delil bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece müterafik kusurun varlığının kabul edilmemiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalılar .... ile.... Şti vekilinin bu husustaki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. İzmir BAM 11 HD'nin kaldırma ilamında ifade edildiği gibi somut olayda hatır taşıması indirimi uygulanmamış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı .... ile davalı .... ve .... Şti vekilinin bu husustaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. ... Üniversitesinin Sağlık Kurulunun 05/10/2015 tarihli raporunda davacının 28/03/2012 tarihinde maruz kalmış olduğu trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle 11/10/2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre kalıcı meslekte kazanma gücü kaybı bulunmadığı, iyileşme (iş görmezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay olduğu kanaati bildirilmiş, kaldırma ilamı sonrası aynı üniversiteden 28/03/2022 tarihli rapor alınmıştır. Kaza tarihinde düzenlenen 28/03/2012 tarihli adli rapor, 28/02/2013 tarihli ATK Şube raporu, 10/06/2024 tarihli ve 28/03/2022 tarihli raporlardaki belirlemelere göre de; davacının yüzünde, burnunda , diş , sağ kol ve dişinde, pelviste yaralanmaları mevcuttur. 6098 Sayılı TBK'nun 54.maddesi ve gerekse yerleşik Yargıtay kararlarına göre tedavi giderleri çok kapsamlı olup yalnızca hastane ve hekim masrafları ile sınırlı değildir. Yaralanan kişinin bütünüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar geçecek sürede yaptığı ve ileride yapacağı doğrudan veya dolaylı tüm masraflar tedavi giderleri kapsamındadır. 6098 Sayılı Kanun 50/1. fıkrası gereğince kural olarak zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Ancak, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim,olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Sağlık kuruluşlarında yapılan tedavi harcamaları, rahatlıkla fatura vb. belgeler ile ispatlanabilir ancak bazı giderler vardır ki (örneğin ulaşım gideri gibi) belge temin edilmesi mümkün değildir. Yukarıda belirtilen düzenleme gereğince kişinin haksız eylemden zarar gördüğü ve bedensel zarara uğradığını ispatlaması yeterli olup; ayrıca belgeler bulup getirmesi şart değildir. (Yargıtay HGK 1995/11122 E - 1995/430 K sayılı 26/04/1995 tarihli) Ancak, 28/03/2022 tarihli raporun kaldırma ilamında açıklanan eksiklikleri karşıladığının söylenebilme imkanı bulunmamaktadır. Raporda davacının muayene tarihindeki durumu ile sınırlı ve belirtilen tıbbi müdahalelerin de gerekliliği konusunda net bir kanaat bildirilmeden hazırlandığı görülmektedir. Dolayısıyla bu rapora dayalı hazırlanan hesap raporunun da denetimi ve hükme esas alınması mümkün görülmediğinden davalılar .... ile ....Şti vekili, ... vekili ile .... vekilinin bu rapora ve buna bağlı alınan hesap raporuna yönelik istinaf nedenlerinin kabulü gerekmiştir. Öte yandan, doktor bilirkişi tarafından hazırlanan hesap raporunda davacıda meydana gelen pelvis kırığı nedeniyle 3 ay yatak istirahatı gerektiği ve bu süreye göre bakım ihtiyacının doğduğu belirtilmiş ise de davacının aşamalarda alınan sağlık kurulu raporlarında bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, davacının 6 ay yatarak evde tedavisinin sürdüğü ve bu süreçte annesinden bakım desteği aldığının dava dilekçesinde ifade edilmiş olmasına göre davacının bakım ihtiyacının bulunup bulunmadığı hususunda da rapor alınarak, sonucuna göre bakıcı gideri zararının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bun nedenlerle; İDM'ce ATK 3. İhtisas Kurulundan olay tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik hükümlerine göre yapılacak değerlendirme ile davacının yaralanmasının niteliği, kalıcı maluliyeti olup olmadığı var ise oranı, tıbbi iyileşme süresi, bakım ihtiyacı olup olmadığı, kaza ile illiyetli yaralanmaları nedeniyle yapılan ve ileride yapılması gerekli olan tedavilerin neler olduğu hususunda rapor alınarak; bu rapordan sonra gerekirse yeniden doktor ve aktüerya uzmanı bilirkişiden hesap raporu alınmak suretiyle varılacak sonuca göre (taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) bir karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalılar .... ile .... Şti vekilinin kusur, müterafik kusur, hatır taşımasına değinen tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca bu hususlardaki istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davalılar .... ve ... vekilinin kusur, maddi tazminat hesabı, davalılar .... ile ....Şti vekilinin maddi tazminat hesabına yönelik istinaf nedenleri ile yerinde görüldüğünden ve ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin (...) toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalılar.... ve ... ile davalılar .... ile ....Şti vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının bu davalılar yönünden 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın (usuli kazanılmış haklar gözetilerek) yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekili ile bu davalılar vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar .... ile .... Şti vekilinin kusur, müterafik kusur, hatır taşımasına değinen tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca bu hususlardaki istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar .... ve ... vekilinin kusur, maddi tazminat hesabı, davalılar .... ile ....Şti vekilinin maddi tazminat hesabına yönelik istinaf nedenleri ile yerinde görüldüğünden ve ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin (...) toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalılar .... ve ... ile davalılar ... ile ..... Şti vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 3- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/660 Esas - 2024/849 Karar sayılı, 18/10/2024 tarihli kararının bu davalılar yönünden 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 4-Davanın (usuli kazanılmış haklar gözetilerek) yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesi olan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 5-Davacılar vekili ile bu davalılar vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Davalılar ... ile ... Şti. peşin yatırdığı 540,90-TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 7-Davalı ....'in peşin yatırdığı 540,90 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 8-Davalı .... harçtan muaf olduğundan bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 9-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 23/03/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.