9. Hukuk Dairesi 2017/12499 E. , 2019/21236 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin Antalya Bölge Müdürlüğü’nd…
**9. Hukuk Dairesi 2017/12499 E. , 2019/21236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin Antalya Bölge Müdürlüğü’nde sistem danışmanı (satış temsilcisi) olarak 09/06/2009 tarihinde işe başladığını ve daha sonra "kıdemli satış müdür yardımcısı " olarak devam ettiğini, kıdemli satış müdür yardımcısı olarak hizmet görürken, hizmet akdinin işveren tarafından tek taraflı olarak feshedildiğinin müvekkiline 26/07/2012 tarihinde Noter aracılığıyla bildirildiğini, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca işverene sadakatle ve özveri ile çalıştığını, işyeri kurallarına harfiyen uyduğunu, müvekkilinin işyerinde sabahları 08:30'da işe başladığını, haftada 6 gün akşam saat 22:00'e kadar çalıştığını, müvekkilinin resmi tatil günlerinde de çalıştığını, müvekkilinin çalışmakta olduğu süre içerisinde hiç yıllık izin kullanmadığını, müvekkilinin çalışmakta iken aldığı en son maaşının 4.389,00.-TL olduğunu, ancak iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e bendi uyarınca feshedildiğini, ileri sürülen fesih nedenlerini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, işten çıkarılma gerekçesinde yapılan olayların asla gerçekleşmediğini, müvekkilinin işe başladığı 09/06/2009 tarihinden bu yana özverili şekilde çalıştığını, çok başarılı olmasından dolayı kısa süre içerisinde kıdemli satış müdür yardımcılığına kadar yükseldiğini, çalıştığı süre boyunca en küçük uyarı, ihtar dahi almadığını, bilakis başarılı çalışmalarından dolayı işverenlerinden tebrik ve övgüler aldığını, çalıştığı süre boyunca bir çok primler, paketler, para ödülleri aldığını, ancak davalı işverenin iş akdinin feshinde soyut, basit ve ispattan uzak gerekçeler ileri sürdüğünü, somut vakıalar ve gerçekçi sebepler ortaya koymadığını, herhangi tutanak ve belgeye dayanmadığını, müvekkilinin yılda 12 ay maaş, yılda 8 ay prim, aylık 210,00.-TL ticket (yemek kartı) haklarından yararlandığını, tazminat ve yasal haklarının belirlenmesinde dikkate alınmasının gerektiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, maaş, prim ve ekleri, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, davacı tarafın tüm talepleri ile ilgili olarak "bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini" talep ve dava ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere usul yönünden, kanuna aykırı faiz talep red edilmeyeceğinden, bu talebin reddinin gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, davacının tüm taleplerine karşı davayı kabul anlamına gelmemek üzere, usul yönünden zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e bendi uyarınca feshedildiği için kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin Yargıtay kararları uyarınca redde mahkum olduğunu, davacının fazla mesai talebinin haksız olduğunu, davacı tarafın genel tatil talep ettiğini, davacının çalışmasının randevu ve prim usulü olduğunu, davacının genel tatil talep etmesinin hiçbir hukuki tarafı olmadığını, davacının kullanmadığı yıllık izin haklarının da hangi yıllara ait olduğunun açıklatılması gerektiğini, davacının bu talebinin reddi gerektiğini, davacının maaş ödemesi ve prim alacakları talebinin açıklattırılmasının usul gereği olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının 09/06/2009 - 26/07/2012 tarihleri arasında aralıksız olarak 3 yıl 01 ay çalışmasının olduğu, ücret araştırması, yaptığı iş, kıdemi, tanık beyanları göz önüne alındığında en son ücretinin brüt 4.389,00.-TL olduğu, davacının başka bir şirketle iş görüşmesi yaptığı gerekçesiyle işten çıkarıldığı belirtilmekle birlikte,davacının iş görüşmesi yaptığına dair belge olmadığı,işinden ayrıldıktan sonra başka işyerinde çalışmaya başladığı, davalının iş akdini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığından davacı bilirkişi raporuyla hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ücretin ödendiğinin ispat yükü işverene düşmektedir. İşveren ücretin ödendiğini işçinin imzasını taşıyan bordro ya da buna eşdeğer bir belge ile ispatlayabileceği, davalının banka kayıtlarını bildirdiği,banka kayıtları getirtildikten sonra tekrar rapor alınmış,ücret bordroları banka kanalıyla yapılan ödemelere göre davacının ücret alacağının olmadığının anlaşıldığı, davacının yıllık izin ücreti ve prim alacakları talebinde bulunduğu, bordrolarda yıllık izin ücreti ve prim tahakkunun olduğu, getirtilen banka kayıtlarına göre yıllık izin ücreti ile primlerin ödendiği,davacının alacağının olmadığı, davacının fazla çalışmasını tanık beyanlarıyla ispatladığı, ödenen primler mahsup edildiğinde fazla çalışma alacağının 12.889,39.TL olduğu, genel tatillerde çalıştığını tanık beyanlarıyla ispatlandığı, davacının 1.182,74.TL alacağının olduğu, fazla çalışma ve genel tatillerde çalışma tanık beyanlarıyla ispatlandığından %30 hakkaniyet indirimi uygulandığında ise bilirkişi raporuyla hesaplanan 9.022,57.TL fazla çalışma alacağı ve 827,91.TL genel tatil ücreti alacağı olduğu, davacının davalı iş yerinde 3 yıl 01 ay çalıştığı, tarafların iddiaları, dosyadaki rapor ve belgeler, dinlenen tüm tanık beyanları ve davacının yaptığı iş, çalışma süresi olan dönem karşılığı hak kazanmış olduğu dikkate alındığında, davacının bilirkişi S.S. tarafından sunulan raporun gerekçeli, dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir mahiyette olduğundan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile yıllık izin ücreti, maaş, prim ve ekleri haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti bakımından; Hükme esas bilirkişi raporunda; 6/2009-9/2011 ayları arasındaki yaklaşık 2 yıl 4 aylık dönem içinde davacının bordrolara göre toplam 54531 TL prim aldığı, bu dönemde hesaplanan fazla mesai miktarının 13450 TL olduğu, bu nedenle davacının fazla mesai alacağının bu dönem için bulunmadığı, ancak, 10/2011-7/2012 ayları arasındaki yaklaşık 9 aylık dönemde prim miktarının 488 TL olduğu, bu nedenle bu dönem için hesaplanan fazla mesai ücretinden ödenen primin mahsubu ile artan fazla mesai ücreti miktarının hesaplandığı gerekçesi ile fazla mesai ücreti alacağı belirlenmiştir. 10/2011-7/2012 ayları arası için bilirkişi raporunda hesaplanan bu miktara takdiri indirim uygulanarak mahkeme tarafından fazla mesai ücretine hükmedilmiştir. Primlerin fazla mesai ücretini karşıladığından bahisle bir kısım çalışma dönemleri için fazla mesai ücreti bulunmadığı yönündeki kabul hatalıdır. Hükme esas bilirkişi raporunda fazla mesai ücreti bakımından; davacının prim alacağının belli bir dönemde önceki döneme göre çok büyük bir düşüş gösterdiğinden hareketle ödenen primin miktarına göre davacının çalışma süresi 2 dönem halinde değerlendirilmiştir. Mahkeme’nin 2012/284 Esas sayılı hükmüne esas bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından yüksek prim ödemelerinin olduğu tespit edilen ilk dönem gene aynı bilirkişi raporunda aynı dönem için tespit edilen fazla mesai süresi üzerinden, ancak, prim ödemeleri nedeni ile sadece %50 zamlı kısım hesaplanmalıdır. Bilirkişi tarafından prim ödemelerinin çok düşük olduğu tespit edilen ikinci dönem gene aynı bilirkişi raporunda aynı dönem için tespit edilen fazla mesai süresi üzerinden 1,5 yevmiye esas alınarak hesaplanmalıdır. Dava dilekçesinde ”ödenmeyen maaş, prim ve ekleri için şimdilik 500 TL” şeklinde talep olmasına rağmen davacı vekilinin 15/02/2013 tarihli celsedeki “dilekçemizin son sayfasında bir nolu bentte ödenmeyen maaş, prim ve ekleri için şimdilik 500,00-TL kısmı bizim dava konumuzla ilgili değildir, bu sehven diğer dilekçeden kalmıştır dilekçe içeriğinden de maaş ve prim ve eklerine ilişkin talebimiz yoktur” şeklindeki prim alacağı talebi bulunmadığı yönündeki beyanı dikkate alınarak, prim alacaklarının çok cüz’i olduğu bozma öncesi hükme esas bilirkişi raporu ile tespit edilen dönem bakımından prim alacağı mahsup edilmeksizin sonuca gidilmelidir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/11/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.