9. Hukuk Dairesi 2010/33522 E. , 2012/41719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ücret alacağı, resmi tatil ve kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği
**9. Hukuk Dairesi 2010/33522 E. , 2012/41719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ücret alacağı, resmi tatil ve kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A)Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı Okul Aile Birliği bünyesinde, okulun yeni blok diye adlandırılan işyerinde 01.11.1993 - 15.11.2006 tarihleri arasında hizmetli olarak sabah 07:00’ den akşam saat 18:00’ e kadar çalışmış olmasına rağmen, okulun giriş-çıkış kapılarına ait anahtarları da elinden alınarak işine haklı neden olmadan son verildiğini iddia ederek ücret alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve resmi tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı Okul Aile Birliği temsilcisi, Okul Aile Birliği başkanlığının MEB Okul Aile Birliği Yönetmeliği hükümlerine göre kurulmuş olduğunu bu nedenle tüzel kişiliklerinin olmadığını, kendilerine husumet yöneltilmesinin de hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine Vekili, davacının 01.09.1999-31.12.2000 arası kendisine ait kırtasiye dükkanı işlettiğini bu nedenle vergi mükellefi olup idarede kesintisiz çalışmasının fiilen olanaksız olduğunu, günübirlik çalıştığına dair ödeme tutanakları ve anasınıfı komisyonunun 01.09.2000 tarihli kararının bulunduğunu, davacı ile davalı arasında hiçbir zaman iş akdinin olmadığını savunarak davanın husumetten reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunun ispatı külfetinin işverene ait olduğu, davalı işverenin bu yönde herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı Hazine vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davacı iki ayrı davalı aleyhine dava açmış ise de mahkemece hangi davalı aleyhine olduğu açıklanmadan “davalıdan” denilerek hüküm kurulduğu görülmüştür. HUMK 388. madde (HMK 297. madde vd.) gereğince hüküm infazda tereddüte yol açmayacak şekilde açık ve net olmak ve ayrıca davacının taleplerini karşılamak zorundadır. Bu nedenlerle mahkemece davalıların sorumlulukları konusunda gerekçe oluşturmadan ve hangi davalının sorumlu tutulduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.