TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/04/2021 NUMARASI : 2018/475 Esas, 2021/361 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınır…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1624 KARAR NO : 2026/351 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/04/2021 NUMARASI : 2018/475 Esas, 2021/361 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete ait kafede bir takım malzemeler kullanarak iç dekorasyon işçiliği yaptığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, müvekkili şirket tarafından icra takibine konu 19.06.2017 ve 22.06.2017 tarihli faturalar ile sabit olan 14.360,50 TL tutarında mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğini, davaya konu icra takip dosyasındaki faturaların düzenlenip kargo aracılığıyla davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini, davalı borçlu tarafından İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yapıldığı iddia edilen işin davacı tarafından yapılmadığını, müvekkili şirketin, iddia edilen işi Haziran-Temmuz 2016 tarihlerinde ... isimli ustaya yaptırdıklarını, söz konusu şahsın da anılan işi eksik ve hatalı yapmasına rağmen davalı müvekkili şirketin anılan işle ilgili borcunun kalmadığını, takip konusu faturaların davalı müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, anılan faturaların gerçek durumu yansıtmadığı ve tek taraflı olarak doldurulduğu, ticari defterlerin incelenmesi ile davacı tarafın dava konusu faturaları sonradan aradaki iş ilişkisini yansıtmayacak şekilde düzenlediğini, dava ve takip konusu faturaları kabul etmemekle birlikte biran için faturaların ticari ve hukuki usule uygun olduğu kabul edilse dahi faturalarda yazılı işin ayıplı olduğunu, dava konusu dekorasyon işinin davacı tarafından yapılmadığını, ancak bir an için aksi düşünülse dahi eksik ve hatalı iş nedeniyle davalı müvekkili şirket'in anılan işle ile ilgili kimseye borcu kalmadığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; hükme esas alınan 2. ek raporda davalı yanın bağlı bulunduğu vergi dairesince dava dosyasına gönderilen 2017 yılı BA dökümlerinde, davacı yan tarafından davalı unvanına düzenlenmiş 19.06.2017 tarihli ...sıra numaralı 560,50 TL tutarlı "kamera ve işçilik" muhteviyatlı ve 22.06.2017 tarihli ... sıra numaralı 13.800,10 TL tutarlı "muhtelif dekorasyon malzemeleri" muhteviyatlı faturaların BA bildirim formunda 2 adet belge, KDV hariç 12.170,00 TL olarak bildirilmiş oldukları, bu anlamda davalı yanın davacı yanın takibe konu ettiği faturaları kayıtlarına almış olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; anılan işlemlerin davacı şirketle bir bağlantısı olmayıp dava dışı ... isimli şahsa yaptırıldığı, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen faturaların müvekkili kayıtlarında olmadığı, müvekkilinin 2017 yılına ait BA bildirim formları incelendiği taktirde dava konusu faturaların müvekkiline ulaşmadığı için hiç kayıt altına alınmadığı ve vergi dairesine bildirilmediğinin görüleceği, davacının 2017 yılına ait defter kayıtlarında dava konusu icra takibine dayanak fatutaların bulunduğu ancak müvekkil şirketten nakden tahsilat yapılıp alacaklı olmadığının görüldüğü, ancak 2018 yılına ait ticari defterlerde müvekkil şirket ters kayıtla aynı faturalar üzerinden tekrar borçlandırıldığı, davacı yana ait ticari defterler çelişki içerisinde olduğu, dolayısıyla söz konusu ticari defterler delil niteliğine haiz olmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenicinin, davalı şirkete ait iş yerinde yaptığı iç dekorasyon işi kapsamında düzenlenen iki adet fatura karşılığı alacağın tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın ise, sözleşme ilişkisini inkar ettiği, mahkemece yapılan yargılamada, takibe dayanak faturaların davalı tarafça BA bildirim formuyla vergi dairesine bildirildiği sabit görülerek davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekilince istinaf edildiği anlaşılmıştır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır (Y.15. HD'nin 2016/944-3009 E-K sayılı ilamı). Somut olayda, davalı defterleri incelenememiş ise de, takibe dayanak iki adet faturanın BA bildiriminin davalı tarafça yapıldığı sabit olmakla, faturaya dayalı hizmetin alınmadığının ispat yükünün davalıda olduğu ancak, bu kapsamda savunmanın ispatına yönelik yasal ve kesin delil sunulmadığı gibi, sözleşme ilişkisi baştan itibaren reddedilen davalı tarafça dinletilen tanığın dahi, işin davacı tarafından yapıldığını doğruladığı, sözleşme ilişkisinin inkar edilmesi sebebiyle ödeme savunmasında da bulunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, takibe dayanak fatura karşılığı işin davacı tarafından ifa edildiği, aksinin davalı iş sahibince kanıtlanamadığı sabit olmakla, itirazı iptaline ve likit olan alacak kapsamında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair mahkeme kararı doğru olup, davalının istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/04/2021 tarih ve 2018/475 Esas, 2021/361 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.032,76-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 258,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 774,57-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.