(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/520 E. , 2007/402 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, takibe konu alacağın günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü karşısında bu miktar borcu karşılayacak para veya malın herkesin ev veya üzerinde bulunmasının doğal sayılması gerektiğinden bahisle, 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/1-son maddesi uyarınca sanık hak…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/520 E. , 2007/402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, takibe konu alacağın günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü karşısında bu miktar borcu karşılayacak para veya malın herkesin ev veya üzerinde bulunmasının doğal sayılması gerektiğinden bahisle, 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/1-son maddesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair, Bağcılar İcra Mahkemesinin 13.07.2006 tarihli ve 2006/1182-1316 sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, itirazın öncelikle hükmü veren mahkemece incelendikten ve itirazla ilgili bir karar verildikten sonra gönderilmesi gerektiğinden bahisle iadesine ilişkin, ... 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2006 tarihli ve 2006/753 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un itiraz başlıklı 353.maddesindeki; "İcra Mahkemesinin bu bap hükümlerine göre verdiği tazyik ve disiplin kararlarına karşı, tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, yargı çevresinde bulunan Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebileceği, itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu, İcra Mahkemesinin bu bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanacağı" hükümden de anlaşılacağı üzere, İcra Mahkemesince hükmolunan tazyik ve disiplin hapsi kararlarına karşı itiraz olunabileceği, Ceza Muhakemesi Kanunu anlamında itirazın, kural olarak itiraz olunan kararı veren mahkemeye yapılacağı ve ilk incelemenin kararı veren mahkemece yapıldıktan sonra, mahkemenin kararını düzeltebileceği, yerinde görmezse itirazı inceleyecek mercie göndereceği, (CMK.268/2), İcra ve İflas Kanunu'ndaki usule göre ise, itirazın icra mahkemesine değil, Ağır Ceza Mahkemesine yapılacağı, bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki sistemden aydıldığı, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki itiraz kanun yolunun, bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları için olduğu, dolayısıyla sistemin Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği, (CMK'nun 268/3) buna karşılık İcra ve İflas Kanunu'nda İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararların dar ve teknik anlamda "suç" karşılığı olan bir yaptırım olmadığı cihetle, itirazın konusu hakkında bir karar vermesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 12.01.2007 gün ve 1537 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 31.01.2007 gün ve K.Y.B.2007/11371 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: