Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara ait Rusya'da bulunan şantiyelerinde 07.05.2013-30.06.2015 tarihleri arasında ekskavatör operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin bildirimsiz ve haksız olarak fesih edildiğini, iş sözleşmesi imzalandığı anda ücretlerin 1.800,00 USD olduğunu ve iş sözleşmesinin sonlandığı esnada sistemin değiştirilerek saat başı üzerinden ücretlerin ödendiğini, barınma ve yemeğin işveren tarafından karşılandığını, çalışma saatlerinin 08.00-19.00 olduğunu, ancak bir
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara ait Rusya'da bulunan şantiyelerinde 07.05.2013-30.06.2015 tarihleri arasında ekskavatör operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin bildirimsiz ve haksız olarak fesih edildiğini, iş sözleşmesi imzalandığı anda ücretlerin 1.800,00 USD olduğunu ve iş sözleşmesinin sonlandığı esnada sistemin değiştirilerek saat başı üzerinden ücretlerin ödendiğini, barınma ve yemeğin işveren tarafından karşılandığını, çalışma saatlerinin 08.00-19.00 olduğunu, ancak bir çok kez 22.00-23.00' e kadar çalıştırıldığını, 15 günde bir hafta tatili olduğunu, dinî bayramların ilk günü haricinde diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, davalı Şirketler arasında organik bağ olması hasebiyle işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı noktalarında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara, 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, Ankara, 2021, s.127). Buna göre Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Dairemizce daha önce bazı kararlarda, Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin, hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Somut olayda dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de Bölge Adliye Mahkemesince, söz konusu sürenin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmüne göre hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğinin yazılması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.