9. Hukuk Dairesi 2016/35688 E. , 2016/21259 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, maddi tazminat ile manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davac…
**9. Hukuk Dairesi 2016/35688 E. , 2016/21259 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, maddi tazminat ile manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı Şirkete ait .... kuru yük gemisinde kaptan olarak görev yaptığını, bu gemi ile çalıştığı süre boyunca bir çok limanda yükleme ve boşaltma yaptığını, son olarak Türkiye’den götürdüğü kereste ve suntaları ....’nın liman kenti Mishurata’da boşalttığını ve 18.03.2008 tarihinde geminin dönüş yolunda kullanacağı yakıtı aldığı esnada alınan yakıtın kaçak olduğu iddiasıyla Libya polisi ve liman görevlilerince düzenlenen operasyon sonucunda 13 gemide çalışan mürettebatıyla birlikte 1 yıl gemiden ve limandan ayrılamadığını, sözkonusu olay nedeniyle 10 ay savcılık 2 ayda mahkeme süreci geçirdiğini ve 13.01.2009 tarihinde beraat ettiğini, 1 yıl süresince hapis hayatı yaşadığını, sadece kendisinden değil emri altındaki mürettebatından sorumlu olduğundan omuzlarındaki yükün gün geçtikçe ağırlaştığını ve bu sürecin psikolojik ve bedensel sağlığını bozacağını, bu süreçte işverenin mürettebatı ve kendisi için gerekli paraları tam ve düzenli ödemediği gibi tek başına bırakıldığını iddia ederek 1.000,00 TL. maddi ve 40.000,00 TL. manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, Şirketlerinin davacının yaşamış olduğu sıkıntıdan dolayı hukuksal ve maddi destekte bulunduğunu, ailesine yardımda bulunulduğunu, Şirkete ait geminin bağlanmasında kaptan olarak kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, toplanan kanıtlara dayanarak davacının ne tür bir maddi kaybının olduğunu ispatlayamadığı, davalı işverenin davacının ücretlerini ödediğini, zaman zaman davacının talebi ile ailesine para gönderdiğini dosyaya sunduğu belgelerle ispatladığı, tanık yakıt alımı için davacıya şirket tarafından talimat verildiğini, acente aracı kullansın demiş ise de; acenta ile temas kurularak yakıt alımı yapılması gerektiğinin açık olduğu, davacının sonuçta beraat ettiği, maddi herhangi bir kaybının söz konusu olmadığı, yargılama sürecinde davacının psikolojik sorun yaşadığının ispatlanamadığı manevi tazminat koşullarının davada mevcut olmadığı, manevi tazminatın amacı; çekilen acıları yeterince dindirmek, kırılan yaşama arzusunu tazelemek, yaşama yeniden bağlamak ile ruhsal dengeyi sağlamak olduğu, davacının ruh sağlığının ne şekilde bozulduğu psikolojik sorunlar yaşadığı ispatlanamadığı gerekçeleriyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur. Bozma ilamında özetle, davacının manevi tazminat talebinin makul bir miktar ile kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık hükmedilen manevi tazminat miktarı noktasında toplanmaktadır. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakim takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, manevi zarara neden olan olayın ağırlığı gibi özellikleri göz önünde tutması ve makul bir oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Hükmedilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinilmemiştir. Bu evrensel hukuk ilkesi gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı, davacının yurtdışında kaldığı tutukluluk süresi, 1 yıl yurda dönememesi ve işverene karşı görevi nedeniyle sorumluluğu ve sosyal durumu nazara alındığında çok azdır. Mahkemece daha yüksek bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeden 7.500,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.