Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Sendikanın internet sitesi incelendiğinde 27.09.2022 tarihinde web sitesinde yayınlanan Tüzük'ün sendikanın eski Tüzük'ünden farklı olduğunun görüldüğünü ve bu yolla Sendika tarafından Tüzük hükümlerinde değişiklik yapıldığının öğrenildiğini, Tüzük değişikliğinin tamamı bakımından genel kurulun toplanması ve karar almasına dair usullere riayet edilmeksizin gerçekleştirildiğinden Tüzük değişiklerinin tamamının iptal edilmesi gerektiğini, aksi
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Sendikanın internet sitesi incelendiğinde 27.09.2022 tarihinde web sitesinde yayınlanan Tüzük'ün sendikanın eski Tüzük'ünden farklı olduğunun görüldüğünü ve bu yolla Sendika tarafından Tüzük hükümlerinde değişiklik yapıldığının öğrenildiğini, Tüzük değişikliğinin tamamı bakımından genel kurulun toplanması ve karar almasına dair usullere riayet edilmeksizin gerçekleştirildiğinden Tüzük değişiklerinin tamamının iptal edilmesi gerektiğini, aksi kanaat hasıl olur ise Sendika Tüzüğü'nde yapılan değişikliklerden hukuka aykırı nitelikte olan; Tüzük'ün 33. maddesinin (e) bendinde yer alan "üyeliği askıya alma" ibaresinin ve bu maddenin devamında yer alan "(5) Üyeliği askıya alma cezasının süresi bir (1) yıldan fazla olamaz, bu süre içerisinde üyelik kesintisi yapılmaya devam edilir. Hukuki yardım ile afet hâllerinde yardım hâli hariç, üyelikten kaynaklanan diğer haklar kullanılamaz. Bu cezanın zorunlu organlarda görev yapan üyelerden birisine verilmesi hâlinde, bu süreyle sınırlı olmak üzere ilgili kişi organ toplantılarına ve kararlarına katılamaz." hükmünün; Tüzük'ün 39. Maddesinin 2. bendine eklenen "750 ile 1500 üyesi olan sendika şubelerinde 1 (bir) Yönetim Kurulu üyesi; 1501 ile 2000 üyesi olan şubelerde 2 (iki) Yönetim kurulu üyesi; 2001 ve daha fazla üyesi olan şubelerde 3 (üç) Yönetim kurulu üyesi, kendi istekleri ve şube yönetim kurulunun teklifiyle Sendika Genel Yönetim Kurulu kararıyla aylıksız izine ayrılabilir. Aylıksız izne ayrılan şube yöneticilerinin aylıksız izinleri, kendi istekleri olmaksızın veya haklarında bu yönde bir disiplin kurulu kararı olmaksızın Sendika Genel Yönetim Kurulu kararıyla aylıksız izin dönemi sonuna kadar sonlandırılamaz." cümlesinde yer alan "veya haklarında bu yönde bir disiplin kurulu kararı olmaksızın" hükmünün; Tüzük'ün 53. maddesinin 6. bendinde yer alan "Şubeler, aylık avans miktarının üzerinde harcama yapamaz. Şubeler, avans miktarının üzerinde olan harcamalar için Genel Merkez Yönetim Kurulundan onay alır." hükmünün; Tüzük'ün 59. maddesinin (b) bendinde yer alan "b) Genel Başkan adayı olabilmek için; en az beş (5) yıl Büro Memur-Sen üyeliği ve en az bir (1) dönem Şube Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yapmış olmak," hükmünün; Tüzük'ün 59 uncu maddesinin (c) bendinde yer alan "Genel Başkan Yardımcısı adayı olabilmek için; en az beş (5) yıl Büro Memur-Sen üyeliği ve en az bir (1) dönem Şube Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yapmış olmak," hükmünün; Tüzük'ün 59. maddesinin (d) bendinde yer alan "Genel Başkan ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine aday olabilmek için; son altı (6) ay sendika üye aidat kesintisi yapılmış olmak," hükmünün; Tüzük'ün 59. maddesinin (f) bendinde yer alan "Şube Başkan adayı olabilmek için; kesintisiz en az dört (4) yıl, Şube Başkan Yardımcısı adayı olabilmek için; kesintisiz en az iki (2) yıl Büro Memur-Sen üyeliği bulunmak," hükmünün; Tüzük'ün geçici 1. maddesinde yer alan "7. Olağan genel kurul dönemi süresi, 13.11.2021 tarihinden itibaren başlamak üzere 48 aydır. Bu durumda şubeler olağan genel kurullarını söz konusu sürenin bitiminden en az iki ay önce gerçekleştirirler" hükmünün iptaline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de Tüzük'ün 31. maddesinde yapılan değişiklik ile (b) bendi olarak eklenen " ... Olağan Genel Kurul döneminin bitmesine üç (3) aydan daha kısa bir zaman kalmış olması hâlinde, yedek üyenin çağrılması Genel Yönetim Kurulunun takdirindedir." cümlesinin; Tüzük'ün 32. maddesinde yapılan değişiklik ile (d) bendi olarak eklenen ve Genel Disiplin Kuruluna şube disiplin kurulu kararını değiştirmek yetkisi veren "değiştirmek" ibaresinin; Tüzük'ün 53. maddesine eklenen "Sendika İktisadi İşletme ihtiyaçları için toplam nakit varlığının %40’ını geçmeyecek şekilde İktisadi İşletmeye avans olarak verebilir." hükmünün; Tüzük'ün 57. maddesinin ilk bendinde yer alan "Sendika ve şubeleri kendi iç denetleme organlarının denetlemesinden başka sendika merkezinde tüm idari ve mali faaliyetleri üyesi bulunduğu konfederasyonun denetimlerine açıktır." hükmünün "Sendika Yönetim ve şubeleri Yönetim ve işleyişleri ile gelir ve giderleri ve bunlarla ilgili her türlü işlemlerin kanun, tüzük ve genel kurul kararlarına uygun olup olmadığı hususlarındaki idari ve mali denetim, denetleme kurulları tarafından yapılır." olarak değiştirilmesine dair değişikliğin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, Tüzük değişikliğine dair Genel Kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.