T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/31 Esas KARAR NO: 2026/205 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin usule aykırı olduğunu, takibe konu alacakların hukuki dayanağının bulunmadığını, takibe…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/31 Esas KARAR NO: 2026/205 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin usule aykırı olduğunu, takibe konu alacakların hukuki dayanağının bulunmadığını, takibe dayanak belgede ".......... Fuarı 2024 Katılım Bedeli" açıklamalı faturanın bulunduğunu, müvekkilinin fuara katılmadığını, böyle bir borcu bulunmadığını, fatura içeriği konusunda davalı ile hiç bir anlaşma yapılmadığını, sözleşme imzalanmadığını, davalının alacaklı olduğuna dair herhangi bir belgenin olmadığını, davalı tarafın borç ilişkisini ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin fuara katılmaması ve davalı ile aralarında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmaması nedenleriyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 7-10 Mart 2024 tarihlerinde düzenlenecek fuara katılım amacıyla 10.11.2023 tarihinde katılım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacının müvekkiline 312.717,49 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, ayrıca davacı borçlunun sözleşme hükmü gereğince damga vergisini de ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmeye istinaden 12.03.2024 tarihli 312.717,49 TL bedelli e-faturanın davacı borçlu adına keşide edildiğini, faturaya itiraz edilmemesi ve fatura düzenlenmesine dayanak akdi ilişki bulunması nedenleriyle fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, dolayısıyla icra takibinin haklı olduğunu, taraflar arasında 2023 yılında düzenlenen bir önceki fuara katılım için de 11.04.2023 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı borçlunun bu fuardan memnun kalması üzerine davaya konu fuara katılım için yeniden sözleşme imzalandığını, davacının 2023 yılındaki fuar ücretini çek ve havale ile yaptığını, her iki sözleşmeyi imzalayan kişinin aynı kişi olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen hizmeti yerine getirdiğini, standı kurduğunu, fuar katoloğunda davacıya yer vererek davacının reklam ve tanıtımını sağladığını, buna karşılık davacının kendi kusuru ile fuara katılmadığını, bu nedenle fuar katılım sözleşmesi gereğince davacının sorumluluğunun devam edeceğini, davacının 27.04.2024 tarihinde müvekkiline gönderdiği mailde sözleşmenin varlığını ve sözleşme bedelinden borçlu olduğunu kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; mahkemece, dava konusu uyuşmazlık hakkında bilirkişi raporu alınması gerektiği kanaatine varılarak 24/09/2025 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile; davacı vekiline bilirkişi ücreti olarak takdir olunan 21.000,00 TL delil avansını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen davacı vekilince bilirkişi delil avansının yatırılmadığı, ücret yatırılmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, davacı tarafça sözleşmeden kaynaklı olarak borçlu olunmadığının tespiti talebiyle iş bu davanın açıldığı, davacının iddialarının tespitinin teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, davacının 24/09/2025 tarihli celsenin 2 nolu ara kararınca verilen kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansını yatırmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı, dolayısıyla davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, mahkemece davanın reddin karar verilirken somut ve belirli bir nedene dayanılmadığını, davalı tarafından yapılan takibin usule uygun olmadığını, icra takibine konu alacağın hukuki dayanağının olmadığını, takibe dayanak "...... fuarı 2024 katılım bedeli" açıklamalı faturanın bulunduğunu ancak müvekkilinin fuara katılmadığını dolayısıyla böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davalı tarafla herhangi bir anlaşma yapmadığını, sözleşme imzalamadığını, düzenlenen fuara katılmadığını, takibe konu faturanın hangi gerekçeye göre hazırladığının anlaşılamadığını, davalı tarafın borç ilişkisini ispatlaması gerektiğini, ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu bu nedenle bilirkişi ücretini de davalının yatırması gerektiğini, gerekçeli kararda her ne kadar yemin deliline dayanılmadığı belirtilmiş ise de dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, icra takibine konu fatura nedeniyle borçlu olmadıklarına dair açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün 2024/....... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; borca dayanak 12.03.2024 tarihli 312.717,49 TL bedelli e-arşiv faturada "2024-......... - .. & ...Fuarı 2024 Katılım Bedeli - ... Katılım Bedeli* .. Uluslarası .... Ürün Ve Ekipmanları Fuarı" ve ".... - Bakım Fuarı 2024 Damga Vergisi" açıklamalarının bulunduğu, davalı alacaklının bu faturaya dayalı davacı borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği, davacı borçlunun bazı malları hakkında haciz işlemlerinin uygulandığı görülmüştür.Davacı, kesinleşen icra takibine konu faturadan dolayı borçlu olmadığına dair iş bu menfi tespit davasını açmıştır. Davacı delil listesinde delil olarak; icra dosyasına, fuara ilişkin tüm sözleşmelere , bilgi ve belgelere, arabuluculuk tutanağına, bilirkişi incelemesine, telefon kayıtlarına, tanık deliline, isticvap, yemin ve her türlü yasal delile dayanmıştır. Davalı delil listesinde delil olarak; taraflar arasında imzalanan 10.11.2023 tarihli katılım sözleşmesi ve eklerine, 10.04.2023 tarihli katılım sözleşmesine, eklerine, çeklere dekont ödeme belgelerine, fuarda kurulan stand fotoğrafına, taraflar arasındaki yazışmalara, icra dosyasına, 12.03.2024 tarihli e-faturaya, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, bilirkişi incelemesine, tanık ve her türlü yasal delile dayanmıştır. Taraflar arasında imzalanan 10.11.2024 tarihli katılım sözleşmesi incelendiğinde; katılım bedeli, standart stant bedeli, katolog reklam bedeli, KDV ve olmak üzere toplam 311.487,00 EURO ödeneceği, katılım sözleşmesine göre toplam bedelin %20 sinin imza anında depozito olarak çek, kredi kartı veya banka havalesi ile ödeneceği, bakiye %40 ının 12.10.2023 tarihinde ve geri kalan %40 ının en geç 19.01.2024 tarihinde çek veya banka havalesi yoluyla ödeneceği, damga vergisinin organizatör tarafından ödeneceği daha sonra katılımcıya %50 sinin yansıtılacağı, organizatörden e posta faks veya e-posta yoluyla ticari bilgiler almanın katılımcı tarafından kabul edildiği, sözleşmede davacı borçlunun imza ve kaşesinin bulunduğu anlaşılmıştır.Sözleşmenin "iptal" başlıklı 21. Maddesi; "Fuara katılım sözleşmesini imzalayarak katılmayı taahhüt eden katılımcı haklı sebeplerle fuar tarihinden 9 ay öncesine kadar katılmaktan vazgeçer ise sözleşme bedelinin %30 nu, 6 ay öncesine kadar %60 ını, 4 aya kadar %85 ini, 4. aydan sonra iptal eder veya katılmayacağını bildirirse sözleşme bedelinin tamamını organizatöre ödeyeceğini kayıtsız şartsız kabul ve taahhüt eder." Sözleşmenin "ödeme" başlıklı 26. Maddesi; "Katılım sözleşmesini imzalayan katılımcı firma, katılım tutarının tamamını ödemekle yükümlüdür. Katılımcı sözleşmenin ödeme bölümünde yazılı borçlarını veya vermiş olduğu kambiyo senedi veya çek söz konusu ise bu kıymetli evraklarından birini vadesinde vaya taahhüt ettiği tarihte ödemediğinde diğer borçlarının veya kambiyo evraklarının muacceliyet kesbedeceğini peşinen kabul ve taahhüt eder. Organizatör sözleşmeyi hiç bir ihbar ve ihtara gerek kalmadan tek taraflı feshedebilir ancak katılımcı cezai şart bedeli olarak sözleşme bedelinin tamamını organizatöre ödemekle yükümlüdür." Sözleşmenin "cezai şart" başlıklı 27. Maddesi; "tarafların bu sözleşme hükümlerine aykırı davranışı ve/veya sözleşme hükümlerini ihlal etmeleri halinde diğer tarafın bu sebeple uğradığı zararı talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla ayrıca ihlal eden taraf ifaya ek olarak sözleşme bedeli kadar cezai şart bedeli ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. Diğer tarafın cezai şartı aşan zararı olması halinde taraflar bu fazlalığa ilişkin zararı da tazmin ile yükümlüdür."Davacı tarafın katılacağı fuar tarihi 7-10 Mart 2024 olup davalı tarafından dosyaya sunulan 27 Mart 2024 tarihli whatsapp yazışmasında davacı borçlu taraf, sözleşmenin ve faturanın iptal edilmesini davalı alacaklıdan talep etmiştir. Y. 11. HD. 22.01.2020 T. 2019/2891 E. 2020/645 K. sayılı ilamı;“... yargılamayı yapan mahkeme tarafından taraflara herhangi bir işlemi yapması, eksikliği gidermesi, avans ve giderleri yatırması, belgeleri sunması vb. nedenlerle süre verilmesi halinde mahkemece, bu konuda yapılacak ihtarda taraflardan yerine getirilmesi istenen yükümlülüğün açıkça belirtilmesi, avans ve giderlere ilişkin harcama kalemlerinin ve miktarlarının net olarak belirlenmesi, sürenin hakim tarafından belirleneceği hallerde makul bir sürenin verilmesi, verilen sürenin kesin olup olmadığının belirtilmesi ve yapılması istenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmesi gerekmektedir.” şeklindedir. Yargıtay 3. HD. 22/02/2021 T. 2020/11537 E. 2021/1782 K. Sayılı ilamı; "... HMK. 324. madde gereğince “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”. HMK’nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında, tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir." şeklindedir.Mahkemece gerekçeli kararda, bilirkişi ücreti yatırılmadığından davacının bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayıldığı kabulü ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamına sunulan delillere göre davada ispat külfetinin hangi tarafta olduğu belirlenerek ispat külfeti üzerine düşen tarafa, yukarıda yer verilen Yargıtay ilamında belirtilen usule uygun olacak şekilde bilirkişi ücretini yatırmak üzere süre verilmesi gerekir. İspat külfeti üzerine düşen taraf, usulüne uygun olarak yapılan ihtara rağmen bilirkişi ücretini yatırmazsa dava doğrudan reddedilmeyip dosya kapsamındaki tarafların dayandıkları tüm deliller ile sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu hususlara riayet edilmemesi yerinde olmamıştır. Öte yandan, dosya kapsamında bilirkişi deliline her iki taraf da dayandığından mahkemece HMK 324. maddesi gereğince tarafların gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödemelerine karar verilmesi, taraflardan birisinin avans yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde ise, diğer tarafın bu avansı yatırabileceği, aksi hâlde talep olunan bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılacağı hususlarının bilirkişi inceleme ara kararında usulüne uygun olarak taraflara bildirilmesi, buna rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde ise dosya kapsamındaki sözleşme hükümleri ile tarafların delil listelerinde dayandıkları diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve karar yerinde tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın, dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/657 Esas, 2025/815 Karar sayılı ve 01/10/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/02/2026