T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:28/06/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:28/06/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile trafik ve yol çizgisi hizmeti veren davalı şirket arasında 15.01.2020 tarihli sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeye binaen müvekkil şirketin yeni bir yol çizgi makinası imal edip davalıya teslim etmesinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında makine üretimi ve teslimine yönelik ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, sözleşme gereği kurulan ticari ilişki çerçevesinde ... modelli ekipmanın davalı ... İnşaat A.Ş.’ye satımı gerçekleştirilerek sözleşme konusu ekipmanın davalıya eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, bir süre sonra davalının servis hizmeti talebinde bulunması üzerine davacı müvekkil şirketçe talebe uygun olarak satış sözleşmesi haricinde hizmet verildiğini, davalı şirketin makinaya ilişkin verilen hizmet ve parça bedelini ödemediğini, müvekkili şirketin verilen servis hizmetleri üzerine davalı şirkete, 24.12.2020 tarihli servis bedeli açıklamalı, ... numaralı 12.055,69 TL bedelli e-fatura kestiğini, davalı şirketin ise yasal süresi geçtikten sonra ihtarname çekerek müvekkili şirket tarafından kesilen faturayı iade ettiğini bildirdiğini, ancak müvekkili şirket tarafından kesilen faturanın 24.12.2020 tarihli olup, davalı şirketin iade ettiğini bildirir ihtarnamesinin ise 14.01.2021 tarihli olduğunu, müvekkili şirketin muavin defter kaydına göre bakiye alacak olan 12.055,69 TL’nin ödenmemesi sebebiyle Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından takibe konu borca, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize, tüm fer’ilerine, yetkiye itiraz edildiğiin ve takibin durduğunu, davalı/borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı borçlunun yetki itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu, yetki itirazı ve tüm itirazlarının reddi ile, borca itirazlarının iptaline, itirazın iptali konusu edilen takip talebinde belirtilen asıl alacağın 12.055,69 TL için takibin devamına, itirazın haksız olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, arabuluculuk vekalet ücreti, masraflar ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Dava, davalıya satışı yapılan makinenin tamir bedeline ilişkin düzenlenen fatura alacağına dayalı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir. Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası getirtilmiş olup, incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı olarak 12.055,69.-TL asıl alacak, 199,17.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12,254,86.-TL üzerinden örnek No:7 olan ödeme emri ile icra takibine geçildiği, davalının süresi içerisinde borca, faize ve yetkiye itiraz ettiği, takibin durduğu, eldeki davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinden işlemiş faizin dava konusu edilmediği, sadece asıl alacağın dava konusu olduğu ve harçlandırıldığı görülmüştür. Dava dilekçesine ekli 15/01/2020 tarihli satış sözleşmesinin incelenmesinde; davacı tarafından davalıya teknik özellikleri yazılı yol çizgi makinesinin satışı konusunda tarafların anlaştıkları görülmektedir. Davacı taraf makine satıldıktan ve teslim edildikten bir süre sonra davalının servis hizmeti talebinde bulunduğunu, bunun üzerine makine için servis ve parça değişikliği hizmeti verildiğini, takip konusu faturanın bu hizmetin karşılığı olarak düzenlendiğini, davalının ödeme yapmadığını belirtmektedir. Sözleşme istinabe yoluyla davalı şirket yetkilisine meşruhatlı isticvap davetiyesiyle gönderilmiş olup, usulüne uygun davetiyeye rağmen davalı taraf duruşmaya katılmadığından sözleşme altındaki imza ve içerik davalı tarafından kabul edilmiş sayılmıştır. Bu nedenle sözleşmede Antalya İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığından tarafların tacir olması da dikkate alınarak HMK'nun 17. Maddesi uyarınca takibin Antalya'da yapılması mümkün olup, davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilmiştir. Davalı davaya yanıt vermemekle birlikte davadan evvel faturanın iadesine ilişkin davacıya gönderdiği Elazığ 3. Noterliğinin 14/01/2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde faturanın kendisine 28/12/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, faturaya konu hizmetin satın alınan yol çizgi makinesinin satış sözleşmesinde yer alan garanti kapsamındaki arıza nedeniyle verilen bir hizmet olduğunu, garanti kapsamındaki hizmet için herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirttiği görülmüştür. Davalının bizzat ihtarnamesindeki kabulünden hareketle faturanın davalıya 28/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının TTK'nın 21/2 maddesinde öngörülen 8 günlük süre geçtikten sonra 14/01/2021 tarihinde faturayı iade ettiği, süresinde iade edilmeyen fatura bedelinin davalı tarafından kabul edilmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura konusu hizmetin garanti kapsamında olup olmadığı ve dolayısıyla davalının borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce bu hususta inceleme yapması için dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan raporda özetle; dosya ve ekinde bulunan servis formu evraklarının incelenmesi sonucu servis formlarında dava dışı üçüncü şahıslar tarafından yapılan müdahalelerden bahsedildiği, araç üzerinde yapılan keşifte üçüncü kişilerce makinenin çeşitli yerlerine müdahalelerde bulunulduğunun görüldüğü, bu parçaların aracın yanlış kullanımından kaynaklı olarak zarar görmüş olmasının mümkün olduğu, yedek parçaların makine arızasını gidermek amacıyla yapıldığı, arızanın sözleşme evrakındaki şartları ve garanti kapsamında olmadığı, arızanın dava dışı üçüncü kişilerce yapılan müdahalelerden kaynaklandığı, hususlarının belirtildiği görülmüştür. Rapor taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı taraf itiraz etmediğinden mahkememizce hükme esas alınmış ve rapor doğrultusunda takip dayanağı faturaya konu tamir ve yedek parça değişikliği hizmetinin garanti kapsamında olmadığı, arızanın yanlış kullanıma dayalı olduğu, faturaya davalı tarafça süresi içerisinde itiraz edilmediğinden fatura bedelinin de davalı tarafça kabul edilmiş sayıldığı, aksi yönde herhangi bir savunma ve delilin ibraz edilmediği, anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacak yargılama ile belirlendiğinden ve bu nedenle şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın likit olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, alacağın likit olmayıp yargılama ile belirlenmiş olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 537,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/12/2025 ...