T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1169 Esas KARAR NO : 2025/1322 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/05/2025 NUMARASI : 2025/186 Esas, 2025/386 Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatifin Dağılması İstemli KARAR TARİHİ: 16/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1169 Esas KARAR NO : 2025/1322 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/05/2025 NUMARASI : 2025/186 Esas, 2025/386 Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatifin Dağılması İstemli KARAR TARİHİ: 16/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatifin 2010 yılında ..., ... ve müvekkili tarafından kurulduğunu, müvekkilinin davalı Kooperatifin ortaklarının biri olduğunu, ancak müvekkilinin davalı kooperatifin diğer ortaklarını çok uzun yıllardır görmediğini, kendilerinin telefon numaralarını ve iletişim adreslerini dahi bilmediğini, bu sebeple davalı kooperatifin kaydının ticaret sicil odasından silinemediğini, davalı kooperatifin 3 yılı aşkın süredir olağan genel kurulunu yapmadığını, bir kooperatifin 3 yıl boyunca genel kurulunu yapmaması halinde kendiliğinden dağılmış sayılacağını, ayrıca davalı kooperatif adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul bir malvarlığı bulunmadığını, davalı kooperatifin tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığını, tüm bu sebeplerle davanın kabulü ile davalı kooperatifin Kooperatifler Kanununun 81. maddesi uyarınca kendiliğinden dağıldığının tespitine ve sona ermiş sayılmasına kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81. maddesinde ve davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 85. maddesinde, kooperatifin dağılma sebeplerinin ve kooperatifin dağılması konusunda kim tarafından dava açılacağının belirlendiği, anılan maddede 7 bent halinde sayılan hallerden ilk 4 bent için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın doğrudan mahkemeden alacağı karar üzerine kooperatifin dağılmış sayılacağı, diğer 5, 6 ve 7. Bentlerde ise yine Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bu durumun tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla kooperatifin dağılmış sayılacağının hüküm altına alındığı, kanun koyucu tarafından davayı açmakta menfaati olan kişiler veya kurumlar içerisinden sadece bazılarının davacı sıfatına sahip olabileceği ve sadece o kişi veya kurumların esasa yönelik hüküm alabilme yetkisine sahip olabileceği düzenlenmişse bu durumda davacı sıfatının ilgili dava yönünden özel dava şartı olarak kabul edildiği, işbu yargılama dosyasında dava açma yetkisinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ait olduğu, davacının davacı sıfatına ilişkin özel dava şartına haiz olmadığının anlaşıldığı belirtilerek açılan davanın özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Yerel mahkeme tarafından Kooperatifler Kanunun 81.maddesinin hatalı yorumlandığını, kanun koyucunun 4. ve 7. bentlerinde açıkça ilgili Bakanlığın dava açma yetkisini şart koştuğunu ancak 6. bentte bu şekilde bir şartın bulunmadığını, bu sebeple 6. bent kapsamındaki tespit davasını açma yetkisinin menfaati olan herhangi bir ortağa tanındığını, müvekkilinin işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunduğunu, mevzuatta bulunmayan bir dava şartının varmış gibi kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bakanlığın harekete geçmediği durumda ortakların başvuru yolunun kesildiğini ve bu durumun mahkemeye erişim hakkının ihlali olduğunu belirterek yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatifin dağıldığının/sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.Davacı davalı kooperatifin diğer ortaklarını çok uzun yıllardır görmediğini, kendilerinin telefon numaralarını ve iletişim adreslerini dahi bilmediğini, davalı kooperatifin 3 yılı aşkın süredir olağan genel kurulunu yapmadığını ve bir kooperatifin 3 yıl boyunca genel kurulunu yapmaması halinde kendiliğinden dağılmış sayılacağını belirterek davalı kooperatifin dağılmış sayılmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın ancak Bakanlık tarafından açılabileceği ifade edilerek davacının özel dava şartına haiz olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Uyuşmazlık, davacının davalı kooperatifin dağılmış sayılacağının tespiti isteminde bulunup bulunamayacağına ilişkindir. Kooperatifler Kanununun 45/1 fıkrasıyla olağan genel kurul toplantılarının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. Bu zorunluluğun amacı, yıllık olağan genel kurul toplantılarının mutlaka yapılmasını sağlamaktır. Buna rağmen peş peşe üç yıl olağan genel kurul toplantısı yapamayan kooperatifin amacına ulaşma imkanı kalmadığı kabul edilerek hukuki varlığının sonlandırılmasıdır. Üç yıl olağan genel kurulun yapılmamasından maksat, kooperatifin faaliyet gösterdiği sürede, aralıklarla üç defa genel kurulunu yapmaması değil, olağan genel kurulun üç yıl arka arkaya yapılmamış olmasıdır. Üç yıl olağan genel kurulunu yapmayan kooperatifin dağılmasına ilgili bakanlığın talebi üzerine ticaret mahkemesince karar verilir. (Kooperatifler Hukuku, Mahmut Coşkun, 3. Baskı , sayfa 1142-1143)Kooperatiflerin dağılma sebepleri 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81. maddesinde düzenlenmiştir.Anılan maddenin 6. bendine göre, kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hâlinde, kooperatife genel kurul yapabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın, kooperatif kendiliğinden dağılmış sayılacaktır. Aynı yönde hükümlere davalı kooperatifin anasözleşmesinde de yer verilmiştir.Öte yandan Kooperatifler Kanununun 86/2 nci maddesinde; Bakanlığın, kooperatifleri teftiş etmeye, denetlemeye ve denetlettirmeye görevli ve yetkili olduğu belirtilmektedir. Bakanlık, kooperatifleri ve üst örgütlerini müfettişleri veya kontrolörleri aracılığıyla denetlettirebilir. Yine Kooperatifler Kanununun 86/3 üncü maddesinde; Kooperatiflerin dağılmasını gerektiren sebepleri mahkemeye bildirmek, Bakanlığın görev ve yetkileri arasında düzenlenmiştir. Yargıtay 6 HD 2021/2129 E- 2022/1932 K06.04.2022 tarihli kararında; "Mahkemece, davacı Bakanlığın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından ve kooperatifin de tasfiye aşamasında olmasından dolayı davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili kararı istinaf etmiş, bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/6 maddesi gereğince davalı kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması bir dağılma nedeni olarak kabul edilmiştir. Ancak davalı kooperatif tescil edilmeyen 30.05.2016 tarihli genel kurulda tasfiye kararı almış olup, aynı kararda tayin edilen tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinin hiçbirini yapmaması, kararı tescil ve ilan ettirmemesi nedeniyle, tasfiye tamamlanıp sonuçlandırılamamış, sonraki üç yıl içerisinde de genel kurullar yapılmamıştır. Üç yıl genel kurulunu yapmayan kooperatifin dağılması ile ilgili bakanlığın talebi üzerine karar verileceğine göre, ilgili bakanlığın denetim yetkisi de olduğuna göre tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memuru tayini talep hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Kooperatifler Kanunu'nun 86/2 maddesi uyarınca Ticaret Bakanlığının kooperatifleri denetim yetkisi de nazara alındığında tasfiye memurunun atanması isteminin kabulü gerekirken istinaf isteminin usulden reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür. "Somut davanın, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/6 maddesi uyarınca kooperatifin kendiliğinden dağıldığının tespiti ve sona ermiş sayılmasına kararı verilmesi istemine ilişkin olduğu, Kooperatifler Kanununun 81/6.maddesine göre, kooperatifin üç yıl üst üste genel kurulunun yapamaması sebebiyle kendiliğinden dağılmış sayılacağı yönündeki düzenleme ile Kooperatifler Kanunu'nun 86/2 maddesi uyarınca Ticaret Bakanlığının kooperatifleri teftiş ve denetim yetkisi ve 86/3 maddesi uyarınca Kooperatiflerin dağılmasını gerektiren sebepleri mahkemeye bildirme görevi dikkate alındığında davanın Bakanlık tarafından açılması gerektiği anlaşılmakla, özel dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derecemahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/186 Esas, 2025/386 Karar sayılı ve 07/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/10/2025