Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.07.2018 yetki başvuru tarihi itibarıyla davalı Sendikanın yetki şartlarına sahip olmadığı, işverene bağlı işyerlerinin bir bütün olarak dikkate alınması gerektiğini, başvuru tarihi olan 04.07.2018 tarihinde davacıya ait işyerlerinde toplam 896 işçinin çalıştığını, davalı Sendikanın yarıdan fazla çoğunluğu sağlamadığının ortada olduğunu, Bakanlığın işletme tespitinin hatalı olduğunu, tek bir işyeri bulunduğunu, Bakanlığın tespitine esas olan birimlerin iş organ
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.07.2018 yetki başvuru tarihi itibarıyla davalı Sendikanın yetki şartlarına sahip olmadığı, işverene bağlı işyerlerinin bir bütün olarak dikkate alınması gerektiğini, başvuru tarihi olan 04.07.2018 tarihinde davacıya ait işyerlerinde toplam 896 işçinin çalıştığını, davalı Sendikanın yarıdan fazla çoğunluğu sağlamadığının ortada olduğunu, Bakanlığın işletme tespitinin hatalı olduğunu, tek bir işyeri bulunduğunu, Bakanlığın tespitine esas olan birimlerin iş organizasyonu kapsamında yapılan faaliyetin niteliği gereği tek bir işyeri niteliğinde olmasına rağmen farklı işyerleri sayılarak işletme niteliğinin kabulünün hatalı olduğunu, aksi düşünülse dahi davalı Sendikanın sadece 189 üyesi bulunduğunu ve yüzde kırk çoğunluğa da sahip olmadığını, davalı Sendikanın üye sayısının hatalı olduğunu ileri sürerek davalı Bakanlığın 05.07.2018 tarihli ve 50517 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava şartı noksanlığının giderilmemesi üzerine davanın usulden reddine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.