Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirket tarafından psikolojik tacize (mobbing) uğradığını, bu nedenle iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacakları ile manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirket tarafından psikolojik tacize (mobbing) uğradığını, bu nedenle iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacakları ile manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği ile işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “İspat yükü” kenar başlıklı 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklindedir. 6100 sayılı Kanun'un “İspat yükü” kenar başlıklı 190/1 hükmü uyarınca; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Dosya kapsamına göre ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.