9. Hukuk Dairesi 2020/1702 E. , 2020/8836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK (SENDİKA KANUNLARINDAN KAYNAKLANAN) Y A R G I T A Y K A R A R I Dairemizin “ … Davacı sendika vekili, dava dilekçesinde açıkça davalı işverenin sendika üyesi olmayan işçileri sendikadan yararlandırdığını, ancak bu işçilerden sendika dayanışma aidatı kesilmediğini belirterek maddi vakıayı belirtmiş, buna dayanarak da alacağını istemiştir. Bu maddi vakıanın hukuki nitelendirmesi artık hakime ai
**9. Hukuk Dairesi 2020/1702 E. , 2020/8836 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK (SENDİKA KANUNLARINDAN KAYNAKLANAN) Y A R G I T A Y K A R A R I Dairemizin “ … Davacı sendika vekili, dava dilekçesinde açıkça davalı işverenin sendika üyesi olmayan işçileri sendikadan yararlandırdığını, ancak bu işçilerden sendika dayanışma aidatı kesilmediğini belirterek maddi vakıayı belirtmiş, buna dayanarak da alacağını istemiştir. Bu maddi vakıanın hukuki nitelendirmesi artık hakime aittir. Açıklamak gerekirse bunun doğrudan dayanışma aidat alacağı mı yoksa işverenin hukuka aykırı davranışı nedeni ile aidat alacağı kadar oluşan zararın tahsili olup olmadığı yönünde hukuki değerlendirme kapsamında kalan nitelendirme hakime aittir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin “davacının istinaf dilekçesine konu yaptığı davalı tarafın sendikalaşmayı engellemek ve sendikasızlaşmayı sağlamak amacıyla davacıdan izin almaksızın toplu ... sözleşmesi hükümlerini resen tüm çalışanlara uyguladığı iddiası ile ilgili ayrı bir dava konusu yapılması gerektiğine” şeklindeki gerekçesi usule ve hukuka aykırıdır. Hukuki nitelendirmeye göre açılan davada uyuşmazlık, ... yerinde sendika üyesi olmayan işçilere, Toplu ... Sözleşmesinde üye sendikalı işçilere uygulanan parasal hakların uygulanıp uygulanmadığı, bunun sonucuna göre sendikanın dayanışma aidatından mahrum kalıp kalmadığı ve işverenin bu yararlandırmasının sendikanın zararına (sendika aidat alacağından mahrum kalmasına) neden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu ... Sözleşmesi Kanunu’nun 26/4 maddesi uyarınca “Kuruluşların kendi faaliyetleri ile üyelerine sağladıkları hak ve çıkarların üyesi olmayanlara uygulanması, bu Kanunun yedinci ila on ikinci bölümlerinde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla yazılı onaylarına bağlıdır”. Kanunun 25/2 maddesine göre ise “İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu ... sözleşmesi hükümleri saklıdır”. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere “... yerinin çalışma düzenine ilişkin” toplu sözleşme hükümlerinden; başka bir ifade ile “parasal haklara ilişkin olmayan hükümler”den, sendikalı olsun olmasın ... yerinde çalışan bütün işçiler yararlanacaktır. Bu nedenle bir toplu ... sözleşmesinin kısaca parasal haklara ilişkin hükümlerinden taraf işçi sendikasının üyesi işçiler yararlanır. Üye olmayanların dayanışma aidatı ödeme ya da sözleşmenin Bakanlar Kurulu kararı ile teşmili dışında toplu ... sözleşmesinden yararlanmaları mümkün değildir. Kısaca bir toplu ... sözleşmesinden yararlandırmanın anlamı kural olarak toplu ... sözleşmesinin parasal sağlayan hükümlerinden yararlanmadır. ... yerinin çalışma düzenine ilişkin hükümleri zaten sendikalı sendikasız tüm işçilere uygulanacaktır. (6356 sayılı STİK. Mad. 39 ve 40. Bknz. Şahlanan, F. İşverenin Sendikası Olmayan İşçilere Yaptığı Bazı Ödemlerin Toplu ... Sözleşmesi Açısından Değerlendirilmesi. Sicil. 2011. S: 139 ve devamı). Belirtmek gerekir ki sendika üyesi olmayan, dayanışma aidatı kesilmesini talep etmeyen işçilere teşmil kararı veya sendikanın muvafakat olmadan Toplu ... Sözleşmesinin parasal haklarından yararlandırılması halinde, taraf işçi sendikası işverenden yoksun kaldığı dayanışma aidatının ödenmesini isteyebilir ve işverene karşı mahrum kaldığı ve alamadığı dayanışma aidatı tutarında bir tazminat talebinde bulunabilir. Ancak bu sonucun kabulü için ...’den yararlandırma durumunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekir. Tespiti gereken nokta üye olmayan işçiye ... ile getirilen parasal bir hakkın sağlanıp sağlanmadığıdır. İşverenin, sözleşme serbestisine dayanarak, haklı nedenler dışında, taraf sendikaya üye olmayan, fakat ...’in kapsamı içinde bulunan bir işçiye ... ile sağlananların bazılarını ya da tümünü vermesi, hele bunların üstünde haklar sağlaması olanağı yoktur. ... ile sağlanan hakların altında kalan alanda, sınıra çok yakın olup hakkın kötüye kullanılması olarak nitelenebilecek haller dışında, sözleşme serbestisinin varlığı kabul edilmelidir(Subaşı, İ. Sendikalı Olmayan veya Taraf Sendika Üyesi Olmayan İşçilerin Toplu ... Sözleşmesinden Yararlanması. Sicil 2009. S: 172 ve devamı). Toplu ... sözleşmesinin paraya ilişkin hükümlerinin sendika üyesi olmayan ve dayanışma aidatı da ödemeyen işçilere, 6356 sayılı Kanuna aykırı bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı konusunda yapılacak değerlendirmede; paraya ilişkin hükümlerin kapsamı kadar, somut olayda işverenin sendikasızlığı özendirmek, sendikayı güçsüz kılmak gibi kötü niyet sayılabilecek bir amaç taşıyıp taşımadığı da önemli bir unsurdur(Bknz. Şahlanan, F. İşverenin Sendikası Olmayan İşçilere Yaptığı Bazı Ödemlerin Toplu ... Sözleşmesi Açısından Değerlendirilmesi. Sicil. 2011. S: 139 ve devamı). Somut uyuşmazlıkta, davacı sendika ile davalı işveren arasında Toplu ... Sözleşmesinin parasal haklarından sadece ücret konusunda, o da sağlanan ücretin % 2 veya %3'ü oranında daha az uygulanmak üzere protokol yapıldığı belirtilmekte, ancak davacı sendika davalı işverenin bu protokol dışına çıkarak ücret dışında diğer parasal haklardan da yararlandırdığını ileri sürmekte ve bu nedenle dayanışma aidatının ödenmesi gerektiğini belirtmektedir. Mahkemece yapılacak ... sendika üyesi olmayan işçilere protokol (muvafakat verilen) ile anlaşılan ücret dışında Toplu ... Sözleşmesi ile diğer parasal hakların ödenip ödenmediği, ücret dışında diğer hakların tam olarak bu işçilere verilip verilmediği ve bu haklar sağlanmış ise özellikle bu süreçte sendika üyeliğine başvuru veya sendika dayanışma aidatı kesilmesi talebinde bulunan işçi olup olmadığı, bu yararlandırmanın sendikayı güçsüz kılıp kılmadığı, kısaca işverenin kötüniyetinin bulunup, bulunmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince “… Mahkememizce tarafların tüm talepleri değerlendirilmiş dava dosyasının ilk yargılama esnasında BAM kararı ve tüm dosya içeriği göz önüne alınarak davacı sendikasının dava dilekçesindeki talebinin açık ve net olarak davalı ... yerinde uygulanan ... doğrultusunda tisden yararlanmayan ancak şartları diğer işçilere de sağlandığı için anılan işçilerden dayanışma aidatının kesilerek kendilerine ödenmediği iddiası le açılan dayanışma aidatına ilişkin olarak herhangi bir şekilde davanın başından bu yana davacı tarafın sendika olup bu tür konularda ihtisas sahibi oldukları dolayısı ile talep ettikleri hususun ne olduğu konusunda olayı bilebilecek durumda olup talepleri yargıtay bozma ilamında da değinildiği gibi davalı işverenin sendika üyesi olmayan işçileri sendikadan yararlandırdığını bu işçilerden sendika dayanışma aidatı kesilmediğini, bunlardan dayanışma aidatı kesilerek kendilerine ödenmesini talep etmiş olup bu konuda bozma ilamında talebin mahkemece değerlendirilerek sendika üyesi olmayan işçilere muvafakat verilen ve anlaşılan ücret dışında ... ile diğer parasal hakların ödenip ödenmediği ücret dışında diğer hakların tam olarak bu işçilere verilip verilmediği ve bu haklar sağlanmış ise özellikle bu süreçte sendika üyeliğine başvuru veya sendika dayanışma aidatı kesilmesi talebinde bulunan işçi olup olmadığı bu yararlandırmanın sendikayı güçsüz kılıp kılmadığı ve işverenin kötü niyeti bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerektiği belirtilmiş ise de davacı tarafın davanın başından bu yana davalı işverenin herhangi bir şekilde protokol dışında maaşların %2-3 daha eksik ödeneceği hususunda anlaşma sağlanmış olup diğer sosyal hakların da yine sendika üyesi olmayan işçilere verileceği konusunda karşılıklı görüşmelerin yapıldığı baştan bu yana davacı sendikanın bu hususlara herhangi bir itirazının olmadığı gibi geçen süreç içinde anılan ... yerinde çalışıp sendika üyeliğine başvuru veya sendika dayanışma aidatı kesilmesi talebinde bulunan herhangi bir işçiden bahsedilmediği, tüm hususun davalı işverenin kayıtlarının celp edilerek tüm işçilerden sendikalı ya da sendikasız olup olmadığına bakılmaksızın dayanışma aidatının ödenmesine ilişkin talepten ibaret olup bu hususlar ispata yarar herhangi bir delil sunmadığı da ortada olup bu konuda alınan bilirkişi raporlarına göre ... yerinde sendikaya üye olma konusunda sendika aidatı kesilmesi konusunda talepte bulunan herhangi bir işçi olmadığı gibi dördüncü dönem ... ile paralel olarak davacı ve davalı tarafın her defasında ... den yararlanmayacak işçilere uygulanacak ücret düzeyini protokoller ile açıkça düzenledikleri bu itibarla davacı sendikanın baştan bu protokoller ile sendikalı olmayan işçilere de ... in hükümlerinin uygulanması yönünde muvafakat verdiği anlaşılmış olup bilahare anılan bu kişilerden dayanışma aidatının kesilerek ödenmesi talebinde bulunmak genel ilke niteliğinde olan Medeni Kanun 2.md belirtilen dürüst davranma ilkesine aykırılık teşkil etmekte olup herkes haklarını kullanır ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olup, bu hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenini korumayacak olup somut olayda davacı sendikanın baştan itibaren ... yerinde çalışan sendikasız işçilere ... in ilgili hükümlerinden yararlanması konusunda muvafakat verip bilahare dayanışma aidatı istenmesi hakkın kötüye kullanımından ibaret olup bu anlaşma şekillerine göre davalı işverenin bozma ilamında değinildiği gibi anlaşma dışına çıkarak sendikayı güçsüz kılmaya yönelik herhangi bir kötü niyetinin bulunduğu ispatlanamadığı gibi tam aksine davalı işverenin protokollere uymak kaydı ile sadece %2-3 oranında eksik maaş ödemek sureti ile işçiler arasında da dengeyi ve adaleti koruduğu kaldı ki ... yerinde sendika üyesi olmak istediği halde üye yapılmayan ya da aidat kesilmesi talebinde bulunduğu halde bu taleplerin yerine getirilmediğine dair hiçbir delil ileri sürülmemiş olup davalı tarafın da haklı olarak belirttiği gibi bozmadan sonra bu konuda yeni delil sunma imkanı bulunmadığından önceki hükümde direnilmesine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde yeni bir gerekçe ile karar verildiği, burada bozmada işaret olunan şekilde bir değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği, bu meyanda kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme olarak nitelendirilemeyeceği, ancak bu hususun değerlendirilmesinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yetki ve görevi dahilinde olduğu, yine davacı Sendika’nın dava dilekçesindeki dayanışma aidatına ilişkin maddi vakıayı belirlemesi, bilahare dosyaya ibraz edilen cevaba cevap dilekçesinde işverenin üye olmayan işçileri toplu ... sözleşmesinden resen yararlandırması sendikal faaliyetlerin önüne geçmeye yönelik olduğunun açıklaması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin hukukî nitelendirmesinin yerinde olmadığı gibi dosya kapsamına göre ücret dışındaki parasal haklardan da sendika üyesi olmayan işçilerin faydalanacağı yönünde taraflar arasında mutabakat olduğunun ispatlandığından da söz edilemeyeceği, bu tespit bağlamında dürüstlük kuralına aykırılık değerlendirmesinin de yerinde olmadığı, yine davacının bozma öncesi dayandığı delillerin uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmasının yanında 6100 sayılı Kanun’un 145 inci maddesindeki düzenleme karşısında bozmadan sonra yeni delil ibraz edilemeyeceğine ilişkin saptamanın da hukuken isabetsiz olduğu, tüm bu nedenlerle direnme adı altına verilen kararında yerinde olmadığı anlaşıldığından, yeni hüküm olup olmadığının değerlendirilmesi ile temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 22.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.