T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1334 KARAR NO : 2026/834 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2015/1167 Esas - 2025/293 Karar KARAR TARİHİ : 09/04/2025 DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösteri…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1334 KARAR NO : 2026/834 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2015/1167 Esas - 2025/293 Karar KARAR TARİHİ : 09/04/2025 DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan .... Şti.'ne ait ... plaka sayılı 3 dingilli tırın davalılardan ... yönetiminde iken 14/04/2014 günü saat 20:40 sularında aynı yönde ve önünde seyreden ... plakalı traktöre arkadan çarpmasıyla meydana gelen kazada traktör sürücüsü .... ile traktörde bulunan 1997 doğumlu .. .'in yaralandığını, durumu ağır olan ...'ın vefat ettiğini, Torbalıda bulunan ...fabrikasına bağlı bir şirkette çalışan 1969 doğumlu ...'ın ölümü ile geriye 1975 doğumlu eşi ... ve 1995 doğumlu kızı ... ve 1999 doğumlu kızı ... .'ın kaldığını, eşi ile 1999 doğumlu ...'ın ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını, vefata kadarki tedavi giderleri, cenaze defin giderlerinin de tazminini talep ettiklerini, 1997 doğumlu ...'in bu kaza nedeniyle başından ayağına kadar vücudunun birçok yerinden yaralar aldığını, leğen kemiği ile kuyruk sokumunun birleştiği sol taraftaki kemiklerin kırıldığını, Torbalı Endüstri Meslek Lisesi Makine Bakım ve Onarım bölümü 11. Sınıf öğrencisi olan ...'in kaza nedeniyle hareket edemediğinden okula gidemediğini, tedavi gideri, efor tazminatı ve okuldaki dönem kaybı nedeniyle maddi zararı olduğunu , kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımını kabul etmediklerini, ...'ın olayda kusuru bulunmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak Müteveffa....'ın mirasçıları davacılar için 100.000,00 TL manevi, 50.000,00 TL maddi tazminat ile, yaralı .... için 25.000,00 TL manevi, 25.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 200.000,00-TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davalı ... A.Ş.'den poliçe limiti ile sorumlu olduğu maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili davalı Sigorta şirketi yönünden maddi tazminat isteminden 18/12/2015 tarihli dilekçesi ile feragat etmiştir. Davacılar vekili 20/12/2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 409.751,62 TL'ye davacı ... için 5.337,24 TL'ye arttırmış, harcını tamamlamıştır. Davalı ...Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda müvekkil şirkete izafe edilecek herhangi bir sorumluluğu mevcut olmadığını, kazanın meydana geldiği saatte havanın zifiri karanlık olduğunu, davacıların tırın 80-85 km hız yaptığına dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, 5- Olay günü ... plakalı traktörün hiçbir ışığı yanmamakta olup aracın üzerinde herhangi bir ikaz lambası ve reflektör bulunmadığını, müvekkil şirketin dava konusu kazaya ilişkin olarak sorumlu tutulabilmesi için zararın çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zararla çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle müvekkil şirkete ait ... plakalı araç üzerine konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına, haksız davanın esas itibariyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacıların davalı ... A.Ş. hakkında açtığı maddi tazminat davasının sulh nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı....’nun maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın 14/04/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 409.751,62-TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/04/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın 14/04/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ....'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 5.337,24-TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/04/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın 14/04/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ....'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın 14/04/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle;kararda müvekkil şirketin sorumluluğuna dayanak gerekçeye yer verilmediğini, eski çalışanının meydana gelen olayda kusur oranı yanlış tayin edildiğini , müteveffanın tam kusurlu olduğunu, dosya kapsamında yapılan hesaplamada "giderilmemiş zarar" bakımından da hatalı tespitlerde bulunulduğunu, ölenin kızı ...için 18 yaşa kadar destek süresi hesaplanması gerektiğini, eş yönünden de destek süresinin uzun hesaplandığını, sigorta şirketi yönünden sulh nedeniyle feragat edildiğinden müvekkilinin de maddi tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını, rapora itirazlarının nazara alınmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, .... yönünden maluliyet oranının %0 çıkması ve maddi tazminat taleplerinin reddi karşısında manevi tazminata hükmedilmesinin de yasaya uyarlı olmadığını beyanla kararın "davanın kısmen kabulüne" dair kısmın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, istinaf gerekçeleri doğrultusunda davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerinden kaynaklanmaktadır. İDM'nce sigorta şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davası hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı .... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine, davacılar .... ve...'in maddi tazminat istemlerinin davalı ....Şti yönünden kabulüne, tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin davalı ... Şti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Şti vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56/2. fıkrası gereğince ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 6098 Sayılı TBK'nın 53.maddesi gereğince ölüm halinde uğranılan zararlar arasında cenaze giderleri ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar sayılmıştır. 55.maddeye göre destekten yoksun kalma zararları bu kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Öncelikle, dava dilekçesinde sürücü .... de davalı iken , bu davalının 01/10/2015 tarihinde vefatı üzerine ,davacılar vekilinin 07/01/2016 havale tarihli dilekçesi ile dava tarihinden sonra vefat eden davalı ....'ün (Torbalı SHM 2015/896 E.2015/886 K. 30/12/2015 T. li veraset ilamına göre ) mirasçıları ...., ....ve ...'ü duruşma ara kararı gereği davaya dahil etmiştir. Mirasçıların mirasın gerçek reddi istemlerinin Tire Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/935 E. 2015/1060 K. sayılı 09/12/2015 tarihli kararı ile kabul ve tesciline karar verildiği , davacı vekilinin 04/05/2016 tarihli celse beyanında .... mirasçılarını davaya dahil etmeyeceklerini bildirdiği, davacı vekilinin 09/04/2025 tarihli duruşma beyanında....'ün mirasçıları yönünden davadan feragat ettiğini bildirdiği, davalı ... ve mirasçıları yönünden davanın tefrikine karar verildiği ve eldeki davaya sigorta şirketi ve ... Şti yönünden devam edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca, her ne kadar 09/04/2025 tarihli celse ....mirasçıları yönünden feragat beyanı sunulmuş ise de; bu beyanın mirasçı sıfatıyla davaya dahil edilen bu kişilerce mirasın reddi nedeniyle bu kişiler aleyhine açılan dava yönünden sunulduğu, hakkın özünden vazgeçme mahiyetinde olmadığı, dolayısıyla işletene sirayet etmeyeceği sonucuna varılarak değerlendirme yapılmıştır. Somut olayda; davacılar 14/04/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden traktör sürücüsü ....'ın eşi ...., kızları .... ve ...., yine traktörde yolcu olarak bulunan ...'e velayeten anne ve babası olup, yargılama sırasında davacı ... reşit olmakla davasının asaleten verdiği vekaletname ile vekili takip etmiştir. Davacılar vekili 09/05/2016 tarihli dilekçesi ile davacı ... için 50. 000 TL manevi tazminat, 40.000 TL destekten yoksun kalma, 5.000 TL cenaze defin gideri ve hayır masrafları, davacı ... için 25.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 25.000 TL manevi tazminat, 5000 TL destekten yoksun kalma tazminatı olarak talebini açıklamıştır. Davacılar vekili 17/03/2017 tarihli açıklama dilekçesinde özetle, talebini davacı ... için 50.000 TL, .... için 25.000 TL, ... için 25.000 TL manevi tazminat, ... için 44.750 TL , ... için 4250 TL maddi tazminat şeklinde açıklamış, davacı ...kaza tarihinde 19 yaşında olduğundan destek zararının bulunmadığını bildirmiştir. Kural olarak, 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay HGK'nun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından HAGB kararı (5271 Sayılı CMK'nun 231. maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, ceza miktarı yönünden verildiği anda kesin olan kararlar maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığından kesin bir hüküm oluşturmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. İzmir 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/135 Esas, 2015/115 Karar Sayılı 27/04/2015 tarihli kararı ile davalının tali kusurlu, müteveffanın asli kusurlu ....'nin alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönündeki ATK Trafik İhtisas Dairesinin 25/02/2015 tarihli raporu hükme esas alınarak sürücü....'ün sabit görülen taksirle bir kişinin ölümüne bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan mahkumiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile 29/05/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hukuk hakimini bağlayıcı değil ise de; hukuk hakimi ceza dosyasındaki delilleri serbestçe değerlendirebilir. Kaza tespit tutanağında müteveffa .... ve davalı sürücünün kural ihlalinin bulunduğu şeklinde tespit yapıldığı, ceza dosyasında alınan ATK Raporu ile aynı yönde İDM'ce alınan 13/03/2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ve 01/07/2019 tarihli KGM Heyet Raporunda neticeten ....'ün %30, müteveffanın % 60, ....'ın kendi yaralanması nedeniyle %10 kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, alınan tüm raporların kaza tespit tutanağı ile uyumlu ve traktörün ikaz lambasının bulunmadığı kabulü ile değerlendirme yapılarak hazırlandığı anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin kusur belirlemesine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Maddi tazminat yönünden istinaf nedenleri ile sınırlı yapılan inceleme sonucu; Kural olarak, destek zararı Yargıtay uygulamaları ile kabul gören progresif rant formülüne ve bakiye ömürlerin belirlendiği TRH 2010 tablosuna göre hesaplanmaktadır. Bilindiği üzere; önceden destek zararının hesaplanmasında desteğin ve hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF cetvellerine göre" saptanmaktaydı. Ancak, daha sonradan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu kabul zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı olması nedeniyle, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması ilkesine de uygundur. (Yargıtay 17.HD'nin 2019/5206 E-2020/9974 K Sayılı 22/12/2020 Tarihli kararı) Yargıtay 17. HD'nin yukarıda sözü edilen kararına göre; tazminat hesaplamasında ZMMS genel şartları ve ekindeki cetveller bakımından Anayasa Mahkemesinin17/07/2020 tarih 2019/40 - 2020/40 K sayılı kararı ile KTK'nın 90.maddesinde yer alan " Bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. " bölümündeki "bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin iptaline karar verildiğinden destek tazminatı hesabında genel şartlar ekindeki cetvellerde yer alan % 1.8 teknik faiz uygulanmasının mümkün olmadığından faiz uygulanmadan tazminat hesabı yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. İDM'nce hükme esas alındığı anlaşılan aktüerya bilirkişisinin 13/06/2024 tarihli raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasında yöntem olarak hukuka aykırılık bulunmadığından, bu tabloya göre belirlenen yaşam süresi esas alınarak destek süresinin belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığından davalı vekilinin davacı eş yönünden destek süresine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece, geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Buna göre; davacı ....'nün destek zararının bulunmadığının açıkça bildirilmiş olması karşısında eş, 18 yaşından küçük olan.... ve sağ baba yönünden destek pay dağılımı yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Yargıtay 17.HD'nin 2016/9803 E - 2017/12291 K sayılı 28/12/2017 tarihli kararında vurgulandığı gibi, yerleşik içtihatlarda kabul gören uygulamaya göre normal şartlarda erkek çocuklar 18, kız çocukları 22 yaşına kadar destek tazminatı alabileceklerdir. Ancak, çocukların yüksek okul okuyor olması ya da okuma ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek alabileceklerdir. Buna göre, davacı çocuk ...'in eğitim durumu itibariyle 25 yaşına kadar destek zararının hesaplanmış olmasında hata olmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davalı şirket vekilinin davacı çocuk yönünden destek süresine değinen istinaf nedenleri yerine görülmemiştir. Yine, davalı sigorta şirketi tarafından yargılama devam ederken davacılara yapılan ödeme teminat limiti altında kaldığından limit kadar mahsup edilmiş olmakla, bakiye zarardan davalı işletenin sorumluluğu devam etmektedir. Davacı tarafça sulh protokolü ile sunulan feragat beyanı esasen ödeme nedeniyle bu miktar için sunulmuş olup, bakiye zarardan ve hakkın özünden feragat niteliğinde olmadığından davalı şirkete vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Diğer davacı ...'in de kazada kemik kırığı şeklindeki yaralanması için tıbbi iyileşme süresinin 3 ay olarak belirlendiği, sabit olan yaralanma karşısında bu davacı yararına manevi tazminat koşullarının oluştuğunda tereddüt bulunmadığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri dosya içeriğine uygun ve yerinde görülmemiştir. TBK'nun 56. maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Eldeki dava bakımından, kazanın gerçekleşme şekli, zamanı, ölenin yaşı, davacılara yakınlığı tarafların kusur durumları, davacı yolcu ....'ın yaralanmasının niteliği ve müterafik kusurunun varlığı, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması hak ve nesafet kaideleri ile birlikte değerlendirildiğinde; İDM'ce hüküm altına alınan tazminat miktarlarının somut olaya ve hakkaniyete uygun olduğu, fazla olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı .. .. Şti vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Şti vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı .... Şti. tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 7.771,78 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 31.087,12 TL'den mahsubuyla, bakiye 23.315,34 TL'nin davalı .... Şti. alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı .... Şti. tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 09/04/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a Maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.