9. Hukuk Dairesi 2019/821 E. , 2019/13496 K. MAHKEMESİ : .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı avukatı davanın kabulü yönünde, davalı avukatı ise feshin haklı nedene dayandığına dair gerekçe yönünde istinaf başvurusunda bulunmuştur. ...Bölge Adliye Mahkemes…
**9. Hukuk Dairesi 2019/821 E. , 2019/13496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı avukatı davanın kabulü yönünde, davalı avukatı ise feshin haklı nedene dayandığına dair gerekçe yönünde istinaf başvurusunda bulunmuştur. ...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi taraflar avukatlarının istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. ...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI Hukuk Mahkemelerinin kesin olduğu yasalarla belirtilenler dışındaki kararlarının kanun yolu denetimi 5235 sayılı Yasa ile kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihine kadar sadece Yargıtay tarafından " Temyiz yolu ile " yapılmakta iken 5235 sayılı Yasa ile kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçirilmesi üzerine kanun yolu denetimi iki kademeli hale gelmiştir. Başka bir deyişle İlk Derece Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra verdiği kararlara karşı doğrudan temyiz yolu kapatılmıştır. 6100 sayılı HMK. daki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolunun uygulanması durumunda, ilk derece mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulacak, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulabilecektir. Yeni kanun yolu sistemine göre yargılama üç aşamalı olacaktır. Önce İlk Derece Mahkemesinde ilk derece yargılaması yapılarak karar verilecek, ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi yapılacak, son olarak da Yargıtay’ da temyiz incelemesi yapılacaktır. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusu üzerine ya tarafın istinaf başvurusunu usulden/esastan reddedecek, yada İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeni bir karar verecektir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilen tarafın yada istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni karar verilmesi halinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi’ nce istinaf başvurusu değerlendirilmeyen taraf açısından ortada temyiz edilebilecek, yada temyiz dilekçesi verilmiş ise Yargıtay tarafından O taraf açısından temyizen incelenebilecek bir karar yoktur. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının nasıl oluşturulacağı ve kararın unsurları HMK. nın 359. maddesinde düzenlenmiş olup, kararın unsurlarından birisi olarak 359/1-f maddesinde “Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi” nin gösterileceği, maddenin 2. fıkrasında ise hüküm sonucunun neleri içereceği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; Davacı vekili davalı aleyhine “ feshin geçersizliğine ve işe iadesine “ karar verilmesini talebi ile dava açmıştır. Davalı işveren vekili feshin haklı olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi tarafından “…feshin geçerli nedene dayandığı…” gerekçesi ile dava reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi’ nin kararını davacı vekili “ feshin geçerli nedene dayanmadığı “ gerekçesi ile istinaf etmiş, Davalı vekili de İlk Derece Mahkemesi’ nin kararını 03.11.2017 tarihli dilekçesi ile “ feshin haklı olduğu “ gerekçesi ile İSTİNAF etmiştir. ...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’ nin kararı incelendiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince “…her iki tarafın istinaf başvurularının reddine karar verilmesi gerektiği...” gerekçesi oluşturulduğu halde hüküm kısmında sadece davacının istinaf başvurusunu değerlendirmiş, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Ancak davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir hüküm kurulmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi’ nin kararını taraf vekilleri temyiz etmiştir. Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı incelendiğinde, ilgili Dairenin kararın gerekçesinde tarafların istinaf başvurularını değerlendirmekle birlikte, davalının başvurusu hakkında hüküm kurulmamıştır. Bölge adliye mahkemesince her ne kadar taraf vekillerinin istinaf taleplerine ilişkin olarak gerekçe oluşturulmuş ise de, davalının yaptığı istinaf başvurusu hakkında hüküm sonucunda olumlu-olumsuz bir karar verilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesi’ nce tarafların istinaf başvurusu üzerine HMK. nın 359. maddesine uygun hüküm sonucu oluşturulmadığından davalı açısından ortada temyizen incelenebilecek bir karar yoktur. Bu nedenle ...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’ nin kararının HMK. nın 359. maddesine uygun hüküm sonucu içermediğinden bozulması gerekmiştir. SONUÇ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’ nin temyiz edilen kararının yukarıda açıklanan nedenden dolayı BOZULMASINA, dava dosyasının gereği için Bölge Adliye Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17.06.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.