9. Hukuk Dairesi 2011/33727 E. , 2013/25400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ ( 2.İŞ) DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A
**9. Hukuk Dairesi 2011/33727 E. , 2013/25400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ ( 2.İŞ) DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili; müvekkilinin, davalı iş yerinde Aralık 2000 tarihinden Mayıs 2007 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, 01/02/2006 tarihinde askere giden müvekkilinin kıdem, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarını istediğinde davalı tarafın alacaklarını vermediğini, devamlı oyalama yoluna gittiğini, 2007 yılı Mayıs ayından askerden dönen müvekkilinin iş yerine gelerek alacaklarını istediğinde işe devam etmesi alacaklarının da en kısa zamanda ödeneceğinin söylendiğini, müvekkilinin 29/05/2007 tarihinde tekrar işbaşı yaptığını müvekkilinin çalışma saatlerinin 10.00-23.00 arası olduğunu 3-4 günde bir de 24.00 'ü bulduğunu, Cumartesi- Pazar tatili olmadığı gibi 15 günde 1 kez izin verildiğini, müvekkilinin çalıştığı süreler içerisinde sadece 1 kez 2 gün olmak üzere kurban bayramında izin kullandığını onun dışında dini ve milli bayramlarda ve resmi tatillerde çalıştığını, müvekkiline yıllık izin kullandırılmadığını ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalılar vekili; davacının 2004 yılında müvekkillerine ait işyerinde çalışmaya başladığını, sigortasının yapıldığını ve primlerinin ödendiğini, hatta o dönem itibari ile davacının askere gitme durumunun biliniyor olmasına rağmen sigortasının yine de yapıldığını, iyilik yapmak istendiğini, ardından davacının askere gittiğini, döndüğünde yeniden müvekkillerine ait işyerinde çalışmaya başladığını, 4 yıl süre ile sigortasız çalıştırıldığını iddia eden alacaklarını talep ettiğinde oyalama ve menfi cevaplarla karşılaşan birinin yine aynı işyerinde çalışmaya başlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu davacının işten ayrılmasına sebebinin aynı işyerinde çalışan ...'a yönelik cinsel tacizi olduğunu, olayın yaşanması üzerine müvekkillerinin davacı ile konuştuğunu ve davacıyı yaptığı davranışın yanlışlığı konusunda uyardıklarını, bu uyarılar karşısında davacının sessiz kaldığını ve kendi isteği ile işten ayrıldığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ç)Temyiz: Karar süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir. D)Gerekçe: Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yasanın 34 üncü maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra, çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir.Ücret alacağının 1475 sayılı Yasa döneminde doğmuş olması durumunda, 10.6.2003 tarihine kadar yasal faiz, bu tarih sonrası ücretler bakımından ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. İşçinin faiz konusundaki talebini “yasal faiz” olarak adlandırmış olması 4857 sayılı Yasanın 34 üncü maddesinin uygulanmasına engel olmayıp, işçinin bu talebinin bahsi geçen özel faize yönelik olduğunun değerlendirilmesi gerekir.Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 300 TL'lik fazla mesai alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili talebinde bulunduktan sonra 03.02.2011 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesinde fazla çalışma ücreti alacağını miktar ve faiz türü olarak ıslah ederek 21.597 TL'lik fazla mesai ücreti alacağının dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile tahsilini talep etmiştir. Yukarıdaki ilkeler ve yasal düzenlemeler doğrultusunda mahkemece dava ve ıslah tarihinde talep edilen miktarlar bakımından ayrıma gidilerek faize hükmedilmesi yerinde ise de; bu miktarlar yönünden yasal faize hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi olmasına karşın bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK'nun geçici 3/1 maddesinin yollaması ile HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Temyize konu kararın hüküm fıkrasının 1. fıkrasının tamamen çıkartılarak, yerlerine; "1- 14.398,07 TL fazla çalışma alacağının 300,00 TL'sinin dava tarihinden geriye kalanın ıslah tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," fıkrası yazılarak, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin 5.90 TL'nin davacıya arta kalanın davalılara yükletilmesine, 08.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.