9. Hukuk Dairesi 2017/20092 E. , 2017/9843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve du
**9. Hukuk Dairesi 2017/20092 E. , 2017/9843 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/06/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü Davalı adına Avukat ... ve ... geldiler. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı Şirketin NATO Sözleşmeleri gereğince Amerika Hava Kuvvetlerinin ...'teki personelinin kendileri ve aileleri için yürütülen sivil hizmetleri sunan işveren olduğunu, davacının 1988’ten beri bahçıvan olarak davalı şirket tarafından işe alındığını ve 16.07.2008 gününe kadar şirket personeli olarak bu hizmetlerde çalıştığını, işçilerin sigortasız çalıştırılması üzerine yapılan şikâyet sonucunda işten çıkarıldığını belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödetilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... Şirketi vekili, davacının ev hizmetinde çalıştığını ve davacı ile aralarında iş sözleşmesi olmadığını, ücretinin evinde hizmet verdiği Amerikan askerleri tarafından ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece ilk kararında, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ev hizmeti işinde çalışması ve İş Kanunu kapsamında olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmün temyizi üzerine Dairemizce, “Somut olayda davacı, İncirlik’teki Amerikan askerlerinin ev işlerinde çocuk bakıcılığı ve ev hizmeti işlerinde çalışmıştır. Ancak tanık beyanları ile dosyadaki belgelere göre, davalı işveren davacı gibi çalışan tüm işçilere hava üssüne girebilmeleri için giriş kartı çıkarmış, ev hizmeti isteyen Amerikan askerleri davalı şirket ile irtibata geçerek işçi temin etmiştir. Davacı ile evinde hizmet verdiği Amerikan askeri arasındaki ilişki evde hizmet ilişkisi olsa bile davacı ile davalı şirket arasında iş sözleşmesinin bağımlılık ve devamlılık unsurları gerçekleşmiştir. Zira davacı, davalı işverenin talimatı ile görevlendirildiğinde Amerikan askerinin evine gidip iş görme edimini yerine getirmekte, diğer zamanlarda da davalı işverenin talimatını beklemektedir. Ücretin 3. kişi tarafından ödenmesi, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu olgusunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle somut uyuşmazlığa bakma görevinin iş mahkemesine ait olduğu göz ardı edilerek mahkemece görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olmayıp davacının işvereninin evinde çalıştığı Amerikan askerleri olması sebebiyle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün tekrar temyizi üzerine “Somut olayda, Dairemizin bozma ilamında, davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdinin bağımlılık ve devamlılık unsurlarının gerçekleştiği, ücretin 3. kişi tarafından ödenmesinin sonucu değiştirmeyeceği ve işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Emsal dava dosyalarında dinlenen tanıklar da ücretlerinin Amerikan askerlerince ödendiğini ancak askerlerin bu parayı davalı şirketten temin ettiklerini, çalıştıkları evlerin boş kaldığı zamanlarda davalı şirket emrinde beklediklerini veya davalı şirketin görevlendirmesiyle hava üssündeki otel, kilise gibi yerlerde çalıştıklarını söylemişlerdir. Dolayısıyla bozma ilamımızda da belirtildiği gibi davacı ile davalı şirket arasında 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirsiz süreli iş sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre işin esasına girilerek bilirkişiden rapor alınıp dava konusu isteklerle ilgili davalı yönünden bir karar verilmesi gerekirken ve bozmaya karşı da direnilmediği hâlde husumet yokluğundan ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak tekrar yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında hizmet akdinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dosya içeriğine göre bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gereklidir. Mahkemece verilen ilk iki karar davacının temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 ve 13.10.2014 tarihli ilamları ile bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 24.08.2016 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırmış, Mahkemece ıslaha değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir. Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir. Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/06/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.