TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2022/1144 KARAR NO:2026/328 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:8/2/2022 NUMARASI:2015/1239 (E) - 2022/84 (K) DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:18/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'in y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2022/1144 KARAR NO:2026/328 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:8/2/2022 NUMARASI:2015/1239 (E) - 2022/84 (K) DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:18/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'in yönetimindeki, davacı ... AŞ'ye ... (...) poliçesiyle sigortalı, davalı işleten ... AŞ'ye ait ... plakalı otomobille D-100 Karayolunda seyir halinde iken sürücü kapısını açarak, davacının yönetimindeki ... plakalı motosikletin kapıya çarpmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde sürekli iş göremezlik nedeniyle 500 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 500 TL olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan, kazanmaktan yoksun kaldığı 75.000 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline; 100.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ..., ... AŞ ve ... AŞ vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine; sponsorluk sözleşmesi yapılamamasından kaynaklanan yoksun kaldığı tazminat talebinin reddine; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 3.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ... Lisansı müvekkiline ait yarış fotoğrafları ve 2015 ... Şampiyonası ... ve sponsorluk anlaşmasının dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulmasına karşın ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat isteminin reddine karar verildiğini, dosyada mevcut sözleşmede müvekkilinin yarışların en az yarısına katılması ve en az bir kupa alması durumunda sponsorluk alacağına hak kazanacağı düzenlendiğini, üçüncü ve dördüncü yarışlara katılarak dördüncü yarışta kupa kazanan müvekkilinin, bir yarışa daha katılması yeterli iken, 7/9/2015 günü geçirdiği trafik kazası nedeniyle katılamadığını, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda da müvekkilinin yarış tarihini kapsar biçimde geçici maluliyete uğradığının, bu kapsamda da %100 malul sayılması gerektiğinin tespit edildiğini; ilk derece mahkemesinin nihai kararının gerekçesiz verdiğini, ATK tarafından düzenlenen maluliyet raporunun eksik ve gerçeğe aykırı olduğunu; gerekçeli kararda değerlendirilmemekle birlikte dosyaya sunulan raporlar ile dosya kapsamı bir bütün olarak ele alındığında 3.000 TL tazminatın çok az olduğunu; maddi tazminat talebinin reddine ilişkin itirazları saklı kalmak koşuluyla, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 10.550 TL karşı vekâlet ücretine hükmedilmesinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasına aykırı olduğunu; 7/4/2017 tarihli dilekçesiyle masraf ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığını bildiren davalı ... AŞ lehine hükmedilen yargılama giderinin de dayanağının bulunmadığı belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle, kazaya karışan ... plakalı aracı ... AŞ'ye (eski unvanı... AŞ) uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraya veren müvekkili şirketin işleten sıfatının bulunmadığını, bu nedenle manevi tazminat davasının müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini; davaya cevap dilekçesinden itibaren işleten sıfatı olmadığına yönelik savunmalarının bulunmasına karşın ilk derece mahkemesinin bu konuda herhangi bir inceleme yapmadığı mazeret talebi usule aykırı olarak kabul edilmeden yoklukta karar tesis edildiğini, ... Sigortasına yönelik herhangi bir araştırma da yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu 2'nci İhtisas Kurulunun 29/1/2021 gün ve 1631 sayılı raporunda 8/9/2015 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının tedavi gördüğü hastanelerde düzenlenen raporlar incelenerek, davacının tüm vücut engellilik oranı ile iyileşme süresinin yöntemine uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü bu konuya yönelen istinaf nedeni benimsenmemiştir.Ancak, davalı ... AŞ vekili Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) 7/2/2022 günü gönderdiği dilekçeyle esas numaralarını bildirdiği mahkemelerdeki duruşmaları nedeniyle duruşmaya katılamayacaklarının bildirerek bilirkişi raporunun dönüşünün beklenmesini istemiş; ilk derece mahkemesince duruşmanın 8/2/2022 günü yapılan 17'nci oturumunda ise davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı, davalı ... AŞ vekilinin mazeretinin belgelendirilmediği gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Bilindiği gibi UYAP sistemi vasıtasıyla ilk derece mahkemesinin, başka mahkemelerin duruşma gününü ve taraf vekillerini öğrenebilmesi olanağı bulunmaktadır.Eldeki davada ise davalı ... AŞ vekili 7/2/2022 günü sunduğu mesleki mazeret bildiren dilekçesinde, duruşmasının bulunduğu mahkemeyi ve dava dosyalarının esas numaralarını bildirerek mesleki mazeretini somutlaştırmıştır. Bu itibarla davalı ... AŞ vekilinin mesleki mazeretini somutlaştırması ve UYAP sisteminden de bu durumun saptanabilecek olması gözetildiğinde, davacının mesleki mazeret içeren dilekçesi geçerli kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, hukuki dinlenilme hakkına ilişkin HMK'nin 27'nci maddesine aykırı biçimde mesleki mazeretin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde motor yarışçısı olan ve 6 ayaklı 2015 ... Şampiyonası için sponsor ile sözleşme imzalayan ve 4'üncü ayak yarışına katılan müvekkilinin, 12-13 Eylül günü yapılacak 6'ncı ayak yarışına 5 gün önce geçirdiği kaza nedeniyle katılamadığını belirterek, 75.000 TL sponsorluk ücretinden yoksun kaldığını belirterek, dilekçe ekinde davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında 1/2/2015 günü bağıtlanan sponsorluk sözleşmesi sunmuş; ... Federasyonu tarafından davacı ...'ün ... yarıştığı bildirilmiştir. Bu itibarla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54/4'üncü maddesi uyarınca bedensel yaralanmadan kaynaklanan ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların maddi tazminat kapsamında olduğu gözetilerek, davacı tarafından sunulan sponsorluk sözleşmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayba ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Kabul ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise:2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) hükümlerine göre, trafik sicil kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işleten sıfatının 3'üncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Nitekim aynı Kanunun 3'üncü maddesinde işleten, " ... araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." biçiminde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 85'inci maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Eldeki davada cevap dilekçesinde müvekkili davalı ... AŞ'nin maliki olduğu ... plakalı aracın ... AŞ'ye uzun süreli kiraya verdiğini savunarak dilekçe ekinde adı geçen şirket ile bağıtlanan uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile ek protokolü sunan davalı ... AŞ vekili, 18/12/2019 günü sunduğu dilekçeyle müvekkili şirketin defterlerin yerinde incelenmesini talep etmiş; duruşmanın 28/11/2021 günü yapılan 16'ncı oturumunda ise davalı ... AŞ'nin, davanın ihbar edildiği ... AŞ ile bağıtlandığı ileri sürülen araç kiralama sözleşmesi yönünden, davalı ... AŞ 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş; davalı ... AŞ vekiline 600 TL bilirkişi ücretini yatırması için 2 haftalık süre verilmesine ilişkin duruşma dışında verilen 23/12/2021 gün ve 2015/1239 (E) sayılı ara kararı adı geçen davalı şirket vekiline 28/12/2021 günü tebliğ edilmiş; bilirkişi incelemesi için 600 TL gider avansı davalı ... AŞ vekili tarafından 27/12/2021 günü yatırılmış; ilk derece mahkemesi tarafından ticari defterlerin sunulmadığı, nerede olduğu konusunda da bildirimde bulunulmadığı gerekçesiyle inceleme yapılamadığına dair tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davalı ... AŞ'nin, ... AŞ arasında bağıtlandığı ileri sürülen kira sözleşmesinin, uzun süreli ve üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığının belirlenmesi bakımından, davalı ... AŞ'nin ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yerde inceleme yapılmasına karar verilip davanın ihbar edildiği ... AŞ vekili tarafından sunulan cevap dilekçeleri de gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması isabet görülmemiştir.Son olarak, davalı ... AŞ vekilinin 7/4/2017 tarihli dilekçesiyle yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebinde bulunmadığı anlaşılması karşısında, adı geçen sigorta şirketi yararına yargılama giderine hükmolunmasının; ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13'üncü maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu ücrete hükmolunması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı ... vekili ile davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı ... vekili ile davalı ... AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/3/2026