T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/556 Esas KARAR NO: 2026/18 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/12/2021 NUMARASI: 2020/388 Esas, 2021/940 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/556 Esas KARAR NO: 2026/18 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/12/2021 NUMARASI: 2020/388 Esas, 2021/940 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait araçların 26/06/2018-29/09/2018 tarihleri arasında müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlı otoyolundan ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı davaya karşı yasal süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; geçiş tarihlerinde davalı adına kayıtlı bulunan ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., , ... plakalı araçlar ile 26/06/2018-29/09/2018 tarihleri arasında ihlalli geçişler yapıldığı, davacı tarafından sunulan kayıtlar ile davalı tarafından sunulan HGS hesap hareketlerinin de irdelendiği bilirkişi raporunda, davalının takip konusu edilen borcu ödediği tespit edilemediğinden davalının ihlalli geçişlere ilişkin geçiş ücreti ve dört katı gecikme cezasından sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, 146 adet ücreti ödenmeden yapılan geçişe ilişkin 3.562,50 TL geçiş ücreti ve 14.250,00 TL gecikme cezası olmak üzere davacının toplam 17.812,50 TL alacaklı olduğu, her ne kadar takip talepnamesinde ve dava dilekçesinde işlemiş faiz ve faizin KDV'sinin de tahsili talep edilmişse de, yasal düzenlemeler kapsamında işletici şirketin geçiş ücreti ve ceza tutarını genel hükümlere göre tahsil edecek olması, takibe konu edilen alacak muaccel ise de 6098 sayılı TBK'nun 117. maddesi kapsamında davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin ihtarname ve benzeri delil ibrazında bulunulmaması nedeniyle bu yönlere ilişkin taleplerin yerinde olmadığı, davalı yönünden temerrüt icra takibiyle gerçekleştiğinden ve uyuşmazlık ticari işten kaynaklandığından takibin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle devamı gerektiği, hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın ise haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu gerekçelerine istinaden, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına vaki itirazının 17.812,50 TL asıl alacak yönünden kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle kaldığı yerden devamına, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemlerin reddine, hükmolunan alacağın %20'si nispetinde (3.562,50 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; geçişte ve geçişten sonraki 15 gün içinde HGS hesabında para bulunduran müvekkilinin hesabından geçiş ücretinin her seferinde otomatik olarak çekildiğini, bilirkişi raporunda 26/06/2018-29/09/2018 tarihleri arasında 10 günü aşmayacak süreler içerisinde hesaba para girişi sağlandığının tespit edildiğini, bu tarihler arasında hesapta para bulunmasına rağmen davaya konu geçişlerde davacının otomatik olarak parayı çekmediğini, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan hatalı şekilde karar verildiğini, mahkemece davacıya ait sistem ile davalı OGS/HGS kayıtları üzerinde yeterli inceleme yapılmadan her bir geçiş yönünden, geçiş anında yeterli bakiyenin olup olmadığı, bakiye yeterli değilse otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, otomatik yükleme yapılmış ise geçişten itibaren 15 gün içerisinde davacı tarafından tahsilat yapılmasının mümkün olup olmadığı hususlarında eksik inceleme yapıldığını, 6001 sayılı kanunda her ne kadar bildirim şartı bulunmasa da, hukukun temel ilkesi gereği, verilen kararın ve cezanın uygulanabilmesinin genel olarak bildirim şartına bağlı olduğunu, ayrıca bu cezalara karşı herhangi bir itiraz yolu öngörülmemesi hak arama hürriyetini ihlal ettiği gibi işletmeci şirketin hatalı uygulaması nedeniyle de ayrıca mağduriyet söz konusu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ihlalli geçişten kaynaklı geçiş ücreti ve gecikme cezası ile işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 17.812,50 TL asıl alacak, 570,03 TL faiz ve 102,61 TL KDV olmak üzere toplam 18.485,13 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı, ayrica Takip talebinde, takip öncesi 3.361,90 TL tahsilatın borçtan düşüldüğü belirtilmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan 01/11/2021 tarihli raporda; takibe konu olan 26/06/2018-29/09/2018 tarihleri arasında ihlalli geçişlerin yapıldığı ..., ..., ..., ...,..., ..., .., ..., ... plakalı araçların davalı adına tescilli olduğu, ...bank'ın, Karayolları Genel Müdürlüğüne yazılan bilgi yazısında "Yapılan incelemede 26.06.2018-29.09.2018 tarihleri arasında 10 günü aşmayacak süreler içerisinde hesaba para girişi sağlandığı görülmüştür." denildiğini,davalı adına kayıtlı ...bank hesabına ait sunulan hesap hareketlerinde tarih aralığının belirtilmediği ve bu hareketlerin tarih sırasına göre sunulmadığı, takibe konu olan ihlalli geçişlerin davalı tarafın sunduğu hesap hareketleri içerisinde yer almadığı, davalı tarafa ait 9 adet aracın toplam 146 adet geçişine ilişkin döküm ve görüntülerin sunulduğu, ihlalli geçişlere konu alacağın tutarının 3.562,50 TL olduğu, 4 kat ceza tutarının ise 14.250,00 TL olduğu, böylece toplam alacak tutarının 17.812,50 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davalı tarafın sunduğu deliller arasında yer alan ...bank ... Şubesi tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne yazılan yazıda, yazı içeriğinde belirtilen araçlara ait OGS cihazlarının açılış tarihinden itibaren müşterinin (davalının) açık ve limiti bulunan vadesiz hesabına bağlı olarak çalıştığı, ... plakalı araca bağlı OGS cihazının 24/11/2017 tarihinde açıldığı 30/04/2019 tarihinde iptal edildiği, yapılan incelemede 26/06/2018-29/09/2018 tarihleri arasında 10 günü aşmayacak süreler içerisinde hesaba para girişinin sağlandığı bildirilmiştir.Somut olayda, davalıya ait araçlar ile davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirildiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından takibe konu olan ihlalli geçişlerin davalı tarafın sunduğu hesap hareketleri içerisinde yer almadığının tespit edildiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının da ödenmediği anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/388 Esas, 2021/940 Karar sayılı ve 22/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 304,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 427,81 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08/01/2026